6. bölüm · GÖLGE KELLERİ-I
4. BÖLÜM: LİMANIN KARANLIĞI
Limanın devasa vinçleri, gece karanlığında birer dev gibi tepemizde dikiliyordu. Motorların homurtusunu kestik ve gölgelere karıştık. Selin önden gidiyordu, her adımı bir dans kadar sessiz ve hesaplıydı.
"Kargo üç numaralı depoda," dedi İlke, kulaklığımızdaki parazitli sesle. "Etrafta en az on adam var."
"On tane mi?" diye gülümsedi Serçe, elindeki susturuculu silahın sürgüsünü çekerken. "Bu gece eğlenceli geçecek."
Tam o sırada, deponun önündeki iki koruma bizim olduğumuz tarafa doğru yöneldi. Saklandığımız konteynerin arkasından dışarı çıktık. Artık saklanacak bir şey kalmamıştı. Selin, ilk hamleyi yapanın biz olmamız gerektiğini biliyordu. Saniyeler içinde, limanın soğuk betonunda gölgeler yer değiştirdi.
Serçe’nin ilk atışı sessizliği parçaladı.
"İntikam soğuk yenir demiştin," diye bağırdım, bir korumanın saldırısından kaçarken. "Ama şimdi hesaplaşma vakti!"
Deponun içine daldığımızda bizi bekleyen şey, basit bir sevkiyat değil, bizi yok etmek için kurulmuş bir tuzaktı. Ama hesaba katmadıkları bir şey vardı: Biz, küllerin içinden zaten yanarak çıkmıştık. Onların ateşi bizi yakamazdı, sadece daha çok harlardı.
