11. bölüm · GÖLGE KELLERİ-I
9. BÖLÜM: ÇÖKÜŞ VE YALVARIŞ
Kulübün dışından gelen polis sirenleri ve etrafı saran adamlar ortalığı savaş alanına çevirmişti. Adam kıkırdayarak, "Şimdi o belgelerle birlikte o delikten nasıl çıkacaksınız görelim," diye zafer sarhoşluğuyla güldü.
Ama hesaba katmadığı bir şey vardı: İlke, daha kulübe girmeden dışarıdaki polis frekansını hacklemiş ve gelenlerin gerçek polis değil, adamın kendi kiralık katilleri olduğunu çoktan çözmüştü.
Selin, bir hamlede adamın yakasından tutup masaya yapıştırdı. Serçe ise elindeki tabletten polisin gerçek merkezine yapılan ihbarı gösterdi. Birkaç saniye içinde kulübün kapıları bu kez gerçek polisler tarafından kırıldı. Adamın oynadığı son koz, kendi elleriyle hazırladığı sonu olmuştu.
Tüm gücü, küstahlığı ve o devasa imparatorluğu bir anda gözünün önünde eridi. Gözlerindeki o kibirli ışık sönmüş, yerini korkuya bırakmıştı. Yerde diz çökerken, titreyen sesle, "Yalvarırım... Ne isterseniz veririm, yapmayın," diye mırıldandı.
Selin, adamın yüzüne eğilip buz gibi bir sesle fısıldadı: "Biz merhameti çok aradık ama bulamadık. Şimdi sıra sende."
