7. bölüm / 8
GİZEMLİ YAZARDeliye deli yakışır
Bölümler 8Şu an: Deliye deli yakışır
Gece boyunca mesajlaşmaya devam ettik. Aramızdaki o mesafeli duvarlar tamamen yıkılmıştı sanki; durmadan birbirimize komik stickerlar atıyor, kelimelerle birbirimizin sınırlarını yokluyorduk. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım.
Ben: namaz kılıp geleceğim
Muhammed: tamam
Telefonu yatağa bırakacakken parmaklarım duraksadı. Kafamdaki o inançlı kız, onun dünyasına dair küçük bir detayı daha netleştirmek istiyordu. Tekrar klavyeyi açtım.
Ben: şey, bir şey soracağım
Muhammed: tabi buyur
Ben: namaz kılıyor musun?
Muhammed: evet
Ben: ama köpeğin var, nasıl yapıyorsun? Ayrı odan falan mı var?
Muhammed: evet, Lora’nın oraya girmesi yasak
İçimde ister istemez ince bir kuşku belirdi. Belki de beni kaybetmemek, o inançlı yanımı ürkütmemek için bana yaranmaya çalışıyor, yalan söylüyordu. Çünkü dışarıdan bakıldığında hiç öyle manevi yönü yüksek, seccade başında gözyaşı dökecek biri gibi durmuyordu.
Ben: inancına bağlı insanların duyguları hep sömürülüyor. Yanlış anlama, sen yalan söylüyorsun demiyorum ama açıkçası güvenmekte zorlanıyorum
Muhammed: seni anlıyorum ama bu konuda zaten yalan söylenmez.
Ben: onunla her şeyimizin benzemesi tuhaf geliyordu.
Ben: tamam o halde, namazdan sonra uyuyacağım, veda için gelirim.
Muhammed: tamam, Allah kabul etsin
Ben: sağ ol
Gidip güzelce abdestimi aldım ve seccademi serip namaza durdum. İçimde tuhaf bir ürperti vardı; bir hata yapıp yanlış bir yola sapmaktan, o parıltılı çekime kapılıp kendimi kaybetmekten deli gibi korkuyordum. Çünkü benim için inancım hayattaki her şeyden önce gelirdi, aşktan bile önce...
Namazı bitirdim ama telefona geri dönemedim. Secdenin huzuru mu, yoksa ilacın ağırlığı mı bilinmez, seccadenin üstünde öylece uyuyakalmıştım. Gözlerimi açtığımda kolum tamamen uyuşmuştu. Acıyla yüzümü ekşitip kolumu biraz gevşettim, kendime gelmeye çalışarak komodindeki telefona uzandım. Saatin gecenin ikisi olduğunu görünce gözlerim açıldı. Hemen Muhammed’e yazdım:
Ben: namazlığın üstünde uyuyakalmışım
Muhammed: 😂😂
Ben: hadi uyumak, iyi geceler
Muhammed: tatlı rüyalar
Mesajını beğenip telefonu tamamen kapattım ve bu kez yatağıma geçip kendimi uykunun şefkatli kollarına bıraktım.
~~~~
Rüyamda hâlâ Muhammed’le mesajlaşıyordum; ekrandaki komik bir mesaja uykumda gülümüştüm hatta. Gözlerimi aralayıp odanın tavanını görünce, her şeyin sadece bir rüyadan ibaret olduğunu fark ettim. Elimin tersiyle alnıma vurdum kendi kendime.
"Kahretsin Muhammed, senden rüyamda bile kurtulamıyorum," diye mırıldandım. Gülümseyerek telefona uzandım, DM’den çoktan bir mesaj bırakmıştı:
Muhammed: günnaydın
Ben: günnaydın
Ardından ana grubumuza girdim. Merve’nin saatlerce bakmayacağını bilsem de alışkanlıkla oraya da bir günaydın bıraktım. Sonra aklıma bir fikir geldi. Vaveyla uygulamasında etkileşimim oldukça fazlaydı, arkamda güzel bir kitle vardı. Gruba birkaç yazar arkadaş daha alıp ortamı canlandırabilirdim. Bu kararımı Muhammed’le de paylaştım.
Muhammed: çok iyi olur
Muhammed: ama grubumuzu bozmayalım, yeni bir grup açarız
diye de ekledi. Bizim o üç kişilik minik sığınağımızı kaybetmek istemiyor gibiydi, bu detay hoşuma gitti.
Ben: tamam
Hemen Vaveyla’ya girip bülten kısmından bir duyuru attım. Tahmin ettiğim gibi, talep çok hızlı oldu. Numaraları toplayıp hemen WhatsApp'ta "Yazar Atölyesi" adında yeni bir grup kurdum.
Ben: Zeynep, Gülsüm, Burak, Filiz hoş geldiniz
Zeynep: hoş buldum
Gülsüm: hb
Burak: hb merhaba
Muhammed: hoş geldiniz
Merve: yeni arkadaşlar merhaba
Ben: yaşlar kaç?
Zeynep: 16
Gülsüm: 18
Burak: 19
Filiz: 22
Ben: Himm anladım, ben de 23
Muhammed: 30 🤣🤣
Zeynep: ooo size abi ve abla diyeceğiz o zaman
Ben: yapma ya, yaşlı hissediyorum
Gülsüm: bu yaşıma rağmen ben de yaşlı hissediyorum.
Ben: bizler morukuz👵sjsjsjs
Gülsüm gruptan baston tutarak yürüyen bir genç stickerı attı, ekrana bakıp kahkahayı bastım.
Ben: shsjsjsj
Ben: kitap yazıyormusunuz?
Hepsinden coşkulu evet yanıtları yükseldi; hatta bazıları hemen kendi kitaplarından alıntılar, paragraflar fırlattı gruba. Gerçekten etkileşimi çok yüksek, kıpır kıpır bir grup olmuştu. Bildirim sesleri durmuyor, ekrandaki yazıların hızına yetişemiyordum. Tam o sırada Muhammed, bizim o eski üç kişilik gruba mesaj attı:
Muhammed: dedikleri hiçbir şeyi anlamıyorum
Ben: ben de.
Ben: Biz artık morukuz sjsjsj
Muhammed: çevremde normal insan yok😂😂
Muhammed: Tüm delileri mıknatıs gibi çekiyorum yaaa 😂
Ben: biri de ben. Sen psikologsun, çevrende bir sürü deli var zaten, bir de biz musallat olduk
Muhammed: ben de deliyim
Ben: ben de
Ben: deliye deli yakışır
Muhammed: doğru
İkimiz için yaptığım o cesur yakıştırmaya anında "doğru" diye karşılık vermesi içimi sıcacık yaptı. Demek ki o da yakıştığımızı kabul ediyordu.
Muhammed: ya diğer grupta yazarlık hakkında konuşuyorlar ama biz her zaman yazarlık dışında her şeyi konuşuyoruz🤣
Ben: evet ya, bizim yazarlık dışında her şeyi konuşuyoruz
Muhammed: 😂😂😂
Muhammed attığım her mesaja peş peşe gülücükler koymuştu.
Ben: Tüm mesajlarıma gülücük ve ayriyeten gülücük
Bu mesajıma da gülücük bıraktı
Ben: lan
Muhammed: 😂😂
Muhammed: bence grubun adını değiştirelim
Bizim üç kişilik grubu kastediyordu. Dünkü evlilik muhabbetleri, Merve'nin eski eş hikayeleri falan aniden zihnimde şimşek gibi çaktı. Klavyeye arsızca dokundum:
Ben: ne yapalım? Evliliğe dair her şey yapalım mı sjsjsjsj
Muhammed: Merve ile İzdivaç😂😂
Merve bizi bir araya getirdiği için böyle yazmış olmalıydı, gülümsedim ve onun mesajına aynı enerji ile karşılık verdim
Ben: oooo harika🤣🤣
Ben: Merve Evlendirme Dairesi
Muhammed: 😂😂
Muhammed: Merve yanlış meslek seçmiş. Nikah memuru olmalıydı
Ben: dimi sjsjsj
Ben: elektrik alamadım Merve hanım, perdeyi açmayalım
Muhammed: 😂😂
Ben: benimle evlenir misin?
Laf arasında, adeta şakaya vurarak ona evlilik teklifi etmiştim. Resmen tescilli, gerçek bir deliydim! Kalbim ağzımda cevabı beklerken, Muhammed bunu sadece yaptığım o esprilerin devamı, tatlı bir şaka sanıp yine gülücük bırakmakla yetindi.
Muhammed: Merve'ye nikah memuru forması yakışır
Ben: evet. Bari nikah şahidi yapalım, ayıp olmasın
Muhammed: 😂😂
Ben: bizim enerjimiz tutuyor
yazıp yanına sevimli bir sticker iliştirdim.
Muhammed: bence sebebi aynı burç olmamız
Ben: iki kova, iki deli birbirimizi bulduk.
Telefonun ekranını kapatıp yatağa sırtüstü uzandım. İki deli, iki kova burcu... Hayat bizi hiç beklemediğimiz bir sohbet grubunda bir araya getirmişti. Ve onun içindeki o yaramaz çocuk, kalbimin kuytusundaki o eski, mutsuz zindanı yavaş yavaş yıkmaya başlıyordu.
Bölüm etkileşimi
