Gölgedeki yalan kitap kapağı

6. bölüm / 7

Gölgedeki yalan

Yanlış Tanınan Biri

Vaveyla Yazarı: Kenan 7

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Yanlış Tanınan Biri

Arda eve girdiğinde saat henüz öğleden sonraydı.

Kapıyı sessizce kapattı.

Ev her zamanki gibi sessizdi.

Arda birkaç saniye kapının önünde öylece durdu. Sonra yavaşça ayakkabılarını çıkardı.

Omzundaki ağrı hâlâ geçmemişti.

Yavaşça salona doğru ilerledi.
Çantasını koltuğun üzerine bıraktı.
Tam oturacakken omzundaki ağrı yüzünden yüzünü buruşturdu.

Arda: Ah...

Bir süre sonra kendini koltuğa bıraktı.
Başını arkaya yasladı ve gözlerini kapattı.

Ama birkaç saniye içinde Engin'in sesi tekrar zihninde yankılandı.

"Bu işi batırırsan bu sefer acımam."

Arda gözlerini açtı.

Ardından başka bir cümle aklına geldi.

"Ya onlar gider... ya sen."

Arda'nın yüzündeki ifade değişti.

Elini cebine attı.

Parmakları küçük bir kağıda dokundu.

Kağıdı çıkarıp açtı.

Üzerinde tek bir isim ve telefon numarası vardı.

Teoman.

Arda birkaç saniye numaraya baktı.
Sonra istemsizce gülümsedi.

Arda: Acaba mesaj atsam mı?

Telefonunu çıkardı.

Numarayı birkaç saniye ekranda tuttu.

Parmakları klavyenin üzerinde bekledi.

Arda: "Selam Teo, ben Arda..."

Bir an durdu.

Arda: Yok, çok saçma.

Mesajı sildi.

Tekrar yazdı.

Arda: "Eve geldin mi?"

Yine durdu.

Arda: Bu da fazla normal.

Telefonu koltuğun üzerine bıraktı.

Arda başını geriye yasladı.

Arda: Ben niye bu kadar düşünüyorum ki?

Bir süre tavana baktı.

Sonra gözlerini kapattı.

Kaşlarını hafifçe çattı.

Arda (iç ses): Ama...

Aklına okul bahçesinde Teoman'la oturduğu an geldi.

"Sanırım... takılabiliriz."

Arda'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Arda (iç ses): Uzun zamandır biriyle böyle konuşmamıştım.

Gülümsemesi birkaç saniye sonra kayboldu.

Aklına Engin'in sesi geldi.

"Senin görevin sadece hedefini ortadan kaldırmak."

Arda'nın bakışları sertleşti.

Arda:(iç ses) Sahi... Ben buraya ne için gelmiştim...

Arda:(iç ses) Görev için...

Bakışları yavaşça koltuğun üzerindeki telefonuna kaydı.

Arda:(iç ses) Teoman'ı tanımak için değil.

Arda:(iç ses) Onunla arkadaş olmak için hiç değil...

Arda derin bir nefes aldı.

Ama hemen ardından Teoman'ın gülümsemesi aklına geldi.

"Sanırım... takılabiliriz."

Arda'nın yüzünde istemsizce küçük bir gülümseme oluştu.

Arda: Bu benim işim... yapmak zorundayım.

Arda: Eğer yapamazsam bu sefer ben bittim.

Bir süre gözleri boşluğa baktı. Aklındaki düşüncelere dalmış gibiydi.

Arda: Bu görevi yapacağım...

Arda birkaç saniye sessizce karşıya baktı.

Elini yavaşça sıktı.

Arda:(iç ses) Yapmak zorundayım.

Arda:(iç ses) Engin'e karşı gelirsem...
Bir an durdu.

Arda:(iç ses) Bu sefer gerçekten ne olacağını bilmiyorum.

Arda başını eğdi.

Arda: Teoman sadece bir hedef.

Bu cümleyi söylerken sesi eskisi kadar kendinden emin değildi.

Arda:(iç ses) Sadece bir hedef...

Arda: Evine gidip Vedat'ın ofisinden gizli bilgileri alıp sonrada... Onları ortadan kaldıracağım.

Arda telefonunu alıp Teoman'ın numarasını bulup mesajlar bölümünü tıkladı.

—Teo—

Arda:Hey Teo naber?

...

Teo: Evdeyim.

Arda: Bu kadar mı?

Teo: Omzun nasıl?

Arda: Omzum iyi dert etme.

Teo: İyi.

Arda: Ee... Şuan ne yapıyorsun?:D

Teo: Ders çalışıyorum Arda ve sen bölüyorsun.

Arda: Hangi ders~

Teo: Matematik çalışıyorum bölme.

Arda: Ben seni çalıştırayım mı? Matematiğim iyidir~

Teo: Senin çalıştıracağın matematiği istemiyorum beni rahatsız etme.

Arda: Dur ya ne güzel konuşuyorduk.

Arda: Hop Teo baksana!

—Teo—
Çevrim dışı.

Arda birkaç saniye ekrana baktı.

Arda: Adam dersle bozmuş.

Telefonu elinde tutmaya devam etti.

Arda: O zaman ona bundan sonra ne desem...

Arda: Buldum! Sayıların flörtü.

Arda kendi kendine gülüyordu.

Arda: Yarın onu sinir etmek için iyi bir isim.

Arda ayağa kalkıp odasına doğru gitmeye başladı.

Bir süre sonra Arda odasına geldi kapıyı açtı içeri yavaş adımlarla ilerledi arkasından kapıyı kapattı.

Yavaşça yatağa yattı bir süre sonra uykuya daldı.

Ertesi gün telefonun alarmını uyandı.

Arda uykusundan uyanarak gözlerini açtı. Yavaşça yataktan kalktı omzundaki ağrı hala vardı ama şiddetli değildi.

Arda: Bu öğrenciler neden sabahın köründe bu kadar erken okula gidiyor.

Arda telefonundaki saate baktı.

Arda: Saat daha 7:00 bir saat sonra ders var.

Arda üstünü değiştirip mutfağa doğru gitmeye başladı. Az da olsa biraz atıştırdı.

Arda mutfaktan çıkıp kapıya doğru geldi.

Arda kapının önünde durdu ve ayakkabılarını giydi.

Çantasını sırtına aldı.

Kapıyı açıp dışarı çıktı.

Hava hâlâ serindi. Arda ellerini cebine koyarak yavaşça yürümeye başladı.

Bir süre sonra okulun bulunduğu sokağa geldi.

Arda:(iç ses) Daha kimse gelmemiştir herhalde.

Okulun kapısından içeri girdiğinde bahçede birkaç öğrenci olduğunu gördü.

Arda: Vay be... Gerçekten erken gelenler varmış.

Arda etrafa bakındı.

Arda: Teo nerde?

Arda: Gerçi daha saat erken tabi gelmez.

Arda ellerini cebine koydu.

Arda: Neyse, biraz beklerim.

Bahçedeki banka oturdu.

Telefonunu çıkarıp saate baktı.

Arda: Daha çok var...

O sırada bir grup öğrenci Arda'nın yanına yaklaştı.

Arda başını çevirip öğrenci grubuna baktı.

Grup iki erkek ve iki kızdan oluşuyordu.

Arda: Buyrun gençler bir şey var?

Grubun içindeki erkeklerden biri Arda'nın karşısında durdu.

(...): Sen Arda'sın değil mi?

Arda: Evet. Nereden biliyorsun?

Kızlardan biri hafifçe gülümsedi.

(...): Dün olanları duyduk.

Arda: Haa... Atakan meselesi.

Diğer erkek başını salladı.

(...): Evet. Herkes seni konuşuyor.

Arda: Desene ilk haftada ünlü olduk~

Gruptan bir kız öne çıktı.

Duru: Ben Duru bunlarda arkadaşlarım Deniz,Umay,Bora

Arda: Memnun oldum gençler.

Bora Arda'nın yanına oturdu.

Bora: Bizde kardeşim.~

Arda: yanlız bayanlar ve baylar ne için geldiniz... Onu anlamadım?

Deniz bir adım öne çıktı sweatshirt'ın iplerini tutarak.

Deniz: Şey... Aramıza katılır mısın diye soracaktık.

Arda bir kaç saniye Deniz'e baktı.

Arda: Aranızamı?

Duru: Evet! Sende gel grubumuza enerjik havan çok iyi:D

Arda: Enerjik mi?

Duru: Evet! Hem çok eğlencelisin.

Bora: Bence biraz fazla enerjik ama.

Arda: Sen de daha yeni tanıştığın birine kardeşim diyorsun. :D

Bora: O benim tarzım kardeşim.~

Umay: Bora'yı fazla ciddiye alma.

Deniz hafifçe gülümsedi.

Deniz: Bence de bizimle takılabilirsin...

Arda, Deniz'e baktı.

Arda birkaç saniye sessiz kaldı.

Arda:(iç ses) Yani onlarla da mı... arkadaş olacağım?

Arda etrafındaki gruba baktı.

Arda: Şey gençler ne desem bilemedim katılırım ama bir arkadaşımda katılabilir mi?

Bora: Tabi kardeşim katılabilir kim bu biraderin?

Arda: Teo

Grup bir süre sustu.

Arda: Noldu bir şey mi var?

Umay: Teoman bu gruba gelemez

Umay'ın sesi sertti zaten görünüşü de öyleydi.

Arda kaşlarını çattı.

Arda: Nedenmiş?

Bora: Kardeşim bak onun sorununu biliyorsun atakanla...

Arda: Ben sizi anlamıyorum neden suçu olamayan birine böyle davranıyorsunuz?

Deniz bir adım öne çıktı.

Deniz utangaç haliyle.

Deniz: Şey... Eğer onun yanında olursak bizede...

Arda: Sizede aynısını yapar değil mi?

Arda: Bravo ya bütün okul Atakan dan korkun zaten.

Arda çantasını alıp oradan sınıfa doğru gitti

Bora arkasından seslendi ama Arda cevap vermedi.

Arda sınıfa girerken sınıftaki herkes sustu.

Sonra Arda'nın gözleri sırada oturan Teoman'a kaydı.

Teoman başını telefondan kaldırıp Arda'ya baktı.

Arda hiç bir şey olmamış gibi gülümsedi.

Arda: Teo! Günaydın ne ara geldin? Seni görmedim.

Teoman: Günaydın... Sınıftaydım.

Başını telefona eğerek.

Arda Teoman'ın yanına oturdu bir süre Teoman'a baktı.

Arda: Teo bir şey oldu?

Teoman: Bir şey olmadı.

Hala telefona bakıyordu.

Arda: Nedense bugün sanki üzgünsün.

Teoman başını kaldırıp Arda'ya baktı.

Teoman: Sana bir şey olmadığını söyledim.

Arda: Teo ne oldu sana dün bana iyi davranıyordun şimdi ne oldu?

Teoman iç çekerek Arda'ya bakıyordu.

Teoman: Önüne bak Arda işim var.

Arda gülümseyerek Teoman'a baktı.

Arda Teoman'ı dürterek konuştu.

Arda: Teo işin yok yalan konuşma~

Teoman sinirlenerek bağırdı.

Teoman: ARDA SANA BİR ŞEY OLMADIĞINI SÖYLEDİM BENİ RAHAT BIRAK!

Sınıfta bir sessizlik oldu herkes Arda ve Teoman'a bakıyordu kimileri ne olduğuna baktı kimileri fısıldaşıyordu.

Arda şaşkın ifadeyle Teoman'a bakıyordu.

Teoman başını sıraya gömdü.

Arda hiç bir şey demeden sınıftan çıktı. Koridorlarda yalnız başına geziyordu.

Teoman dün ona iyi davranmıştı ama şimdi...

Tam o sırada yanına gelen grubu gördü.

Umay grupla konuşurken gözleri Arda'ya kaydı.

Umay: Hey Arda gelsene buraya.

Arda bir süre onlara baktı. Arda gelmeyince grup onun yanına gitti.

Bora Arda'nın yanına gelerek.

Bora: Kardeşim ne oldu bu yüz ne?

Deniz sweatshirt'ın iplerini çekiştirerek Arda'ya bakıyordu.

Deniz : Sanki üzgün gibisin...

Duru: Evet abi! Sen normalde enerjiksin.

Arda gülümsedi.

Arda: Bir şey yok gençler sabah sabah enerjim pek olmaz.

Umay: Yersen doğru.

Arda: Ben yalan söylüyorum öylemi?

Umay bir adım öne çıktı.

Umay: Yalan söyleyen insan kendini belli eder.

Arda da bir adım öne çıktı.

Arda: söylüyorsam söylüyorum.

Bora Arda'yı Umay'ın yanından uzaklaştırıp.

Bora: Birader sakin...

Arda: Sakinim bir kızla kavga edecek değilim.

Umay Arda'ya baktı. Tam ona doğru gidecekken Duru onu tuttu.

Duru: Hadi ama hadi birlikte kafeterya ya inelim~

Deniz: Olabilir.

Bora: Hadi o zaman gidelim.

Arda: Ben gelmiyorum.

Hepsi Arda'ya baktı.

Duru: Ama nedenn...

Arda: Siz gidin ben istemiyorum.

Bora: Neden Teoman dan dolayı mı?

Arda Bora'ya baktı.

Arda: Evet onu orda bırakıp gidemem.

Umay Arda'ya baktı.

Umay: Bu çocuk senin için ne?

Arda Umay'a baktı.

Arda: Seni ilgilendirmez.

Arda: O benim arkadaşım onsuz... Gezemem ki doğru gelmez yani.

Umay: Madem arkadaşın neden tek başına burada geziyorsun?

Arda bir süre sustu.

Başını aşağıya eğdi.

O sırada ders zili çaldı.

Bora: Arda sen Umay'ın dediğine bakma baze----

Arda başını kaldırıp Bora'ya baktı.

Arda: Bu çocuğun suçu yok Atakan boş konuşuyor.

Arda grubun yanından gidip sınıfa doğru gitti.

Deniz sweatshirt'ın iplerini çekiştirerek Umay'a baktı.

Deniz: Bunu neden yaptın şimdi?

Umay bir süre Arda'nın gidişine baktı.

Umay: Boş verin.

Arda sınıfa geldi sınıftakiler bakışlarını Arda'ya çevirdi Arda kimseye bakmadan sırasına doğru gitti. Sırada Teoman başını koymuş uyuyordu.

Arda sakince Teoman'ın yanına oturdu. Hiç konuşmadan oda başını sıraya koydu.

40 dakika sonra

Zil çalar

Öğretmen: Çıkabilirsiniz.

Öğretmen sınıftan çıkınca öğrenciler de dağıldı.

Arda kafasını kaldırınca sınıfa baktı bir kaç öğrenci vardı. Zil çaldığını anladı.

Arda başını Teoman'a çevirdi Teoman telefonuna bakıyordu.

Arda bir süre bir şey demedi.

Arda: Teo... Neden beni kaldırmadın?

Teoman başını telefondan kaldırmadan.

Teoman: Canım istemedi.

Arda şaşkın ifadeyle Teoman'a baktı.

Arda: Sen ciddimisin? Ders başlayınca beni neden uyandirmadın?

Teoman: Kalksaydın Arda ben senin çalar saatin değilim.

Arda'nın içinde bir şeyler kırılmıştı ama belli etmemeye çalışarak önüne döndü.

Arda:(iç ses) Bu kadar umursamaz olamaz daha dün bana karşı iyiydi şimdi...

Arda:(iç ses) Arda senin görevin bu onunla gerçekten aranızda bir arkadaş bağı yok.

Arda ses tonunu biraz daha sertleştirerek.

Arda: Bu görevi yapacağım.

Teoman telefondan başını kaldırıp Arda'ya anlamaz ifadeyle baktı.

Teoman: Ne?

Arda başını Teoman'a çevirdi ve gülümsedi.

Arda: Hiç Teo mobil oyundaki görevden bahsediyordum~

Arda sıradan kalkar.

Arda: Teo ben kafeterya ya gidiyorum ikimize bir şeyler alırım.

Teoman: İstemiyor---

Arda Teoman'ın kapüşonunu başına örterek gülümsedi.

Arda: Sana alıp gelecem bir yere ayrılma~

Diyip oradan koşarak çıktı. Teoman kapüşonu başından açarak Arda'ya baktı.

Teoman: Beni sinir ediyor.

Kafeteryada

Arda kafeterya ya geldiğinde kalabalığı görünce bir süre baktı.

Arda: Teo'nun sevdiği şey...

Arda: Döner ya tabiki!

Bir kaç dakika sonra Arda kafeteryadan çıktı. İki döner almıştı.

Arda sınıfa giderken yolda Umay'ı görür.

Umay Arda'ya baktı.

Umay: Sınıfamı?

Arda: Evet bundan sanane?

Umay: Sen normalde böyle sert değilsin.

Arda: Beni tanıyorsunki? Ben daha buraya iki gün önce geldim.

Umay bir süre bir şey demedi.

Umay: Arda seni zaten geldiğin günden beri tanıyorum. Teomanla takılınca sende bozuldun.

Arda gözlerini kısarak Umay'a baktı.

Arda: Şu iki gün içinde benim hakkımda ne biliyor olabilsin ki.

Umay kollarını kavuşturarak Arda'ya baktı.

Umay: Bilmiyorum... Ama belki öğrenmek isterim.

Umay: En azından senin gibi birinin nasıl davrandığını anlayabiliyorum.

Arda hafifçe güldü ama yüzündeki ifade pek eğlenmiş gibi değildi.

Arda: Benim gibi biri mi? Nasıl biriymişim?

Umay: Bilmiyorum. Bazen çok neşelisin, bazen de herkese düşmanmışsın gibi davranıyorsun.

Arda bir an sustu.

Arda: Belki de herkes bana karışmayı bırakırsa daha iyi davranırım.

Umay: Bak, yine başladın.

Arda: Sen sordun, ben cevap verdim.

Umay gözlerini devirdi.

Umay: Gerçekten çok sinir bozucusun.

Arda: Karşılıklı. :)

Umay cevap vermek üzereyken Arda elindeki poşeti kaldırdı.

Arda: Şimdi müsaadenle, Teo'ya yemek götürüyorum.
Umay'ın yüzü biraz ciddileşti.

Umay: Gerçekten onunla arkadaş olmak istiyor musun?

Arda'nın gülümsemesi hafifçe azaldı.

Arda: Bu soruyu neden herkes soruyor?

Umay: Çünkü Teoman'la yakınlaşan herkes sonunda Atakan'ın hedefi oluyor. Biz de bunu istemiyoruz.

Arda: O zaman Teoman'ı yalnız bırakmak yerine yanında olabilirsiniz.

Umay bir süre cevap vermedi.

Arda: Neyse, benim gitmem lazım.

Arda yanından geçip yürümeye başladı.

Sınıfta

Arda kapıyı açıp içeri girdi.

Arda: Teooo! Sana yemek getirdim!

Teoman başını kaldırıp elindeki poşete baktı.

Teo: Ben sana istemiyorum demedim mi?

Arda: Dedin.

Teo: O zaman neden aldın?

Arda: Çünkü senin ne diyeceğini önceden biliyordum. :D

Teoman iç çekti.

Teo: Sen gerçekten çekilmez birisin.

Arda: Ama döneri seviyorsun.

Teoman Bir an duraksadı.

Teo: Sen benim döneri sevdiğimi nerden biliyorsun?

Arda bir süre Teoman'a baktı.

Arda: Döneri herkes sever seninde seveceğini düşündüm.

Arda poşetten bir döner çıkarıp Teoman'ın önüne bıraktı.

Teoman bir süre dönerine baktı.

Teo: Sana borcum yok.

Arda: Benden borç isteyen mi oldu?

Teo: Sonra başıma kakarsın diye söylüyorum.

Arda: Yok be Teo. Alt tarafı bir döner.

Teoman bir süre Arda'ya baktı, sonra dönerini aldı.

Teo: ...Sağ ol.

Arda'nın gözleri parladı.

Arda: Ne dedin? Bir daha söylesene.

Teo: Vazgeçtim.

Arda: HAYIR, DUYDUM! TEŞEKKÜR ETTİN!

Teo: Arda, sus.

Arda gülerek yerine oturdu.

Arda: Tamam, tamam. Afiyet olsun, Sayıların Flörtü.~

Teo: Sayıların flörtü mü?

Arda gülmeye başladı.

Arda: Ders çalışmayı seviyorsun bende sana bir isim taktım.

Arda: En çok matematik çalışıyorsun bildiğim kadarıyla bu yüzden taktım.~

TeomanArda'ya şüpheli bir şekilde baktı.

Teo: Arda... Sen benim sevdiğim dersi nerden biliyorsun?

Arda bir an durdu.

Arda: Şey... Öyle görünüyorsun.

Teo: Ben dışardan ders çalışmayı seven birimiyim?

Arda: Değilmisin?

Teoman derin bir nefes aldı.

Teo: Arda ben ders çalışmayı pek sevmiyorum.

Arda: Pek sevmiyorsan neden bu kadar çok çalışıyorsun?

Teo: Çünkü...

Arda merakla Teoman'a baktı.

Teo: Babamın bana seninle gurur duyuyorum demesini istiyorum.

Arda'nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

Teoman başını önüne eğdi.

Teo: Ne zaman iyi bir not alsam daha iyisini yapmamı söylüyor. Ne kadar çalışırsam çalışayım yeterli olmuyor.

Teo: Belki bir gün gerçekten benimle gurur duyar diye düşünüyorum.

Arda hiçbir şey söylemedi.

Teoman dönerinden küçük bir parça aldı ama yemeden önce durdu.

Teo: Saçma, değil mi?

Arda: Hayır...

Teoman başını kaldırıp ona baktı.

Arda'nın bakışları değişmişti. Her zamanki şakacı ifadesi yok olmuştu.

Arda:(iç ses) Babasının onunla gurur duymasını istiyor...

Arda'nın aklına Engin geldi.

Çocukluğundan beri yaptığı eğitimler, tamamladığı görevler ve Engin'in karşısında beklediği o birkaç saniye...

Belki bu sefer onu takdir ederdi.

Belki bu sefer başını sallayıp ona istediği sözleri söylerdi.

"Aferin Arda. Seninle gurur duyuyorum."

Ama Engin bunu hiçbir zaman söylememişti.

Arda:(iç ses) Ben de...

Arda:(iç ses) Ben de sadece bir kere duymak istemiştim.

Parmakları masanın üzerinde hafifçe kıvrıldı.

Arda:(iç ses) Bunca şeyi yaptım. Her söylediğini dinledim. Ne istediyse onu yaptım.

Arda başını kaldırdı.

Arda: Efendim?

Teo: Bir şeyin mi var? Birden sustun.

Arda birkaç saniye Teoman'a baktı. Sonra zoraki bir gülümseme takındı.

Arda: Yok... Sadece seni anlıyorum galiba.

Teo kaşlarını hafifçe çattı.

Teo: Neyi?

Arda bir an duraksadı.

Arda: Bazen birinin senden gurur duymasını o kadar çok istiyorsun ki... Ne yaparsan yap, bir türlü yeterli olmadığını düşünüyorsun.

Teoman şaşkınlıkla ona baktı.

Teo: Sen de böyle hissediyor musun?

Arda'nın gülümsemesi biraz daha soldu.

Arda: Bazen.

Kısa bir sessizlik oldu.

Arda: Bazen insan en çok, sevgisini kazanmak için uğraştığı kişiye kendini kanıtlamaya çalışırken yoruluyor.

Teoman bir süre sustu.

Teo: Arda... Babanla aran nasıl?

Arda'nın yüzündeki gülümseme hafifçe dondu.

Arda: Şey... Neden sordun?

Teo: Az önce söylediklerinden sonra merak ettim.

Arda bakışlarını kaçırıp.

Arda: İyi işte. Her şey normal.

Teo: Arda, sana sadece nasıl olduğunu sordum. Sorguya çekmiyorum.

Arda: Biliyorum ya. :D

Arda gülmeye çalıştı ama bu kez gülümsemesi pek inandırıcı değildi.

Teoman bunu fark etti.

Teo: Anlatmak istemiyorsan anlatma.

Arda bir süre sessiz kaldı.

Teo: Sadece... Bana hiç ailenden bahsetmedin.

Teo: O gün veliler gelince bir adam gelmişti... O senin baban mı?

Arda bir süre konuşmadı.

Arda: O benim babam değil.

Teo: Zaten belli oluyor onu gördüğünde korktuğunu fark ettim.

Arda:(iç ses) Fark ettin demek... O kadar belli mi ettim?

Arda: Ben... Sadece onun yanında biraz geriliyorum, o kadar.

Teo: O adam ki Arda?

Arda: O adam... Babamın arkadaşı.

Teo şaşırarak Arda'ya baktı.

Teo: Arda Veli olarak geldi babanın arkadaşı burada ne yapıyor?

Teo: Söylediğin şey mantıklı değil.

Arda: Teo... O adam neredeyse benim yanımda olan kişi.

Arda: Babam... Benimle pek ilgilenmedi...

Teo: Baban nerede?

Arda: İşleriyle meşgul.

Teoman sessizce dönerinden bir ısırık aldı.

Teo: Desene ikimizde aynıyız.

Arda hafifçe gülümsedi.

Arda: Galiba öyle.

Arda: Teo neden sabah bana öyle kızdın?

Teoman sessizce Arda'ya baktı.

Teo: Sabah sabah biraz huysuzum.

Arda: Huysuz değildin bir şeye kızmış gibiydin.

Teoman derin nefes aldı.

Teo: Okulun bahçesine geldiğimde seni bir grupla gördüm.

Teo: Seni aralarına katmayı istediler... Ama sen benide katmalarını istedin... Onlar istemedi.

Arda dikkatlice Teoman'ı dinliyordu.

Arda: Teo sen benim arkadaşımsın sensiz olmaz.

Arda devam etti.

Arda: Teo... Buradaki herkes seni yanlış tanıyor.

Teo:...

Arda Teoman'a baktı.

Bir süre ikisi konuşmadı.

Arda:(iç ses) Teo'yu ortadan kaldırmak doğrumu?

Teoman yemeğini yerken Arda hala ona bakıyordu.

Arda:(iç ses) Benim ona ihanet etmem önemli değil. Benim için önemli olan Engin...

Teoman Arda'nın bakışların fark edip ona baktı.

Teo: Arda neden öyle bakıyorsun?

Arda: Ha... Dalmışım.

Teo: Yemeğini ye zil çalmadan.

Arda: Teo sen kıskandı mı?

Teoman anlamaz ifadeyle Arda'ya baktı.

Teo: Ne alaka?

Arda: Hiç...

Teoman tam bir şey diyecekken sınıfın kapısından biri Arda'ya seslendi.

Bora: Arda!

Arda başını kapıya doğru çevirdi.

Arda: Bora Sen ne yapıyorsun burada?

Bora gülümsemeyle Arda'nın yanına yaklaştı.

Bora: Birader bizimkiler seni bekliyor hadi gel birlikte gezelim~

Arda göz ucuyla Teoman'a baktı. Teoman hiçbir şey olmamış gibi yemeğini yiyordu.

Arda: Bora şuan geleme--

Teo: Arda git beni boş ver. Benim yüzümden aranı bozma.

Arda: Bora sonra gelirim.

Bora: Ama...

Arda: Sonra görüşürüz hadi.

Bora başını sallayarak sınıftan çıktı.

Teo: Yemek için sağol.

Teoman başını sıraya gömdü.

Arda: Teo gel biraz gezelim.

Teo: istemiyorum uykum var beni rahatsız etme.

Arda Teoman'a baktı.

Arda:(iç ses) Şimdi ne oldu?

Arda:(iç ses) Belliki kıskanıyor:/

Arda sıradan kalkarak sınıftan çıktı.

Arda tek başına gezerken Deniz'in ona doğru geldiğini gördü.

Deniz:... Arda.

Arda durup Deniz'e baktı.

Arda: Yine ne oldu?

Deniz: Şey... Kafeteryada biraz fazla içecek almışız... Ve istersen sende gelebilirsin...

Arda: Seni buraya Bora mı gönderdi?

Deniz: Hayır!... Ben kendim geldim...

Arda: Sen neden bu kadar utangaç konuşuyorsun az açıl.

Deniz ellerini arkaya alarak Arda'ya baktı.

Deniz: Ben böyle biriyim...

Arda bir süre düşündü.

Arda: Bakalım o zaman gelirim.

Deniz: Peki...(Gülümseme)

Kafeterya

Bora ve diğerleri masada oturmuş kendi aralarında sohbet ediyordu. Bora Deniz ve Arda'yı yan yana görünce şaşırdı.

Bora: Deniz... Sen lavaboya gitmedin mi?

Deniz: Hayır... Aslında Arda'yı buraya getirmek için gittim.

Duru: Hoş geldin abi!

Umay hiç bir şey demeden telefonuna bakıyordu.

Arda masaya oturdu bir süre konuşmadı.

Bora: Arda...

Arda: Bana Teoman konusu açacaksan kalkıcam.

Bora: O zaman onu aramıza alsak bize hala soguk yapacak mısın?

Arda bir an durdu.

Arda: Onu aranızamı alacaksınız?

Umay: Bugün bunu düşündük... Bakalım Atakan'ın anlattığı kadar varmı.

Arda: Atakan... Size onun hakkında ne anlattı?

Bora: Bize onun Atakan'a eskiden beri zorbalık yaptığını iftira attığını söyledi.

Arda şaşkınla onları dinliyordu.

Bora: Ondan sonra kimse Teomanla konuşmuyor.

Deniz: Ailevi konu

Bora: Atakan'ın eski okulu... Atakan oradan atılmıştı. Sürekli Teoman'ın yaptığını söyledi iftira attı diyip duruyordu.

Arda: Atakan önceden bu okulda değilmiydi?

Umay: Hayır değildi zaten o gelmeden önce Teoman yine yalnızdı.

Umay: Atakan buraya geldiğinde ilk defa onun kadar acımasız bir zorba görmedim.

Arda: Ne yaptı burada o?

Duru: Birinin sırrını biliyorsa ona istediğini yaptırıyordu. Yapmazsa yaymakla onu korkutuyordu.

Arda bir süre sustu.

Bora: Sen onun uzaklaşmasını sağladın buda 1 hafta kafamız rahat demek.

Arda: Bu okulda yetişkinler ne yapıyor peki?

Deniz: Kimse korkudan gidip şikayet edemiyor...

Arda: Teoman... Onun anlattığı biri değil

Devam edecek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.