Gölgedeki yalan kitap kapağı

4. bölüm / 7

Gölgedeki yalan

Saklanan Geçmiş

Vaveyla Yazarı: Kenan 7

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Saklanan Geçmiş

Sabah olmuştu.

Güneş perdelerin arasından odasına süzülürken Arda hâlâ yatağında yatıyordu. Gözlerini tavana dikmiş, gece boyunca aklından çıkmayan o cümleyi düşünüyordu.

"Engin sandığın kadar masum değil"

Arda düşüncelere dalmış ken telefonun alarmıyla yerinden irkildi yataktan kalkarken dün kü görevden omzundan aldığı yaranın acısını hissetti...

Arda bir süre yatakta omzunu tutarak oturdu sonra yavaşça ayağa kalkıp okul için hazırlanmaya başladı bir kaç dakika sonra Arda evinden çıkıp okula doğru gitmeye başladı okulun yakınlarındayken okulun kapısının orada tanıdık birini görmüştü...

Bu Teoman dı açık kahverengi dağınık saçları siyah gözlüğüyle okulun kapısının yanındaki duvara yaşlanmış telefona bakıyordu.

Arda Teoman'ı orada duvara yaşlanmış görünce içinde nedense bir heyecanlanma hissettiğini fark etti bu hissi bastırıp hemen koşarak Teoman'ın yanına gitmeye başladı koşarken Arda'nın omzuna ağrı geliyordu ama Arda bunu aldırış etmedi.

Arda:Hey! Teo!

Teoman kafasını telefondan kaldırıp ona koşan Arda'ya baktı yüzünü buruşturup iç çekti.

Teoman(içinden):yine mi? Neden bana yaklaşıp duruyor?

Arda nefes nefese bir süre Teomanın yanında bekler Teoman telefonunu cebine yerleştirip Arda'ya bakıyordu.

Arda(nefes nefese): günaydın Teo burada ne yapıyorsun?~

Teoman:Seni ilgilendirmez.

Arda:Ne demek beni ilgilendirmez!? Ben senin sıra ve ayrıca sınıf arkadaşınım.

Teoman gözlerini kısarak Arda'ya bakıyordu.

Teoman:Seninle hiç bir şekilde arkadaşlığımız yok benden uzak dur.

Arda'nın yüzündeki gülümseme düşü verdi Teoman'ın bu kadar umursamaz olduğunu bilmiyordu.

Arda:Teo neden benden rahatsız oluyorsun? ben seninle sadece arkadaş olmaya çalışıyorum (sesi biraz solgun)

Teoman: Ben seninle arkadaş olmak istemiyorum beni rahatsız ediyorsun.

Arda bir süre Teoman'a baktı Teoman bu konuda her halinden ciddi görünüyordu ama Arda bu göreve artık başlamıştı ve bitirmeden bırakamazdı.

Arda:Hmm... O zaman daha çok rahatsız ederim~

Teoman şaşkınlıkla Arda'ya bakıyordu ona kendisini rahatsız ettiğini söyledi ama hala o onunla uğraşıyordu.

Teoman:Sen normal değilsin beni rahat etmeye çalışma.

Arda:Sen sanki normalsin şu tipine bak biraz gülümse be hep ne böyle ben ciddiyim ben umursamazım

Teoman Arda'ya doğru yaklaşıp tişörtünü yakasından tutar.

Teoman:Bana karışma hayatıma karışma ve tipimle alay etme.

Arda Teoman'ın elini kendi yakasından çekip ona bakıyordu.

Arda:Peki... Sakin ol sert çocuk.

Arda:Bir şeyi merak ediyorum neden burada tek başına duruyorsun?

Teoman bakışlarını Arda'ya çevirdi suratında o ciddi ifade hala duruyordu.

Teoman:Seni ilgilendirmez.

Teoman bakışlarını Arda'dan kaçırıp tekrar telefonuna çevirdi.
Arda birkaç saniye onu izledi. Teoman'ın gerçekten yalnız olduğu belliydi. Etrafında konuştuğu kimse yoktu. Diğer öğrenciler okulun bahçesine girerken Teoman her zamanki gibi tek başına duruyordu.

Arda bir süre Teoman'a baktı aklından Atakan'ın söylediği cümle geldi.

"Teo'nun hiç arkadaşı yok ki"

Arda:Teo cidden hiç arkadaşın yok mu?

Teoman telefona bakarak durdu sonra yavaşça gözlerini Arda'ya çevirdi bakışları sanki bu sorudan rahatsız olmuş gibi bakıyordu.

Teoman:Yok... Zaten istemiyorum.

Arda birkaç saniye Teoman'a baktı. Teoman'ın yüzünde hâlâ o soğuk ifade vardı.

Arda:Gerçekten istemiyor musun?

Teoman: Evet.

Arda: Hiç mi?

Teoman telefonu cebine koydu.

Teoman: Arda, neden bu kadar merak ediyorsun?

Arda bir an duraksadı. Gerçek nedenini söyleyemezdi.

Arda: Bilmem... Merak ettim sadece.

Teoman: Merak edecek bir şey yok.

Arda: Bence var.

Teoman kaşlarını çattı.

Teoman: Sen daha dün geldin. Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun.

Arda hafifçe gülümsedi.

Arda: O zaman öğrenirim.

Teoman: Ben anlatmak istemiyorum.

Arda: Ben de sormaktan vazgeçmiyorum.

Teoman birkaç saniye Arda'ya baktı. Sonra derin bir nefes alıp okulun kapısına doğru yürümeye başladı.

Teoman: Sen gerçekten yorucusun.

Arda: Bunu da iltifat kabul ediyorum.

Teoman cevap vermedi.
Arda onun arkasından yürürken aklına dün Berke'nin söyledikleri geldi.

"Teoman ve Atakan'ın arasına girme"

Arda'nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

Arda: Teo... Atakan'la aranızda ne oldu?

Teoman bir anda durdu.
Arda da onun yanında durdu.

Teoman: Bu konuyu konuşmayacağım.

Arda: Sırf... Arkadaşın yok diyemi?

Teoman duraksadı bir süre bekledi sonra yoluna devam etti.

Teoman: Hayır...

Arda: Şey... Beni pek tanımıyorsun ama bende seni tanımıyorum... Yine de... İstersen arkadaş olabiliriz?

Teoman birkaç saniye Arda'ya baktı. Yüzündeki ifadesi değişmemişti.

Teoman: Sen neden geldiğinden beri benimle uğraşıyorsun?

Arda bir kaç saniye Teoman'a baktı aklından sadece görevi geçiyordu.

Arda(iç ses): Engin'in söylediği gibi... Onun güvenini kazanmam gerekiyor.

Arda: Çünkü... Yalnız olduğunu gördüm...

Teoman bir süre Arda'ya baktı ikisinde bir süre hiç bir şey söylemedi.

Teoman iç çekerek yoluna devam etti Arda da Teoman'ın arkasından gitmeye devam etti.

Teoman: Arda

Arda: Evet?

Teoman yürümeye devam etti.

Teoman: Atakan bana karışırsa araya girme... Anladın mı?

Arda: Neden o san---

Teoman: Dediğimi yap ve karışma.

Arda bir süre sessiz kaldı. Teoman'ın ses tonundaki ciddiyeti fark etmişti.

Arda: Tamam...

Teoman yürümeye devam etti.
Arda ise birkaç adım gerisinden onu takip etti.

Arda(iç ses): Atakan'la arasında ne olduğunu gerçekten merak ediyorum...

Arda birkaç saniye sonra Teoman'a baktı.

Arda(iç ses): Ama belli ki bunu şimdi anlatmayacak.

İkisi birlikte sınıfa doğru ilerlemeye başladı.

Arda, Teoman'ın birkaç adım yanında yürüyordu. Az önceki konuşmadan sonra ikisi de bir süre sessiz kaldı.

Koridorda öğrenciler sınıflarına girerken okulun içi giderek sakinleşmeye başlamıştı.

Teoman ise hiçbir şey söylemeden sınıfa doğru yürümeye devam etti.

Teoman ve Arda beraber oturdukları sıralarına oturdular ikisi bir süre konuşmadı.

Arda Teoman'a fark ettirmeden ona bakıyordu Teoman telefonuna bakıyordu.

Arda'nın aklına Teoman ve ailesi'nin sadece bir hedef olduğu düşüncesi geliyordu.

Arda bir süre sınıfa baktı öğrenciler arkadaşlarıyla sohbet ediyor telefondan oyun oynuyorlardı.

Arda sınıfa bakarken Berke'nin sınıfın kapısından tek başına geçtiğini gördü.

Arda birden sıradan kalkınca Teoman hafifçe irkildi.

Teoman, koşarak sınıftan çıkan Arda'ya hafif sinirli bir şekilde baktı.

Arda kapıya doğru koşarken arkasına dönüp seslendi.

Arda: Teo, birazdan geleceğim! Ayrılma.

Teoman birkaç saniye Arda'nın arkasından baktı.

Teoman: Bu çocuk...

Teoman başını hafifçe sallayıp tekrar telefonuna baktı.

Arda sınıftan koşarak çıkarken Berke'ye seslendi.

Arda: Berke!

Berke arkasını dönüp ona koşan Arda'ya baktı.

Berke: Arda?

Arda nefes nefese bir süre öylece durdu.

Arda: Seninle bir şey konuşmak istiyorum vaktin var mı?

Berke: Konuşuruz bir şey mi oldu?

Arda: Bir konuda senden bilgi almam gerek.

Berke: Teoman mı?

Arda: Evet o konu--

Arda bir anda durdu. Berke'ye şaşkınlıkla baktı.

Arda: Nasıl anladın sen?

Berke: Salladım gel boş sınıf var oraya geçelim.

Arda birkaç saniye Berke'ye baktı.

Arda: Tamam.

Berke dönüp koridorda yürümeye başladı. Arda da hemen arkasından onu takip etti.

Bir süre sonra boş bir sınıfın önüne geldiler. Berke kapıyı açıp içeri girdi.
Arda da içeri girdikten sonra kapının kapanmasını bekledi.

Berke: Ee, Teoman hakkında ne soracaktın?

Arda: Atakan'ın onunla ne alıp veremediği var?

Berke bir süre Arda'ya baktı.

Berke: Bu konu neden seni ilgilendiriyor?

Arda: Teo nedenini söylemiyor. Bende sana sorayım dedim.

Berke birkaç saniye sessiz kaldı.

Berke: Kimse sana söylemedi mi?

Arda anlamaz ifadeyle Berke'ye baktı.

Arda: Hayır ben burada yeniyim kimseyle doğru düzgün diyalog kurmadım.

Berke: Atakan'ın babası Teoman'ın annesiyle gizli gizli konuşuyorlardı...

Arda'nın yüzündeki ifade değişti.

Arda: Ne?

Berke: Atakan'ın babası ilk konuşmaya başlamış.

Berke: Bir süre böyle devam etmiş. Sonra Atakan'ın annesi bunu öğrenmiş.

Berke: Sonra boşanmışlar Teoman'ın ailesi de öyle Atakan da bunun sıkıntısını Teoman dan çıkarıyor

Arda birkaç saniye sessiz kaldı.

Arda: Ama Teo'nun ne suçu var ki?

Berke: Bence onun da bir suçu yok. Ama Atakan böyle düşünmüyor.

Arda: Bu olay ne zaman oldu?

Berke: Duyduğum kadarıyla ikiside 6 yaşındayken.

Arda bir süre sessiz kaldı.

Arda: Yani... o zamandan beri mi Atakan, Teoman'la uğraşıyor?

Berke: Evet. En azından benim bildiğim kadarıyla.

Arda başını hafifçe eğdi.

Berke: Sana uyarım şu onlara karışma.

Arda başını kaldırıp Berke'ye bakıyor.

Arda: Sizi de anlamıyorum Atakan Teo ya zorbalık yaptığında neden yardım etmiyorsunuz?

Berke bir süre sessiz kaldı.

Berke: Çünkü Atakan'la uğraşmanın ne demek olduğunu biliyoruz.

Arda: Yani korkuyor musunuz?

Berke: Korkmak değil... Sadece başımıza daha büyük bir sorun almak istemiyoruz.

Arda kaşlarını çattı.

Arda: Ama bu Teoman'ın suçu değil ki.

Berke: Biliyorum.

Arda: O zaman neden herkes sessiz kalıyor?

Berke bu kez cevap vermeden önce birkaç saniye düşündü.

Berke: Çünkü bazen insanlar doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapmak yerine, başına gelecekleri düşünüyor.

Arda bir süre Berke'ye baktı.
Sonra görevi düşündü...

Arda: Bu doğru değil

Berke: Arda Teoman seni arkadaşı olarak görmüyor.

Arda: Olabilir... Ama ben onu arkadaş olarak görüyorum.

Berke birkaç saniye Arda'ya baktı.

Berke: Sen gerçekten garip birisin.

Arda hafifçe gülümsedi.

Arda: Bunu Teo da söyledi.

Berke: O zaman ikiniz birbirinizi bulmuşsunuz.

Arda: Deli deliyi bulur~

Berke bir süre Arda'ya baktı sonra hafif gülerek sınıftan çıktı.

Arda onun arkasından baktı.

Arda: Sana da iyi dersler birader~

Berke hiçbir şey söylemeden yürümeye devam etti.

Arda kendi kendine konuştu.

Arda: Gerçi bana demedi ama olsun...

Arda omuzlarını silkip sınıfa doğru yürümeye başladı.

Arda koridorda tek başına yürürken Berke'nin söylediklerini düşünüyordu.

Arda(iç ses): Atakan ve Teoman daha altı yaşındayken...

Arda birkaç saniye sessizce yürüdü.

Arda(iç ses): Demek o zamandan beri böyle devam ediyor.

Arda bir süre durdu ve koridorda kimsenin olmadığını fark etti.

Arda(iç ses): Neden kimse yok?

Arda sınıfa doğru yürümeye başladı. Tam o sırada Berke'yle konuşurken çalan zili hatırladı.

Arda(iç ses): Eyvah... Zil çalmıştı!

Arda hemen koşarak sınıfa doğru gitti.

Sınıfta öğretmen ders anlatırken kapı birden açıldı. Herkes aynı anda kapıya doğru baktı.

Arda nefes nefese kapının önünde duruyordu.

Arda: Hocam... Geç kaldım...

Öğretmen Arda'ya ciddi bir ifadeyle baktı.

Öğretmen: Evet, geç kaldın. Ne kapıyı çaldın ne de özür diledin.

Arda birkaç saniye sessiz kaldı.

Arda: Şey... Özür dilerim hocam.

Öğretmen: Bir daha olmasın geç yerine otur.

Yerine otururken sınıftakilerin kendi aralarında gizlice gülüp fısıldaştıklarını fark ediyordu.

Arda birkaç saniye etrafına baktı.

Arda(iç ses): Tamam... Sanırım biraz rezil oldum.

Teoman ona kısa bir bakış attı.

Arda sessizce yerine oturdu ve önüne döndü.

Teoman kısık sesle konuştu.

Teoman: Bu kadar zaman nerdesin sen?

Arda Teoman'a dönerek kısık sesle konuştu.

Arda: Sen beni merak ettin?~

Teoman birkaç saniye Arda'ya baktı.

Teoman: Hayır.

Arda: Emin misin?~

Teoman: Evet.

Arda: Ama nerede olduğumu sordun.

Teoman gözlerini tekrar defterine çevirdi.

Arda: (iç sesi): galiba beni arkadaşı olarak görüyor~

Arda hafifçe gülümsedi.

Teoman: Neye gülüyorsun?

Arda: Hiçbir şeye.~

Teoman şüpheli bir bakışla Arda'ya baktı.

Teoman: Garipsin.

Arda: Biliyorum.~

*Zil çalar*

Teoman Arda'ya dönerek ona bir süre baktı.

Arda: Bir şey mi oldu Teo neden öyle bakıyorsun?

Teoman bir süre sessiz kaldı.

Teoman: Hayır... Sadece... Neyse

Teoman tam sıradan kalkıp gidecekken sınıfa Atakan girer.

Atakan'ın bakışları doğrudan Teoman'a çevrildi.

Teoman da Atakan'ı görünce olduğu yerde durdu.

Arda ikisinin arasındaki sessiz bakışmayı fark etti.

Arda(iç ses): İşte yine başladı...

Atakan birkaç adım atıp Teoman'ın yanına doğru ilerledi.

Sınıftaki herkes bir yandan Atakan'a bakıyor bir yandan fısıldaşıyorlardı.

Atakan yüzünde gülümsemeyle Teoman ve Arda'ya baktı.

Atakan: Bak sen iki yalnız kişi burada.

Arda kaşlarını çatıp Atakan'a baktı.

Atakan: Noldu Teo? korktunmu?

Teoman: Atakan burada konuşmaya---

Arda: Atakan sen neden Teoman'a zorbalık yapıyorsun?

Sınıfta bir anda sessizlik oldu.

Atakan yavaşça Arda'ya döndü.

Atakan: Sana ne?

Arda: Bana bir şey olmaz. Ama ona sürekli böyle davranman saçma.

Atakan'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

Atakan: Sen daha buraya yeni geldin. Ne olup bittiğini bilmiyorsun.

Atakan sınıfa dönerek.

Atakan: Herkes sınıftan çıksın kapıda dinleyen olursa okul çıkışına gelmesin.

Sınıftaki öğrenciler birbirlerine baktı.

Birkaç öğrenci sessizce yerlerinden kalkıp sınıftan çıkmaya başladı.

Arda etrafına baktı.

Teoman ise sessizce Atakan'a bakıyordu.

Bir süre sonra sınıf neredeyse tamamen boşaldı.

Atakan Arda'ya döndü.

Atakan: Arda sende çık sende araya kaynama.

Arda: Ben arkadaşımı bırakıp hiç bir yere gitmiyorum.

Atakan: Peki o zaman... İkiniz de dayak yersiniz. Ama önce Teoman. O benim için özel.

Atakan, Arda'yı iterek Teoman'a yöneldi. Teoman'ın yakasından tutup onu yere düşürdü.

Arda da dengesini kaybederek yere düştü. Omzundaki yara bir anda sızlamaya başladı.

Arda: Ah...

Arda elini omzuna götürdü ve birkaç saniye toparlanmaya çalıştı.

Atakan, Teoman'ı yerde tutarken gözlerini Arda'ya çevirdi.

Atakan: Şimdi hâlâ arkadaşını savunacak mısın?

Arda öfkeyle Atakan'a baktı

Arda: Atakan... Bırak onu işleri zorlaşırtıma.

Atakan: Gel de kurtar arkadaşını.

Atakan, Teoman'a bir kez daha vurdu. Teoman yerde yüzünü tutarak birkaç saniye öylece kaldı.

Arda bunu görünce omzundaki acıyı tamamen unuttu.

Arda Atakan'ı yakasından tutup yüzüne vurur Atakan bir şey yapamadan Arda karnına vurur ve Atakan düşer.

Arda: Senin baban """ olmasaydı Bunlar olmazdı.

Atakan Arda'nın bu cümlesini duyunca öfkelenir yerden hızlıca kalkar ve Arda'ya saldırır.

Atakan: SEN KİMSİNDE BABAM HAKKİNDA BUNU SÖYLÜYORSUN!

Atakan Arda'nın omzundan tutup yere savurur Arda tam kalkacakken omzundaki dikişlerin patladığını fark eder.

Arda tekrar kalkmaya çalıştı. Fakat omzunda ani bir acı hissedince olduğu yerde durdu.

Arda elini omzuna götürdü.

Arda(iç ses): Yaram...

Teoman yerde doğrulmaya çalışırken Arda'nın omzuna baktı. Yüzündeki ifade bir anda değişti.

Atakan: Noldu Arda? Hadi bana racon kesiyordun noldu? Hadi Kalk da bir daha dene!

Arda dişlerini sıkarak Atakan'a baktı.

Teoman: Arda, kalkma.

Atakan alaycı bir şekilde güldü.

Atakan: Ne oldu Teo? Şimdi de sen mi onu koruyacaksın?

Atakan Teoman'ı yerde vurur Arda bunu gördüğünde birden ayağa kalkıp Atakan'ın boğazına yapışıp duvara sabitler.

Atakan Arda'nın gücüne karşı koyamaz.

Arda yüzündeki ciddi ifadeyle Atakana baktı. Atakan nefes alamadığı için çırpınıyor.

Arda: Bir daha... Teo'ya dokunursan sana da diğerlerine yaptıklarım gibi yaparım.

Teoman ayağa zar zor kalkıp Arda'yı Atakandan ayırmaya çalışıyor.

Teoman: Arda! Bırak!

Arda hâlâ öfkeyle Atakan'a bakıyordu.

Teoman: Arda, yeter!

Arda birkaç saniye daha kıpırdamadı.
Sonunda Teoman'ın sesini duyunca geri çekildi.

Atakan duvardan uzaklaşarak Arda'ya öfkeyle baktı.

Atakan: Bu burada bitmedi, Arda!

Atakan kapıya doğru ilerledi. Sınıftan çıkmadan önce Teoman'a dönüp baktı.

Atakan: Seninle de, Teo... Seninle de işim bitmedi.

Atakan sınıftan çıkarak kapıyı sertçe kapattı.

Sınıfta bir süre sessizlik oldu.
Arda ve Teoman birbirlerine baktılar.

Arda bir den yere oturur Teoman Arda'ya bakmak için eğildiğinde Arda'nın omzunun k"n olduğunu görür.

Teoman: Arda... Arda omzun...

Arda: Teo... Bir şeyim yok dikişlerim patladı...

Teoman: Kalk hadi!

Teoman: Arda, biraz dayan. Tutun bana!

Teoman, Arda'nın kolundan destek alarak onu yavaşça ayağa kaldırdı. Arda omzunu fazla hareket ettirmemeye çalışarak Teoman'a yaslandı.

İkisi sınıftan çıkarken koridorun diğer ucundan bir öğretmenin kendilerine doğru geldiğini gördüler.
Teoman bir an duraksadı.

Teoman: Of...

Arda öğretmene bakıp hafifçe gülümsedi.

Arda: Sanırım yakalandık.~

Teoman: Arda sen ciddimisin? Şaka yapmanın sırası değil!

Öğretmen ikisinin yanına geldi ve Arda'nın durumuna baktı.

Öğretmen: Arda? Ne oldu sana?

Arda cevap vermeden önce Teoman araya girdi.

Teoman: Hocam, omzu yaralı. Dikişleri açılmış.

Öğretmenin yüzündeki ifade bir anda ciddileşti.

Öğretmen: Ne? Teoman benimle Arda'yı revire götürelim kanamasını durdursunlar hemen hastaneye gitmesi için velisini arasınlar.

Teoman başını salladı.

Teoman: Tamam hocam.

Teoman tekrar Arda'ya döndü.

Teoman: Hadi.

Arda, Teoman'ın desteğiyle yürümeye devam ederken ona baktı.

Arda(iç ses): Veli...

Bir anda aklına Engin geldi.

Arda(iç ses): Şimdi ne olacak?

*Devam edecek*

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

48okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.