Gölgedeki yalan kitap kapağı

5. bölüm / 7

Gölgedeki yalan

Tehlikeli Yakınlık

Vaveyla Yazarı: Kenan 7

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Tehlikeli Yakınlık

Arda ve Teoman koridorda yavaşça ilerliyordu.

Arda bir eliyle omzunu tutuyor, diğer eliyle Teoman'a yaslanıyordu. Attığı her adımda omzundaki ağrı biraz daha artıyordu.

Ama Arda'nın aklındaki tek şey omzu değildi.

Arda(iç ses): Veli...

Başını hafifçe kaldırıp Teoman'a baktı.

Teoman hâlâ sessizdi. Bir eliyle Arda'yı destekliyor, diğer yandan koridorun sonundaki revire doğru ilerliyordu.

Arda(iç ses): Engin buraya gelirse...

Arda'nın yüzündeki ifade değişti.

Arda(iç ses): Ona ne diyeceğim?

Teoman, Arda'nın bir anda yavaşladığını fark etti.

Teoman: Arda?

Arda cevap vermedi.

Teoman: İyi misin?

Arda birkaç saniye sonra kendine geldi.

Arda: İyiyim...

Öğretmen revirin kapısını açıp Arda ve Teoman'ı içeri alır. Revirdeki hemşire Arda'yı o haliyle görünce telaşlanır.

Öğretmen: Kanamasını durdurun ciddi bir yara açıklığı varmı?

Hemşire Arda'yı yatağa oturttu ve yarasını kontrol etmeye başladı.

Hemşire: Dikiş patlamış yarası derin değil fazla açık ta değil ama hastaneye gitmesi gerek.

Öğretmen: Anladım siz velisini arayın hemen gelsinler.

Arda bir süre konuşmadı.

Hemşire kanamasını durdurmak yarayla ilgileniyordu.

Teoman Arda'nın yanında kolunu halen tutuyordu.

Öğretmen kapının önünde Teoman'a baktı.

Öğretmen: Teoman, arkadaşın burada tedavi görsün. Biz seninle dışarıda konuşalım.

Teoman bir an Arda'ya baktı.

Arda hâlâ yatağın üzerinde oturuyor, hemşirenin omzundaki yarayla ilgilenmesini bekliyordu.

Teoman: Ama...

Öğretmen: Merak etme, birazdan geri gelirsin.

Teoman istemeyerek Arda'nın kolunu bıraktı.

Teoman: Bir şey olursa... Seslen.

Arda hafifçe gülümsedi.

Arda: Tamam Teo. Merak etme.

Teoman kapıya doğru ilerledi. Çıkmadan önce bir kez daha Arda'ya baktı.

Kapı kapandı.

Arda birkaç saniye sessizce kapıya baktı.

Hemşire yarasını temizlemeye devam ederken Arda yüzünü buruşturdu.

Arda: Ah...

Hemşire: Biraz acıyacak. Dayan.

Arda dişlerini sıktı.

Arda: Sorun değil.

Hemşire Arda'nın omzuna dikkatlice baktı.

Hemşire: Bu yara yeni mi?

Arda kısa bir süre duraksadı.

Arda: Evet.

Hemşire: Nasıl oldu?

Arda cevap vermeden önce düşündü.

Arda: Dün... bir kazada oldu.

Hemşire: Bir kaza olduysa neden okula geldin?

Arda bir süre sustu.

Arda: Şey... Ee derslerimden geri kalmamak için...

Hemşire şüpheli bir bakış attı ama daha fazla soru sormadı.

Hemşire: Bugün dikişlerin açılacak kadar ne yaptın?

Arda hafifçe başını eğdi.

Arda: Biraz fazla hareket ettim.

Hemşire iç çekti.

Hemşire: Senin yaşındaki çocukların hepsi aynı. Yaralanınca dinlenmek yerine daha fazla hareket ediyorlar.

Arda hafifçe gülümsedi.

Fakat gülümsemesi birkaç saniye sonra kayboldu.

Arda(iç ses): Veli...

Arda cebindeki telefonunu düşündü.

Arda(iç ses): Engin'e ne diyeceğim?

*Revirin kapısında*

Öğretmen: Teoman, Atakan'la kavga ettiniz değil mi?

Teoman bir süre konuşmadı.

Başını hafifçe eğdi.

Teoman: Evet...

Öğretmen derin bir nefes aldı.

Öğretmen: Atakan şu an müdürün odasında. Senin de gelmen gerekiyor. Arda'nın ise şu an gelmesi mümkün değil. Onunla daha sonra konuşulacak.

Teoman başını eğerek yere baktı.

Teoman: Anlıyorum...

Teoman: En azından durumu nasıl diye baksa--

Öğretmen: Teoman artık yeter dinlemek istemiyorum benle gel hemen!

Teoman birkaç saniye sessiz kaldı.

Bakışlarını yere indirip derin bir nefes aldı.

Teoman: Tamam...

Öğretmen koridorda ilerlemeye başladı.

Teoman ise birkaç adım geriden onu takip etti.

Bir süre sonra öğretmen ve Teoman müdürün odasının önüne geldiler.

Öğretmen kapının önünde durdu.

Teoman ise sessizce kapıya bakıyordu.

İçeriden birkaç kişinin konuştuğu duyuluyordu.

Teoman'ın yüzündeki ifade giderek ciddileşti.

Öğretmen kapıyı çalmadan önce Teoman'a döndü.

Öğretmen: Teoman, içeride olanları düzgün bir şekilde anlatacaksın. Anladın mı?

Teoman başını hafifçe salladı.

Teoman: Evet hocam.

Öğretmen kapıyı iki kez çaldı.

İçeriden müdürün sesi geldi.

Müdür: Girin.

Öğretmen kapıyı açtı.

Teoman içeri girdiği anda odadaki bakışların tamamı ona çevrildi.

Atakan, müdürün karşısında ayakta duruyordu.

Teoman'ı görünce gözlerini kısarak ona baktı.

Teoman da Atakan'a baktı fakat hiçbir şey söylemedi.

Müdür masasının arkasında oturuyor, yanında ise başka bir öğretmen duruyordu.

Müdür: Teoman, önüme geç ve bekle.

Teoman müdürün karşısına geçti bekledi.

Atakan birkaç saniye ona baktıktan sonra başını başka yöne çevirdi.

Müdür iki öğrenciyi de dikkatlice inceledi.

Müdür: Şimdi bana bu kavganın nasıl başladığını anlatacaksınız.

Odada kısa bir sessizlik oldu.

Teoman ellerini birbirine kenetledi.

Atakan ise sakin görünmeye çalışıyordu.

Müdür tekrar konuştu.

Müdür: Önce sen anlat Atakan.

Atakan başını kaldırıp müdüre baktı.

Atakan: Teoman'la konuşuyorduk hocam.

Teoman'ın kaşları çatıldı.

Atakan devam etti.

Atakan: Sonra Arda geldi. Bana saldırdı.

Teoman bir anda başını kaldırdı.

Teoman: Öyle olmadı.

Müdür elini kaldırarak Teoman'ı susturdu.

Müdür: Sıra sana da gelecek Teoman.

Teoman tekrar sessiz kaldı.

Atakan yüzünde hafif bir gülümsemeyle Teoman'a baktı.

Teoman bunu fark etti.

Teoman(iç ses): Yine yalan söylüyor...

Atakan: Sadece Teo ile konuşacaktım... Evet kavga ediyoruz ama bu sefer onunla barışmak istedim... Ama Arda birden bana saldırdı ne olduğunu anlamadan bana vurmaya başladı.

Teoman'ın kaşları çatıldı.

Atakan ise başını öne eğmiş, sanki yaşananlardan dolayı üzülmüş gibi davranıyordu.

Atakan: Ben sadece konuşmak istemiştim hocam.

Teoman ellerini sıktı.

Müdür birkaç saniye sessiz kaldı.

Müdür: Peki Arda neden seni durduk yere dövsün?

Atakan omuzlarını silkti.

Atakan: Bilmiyorum hocam. Belki benden hoşlanmadı.

Teoman: Hayır! Arda sana durduk yere saldırmadı!

Müdür Teoman'a döndü.

Müdür: O zaman anlat.

Teoman birkaç saniye sustu.
Gözlerini yere indirdi.

Teoman: Ben-------

Teoman konuşmaya hazırlanırken kapının dışında bir ses duyuldu.
Koridordan bir öğretmenin sesi geliyordu.

Öğretmen: Arda, sen burada bekle. Müdürün odasına şimdi giremezsin.

Teoman'ın gözleri bir anda kapıya çevrildi.

Teoman(iç ses): Arda mı?

Atakan'ın yüzündeki ifade ise ilk kez değişti.

Arda birden omzu sarılı halde kapıdan içeri girdi. Müdür ve diğer odadaki herkes Arda'ya bakıyordu.

Arda: Hocam itirazım var! Ben kabul etmiyorum

Teoman'ın gözleri büyüdü.

Teoman: Arda?

Müdür şaşkınlıkla ayağa kalktı.

Müdür: Arda? Senin burada ne işin var? Revire dönmen gerekmiyor muydu?

Arda birkaç adım içeri girdi.

Omzundaki bandajın altında hâlâ hafif bir kan lekesi görünüyordu.

Arda, doğrudan Atakan'a baktı.

Atakan'ın yüzündeki kendinden emin ifade bir anda kayboldu.

Arda derin bir nefes aldı.

Arda: Hocam, itirazım var!

Odada kısa bir sessizlik oluştu.

Arda: Ben kabul etmiyorum.

Müdür kaşlarını çattı.

Müdür: Neyi kabul etmiyorsun?

Arda, Atakan'ı işaret etti.

Arda: Onun anlattıklarını.

Atakan: Arda, sen ne saçmalıyorsun?

Arda müdüre dönerek konuşmaya başladı.

Arda: Hocam, biz Teoman'la sınıfta oturuyorduk. Birden Atakan sınıfa girdi ve Teoman'a karışmaya başladı.

Arda kısa bir süre duraksadı.

Arda: Ben de izin vermedim. Sonra Atakan beni itti. İtince omzumdaki yara biraz açıldı.

Müdür Arda'nın omzundaki bandaja baktı.

Arda devam etti.

Arda: Sonra Atakan yerde Teoman'a vurmaya başladı.

Arda'nın sesi biraz daha ciddileşti.

Arda: Ben buna sessiz kalamazdım.

Teoman başını kaldırıp Arda'ya baktı.
Atakan ise kaşlarını çatmış, Arda'yı dikkatle dinliyordu.

Arda: Ben de Teoman'ı korumak için araya girdim. Olanlar bundan sonra büyüdü.

Müdür birkaç saniye sessiz kaldı.

Arda müdüre bakarak konuşmaya devam etti.

Arda: Atakan'a vurdum, doğru.

Odada kısa bir sessizlik oldu.

Arda devam etti.

Arda: Öfkelendim ve boğazını da sıktım, bu da doğru.

Teoman şaşkınlıkla Arda'ya baktı.
Arda gözlerini Atakan'a çevirdi.

Arda: Ama onun ailesi arasında yaşananlar yüzünden hiçbir suçu olmayan birine zorbalık yapması ve onu okulda dışlaması doğru değil.

Atakan'ın yüzündeki ifade değişti.

Arda: Hocam, cezam neyse verin. Ama bunu Atakan'ın yanına bırakmayın.
Müdür dikkatlice Arda'yı dinliyordu.
Arda: Şahitlerimiz de var. Sınıftakiler Atakan'ın ne yaptığını ve kavgayı ilk kimin başlattığını gördü.

Atakan bir anda Arda'ya döndü.

Atakan: Sen...

Müdür elini kaldırarak Atakan'ı susturdu.

Müdür: Yeter.

Atakan dişlerini sıkarak yerine oturdu.

Müdür birkaç saniye düşündü.

Müdür: Eğer gerçekten şahitler varsa onların da ifadelerini dinleyeceğiz.

Öğretmene döndü.

Müdür: Sınıftaki öğrencileri çağırabilir misiniz?

Öğretmen: Elbette.

Öğretmen kapıya doğru yöneldi.

Bir süre sonra öğretmen bir kaç öğrenciyle müdürün odasına gelir.

Müdür bakışlarını öğrencilere çevirdi.

Müdür: Gençler, doğruyu anlatın. İlk önce kim başlattı?

Öğrenciler birbirlerine baktı.

Odada kısa bir sessizlik oluştu.

Atakan kollarını göğsünde birleştirip sessizce oturuyordu.

Bir süre sonra öğrencilerden biri öne çıktı.

(...): Hocam... Atakan sınıfa geldi. Teoman'a karışmaya çalışacaktı, Arda izin vermedi. Sonra Atakan hepimizi sınıftan çıkardı ve kapıdan dinlersek çıkışa gelmememizi söyledi. Ama ben gizlice baktım...

Öğrenci bir an duraksadı. Atakan ona sertçe bakıyordu.

(...): Atakan önce Arda'yı itti. Arda'nın omzundan kan geldi. Sonra Teoman'a saldırdı. Arda da dayanamadı ve araya girdi. Olay bundan sonra oldu hocam.

Müdür sessizce öğrenciyi dinledi.

Müdür: Yani sen olayı başından sonuna kadar gördün mü?

(...): Tamamını değil hocam... Ama kavganın nasıl başladığını gördüm.

Müdür başını salladı.

Müdür: Anladım.

Sonra bakışlarını Atakan'a çevirdi.

Müdür: Atakan, arkadaşlarının anlattıkları senin söylediklerinle uyuşmuyor.

Atakan dişlerini sıktı.

Müdür: Atakan, seni çok kez uyardık. Yine de dinlemedin. Bu kez yaptığının bir karşılığı olacak.

Atakan'ın yüzü gerildi.

Müdür: Seni bir hafta okuldan uzaklaştırıyorum.

Atakan: Ne?! Hocam ama—

Müdür: İtirazını dinledim. Şimdi kararımı verdim.

Atakan yumruklarını sıktı ama daha fazla konuşmadı.

Müdür: Ayrıca Arda'nın omzundaki yaranın tekrar açılmasına sebep oldun. Bu durum hafife alınacak bir şey değil.

Atakan: Omzunun yara olduğunu bilmiyordum be!

Müdür: Bilip bilmemen yaptığını değiştirmiyor. Şimdi çık dışarı.

Atakan: Ama hocam—

Müdür: Atakan, çık dışarı!

Atakan bir an sustu. Müdürün sert bakışları karşısında daha fazla konuşamadı.

Atakan: Tamam...

Atakan kapıya yöneldi ve sinirli bir şekilde odadan çıktı.

Kapı kapanınca müdür derin bir nefes aldı.

Müdür: Bugün hepinizin velilerini aradım. Yoldalar, geliyorlar. Bir de onlarla konuşacağız.

Arda'nın yüzündeki ifade bir anda değişti.

Arda: ...Veliler mi geliyor?

Müdür: Evet. Hepsiyle konuşacağım.

Arda'nın kalbi hızlanmaya başladı.

(Arda: Hayır...)

Bakışları istemsizce kapıya kaydı.

(Arda: Engin...)

Müdür: Teoman, sen Arda'yı da al. Bahçeye gidin, velileriniz gelince sizi çağırırım. Sizin yanınızda konuşmayacağım.

Teoman başını salladı.

Teoman: Tamam hocam.

Arda ise olduğu yerde kaldı.

Arda: Bahçeye mi?

Müdür: Evet. Hem biraz hava alırsınız hem de ben velilerinizle konuşurum.

Bir süre sonra Teoman ve Arda bahçeye doğru gidiyorlardı.

Arda, sağlam eliyle omzundaki bandajı kontrol etti. Her adımda omzunda hafif bir sızı hissediyordu ama bunu belli etmemeye çalışıyordu.

Teoman: Arda ben sana ne dedim?

Arda bir an duraksadı.

Arda: Ne dedin?

Teoman: Atakan'la aramıza girme demedim mi?

Arda: ...

Teoman: Sana uzak dur dedim. Ama sen yine de karıştın.

Arda: Ne yani, orada öylece dayak yemene izin mi verseydim?

Teoman birkaç saniye sustu.

Teoman: Bu benim sorunum seni değil.

Arda: Ben seni orda bırakıp görseydim ne olacaktı Teo hm?

Arda Teoman'a doğru biraz daha yaklaştı.

Arda: Ben kimseyi yarida---

Teoman öfkelenerek Arda'ya baktı.

Teoman: Arda! Seni uyardım. Sonuçta karışma demiştim. Şimdi sana da karışacaklar!

Arda şaşkın ifadeyle Teoman'a bakıyordu.

Teoman birkaç saniye sustu.

Sonra bakışları yavaşça Arda'nın bandajlı omzuna kaydı.

Teoman: Ve şimdi...

Sesi bir anda alçaldı.

Teoman: Benim yüzümden...

Teoman'ın bakışları bandajda kaldı.

Teoman: Omzun...

Arda'nın yüzündeki şaşkınlık biraz daha arttı.

Teoman: Unut bunu. Benimle uğraşma artık. Sen kendi yoluna bak, ben kendi yoluma.

Arda bir süre Teoman'a baktı. Tam bir şey diyecekken okulun bahçesinde velilerin geldiğini gördü.

Velilerin arasında tanıdık bir yüz vardı...

Arda'nın gözleri bir anda büyüdü.

Arda: Alex?

Teoman, Arda'nın baktığı yöne döndü.

Teoman: Noldu neden öyle bakıyorsun?

Arda: Hiç... Hiç bir şey...

Arda bahçede bulunan bir banka oturdu. Teoman da Arda'nın yanına, aralarında biraz mesafe bırakarak oturdu.

Bir süre ikisi de konuşmadı.

Arda gözlerini bahçedeki kalabalığa çevirdi. Veliler yavaş yavaş okulun girişinde toplanıyordu.

Alex ise hâlâ oradaydı.

Arda'nın bakışları istemsizce tekrar ona kaydı.

Teoman: Kim bu?

Arda: Alex...

Teoman: O senin neyin oluyor?

Arda bir süre sustu.

Arda: Tanıdığım...

Teoman, Arda’nın yüzüne birkaç saniye baktı. Cevabın geçiştirme olduğunu anlamıştı.

Teoman: Neden onu görünce bu kadar gerildin sen?

Arda: Boş ver...

Teoman: Omzun... Nasıl, hâlâ acıyor mu?

Arda: Biraz ama iyiyim...

Teoman derin bir nefes aldı ve kısık bir sesle konuştu.

Teoman: Sağ ol...

Arda bakışlarını Teoman’a çevirdi.

Arda: Anlamadım?

Teoman birkaç saniye Arda’ya baktı.

Teoman: Sağ ol dedim.

Arda’nın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

Arda: Sen teşekkür mü ettin?

Teoman: Şımarma hemen

Arda'nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.

Arda: Ettin ama.

Teoman: Bir kere söyledim.

Arda: Olsun, yeter.

Teoman gözlerini devirdi.

Arda bir süre sessiz kaldı.

Sonra başını çevirip Teoman’a baktı.
Arda'nın yüzünde küçük, samimi bir gülümseme vardı.

Teoman bunu fark edince kaşlarını çattı.

Teoman: Ne bakıyorsun öyle?

Arda: Sana.~

Teoman: Fark ettim.

Arda gülümsemeye devam etti.

Teoman: Bir de sırıtma.

Arda: Neden?

Teoman: Sinir bozucusun.

Arda: Ama gülüyorsun.

Teoman: Gülmüyorum.

Arda: Gülüyorsun birader.

Teoman başını çevirdi.

Teoman: Kes sesini.

Arda hafifçe güldü.

Arda: Yakalandın.

Teoman istemeden dudaklarının kenarında küçük bir gülümseme oluşturdu.

Birkaç saniye sonra o da kısa bir kahkaha attı.

Teoman: Gerçekten çok saçmasın.

Arda: Ama güldürdüm.

Teoman: Fazla sevinme.

Arda: Geç kaldın.

İkisi de birkaç saniye sessizce güldü.

Sonra Teoman yeniden önüne baktı.

Teoman: ...Bir daha da başına iş açma.

Arda'nın gülümsemesi kaybolmadan cevap verdi.

Arda: Söz veremem.

Teoman gülümsemesini bozmadan Arda'ya baktı.

Teoman: Cidden... Normal değilsin.

Arda: Sen sanki normalsin Teo~

Teoman kaşını kaldırdı.

Teoman: Ben normalim.

Arda: Hah, tabii.

İkisi bir süre sustu. Sadece okulun bahçesine bakıyorlardı.

Teoman: Arda.

Arda: Evet?

Teoman birkaç saniye sessiz kaldı.

Teoman: Sanırım... takılabiliriz.

Arda bir anda başını ona çevirdi.

Arda: Cidden mi!?

Arda: Sonunda be!

Teoman: Sen rahat durmaz mısın?

Arda: Ben böyle biriyim ne yapalım.

Bir süre Arda ve Teoman bahcede beklediler bir süre sonra veliler dışarı çıkmaya başladı.

Velilerin arasında Atakan'ın annesi ve üvey babası Teoman'ın üvey annesi Arda'nın ise sadece Alex'di...

Arda Alex'i görünce içine bir korku kapladı.

Alex Arda'ya gözlerini kısarak baktı.

Alex Arda'nın yanına doğru gitmeye başladı.

Alex: Arda gidiyoruz.

Arda tedirgin olmuş halde Alex'e bakıyordu.

Arda: Nereye?

Alex: Hastaneye.

Teoman ise Alex'i inceliyordu.

Alex bakışlarını Teoman'a çevirdi.

Teoman Alex'in ona baktığını görünce bakışlarını Arda'ya çevirdi. Arda'nın ilk defa bu kadar korkmuş halini görmüştü.

Arda: Teo sonra görüşürüz.

Teoman: Peki...

Alex Arda'nın çantasını alıp giderken Arda da Alex'i arkasından takip ediyordu.

Teoman: Arda!

Arda bir den durdu ve arkasına baktı.

Arda: Noldu Teo?

Teoman cebinden bir kağıt parçası çıkardı.

Teoman: Bunu al içinde numaram var.

Arda bir süre kağıda baktı... Sonra kağıdı alıp cebine koydu.

Arda: Sonra görüşürüz Teo.

Arda tekrar Alex'e doğru gitmeye başladı

Arda okulun kapısından çıkarken Alex'in arabasını gördü. Engin... Ordamıydı?

Arda tergin halde araba'nın kapısını açtı.

Arda şaşkın ifadeyle baktı. Engin orada değildi.

Alex arabanın şoför koltuğunda oturmuş Arda'nın oturmasını bekliyordu.

Alex: Arda bin hadi.

Arda başını sallayarak koltuğa oturur.

Arda sürekli Alex'e bakıyordu acaba Engin sinirlimiydi?

Alex derin bir nefes aldı.

Alex: Arda senin görevin sadece hedefini ortadan kaldırmak onu korumak değil.

Arda bir süre Alex'e baktı.

Arda: Hedefim bile olsa birinin zorbalığa uğramasına göz yumamam.

Alex: Anlıyorum...

Bir süre sonra hastaneye vardılar Alex Arda'yı yavaşça içeri götürdü bir kaç dikişten sonra Arda ve Alex Engin'in malikanesine doğru gitmeye başladılar.

Arda: Engin abi... Çok kızdımı?

Alex bir süre konuşmadı.

Alex: bilmiyorum...

Araba Engin'in malikanesine geldiğinde durdu. Arda yavaşça arabadan inerken kalbinin çok hızlı attığını hissetti.

Alex ile beraber malikane nin demir kapılarından geçerek bahçeye oradan da ana kapıya doğru gitmeye başladılar.

Alex kapıya iki kere vurdu

*Tık tık*

Bir süre sonra kapı açıldı açan kişi Engin'in adamlarından biriydi yüzü oldukça ciddiydi.

Arda ve Alex Engin'in ofisine doğru giderken Arda ne olacağını düşünüyordu.

Bir süre sonra Engin'in ofisine geldiler.

Alex kapıya iki kere vurdu bir süre bekledi.

İçeriden "gir" sesi gelince ikiside beraber içeri girdi.

Engin masasında oturmuş bakışları Arda'ya kirlenmiş ti.

Arda bu durumu fark edip başını eğdi.

Engin bir süre Arda'ya baktı sonra bakışlarını Alex'e çevirdi.

Engin: Ne yapmış?

Alex durumu anlatmaya başladı.

Engin bir süre konuşmadı.

Engin: Arda sen oraya ne için gittin?

Arda bir süre Engin'in kısık gözlerine baktı.

Engin: Cevap ver ne için gittin?

Arda kısık sesle konuştu.

Arda: Görev... İçin.

Engin masasından ayağa kalkıp Arda'ya doğru yürüdü.

Engin: Bana bak.

Arda başını kaldırıp Engin'e baktı.

Engin eliyle Arda'nın yüzüne vurur vurduğu tokat odada sanki yankı yapmış gibiydi.

Arda dona kaldi bir şey diyemedi yutkunmaya çalıştı olmadı.

Engin sesini biraz yükselterek konuştu.

Engin: Sen oraya görev için gittin ben sana onu korumu dedim!

Engin: Ama sen ne yaptın... Okulda dikkatleri iyice kendine çektin!

Engin: Sana bu görev batarsa acımam demedim mi!?

Arda yavaşça başını Engin'e çevirdi yüzündeki o Korku tarif edilemez di.

Alex bir adım öne attı.

Alex: Patron Arda'nın bir suçu yok o sonuçta kendini korumak için bunu yaptı Teoman ile alakası yok.

Arda olduğu yerde duruyordu.

Alex derin nefes alarak devam etti.

Alex: Atakan denilen o çocuk Arda'yı itmiş Arda'nın zaten bir önceki görevinde aldığı yaraya doğru gelm--

Engin: Alex! Onu bana savunma aklından bile geçirme.

Engin Arda'ya dönerek baktı.

Engin Arda'nın yakasından tutup kendine çekti.

Arda ne olduğunu anlamadan baktı.

Engin: Arda... Bu işi batırırsan bu sefer acımam ya onlar gider yada sen seçimini yap.

Engin Arda'nın yakasını iterek bırakır.

Engin: Alex al bunu gözümün önünden götür evine.

Alex: Peki patron...

Alex elini Arda'nın omzuna koyup onu Engin'in ofisinden çıkarır.

Alex malikanenin kapısından çıkarken Arda da arkasından geliyordu...

Bir süre sonra ikiside arabaya biner.

Alex şoför koltuğunda oturmuş bir yandan aynadan Arda'ya bakıyordu.

Arda yol boyunca hiç konuşmadı.

Başını camdan yana çevirmiş, dışarıyı izliyordu.

Ama aslında gördüğü hiçbir şeyi umursamıyordu.

Engin'in söyledikleri sürekli aklında dönüp duruyordu.

"Onlar gider... ya da sen."

Arda ellerini dizlerinin üzerinde birbirine kenetledi.

Yüzüne yansıtmamaya çalışsa da hâlâ korkuyordu.

Alex dikiz aynasından Arda'ya baktı.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra derin bir nefes aldı.

Alex: Arda.

Arda cevap vermedi.

Alex: Duydun beni.

Arda yavaşça başını kaldırdı.

Arda: Hm?

Alex: İyi misin?

Arda birkaç saniye sustu.

Arda: İyiyim.

Alex: Yalan söyleme.

Arda tekrar camdan dışarı baktı.

Arda: Sadece yoruldum.

Alex bu kez üstelemedi.

Arabada tekrar sessizlik oluştu.

Arda istemsizce cebine dokundu.

Teoman'ın verdiği küçük kağıt hâlâ oradaydı.

Parmaklarıyla kağıdı yokladı.

Üzerinde Teoman'ın numarası vardı.

Arda'nın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

Bugün yaşanan onca şeyin arasında...

Teoman'ın ona "Sağ ol" demesi.

Onunla takılmayı kabul etmesi.
Ve en sonunda numarasını vermesi...

Arda için garip bir şekilde önemliydi.

Alex aynadan Arda'nın yüzüne baktı.

Alex: Ne oldu?

Arda hemen elini cebinden çekti.

Arda: Hiç.

Alex: Gülümsedin.

Arda: Gülümseyemez miyim?

Alex: Gülümseyebilirsin.

Kısa bir sessizlik oldu.

Alex: Ama bugün olanlardan sonra dikkatli olman gerekiyor.

Arda'nın gülümsemesi yavaşça kayboldu.

Arda: Biliyorum.

Alex: Engin'in ne kadar ciddi olduğunu gördün.

Arda: Evet...

Alex: Bir daha böyle olaylar olmasın.

Arda başını eğdi.

Arda: ...Tamam.

Araba ilerlemeye devam etti.

Bir süre sonra Arda tekrar cebindeki kağıda dokundu.

Bu kez daha hafif gülümsedi.

İçinden:
(En azından... artık Teo'nun numarası var.)

Ama hemen ardından Engin'in sesi zihninde yeniden yankılandı.

"Bu işi batırırsan bu sefer acımam."

Arda'nın yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.

Gözlerini kapattı.

(Bu görev düşündüğümden çok daha zor olacak...)

Alex ise aynadan onu izlemeye devam etti.

Bir süre sonra araba Arda'nın evine geldi.

Bir süre sonra araba Arda'nın evinin önünde durdu.

Arda yavaşça arabadan indi.

Tam kapıyı kapatacakken Alex ona baktı.

Arda'nın yanağındaki kızarıklık hâlâ belirgindi.

Alex: Arda, bekle.

Arda durdu ve Alex'e baktı.

Alex arabadan indi ve Arda'nın yanına doğru yürüdü.

Arda ne yapacağını anlamadan bekledi.

Alex elini yavaşça Arda'nın kızarık olan yanağına koydu.

Arda hafifçe irkildi.

Alex: Biraz sert vurmuş ha?

Arda bir süre baktı sonra bakışlarını yere çevirdi.

Arda: Acımıyor...

Alex bir süre sonra elini çekti.

Arda tekrar eve doğru dönmek için bir adım attı.

Alex: Arda.

Arda durup arkasına baktı.

Arda: Efendim?

Alex: Bugün olanları kafanda fazla büyütme.

Arda kısa bir süre sessiz kaldı.

Arda: Deneyeceğim.

Alex başını salladı.

Alex: Tamam. Git dinlen.

Arda: Görüşürüz.

Alex: Görüşürüz.

Arda birkaç adım attıktan sonra istemsizce yanağına dokundu.

Kızarıklık hâlâ duruyordu.

Sonra cebindeki küçük kağıdı hatırladı.Elini cebine atıp kağıdı çıkardı.Üzerindeki numaraya baktı.

Arda'nın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

Arda: Teo...

Kağıdı dikkatlice tekrar cebine koydu ve eve girdi.

Devam edecek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

56okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.