Liseye dönüş

Vaveyla Yazarı: Kimya Author

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Liseye dönüş

"Metin, anlama sorunun var sanırım. Ben böyle mi yap dedim!" Karşımda durmuş bana boş gözlerle bakan Ali'nin de bugün hiç çekilmediğini fark ettim. Elimle anlımı ovalarken kafamı kaldırdığımda okulun kapısı sertçe kapanırken beyaz tenli, iri gözlü ve kendinden emin adımlarla yürüyen bir kız gördüm. Yüzümdeki öfke yerini sinsi bir sırıtışa bırakırken çocuklar da benim baktığım yöne şaşkınca bakıyorlardı. Yanımdan hafif bir meltem gibi geçip giden kızın arkasında bakakalmıştım.
"Şok şok şok! Gergin anlar. İlk defa bir kız Karaman’a bakmadı."
Metin'in vızıltı gibi gelen sesi bile bu meltem rüzgarının etkisinden çıkmamı sağlayamamıştı.
"Bu yılki şanslı kız belli oldu anlaşılan" İkisi birbirlerinin esprilerine gülüp şakalaşırken ben ise kızın hangi sınıfa girdiğini öğrenmek için arkasından gitmeye karar verdim. Sağa dönmüş gidecekken iri bir cüssenin omuz atması ile geriledim.
"Affedersin birader, acelem var da" Sinirden yumruğumu sıkarken bu çocuğu hafızama kazımam gerektiği düşünerek Metin ve Ali'ye baktım. Bağırarak gülüştüklerini gördüğümde, yere sert bastığımdan emin olarak yavaşça yanlarına gittim.
"Siz ikiniz!" İkisi de yerinden zıplayarak hazır ola geçmişlerdi bile.
"Buyur abi"
"Az önce neredeyse duvara yapışacaktım! Siz ise görevinizi ihmal ederek burada aptalca hareketler yapıyorsunuz!" İkisi de kızararak özür dilediler.
"Okul giderlerinizi kim karşılıyor unutmayın. Şimdi gelin peşimden!" Karaman'ın yanında gururlarını ezmeleri gerektiğini biliyorlardı. O yüzden her zamanki gibi ses çıkarmadan takip ettiler.

(Yazar)
Hızlı adımlarla koridordan rüzgar gibi geçen Karaman'ın bıraktığı etki sanki karanlıktaymışsın da el fenerinin pilinin bitmiş olması gibi bir histi. Her an bir yere çarpacaksın veya karşına birden birisi çıkacakmışçasına gerilim dolu...
Sınıfa geldiklerinde telefonuyla ilgilenerek yürüyen İlkgün'ün üçü birden yolunu kesti. Önünde dikilen bu üç oğlana bıkkınca baktı. Daha ilk günde okulun zorbalarına denk gelmişti anlaşılan.
"Beyler, yoldan çekilecek misiniz yoksa ben mi çekeyim sizi" Kızın cesareti karşısında hayran hayran bakan oğlanlar, Karaman'ın kaş göz hareketi ile yolu daha çok kapattılar ki İlkgün sınıftan çıkamasın ve kimse de sınıfa giremesin.
Karaman daha kızın kapıdan girmesi ile anlamıştı özgüvenli olduğunu. Uzun zamandır böyle bir kızla tanışmamıştı. Eğer diğerleri gibi korkak tarafını ortaya çıkarırsa yine şaşırmazdı.
"Henüz tanışmadık bana Karaman derler. Dönem ortasında bu okula yolun düştüğüne göre buralarda yenisin" İlkgün ile aralarında beş cm kadar bir mesafe olmasına rağmen ellerini arkada birleştirerek İlkgün'e doğru eğildi. İlkgün ise liseli bir ergenin zorbalığına daha fazla dayanamayarak sağ tarafta duran Metin'in bacağına tekmeyi geçirdiği gibi açılan yoldan çıkıp gitti. Karaman olduğu yerde kalmıştı. Daha ismini bile öğrenemedim diye aklından geçirdi. Ama bunu dert etmesi birkaç saniye sürdü. Çünkü kız kendi sınıfına girmişti.
Levent, koridorun başında adeta bir gözcü edasıyla kızları kollamaya çalışıyordu. Çocuğa saldırmamak için zor durmuştu yerinde. Ama İlkgün’ e bu konuda güveni tamdı. Kendini bir şekilde kurtarabiliyordu her konuda. Dikkat çekmemek için olaylara karışmayacağına söz verdiğinden üç maymunu oynamıştı. Işıkar'ın komiserle konuşması üzerine eğitimlerine devam etmelerini istemiş, devamsızlıklarını görmezden gelmesi için profesörlerle konuşmuş ve maaş alacaklarını söylemişti. Çok yüksek bir meblağ olmasa da emeklerinin karşılığını alacaklardı. İlkgün ve Nazgün'ün babasının polis olması ve yanında çalışması komiser için yeterliydi. Adamına son derece güveniyordu.

"Bir lise maceramız eksikti! Sizin bu YKS ne zaman?" Rami arkasında oturan kıza dönerek soruları ile kızın hayattan bezmesi için her yolu deneyecek gibi görünüyordu.
"Nasıl yani? Sanki sınava girmeyecekmişsin gibi konuşuyorsun." Kız önündeki test kitabına kafasını gömerken Rami'nin canı sıkılmaya başlamıştı.
"Kızım bak sınav falan benlik şeyler değil. Anlatabildim mi? Şu arkanda oturana sorsana saç jölesi varmıymış." Kız kitabını alıp arka sıraya geçerken sınıfa yeni gelen bu çocuktan kurtulduğuna sevinmişti. Rami, saçı jöleli çocuğun göz devirdiğini ve telefonundaki oyuna geri döndüğünü görünce sinirlendi.
"Yesinler nazını senin! O saçları inek gibi nasıl düzleştirdin öyle" Rami, göz deviren Ali'ye laf atıp önüne döndü. Ali havalı durmaya çalıştığından cevap vermemişti ama konuşmadan da duramadığından Metin ile laflamaya karar verdi.
İlkgün sınıftan çıktığı gibi koşarak bahçeye attı kendini. Dün karar vermişlerdi ve bugün buradaydılar ama İlkgün lisenin onu bu kadar kötü etkileyeceğini düşünememişti. Geçmişte kaldı dediği her travması gün yüzüne çıkıyordu. Kötü yola düşen arkadaşlarıyla konuşmayı kestiği için tüm sınıfça dışlanıp yıllarca tek takılmıştı. Sonra başka sınıftan arkadaşları onu yüzüstü bırakırken en yakın arkadaşı dinini inkar ederek dalga geçmişti onunla. Beklemediği insanlardan beklemediği tepkiler alırken lise ona zehir olmuştu. En sonunda korona virüs çıktı ve kabusuna online bir ara verildi. Lise hayatının böyle heba olmasına hala üzülüyordu ama elinden gelen hiçbir şey yoktu.
Bankta tek başına İlkgün'ü otururken gördüğünde Levent sakince derin bir nefes verdi. Rahatlamıştı. Bu okuldakilerin ne yapacağı belli olmazdı. Kantine giderken etrafı da inceliyor, dikkat çeken şeyler olursa diye önceden hazırlık yapıyordu.
"Abi bana iki tost. Hayır hayır iki çiğköfte iki ayran" Parasını verip koşarak banka oturdu. İlkgün gelenin kim olduğuna baktığında yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Hiç değilse bu defa ki lise maratonunda yanında güvenebileceği birisi vardı. Neden ona bu kadar çok güvendiğini anlamasa da güvenmek istiyordu. Sorgulamadan güvenmek şimdilik hissettiği en iyi his olmuştu.
"Al bakalım. Biraz enerji depolayıp gülümsememizi geri getiriyoruz hemen" Bir gün Nazgün ile İlkgün'ü çiğköfte yerken gören Levent şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı sanki. Koskocaman paketi saniyeler içerisinde yemişlerdi. O zaman anlamıştı çiğköfteyi ne kadar sevdiklerini.
"Teşekkür ederim. Buna gerçekten ihtiyacım vardı." Hem yerken hem de muhabbet etmeye başladılar.
"Acaba doğru karar mı verdik, emin değilim. Duvarlar sanki üzerime geliyor gibi"
"Belki de sana lise zamanlarını hatırlattığı için kötü hissediyorsundur. Çünkü ben de aynı şeyi hissediyorum. Nefret ediyordum liseden ve haftanın beş günü buraya hapsolmak korkunç bir şey."
"Üniversitemize devam ediyor olsak da çoğu derse giremeyeceğiz. Hiçbir şeyden emin değilim resmen. Yani orası da çok güzel sayılmazdı ama" İkisi konuşurken Karaman onları uzaktan izliyordu. Karanlıktaki bir gölgeyi nasıl göremezsen Karaman’ı da göremezdin, çünkü en iyi köşeler hep ona aitti bu okulda.
"Nabersiniz?" Rami, Roman ve Duru, Levent ile İlkgün'ü otururken görünce hemen diplerinde bitivermişlerdi.
"Rami'cim senin çantan nerede?" Etrafına bakınıp hemen geldiği gibi geri döndü. Levent ortalığın sakinliğinden yararlanmak istediğinden onu bir sürelik uzaklaştırmanın mantıklı olacağını düşünerek onun unutkanlığından faydalanmıştı.
"Nazgün buralarda mı İlkgün abla?" Nadiren konuşan Duru'nun sesi neredeyse duyulamayacak kadar kısık çıkmıştı.
"Etrafına bakınan İlkgün, kardeşini uzak bir bankta otururken görünce şaşırmıştı. Neden gelmemişti yanına?
"Bak orada canım. Hadi git sen onu buraya getir istersen"
Duru hızla uzaklaşırken Nazgün'ü de kolundan tutup getirmişti. İkisi de karşıdaki banka oturunca herkes bir anda onlara odaklandı.
"İyi misin abicim?" Levent onun bu halini garipsemişti. Normalde neşeli olan kızın suratı bugün sirke satıyordu.
"Yemin ediyorum delireceğim. Sabahtan beri etrafa bakıyorum garip hareketleri olan şüpheli biri var mı diye ama şu armut çocuk dışında kimse dikkatimi çekmedi." Eliyle kapıdan duran Metin'i gösteren Nazgün'ün işaret ettiği yere hepsi birden baktı.
Metin, dikkat çekmek istediğinde orta bir noktaya geçer ve herkesi süzmeye başlardı. Şimdi de aynısını yapmış, herkesin dikkatini çekmek için kapının yanına dikilmişti.
Odak noktası olduğunda omuzlarını dikleştirerek meydan okurcasına yerinden kımıldamadan durdu.
"Bu muydu seni rahatsız eden çocuk?"
"Yani emin değilim. Anonim olarak yazıyordu bana ama hiç yüzünü görmedim." Tekrar Metin'e baktı." Yani bu çocuk yapamaz öyle şeyler. Bloğu idare edebilecek kadar akıllı olduğunu düşünmüyorum. Karaman'ın emrindeki birisi işte. Sadece gözü hep bende sanki!"
"Durun siz ben bir konuşup geleyim şununla"
"Dur bakalım Levent. Önce bir emin olmamız lazım kimsenin günahını almayalım boş yere."
"Tutmayın beni. Dalacağım bu sefer çocuğa. Hişt koçum gel buraya bakayım!" Ne ara geldiğini anlayamadıkları Rami kendini hala üniversitede sandığından adaptasyon sorunu yaşadığını belli etmeden duramıyordu.
"Abi lisede olduğumuzu unuttun mu? Hem o çocuk belalı biraz, bence bulaşmamalıyız. Dikkat çekmememiz lazım"Duru'yu kimse dinlememişti çünkü herkes Rami'yi durdurmaya çalışmakla meşguldü.
"Al geliyor işte! Ne yapacaksan artık" Gerçekten de Metin ve Ali yanlarında bitivermişti.
"Olmadığımız yerde lafımız mı geçiyor?"Rami bir adım öne çıktı.
"Aynen öyle ufaklık. On saatir bağırıyorum gel diye. Şimdi mi duydun beni?" Üzerlerine yürürken Ali öne çıktı. Arkadaşını her zaman koruması gerektiğini düşünüyordu. Okul dışındaki hayatını en iyi o biliyordu çünkü.
"Dur bakalım orada! Daha fazla yaklaşma."
"Siz kimsiniz olum, çekil bakayım"
"Kim miyiz? Ben Havai bu da arkadaşım Fişek" herkes kahkaha atarak gülerken tüm ciddiyet bir anda yok olmuştu. Karaman uzaktan arkadaşlarını izlemekten utandığından araya girmek için yanlarına geldi. Heyecanlandıklarında saçmalamaya başlıyorlardı hemen. Rami'nin dibine kadar geldi. Olay daha fazla uzamasın diye Levent, Karaman'ı omzundan tutup kenara çekti. Henüz liseli bir çocuk olduğundan hassas davranmak istemişti ama şımarık liseliler buna dahil değildi.
"Uzatmayalım bence, hadi gençler"
Levent'in tek lafı ile hepsi peşinden giderken Karaman'ın dikkatini çeken şey yeni gelen kız ile yeni gelen çocuğun bu kadar yakın olmasıydı. İlkgün’ü dikkatle incelerken aralarında bir şey olma ihtimalini de tartıyordu kafasında. Hatta gözünden kaçan şeyin hepsinin okula yeni gelmiş olmasını fark etmemesiydi. Bir kişi hariç.
Nazgün.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18