Güneş Ve Ay Gibi kitap kapağı

15. bölüm / 18

Güneş Ve Ay Gibi

15.Bölüm Mardin

Vaveyla Yazarı: Ece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 15.Bölüm Mardin

Uyandığımda başım çok ağrıyordu Güney yanım da yoktu çok değişik rüyalar görmüştüm ama tek hatırladığım Ece ablaydı bana "Gün ışığını koru benim gibi ailesinden uzak kalmasın " demişti bide "Bul beni bir kez olsun yeğenimi görüyüm abimi bul"demişti ama Güney'in abisi yoktu ki bunlar hayal gücümün bir ürünü olmalıydı Güney odada yoktu alt kata indiğimde bahçede olduğunu gördüm ve yanına gitti

-Günaydı

-Sonunda uyandın hiç uyanmıycan sanmıştım

-Saat kaç ki?

-Neredeyse 1 olucak

Ne kadar çok uyumuşum diye düşündüm

-Başım ağrıyor

-Söyleyim sana bir ağrı kesici getirsinler

Bir şeyler yerdim ve ağrı kesici içtim

-Güney Mardin'e gidelim hadi

-Şu an mı?

-Olabilir

Güney Bora'yı aradı ve içeri girdi biraz konuştular sonra yanıma geri geldi

-Haftaya Mardin'e gidiyoruz hazırlan

-Gerçekten mi?

-Evet hem işe başlamadan önce bir tatil olur

-Ben o zaman hazırlanıyım

Hemen odamıza çıktım sanki bir hafta yokmuş gibi hazırlık yapıyordum

~🔥~

Erkenden kalkıp hazırlanmıştım üstüme bol bir kazak altıma ise bir Tayt giymiştim havalimanına gittiğimizde Güney oradan araba kiralayacağımız için arabayı oraya bıraktı bir kaç dakika sonra Bora ve Sema da geldi ve Güney gilin özel jetine gittik

~Tabikide özel jeti vardı normal bir uçakta gitmesini nasıl beklerdik paşamın ~

Uzun bir yolculuğun ardından Güney'in memleketine gelmiştik onun, onun doğmadığı belki hiç görmediği topraklardaydık her yere hayranlıkla bakıyordum çünkü masal diyarı gibiydi büyük konaklar hanlar çarşılar vardı geçtiğimiz yerlerde daha çok turistler vardı gittikçe orada yaşayan insanların bulunduğu bölgeye gittik konak tarzı bir yerin önünde durduk 2 katlı bir yerdi çok büyük değildi ama tarihi bir havası vardı ve bahçesi dışı yüksek duvarlarla çevriliydi

-Burası sizin eviniz mi?

-Evet babamdan kaldı

Konuşan Bora'ydı içeri girdik Sema gil alt katta ki büyük odaya yerleşti biz ise üst katta ki teraslı odaya yerleştik sırf terası için seçmiştik orayı terasa çıkıp etrafa baktım o kadar güzeldiki dışarısı bulunduğumuz ev yüksek bir yerde olduğu için heryeri rahatlıkla görüyorduk kış ayında olmamıza rağmen hava güneşli ve sıcaktı kısa kolluyla geziler bilecek bir hava vardı dışarıyı izlerken ensemde bir nefes hissettim

-Çok güzel değil mi baksana

-Evet çok güzel lüle lüle saçları

Dedi ve saçlarımı öptü

-Parlayan gözleri

Dedi ve gözlerimi öptü

-Her gördüğümde beni öp diye bağıran dudakları

Dedi ve dudaklarımı öptü

-Herşeyi çok güzel

-Dışarı çıkalım hadi ama önce üstümü değişiyim çünkü burası çok sıcak

Altıma uzun beyaz eteğimi giydim üstüme ise kalın askılı beyaz bir bluz giydim saçlarımı ise açık bıraktım hafif bir makyaj yaptım ve beyaz bir sandalet giydim hazırdım aşağı indik Sema ve Bora gelmeyecekti kiraladığımız arabaya bindik ve çarşıya doğru yola çıktık yolda giderken bir şarkı açtım ve ona eşlik ettim

-Sen hiç buraya geldin mi?

-2,3 kez geldim

Geçtiğimiz yol çok güzeldi ve orada bir fotoğrafımın olmasını istiyordum fotoğraf makinemi çıkardım

-Dur hemen

-Ne?

-Arabayı durdur hemen

Güney arabayı durdurdu arabadan indim ve koşarak kendime güzel bir yer seçtim Güney bana anlam veremiyordu onun yanına gittim elini tutup seçtiğim yere götürdüm

-Hadi çek beni

Fotoğraf makinemi ve telefonumu ona verdim güldü ve beni çekmeye başladı bir kaç fotoğraf çektikten sonra durdu

-Şimdi ben seni çekiyim geç hadi

-Gel birlikte çekinelim

Yanyana geçtik tam çekerken onun yanağını öptüm fotoğrafa baktım çok güzel çıkmıştı

-Bir tane daha ama bunu makineden çek

Yanağından öpmemi bekliyordu ama dudağını öpmüştüm fotoğrafa baktım çok güzeldi bu fotoğrafı bastırdım ve kılıfıma koydum Güney makineyi aldı ve aynısını bastırdı ve cüzdanına koydu sonra birlikte arabaya gittik tam ilerlerdik bir kaç metre ilerledik bir anda biri önümüze kırdı ve içinden silahlı adamlar çıktı ne oluyordu geleli daha bir kaç saat olmuştu Güney kapıyı açtı

-Dur ne yapıyorsun silahları var

-Benim de var sakin ol ve asla arabadan inme gerekirse kaç

Güney arabadan indi ve öbür arabaya ilerledi arabanın içinden yaşlı kadın indi

-Oo Güney Berk Acar sen gelirmiydin buralara

-Ne yapmaya çalışıyorsun

-Hiç birşey torunumu özlemiş olamazmıyım o kim gelinimiz mi gelsin de elimi öpsün

-Ona yaklaşma bile

Güney silahını çıkardı o sırada adamlar ona silahlarını doğrulttu o sırada çok endişelendim ve içimden bir ses arabadan inmem gerektiğini söyledi arabadan indim ve koşarak oraya Güney'in yanına gittim

-Güney!

-Arabaya git Burçin

Güney beni arkasına aldı o sırada arabadan yaşlı bir adam indi telaşla Güney'in önüne geçtim

-Gelin hanım güzle olduğu kadar da cesaretli

-Gidiyoruz Burçin

Güney kolumdan tutup beni arabaya doğru yönlendirdi bir kaç adım attıktan sonra bir silah sesi duyuldu

-Burçin! İyi misin?

-İyiyim sen iyi misin?

Güney arkasını döndü ve beni orada bırakıp yaşlı kadının yanına yürüdü

-Benden ailemden uzak dur Ece ablamı aldınız yetmedimi

-Onunla bir ilgimiz yok biliyorsun

-Siz olmasaydınız o burada bizimle olurdu,

-Bizden uzakdurun Burçin gidiyoruz

Birlikte arabaya bindik

-O kimdi?

-Babannem

-Neden düşmanın gibi davrandın

-Öyle çünkü

-İyi misin?

-Sen yanımda olduğun sürece iyiyim

Çarşıya gittik bir kaç parça giysi aldım sonra bizi bir kaç gün idare edicek kadar yiyecek alıp eve doğru yola çıktık

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.