7. bölüm · GÖLGE KELLERİ-I

5. BÖLÜM: ATEŞ Çemberi

Hasret Oktay

Deponun ağır demir kapısı arkamızdan kapanırken, içerideki yankılanan sesler üzerimize doğru gelen tehlikenin habercisiydi. Ortamdaki toz bulutu ve loş ışık, içerideki adamların silahlarını üzerimize doğrultmasını daha da tehlikeli bir hâle getiriyordu.
Selin, en yakın kolonun arkasına kayarak saniyeler içinde pozisyon aldı. "Sağ taraftakiler bizim, sol taraf sizde!" diye fısıldadı.
Serçe’nin yüzündeki o korkusuz sırıtış, karanlıkta bile fark ediliyordu. Elindeki silahla tek bir hareket yaparak hedefini buldu ve ilk mermi sessizliği delip geçti. O an depo, kulakları sağır eden bir çatışma sesiyle sarsıldı. Biz buraya canımızı kurtarmaya değil, bu şehrin pisliklerine parmak ısırtmaya gelmiştik.
Arkamı döndüğümde üzerime gelen iki adamı fark ettim. Gözlerimi onlardan bir saniye bile ayırmadan, "Dostluk bir yemin demiştik," diye geçirdim içimden, "ve bu yemin bizim kalkanımız."
Karşı taraf ne kadar kalabalık olursa olsun, unuttukları bir şey vardı: Biz bu cehennemin ateşinde çoktan pişmiştik. Onların kurşunları bize ancak rüzgar olurdu.