24. bölüm · GÖLGE KELLERİ-I

22. BÖLÜM: PUSUNUN ORTASINDA

Hasret Oktay

Demir’in sinyalini takip ederek ulaştığımız nokta, şehrin terk edilmiş bir endüstriyel liman bölgesindeki eski bir soğuk hava deposuydu. Etrafta hiçbir hareket yok gibi görünüyordu; ancak bu sessizlik, yaklaşan fırtınanın en büyük işaretiydi.
Selin, parmaklarıyla durmamız için işaret verirken fısıltıyla konuştu: "Burada bir şeyler ters. Sinyal çok net, sanki bizi bilerek buraya çekiyor gibi."
Serçe, karanlık köşeleri tarayan keskin bakışlarıyla sırıttı: "Kendi tuzağında boğulmak istiyorsa, ona bu zevki tatlılıkla veririz."
İlke dışarıdan içerideki termal kameraları tararken bir anda nefesi kesildi: "Durun! İçeride tek bir kişi yok... Isı haritası tamamen yanıltmaca, orası bir tuzak!"
Ama artık çok garipti; çünkü arkamızdaki devasa çelik kapılar gürültüyle kapanmış, içeriden kilitlenmişti. Demir, bizi kendi ellerimizle hazırladığı metal bir kafesin içine hapsetmişti.