11. bölüm / 18
Güneş Ve Ay Gibi11.Bölüm Seviyormuydu Gerçekten
Bölümler 18Şu an: 11.Bölüm Seviyormuydu Gerçekten
- 1 Her şeyin başlangıcı879 kelime
- 2 2. Bölüm Bazı Gecelerin Sabahı479 kelime
- 3 3.Bölüm Gerçekti680 kelime
- 4 4.Bölüm Kimden Koruyodu442 kelime
- 5 5.Bölüm Misafir1.161 kelime
- 6 6.Bölüm Arkadaş Olduk252 kelime
- 7 7.Bölüm Değişik Hisler547 kelime
- 8 8.Bölüm Son Değildi572 kelime
- 9 9.Bölüm Bazı Gerçekler1.267 kelime
- 10 10.Bölüm Yavru Civciv836 kelime
- 11 11.Bölüm Seviyormuydu Gerçekten1.293 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12.Bölüm Erkek Arkadaşımdı776 kelime
- 13 13.Bölüm Rüyalar794 kelime
- 14 14.Bölüm Biraz Eğlenelim Değil Mi?814 kelime
- 15 15.Bölüm Mardin786 kelime
- 16 16.Bölüm Kaybetme Beni569 kelime
- 17 17. Bölüm Değişmiş726 kelime
- 18 18.Bölüm Dönüş Vakti767 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sema'yla beraber doktora gidiyorduk Güney'e aramızda geçen şeyi anlatmamıştım onun anını çalmak istemedim hem onun işi başından aşkını dı anlatsam mutlu olacağına emindim anlatmakta istiyordum ama kafası yeterince doluyken birde ben doldurmak istemiyordum
-Bir şey mi oldu nevacık suskunsun
-Aaa artık bana nevacık deme yeğenime ayıp oluyor
-Tavşan dememi mi istersin yoksa
-Sema hayır bak artık düzgünler
İtiraf etmeliyim çocukken biraz büyüktü ön dişlerim ama büyüyünce kendi kendine düzeldi
-Ne oldu anlat o zaman kötü bir şey mi var?
-Kötü sayılmaz ama kafan dolu bide ben doldurmayım sonra anlatırım
-Anlat hadi hem kötü de değilmiş zaten
-Biz biraz öpüştük Güney'le
-Öpüştünüz mü! Nasıl biraz nasıl oldu anlat artık
-Ben hazırlanıyordum beni sıkıştırdı sonra bende onula biraz uğraştım sonra öptü beni
-Ben diyorum aşık sana seviyor bu çocuk seni
~Seviyormuydu gerçekten beni en önemli soru ben onu Seviyormuydum peki~
-Bilmiyorum burdan sağa mı sola mı
-Sola 4. Bina
-Şuraya park ediyorum
Güzel bir binay dı yeni yapılmıştı içeri girdik randevumuza 7 dakika vardı ama bizi doktora yönlendirdiler içeri girdik 46, 47 yaşlarında kısa koyu kumral saçlı bir kadın dı Ayça hanım
-Merhaba ben Ayça Meriç Anne adayımız kim bakalım
Sema elini uzattı
-Merhaba ben Sema Çınar buda arkadaşım Burçin
Bende elimi uzattım kadın çok ilgili görünüyordu Sema sözüne devam etti
-Ben dün hamilelik testi yaptım ve pozitif çıktı ondan önce 2 hafta geciktim
-Kan tahlili yaptırdınız mı?
-Hayır biz buraya yeni taşındık hala ikametgahımız Ankara da görünüyor ama 3 gün sonra işe başlayacağım hemşireyim orada yaptıracağım
-Öylemi muhakkak yaptırın değerlerinize göre vitamin takviyesi ayarlarız buyurun ultrasona geçin karnınızı açın
-Tamam
Sema montunu çıkardı ve makinenin yanındaki koltuğa benzer yere oturup karnını açtı doktor karnına jel gibi bir şey döktü ve cihazı gezdirdi Sema bana bakıyordu yanına gidip elini tuttum doktor bir süre ekranı inceledi
-Bir şey mi oldu?
Sema doktor konuşmadığı için telaşlanmıştı
-Bir sorun yok bebek 3 haftalık şu an başka bir bebek görünmüyor
-Buradaki nokta değil mi?
Doktor başını salladı
-Fotoğrafını istermisiniz
-Evet
Sema çok mutluydu doktor ona bir peçete verdi ve karnını sildi toparlanıp ayağa kalktı çok duygulanmıştım Sema hala benim için orta okulda ki o küçük kızdı doktor Sema'ya ultrason fotoğrafını verdi
-İstediğiniz zaman araya bilirsiniz çok bulantınız olursa bir sonraki randevuda ilaç yazabilirim
-Teşekkürler şu an bulantım yok bir sonraki randevuyu ne zamana alalım
-Şu an çok dolu değilim randevu almadan da gelseniz bir boşluk ayarlaya biliriz sanırım ama asistanımla da konuşun bu
-Tekrar teşekkürler iyi günler
Odadan çıktık çok kısa sürmüştü zaten hamile olup olmadığına emin olmak için gitmiştik Sema ile poliklinikten çıkıp arabaya gittik
-Tavşan ben hamileyim
-Tavşan deme bana bak sarılırken boğarım seni
-Hamileyim ben ya hadi bana kıydın küçük civcive demi kıyıcaksın
Elleriyle karnını kapatıyordu
~Ama 3 haftalık çocuğunu da kullanma be kadın daha çocuk bile olmamış bezelye gibi bir şey o~
-Eve giderken simit mi alsak hem Güney ne yaptınız fln diye sıkıştırırsa ağzına simit tıkarım
-Olur
Tekrar navigasyonu actık ve yola çıktık evin yakınlarında bir fırın olmalıydı giderken görmüştüm oraya gidicektik yol buyunca müzik dinlemiştik fırının önünde durdum Sema arabada bekliyordu hava diğer günlere göre daha soğuktu fırına girdim yeni çıkmış simitleri görünce mutlu oldum
-Ben 6 tane simit alıcaktım
Simitleri alıp çıktım
-Sema inanmayacaksın ama 6 simite 120 lira verdim Ankara da ben tanesini 10 liraya bulurdum
-Bulamazdın ama daha ucuza bulabilirdin
Poşetteki simitlerden birinden küçük bir parça böldüm ve yedim bir parçada Sema'ya uzattım arabayı çalıştırıp sokağın sonunda bulunan eve doğru yola çıktım içeri girdiğimizde Büyükdede ve Bora'nın bahçede olduğunu gördük arabayı park ettim Sema tam iniyordu ki kolundan tuttum
-Ne karar verdin
-Baş başa kalabilirsek bugün söyleyeceğim
-Ben Dedeyi alırım hadi bol şans
Arabadan indik ve onlara doğru yürüdük yanlarına gittiğimizde Dede bana bakıyordu
-Günaydın gelin kızım arkadaşını mı getirdin adı ne?
-Günaydın Dede bak bu Sema
Sema Dede'nin yanına getti ve elini öptü
-Bekar mısın kızım sen
-Bekarım amcacığım
Dede Bora'yı göstererek
-Bak bu benim torunum Bora oda bekar alıyım mı seni ona
Sema gülerek
-Ya anlaşamazsak
-Anlaşırsınız biz sizi yalnız bırakalım gel Burçin kızım senin hayırsıza bakalım biz
Dedenin koluna girdim ve eve doğru gittik
-Simit ister misin Dede sıcak yeni aldık
Poşeti ona uzattım
-Kahvaltı şimdi hazır olur ben mutfağa götürüyüm bunu sen senin hayırsızı kaldır
-Tamam
Güney'yin odasına doğru yürüdüm içeriden hiç ses gelmiyordu odaya girdiğimde kimse yoktu banyoya yöneldim hiç ses gelmiyordu kapıyı açtım ve içeri girdim gördüğüm karşısında şok olmuştum Güney çırıl çıplak önümde duruyordu
-Aaa ne yapıyorsun be
-İçeri falan sensin kıvırcık
-Başlası da olabilirdi
-Senden başka kimse odama heleki banyoma böyle giremez
-1 odan değil odamız 2 üstüne bir şey giysen mi acaba
Odamız dememe mutlu olmuştu kapıyı kapattı ve bana doğru yaklaştı
-Bakarken hiç kapa demiyorsun
E bakacak başka hiç bir şey yoktu ve bakasım da geliyordu çırıl çıplak karşımda duruyor bakmam normal değil mi
~Sadece kolları değil bacakları ve karnı da kaslıydı buğday tenine kas o kadar çok yakışıyordu ki kasıklarına bakmamak için üstün bir çaba sarf ediyordum o bana doğrumu geliyor ben mi yanılıyorum ama sınanıyorum şu an~
-Sende karşımda böyle durma o zaman
-Şartları eşitleyelim o zaman
Kapı ve onun arasında kalmıştım
~Şu an baya dejavu yaşıyor gibiyim ben~
Bu sefer beklemeden onu kendime çektim ve öpmeye başladım bu yaptığım onun hoşuna gitmişti bir yandan saçımı açmıştım ondan ayrıldım ve kazağımı çıkardım
-Belki kısa bir duşa girebiliriz
Hiç beklemediği bir karşılık vermiştim ona bana yaklaştı ve sütyenimi çıkardı yavaş yavaş şartlar eşitleniyordu duşa girip suyu açtı bende o sırada üstümdeki fazlalıklar dan kurtuldum
-Saçlarını bağla istersen ıslanmasın
Dolaptan toka alıp saçımı dağınık bir topuz yaptım Güney çoktan sırılsıklam olmuştu duşa girdim ve bana sarıldı
-Hayallerim deki gibisin
-Hayallerinde ne yapıyorduk
Onun konuşmasına izin vermeden dudağına yapıştım beni kucağına aldı sırtımda soğuk mermeri hissettim hep bu anı beklemişti sanki ne yalan söyleyim bende bu anı beklemiştim ayrıldığımızda nefessiz kalmıştım
-Emin ol bundan fazlasını yapıyorduk
Dudağına bir öpücük kondurdum
-Aşağı inmeliyiz bizi bekliyorlar
-Beklesinler
-Hadii inmeliyiz
Elime biraz şampuan aldım ve saçına sürdüm hala kucağındayım saçı yumuşacık tı
-İndir beni de duş al bende çıkıp hazırlanıyım
Kucağından inip duştan çıktım ve kurulandım banyodan çıkıp üstüme elime gelen ilk şeyleri geçirdim bu sırada Güney duştan çıkmıştı ve giyiniyordu bense sabah tamamlayamadığım makyajımı tamamlamıştım tam odadan çıkıyorduk ki durdu
-Bekle
Giyinme odasına girdi ve elinde bir kutuyla çıktı
-Bunu sana vermek için doğru günü bekliyordum
Kutuyu açtı ve içinde bir kolye vardı bu kolye 4. Sınıfa geçerken yaz tatilinde gittiğimiz bir yerde görüp istediğim kolyenin aynısıydı
-Bunu nerden buldun oraya tekrar mı gittin?
-Aklımda kaldığı kadarını anlatıp yaptırdım beğendin mi?
Gümüş renkli bir kolyeydi uzunda küçük bir lilyum onun yanında ise bir inci vardı çok zarif bir kolyeydi
-Bunu taktığın her an benim seninle olduğunu ve senin sadece benim olduğunu unutma
Ona yaklaştım aramızda az bir mesafe vardı
-Bu bir aşk itirafı mıydı Güney bey
-Sizi sevdiğim tüm evi dilinde zaten Burçin hanım fakat hediyemi kabul ederek kız arkadaşım olursanız sizin de beni sevdiğinizi anlayacağım
-Olmaz annem kızar
Afallamıştı söylediğim şeyle yüzü allak bullak olmuştu
-Şaka şaka tak hadi
Arkamı döndüm ve kolyeyi bana taktı ona dönünce eğildi ve dudağıma bir öpücük kondurdu
-Bu artık namusun olduğum anlamına mı geliyor?
İkinizde güldük ve odadan çıkıp aşağı indik Sema söylemişti Bora okadar mutlu görünüyorduki
-Sonunda gelebildiniz tavşan burda bir saattir işkence yaşıyorum
-Ne oldu ki
Bora'yı göstererek
-Bir saattir özür diliyor kurtar beni
Gülmeye başladım Güney anlamamış gibiydi Bora Güney'e döndü
-Kuzen artık bu arada yaşıyoruz biz
-Eviniz yok u sizin oğlum salın evimi
-Yok ben evde yokken Sema'yı tek bırakamam
-Sema yeni doğmuş bebek mi Bora tek başına duramıyor mu?
-O değil ama yakında yeni doğmuş bir bebek olucak Sema hamile
Güney bana baktı sabah neden gittiğimi anlamıştı Sema ya döndü
-Tebrik ederim Allah analı babalı büyütsün
Ben araya girdim
-Artık kahvaltı hadi ama simitler soğudu
Hep beraber masaya geçtik böyle başladığına göre çok güzel bir gün olacaktı bakalım bizi neler bekliyordu
Bölüm etkileşimi
