18. bölüm · Gerçeğin Sesi
Bölüm 17
17. BÖLÜM – 02 ŞUBAT 2026
Kesinlik
Mahkeme salonu, bir önceki tanığın bıraktığı gerginliği hâlâ taşıyordu.Tanık ifadesi bitmişti ama etkisi bitmemişti. Aksine, bugün herkes daha sessizdi. Daha temkinliydi. Çünkü artık şüphe bir ihtimal değil, bir yön hâline gelmişti.
Nihal, yerinde otururken avuçlarının terlediğini fark etti. Selman yanındaydı ama bu kez bakışları dosyalardaydı. Kimse yüksek sesle konuşmuyordu. Sanki herkes, birazdan söylenecek tek bir cümleyi bekliyordu.
Hâkim tokmağı vurdu. “Duruşmaya devam edilecektir.”
Savcı ayağa kalktı. “Yeni bir tanık dinlenecek.”
Salondaki hava değişti.
Tanığın adı okundu: Gamze G.
Gamze kürsüye doğru yürürken adımları sakindi. Ne duraksadı ne de etrafa baktı. Yemin ederken sesi netti. Tereddüt yoktu. Bu, salondaki herkesin dikkatini çekti.
Savcı sordu “O geceyi hatırlıyor musunuz?”
“Evet,” dedi Gamze. “Hatırlıyorum.”
“Ne kadar net?”
Gamze hiç düşünmeden cevap verdi:“Çok net.”
Bu tek kelime, jüri sıralarında bir dalga yarattı.
“Ne gördünüz?”
Gamze başını kaldırdı. Gözleri bir an Nihal’in üzerinden geçti ama orada durmadı. “Orada bir adam vardı,” dedi.
“Ve onu tanıyorum.”
Savcı bekledi. “Kim?”
Gamze derin bir nefes aldı. “Kaan,” dedi. “Kaan’ı gördüm.”
Salon uğuldadı. Hâkim tokmağı sertçe vurdu.
“Emin misiniz?”
“Evet,” dedi Gamze. “Eğer birini o kadar yakından görmüşseniz, yanılmanız mümkün değildir.”
Bu ‘eğer’, Nihal’in içinde yankılandı.
“Ne yapıyordu?”
“Serkan’a yakındı,” dedi Gamze.“Elinde silah vardı. Ama tavrı… tuhaftı.”
“Nasıl tuhaf?”
“Ciddi değildi,” dedi Gamze. “Sanki yaptığı şeyin sonucu olmayacakmış gibi davranıyordu.”
Savcı sordu: “Silah ondaydı, doğru mu?”
“Evet.”
“Serkan’a ateş ettiğini gördünüz mü?”Gamze bir an durdu. “Hayır,” dedi.“Ateş anını görmedim. Ama silah onun elindeydi. Eğer biri o silahla vurulduysa, bunu yapan oydu.”
Savunma avukatı Selman ayağa kalktı.
“Tanık,” dedi sakin bir sesle, “Kaan’ı daha önce tanıyor muydunuz?”
“Evet,” dedi Gamze. “Mahalleden. Yanlış hatırlamam mümkün değil.”
“Peki,” dedi Selman, “Size göre Kaan o sırada normal miydi?”
Gamze’nin yüzü gerildi. “Hayır,” dedi.“Normal değildi. Eğer bir insan yaptığı şeyi oyun gibi anlatıyorsa… orada bir sorun vardır.”
Bu cümle salonda yankılandı.
Tanık ifadesini tamamladığında artık şüphe kesinleşmiş gibiydi. Nihal’e bakan gözler azalmıştı. Ama tamamen de bitmemişti.
Hâkim kararını açıkladı: “Bir sonraki duruşma, 10 Şubat 2026 tarihinde olacak ve Gamze Hanım ile Kaan tanık olarak dinlenecektir.”
Nihal Selman’a döndü. “Bu iyi mi?” diye fısıldadı.
Selman cevap verirken gözlerini tanık kürsüsünden ayırmadı.
“Eğer herkesin anlattığı doğruysa,” dedi, “o zaman her şey fazla düzgün.”
Mahkeme salonundan çıkarken Nihal’in aklında tek bir düşünce vardı:Eğer Kaan gerçekten oradaysa… Eğer herkes onu gördüğünden eminse… O zaman gerçeğin hâlâ saklandığı bir yer olmalıydı.
Nihal sessizce eve döndü. Ada eve gitmişti. Sadece Kaymak vardı.
“Sence kafayı mı yiyorum kediciğim, her şey çok bulanık. Ben yapıp unuttum mu, Kaan mı yaptı?”
Kediye baktı. Ona soran gözlerle, anlamış gibi bakıyordu. Bir şey anlatmak ister gibi…
“Her şey farklıymış gibi bakıyorsun. Ama hayat benim okuduğum polisiye romanlarına benzer mi?”
Kaymak hala ona bakıyordu. Sonra yavaşça mama yemeye, odasına gitti.
O anda Nihal bir karar aldı. Gerçeği ortaya çıkaracaktı. Kendi zihninde... Tek başına…
