4. bölüm · GÖLGE KELLERİ-I

2. BÖLÜM: GÖLGE VE IŞIK

Hasret Oktay

Selin motorun anahtarını kontağa taktığında, çıkan ses şehrin uğultusuna karıştı. "Zaman daralıyor," dedi soğukkanlılıkla. Gözleri, karanlığın içinde parlayan birer avcı gibiydi. İlke, yanındaki çantasını kontrol ederken Serçe çoktan kaskını takmıştı. Biz dört kişi, bu şehrin kirli çarklarını durdurmaya kararlıydık.
"İntikam," dedi Serçe, kaskının vizörünü kapatırken, "soğuk yenen bir yemektir derler. Ama bizim için intikam, sıcak kanla yazılan bir hikaye."
Bu şehirde aşk, ihanetin gölgesinde büyürdü. Biz aşkı hayatımızdan söküp atmamıştık, sadece onu bir zırh gibi kullanmayı öğrenmiştik. İlke, "Dostluk bir yeminse, bozanın sonu belli," diye eklediğinde aramızdaki bağın ne kadar sarsılmaz olduğunu bir kez daha hissettim.
Hedefimize doğru ilerlerken, aslında sadece bir çeteyi değil, düzeni değiştirmeye gidiyorduk. Her birimizin geçmişinde bıraktığı acılar, şimdi bizim en büyük gücümüzdü. Artık kurban değil, cellattık. Ve bu gece, kimse bizi durduramayacaktı.