6. bölüm / 8
GİZEMLİ YAZARŞefaf
Bölümler 8Şu an: Şefaf
Geceler gündüzleri kovalıyordu ve eninde sonunda, zor da olsa kolay da olsa, önümüzdeki kocaman günü bir şekilde tüketiyorduk. Gözlerimi aralayıp telefonuma uzandım. Son zamanlarda kitabımın okunma sayıları ciddi şekilde artıyordu. Muhammed bana kesinlikle uğurlu gelmişti. İçimde hafif bir korkuyla WhatsApp’a girdim. Dün Muhammed’e resmen yarı yarıya aşk ilan etmiş ve fena halde utandığım için cevabı bile beklemeden sohbetten çıkmıştım. Kalbimin güm güm atışını sakinleştirmeye çalışarak gruba tıkladım.
Muhammed: 😊😊
Bu da bir şeydir, diye düşündüm kendi kendime. En azından terslememişti. Mesajına küçük bir beğeni bırakıp ekranı kapattım.
Bugün kendime bir söz vermiştim; gün boyunca gruba girmeyecek, kendimle ilgilenecektim. Öyle de yaptım. Bolca spor yaptım, yüksek sesle müzik dinledim, kitabıma yeni bir bölüm yazdım. Gidip kendime güzel bir manikür pedikür seansı hediye ettim, kitap okudum... Güneş yavaş yavaş batarken kendime köpüklü bir latte hazırlayıp koltuğa kuruldum. Trendyol’da sepeti doldurarak kafamı dağıtmaya çalışırken, ekranın üstünden WhatsApp bildirimleri peş peşe belirdi.
Merve: yeni kitap kapağım nasıl
Muhammed: güzel olmuş eline sağlık
Merakla gruba tıkladım ve Merve’nin attığı kapağı inceledim.
Ben: ooo demek yeni kitap, harika olmuş
Merve: okuyun he
Ben: tabii ki okurum
Muhammed: beni biliyorsun zaten
Merve: 😻😻
Ben: Merve senin diger kitabım karakteri gözümde esmer canlanıyordu ama kapakta kumral
Merve: yok ya karakterim kumral. kumral severiz
Ben: ayyy kumral insanları ben de beğeniyorum
Merve: ben de
Ben: bir erkek kumral ve mavi gözlüyse bitmiştir benim için
Muhammed: ben kumralım 😃
Ben: esmer görünüyorsun
Muhammed: o boya, siyah ve mavi
Ben: inandırıcı gelmedi
Muhammed: yalan mı söylüyorum
Ben: yani hayır ama
Muhammed: dur
Muhammed sohbet kutusuna bir fotoğraf bıraktı. Fotoğrafta boncuk gibi mavi gözleri olan, dünya tatlısı kumral bir çocuk duruyordu.
Ben: bu kim
Muhammed: çocukluğum
Ben: tamam sana inandım.
Muhammed: 🤦🏼🤦🏼🤦🏼
Ben: ne oldu
Muhammed: düğne geldik ve saçımı yapma fırsatı vermediler
Ben: puhahahha, rezil oldun. İronidir bu arada sjsjsj
Muhammed: yok ya gerçekten de rezil oldum
Muhammed hemen ardından saçının tepeden çekilmiş güncel bir fotoğrafını gönderdi. İnanılmazdı, saç dipleri gerçekten de bebek kumralıydı ama profil resimlerinde hep o bildiğim yapay siyah ve mavi tonları vardı. Demek ki gerçekten boyuyordu.
Muhammed: bir kadın beni damat zannetti, geldi masamıza ve dedi ki 'maşallah damat da pek yakışıklı'. Sağ ol dedim ben de
Ben: neden damat değilim demedin
Muhammed: çünkü yakışıklı dedi🤣🤣
Ben: djshdhdjdj
Muhammed komik bir sticker attı. Ben de ona karşılık olarak kalp şeklinde bir sticker fırlattım.
Ben: ayyy acıktım
Muhammed: yemek ye
Ben: öyle yapacağım ama telefonu bırakmak istemiyorum
Muhammed: 😂😂
Muhammed: herkes dans ediyor ve ben sap sap oturuyorum
Merve: sen de evlen
Ben: ooo Merve senin gören cennetlik
Merve tatlı bir stickerla geçiştirdi bu sitemimi. Muhammed ise Merve'nin evlilik lafına takılmıştı:
Muhammed: evlenmek istemiyorum, hem sen daha büyüksün önce sen evlen
Merve: ya ben evlenmeyi denedim, anlaşamadık ayrıldık
Ben: ayy ben de... Babamın yanına birini götürdüm, fost çıktı
Dökülüyorduk resmen. Maskelerimiz birer birer düşerken, geçmişin hayal kırıklıkları WhatsApp satırlarına sızıyordu.
Muhammed: 😂😂
Merve: benimkinin ailesi çok zordu ya. Giyimimi, saç boyamı, her şeyimi konuşuyorlardı
Ben: ayy çok kötü. Benimki de Amerika'da yaşıyordu. Ailesi iyiydi ama kendisi sorunluydu. vize sorunu falan çok yaşadık, zaten anlaşamıyorduk, bitti
Merve: anlamadım ne yaptı, seni dolandırdı falan mı?
Ben: yok ya zengin zaten, mevzu daha farklı. Tam bir narsistti yani, büyük bir hayal kırıklığı. Psikolojik baskı falan... Kendimi toparlamak için şimdi psikiyatrise gidiyorum zaten
Merve: 😢😢
Merve: eee Muhammed sen anlat
Muhammed: benim öyle yaşadığım bir olay yok
Merve: erkekler olsa da yok der zaten genelde🤣🤣
Muhammed: yani var aslında. Birisiyle sevgiliydim, beni 50 yaşında bir adamla aldattı
Ben: oooo olayın en büyüğü sendeymiş!
Muhammed: öyle mi
Ben: evet, babam yaşında adam ya!
Merve: öyle birine genç kızlar anca parası için bakar
Ben: bence de
Muhammed: yok ya adamla sevişmişler falan... Bu adam da videoya almış, tehdit etmiş bunu. Kız pişman oldu bana döndü ama ben de yol verdim tabii
Ben: iyi yapmışsın
Muhammed: öyle işte.
Ben: kıymetini bilememiş
Gruba bunu yazdıktan sonra içimdeki o deli cesaretine engel olamadım. Kalbim göğüs kafesimi zorlarken, Muhammed’in özel mesaj kutusuna (DM) geçtim. Parmaklarımı titreyerek klavyeye bastım:
Ben: muhammed
Muhammed: efendim
Ben: seni tanımak istiyorum
Muhammed: zaten tanışıyoruz bu grupta 😂😂
Ben: öyle değil ya
Ben: ben seni ilk tanıdığım andan beri sana çekiliyorum. Ama seninle öyle sıradan bir sevgili olamam çünkü benim inançlarıma göre bu günah. Birbirimizi bu niyetle, ciddi anlamda tanıyalım ve uygun bir zamanda yüz yüze buluşalım. Eğer yüz yüze geldiğimizde de olmuyorsa, yolları tamamen ayıralım
Mesajı gönderip nefesimi tuttum. Normalde bu kadar mesafeli, soğuk duran ve daha az önce grupta açıkça evlilik istemediğini söyleyen bir adamdan sert bir duvar bekliyordum. Ama saniyeler sonra gelen cevap beni kelimenin tam anlamıyla afallattı:
Muhammed: olur
Gözlerimi kırpıştırıp ekrana baktım. Ciddi bir yolda tanışmayı onaylamıştı. Heyecandan ellerim titreyerek ona kalp şeklinde tatlı bir GIF attım. Çok geçmeden o da bana kalpli bir GIF ile karşılık verdi. İçimde havai fişekler patlıyordu resmen.
Ben: muhammed ben sana sürekli yürümeme rağmen hiç yüz vermedin, bunu bu kadar kolay onaylamana şaşırdım açıkçası
Muhammed: duygularımı gizlemeyi iyi bilirim
Ben: ama benim hakkında hiçbir şey merak etmiyorsun, hep ben soru soruyorum
Muhammed: ben yavaş yavaş tanımayı severim
Ben: doğru, hemen her şeyi tüketmeden, sindire sindire ilerlemek daha iyi😂😂
Muhammed: evet😂😂
Klavyenin üzerindeki parmaklarım bir an duraksadı. İçimde ona karşı akan o yoğun nehir, tüm bentleri yıkıp geçiyordu. Bu zamana kadar herkesten sakladığım, kalın duvarların arkasına gizlediğim o kırılgan kız, onun tek bir kelimesiyle çırılçıplak kalmıştı.
Ben: bu arada, sana karşı çok şeffafım ve ilkkez birine karşı böyleyim
Muhammed: böyle olman daha iyi
Derin bir nefes aldım. Aramızdaki bu hızlı çekim beni hem büyülüyor hem de ürkütüyordu. Korkuyordum. Yeniden düşmekten, yeniden kırılmaktan... Kendimi ve kalbimi geriye çekmek ister gibi yazdım:
Ben: belki daha az konuşmalıyız
Muhammed: neden
Ben: kalbimi korumak için
Muhammed: ben senin kalbini incitmem
Gözlerim doldu birden. Ekrandaki o tek cümle, geçmişin tüm narsist gölgelerini bir anlığına sildi.
Ben: inşallah... ben çok hayal kırıklığına uğradım ve bir darbeyi daha kaldıramam
Muhammed: bana güvenebilirsin, kalbine iyi bakacam
Telefonun ekranını kapatım. Kalbimin ritmi nihayet yavaşlarken, odanın içindeki o kasvetli havanın yerini tatlı bir telaşa bıraktığını hissettim. Böylece Muhammed’le belirsiz ama ikimizi de içine çeken bir yola çıkmıştık. Bu yolun sonunda ya sonsuza dek ayrılacaktın ya da bir ömrü aynı çatı altında birleştirecektik. Ama ne olursa olsun, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
