Güneş Ve Ay Gibi kitap kapağı

18. bölüm / 18

Güneş Ve Ay Gibi

18.Bölüm Dönüş Vakti

Vaveyla Yazarı: Ece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 18.Bölüm Dönüş Vakti

Gözlerimi açtığım da her yer karanlıktı akşam mı olmuştu? Sağa sola baktım kimse yoktu hastane odasındaydım koluma bağlanan serumun yarısından çoğu bitmişti doğruldum kollarım çok ağrıyordu ve uyuşmuştu sanki günlerdir yatıyor gibi hissettim bir anda kapı açıldı Güney'i gördüm saçı başı dağılmıştı göz altları morarmıştı korku vardı gözlerinde ve çaresizlik

-Burçi uyandın mı iyi misin?

-İyiyim kaç saattir burdayız akşam olmuş

-2 gündür burdayız Burçi

Şok olmuştum 2, 3 saat geçmiş giydi nasıl 2 gün olmuştu sadece alerjik reaksiyon göstermişti vücudum

-Nasıl ne olduki bana

-Zehirlenmişsin oda alerjiyle birleşince vücudun kaldıramadı

Zehirlenmişmiydim kim neden yapmıştı bunu?

-Nasıl?

-Babaannem

Lafını kestim o yapmış olamazdı tek isteği Güney'le konuşmaktı ama kendi torununu ölmüş gibi gösteren birinden herşey beklenirdi

-O yapmış olamaz başka biri yapmıştır

-O herşeyi yapar Burçi

-Kolyem, kolyem yok

Boynum daki elim hayal kırıklığıyla kafamda hissettiğim tokaya gitti bu toka Ece ablanın dı Güney onu görmüşmüydü ama görse burda böyle durmazdı

-Burda

Cebin den çıkardığı kolyeyi bana uzattı

-Bunun yanındaki not olmasa seni bulamayacaktım, sahi ne ara yazdın onu

Ece ablanın notundan bahsediyordu acaba ne yazıyordu

-Cebimde kalem varmış sansıma

-Babaannem gile götüreceklerini nereden tahmin ettin

-Adamlar söyledi

Bir anda odanın kapısı açıldı giren Sema'ydı ağlıyordu

-Tavşan iyimisin çok korktum

-İyiyim sakin ol

-Hiç bişey demeden gittin bir anda bir şey dedin gerçi

Göz göze geldik o an söylememesi gerektiğini anladı

-Hemen gelicem dedin

Bora'yla Güney doktorla konuşmak için odadan çıktı Sema yanıma oturdu

-Ece abla dedin Burçin onu gördün ama o öldü

Gözümü kaçırdım

-Gördün onu yaşıyor o değil mi?

-Evet o notu da o bıraktı yere

-Nasıl olur bu hani ölmüştü

Ona herşeyi özet geçtim değişik şeyler yaşanıyor du

-Güney gil nerede kaldı Sema bir baksana

Sema dışarı çıktı 4, 5 dakika sonra Güney gille geri geldi Sema mutlu görünüyordu

-1 saat sonra taburcu olabilirmişsin

-İstanbula dönüyoruz

Güney o kadar kendinden emin bir sesle söylemiştiki karşı çıkmayacağımızdan emindi eve döndüğümüzde herkes odasına çekildi ve valizlerini topladı Güney ben valizimi toplarken terasa çıktımıştı tek başınaydı saat 12 yi geçiyordu karanlıkta uzaklara dalmıştı yanına gittim ne kucağına oturdum

-Ne düşünüyorsun

-Hiç

-Söyle bana

-Orda babaannem gülde bir ses duydum çok tanıdıktı

-Kimin sesi ne diyordu ki

-Ablamın

Sesi hüzünlüydü ablasının yaşadığını bilse ne hissederdi acaba ama söyleyemezdim alışmıştı yaşadığı hayata bir çok imkanı vardı hapis hayatı sürüyor gibi değildi bence herşeye rağmen orda gayet mutluydu da

-Açın kapıyı hemen diyordu bazen yaşıyormuş gibi hissediyorum

Kafamı kafasına yasladım bir süre öylece durduk sonra yarın gidiyorduk burdan Güney'in hiç bilmediğim yönlerini öğrendiğim topraklardan burası ne ona nede bana iyi gelmişti babaannesini görmek onun istemediği şeyler hatırlamasın neden olmuş gibiydi sarılarak beni göğüsüne çekti saçımı öptü kokladı özlemle beni kaybetmek onu çok korkutmuştu onun göğüsünde yıldızların altında eskiyi yâd eder gibi uyudum sanki yıldızlara onun beni olduğunu kanıtlıyordum.

~🔥~

5 hafta sonra

Bugün herkes izinli olduğu için kahvaltıyı ben hazırlamıştım Güney'in hala uyuduğunu görünce şaşırdım saat çoktan 12 olmuştu güya erken kalkcaktı üstünü açtım, yanına yattım ve göğüsüne kafamı koydum

-Güney hadi kalk kahvaltı hazırladım

Bana inat yapar gibi beni de battaniyenin içine aldı ve bana sarıldı

-Güney ama soğuyacaklar

Küçük bir çocuk gibiydi ama onu nasıl uyandıracağımı biliyordum kafamı kaldırdım ve ilk önce dudağına sonrada yanağına bir öpücük bıraktım yüznde bir gülümseme belirdi

-Uyandın mı?

-Daha değil

Yüzünün her noktasını öpsem de doymayacaktı gerçi bende onu ne kadar öpsem de doymuyordum en sonunda onu kaldırdım ve kahvaltı için aşağı indik güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra hazırlanmaya başladım çünkü Sema'nın nikahı için elbise bakmaya gitcektik Sema 4 yaşındayken annesi ve babası boşandıktan sonra hep anneannesiyle yaşamış bu yüzden ailesiyle bir bağı yok belkide bu neden le bir düğün yapmak istemedi sade bir nikah yapıcaktı Sema bilmiyordu ama Bora 3 gün sonra ona evlilik teklif edicekti hemde hep Sema'nın hayal ettiği gibi Büyük ada da neden bilmem ama Sema ayrı bir etkilenir oradan ben hiç gitmedim ama bence o kadar da büyüleyici değildir 2 ay sonraya nikah tarihi almışlardı bahar sonrasında ise Güney'in evinin bahçesinde bir yemek düzenleyecektik Sema gil hala taşınma evresinde olduğu için böylesinin daha iyi olduğunu düşündüm üstüme bordo bir bluz altıma ise siyah bir pantolon giydim saçımı açık bıraktım hemen makyaj yaptım ve Sema'ydı aradım

-Alo hazır mısın?

-Hazırım 5 dakikaya

-Tamam ben çıkıyorum evden o zaman

-Tamam bay

Çantamı aldım ve aşağı indim kapının yanında Güney'i görünce şaşırdım

-Yolculuk nereye?

-Bora'yla alış verişe

-Neden?

-Sema gelin oluyor da Bora eltimi noluyo bizde onla damatlık almaya gitcez

-Sonrada bizi alın yemek yemeye gidelim hep beraber olur mu?

-Olur tabi kıvırcık işiniz bitince ararsınız

Arabanın anahtarını bana uzattı ve ben evden çıktım o ise Bora hala hazır olmadığı için evde kaldı Sema'ydı alıp gideceğimiz mağazaya doğru yola çıktık

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.