Dedikodu kazanı yazarı kim?

Vaveyla Yazarı: Kimya Author

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Dedikodu kazanı yazarı kim?

Metin, Ali ve Karaman koridordaki camın yanında, bahçedeki Levent'i gözlerken, hepsinin nasıl oluyor da yeni gelmelerine rağmen arkadaş olduklarını anlamaya çalışıyorlardı.
"Selam" Sunan'ın çatık kaşlarla yanlarına gelmesi ile üçü de ona baktılar. Konuşmayı kestiklerinde, artık sinirlendiğini belli etmesi gerektiğini düşündü. Her geldiğinde aynı şeyi yapıyorlardı.
"Neden öyle bakıyorsun?"
"Neden olacak? Ben ne zaman gelsem susuyorsunuz! Sen ancak insanların arkasından dolaplar çevir!" Karaman hızla eliyle Sunan'ın ağzını kapattı.
"Sunan'cım neden böyle yapıyorsun? Anlaştık seninle o konuyu." Etrafını kontrol ederek kimsenin olmadığına emin oldu." Bak liseden bile atılırız. Çeneni kapalı tutmayı öğrenmelisin!"
Karaman'ın hareketleri oğlanlarda çok şüphe uyandırsa da umursamayıp kantine indiler. Onların gidişini duvarın arkasından izleyen Karaman arkadaşına döndü. Artık onda uzun zamandır değişiklikler sezdiğinin farkındaydı. Her an tetikte bekliyordu bu yüzden. İnsanın çocukluk arkadaşı da olsa güvenemiyordu anlaşılan. Oysa onun için neler feda etmişti. Sakin durması gerektiğinin farkında olarak derin bir nefes aldı.
Karşısında masumca bakan gözlere kanarak sakinleşti. Önceden çok yakınlardı. Hiç böyle bir insan da değildi Karaman. Onun içindeki iyilik bu yıl yok olmuştu ama o, iyiliği bulup çıkaracaktı. Her şeye bu yüzden katlanmıyor muydu zaten? Eski güzel günler hatırına, eski Karaman için...
"Tamam. Geçmişimiz hatırına susacağım..." Sakinleşen Karaman'dan bakışlarını kaçırıp camdan baktı. Bahçede yeni gelen oğlanlar vardı. Karaman anlaşılan bunlarla kafayı bozacaktı bu sene diye düşündü.
"Sunan sana okuldaki her şey hakkında bilgim olması için birini ayarla demiştim. Halletin mi?"
"Evet bir kız buldum."
"Ona söyle yeni gelenlerin çevresinden ayrılmasın, gerekirse arkadaş olsun. Öğrensin bakalım bunlar birbirlerini nereden tanıyorlar" Karaman bahçedeki oğlanları izlemeye devam ederken koridordaki yangın merdiveninde oturan İlkgün'den bihaberdi. Sakinleşmek ve ortamdan biraz olsun uzaklaşmak için geldiği yerde şansına Karaman'ın bir açığını yakalamıştı. İlkgün yavaş adımlarla aşağı inerken kafasından birçok plan geçiyordu.
"Demek öyle. O zaman ben de seni bu planında boğarım. O kadar derine inmemeliydin Karaman. Hadi bakalım" Bahçeye çıktığında herkes oturmuş muhabbet ediyordu.
"Selam" Rami'nin yanında boş yer olduğundan oraya oturmak zorunda kaldığında kendini rahatsız hissederek kıpırdandı. O ise telefondaki bir hesaba bakmakla meşguldü. İlkgün ona kenara kayması için uyarıda bulunacakken telefondaki resme takıldı gözü. Kahverengi saçlı bir kız vardı. Hesabında arabalarla birçok fotoğrafı ve binlerce de takipçisi vardı. Yaptığı şeyin yanlış olduğunu fark ederek kafasını çevirdi. O sırada zil çaldı. Herkes kalkarken Rami hala oturuyordu.
"Hadi gelmiyor musun?" Kafasını telefondan kaldırıp arkasına yaslandı.
"Alışamadım hala zil ile sınıfa girmeye. Atlar bile zillerle girmiyor ahıra. Çok saçma bir sistem. Resmen kölelik bu" Konuşmaya devam ederken sınıfa gelmişlerdi bile.
"Affedersin" Bir kız İlkgün'e çarparken kalemlerini yere düşürmüştü. İlkgün onun kalemlerini toplamasına yardım ederek gülümsedi. Kız elini uzatarak "Merhaba ben Esra. Sizi sınıfta gördüm ama konuşmaya fırsatım olmadı." İlkgün de elini uzattı." Ben de İlkgün. Çekinmene gerek yok ve ne zaman istersen konuşabiliriz." Kız gülümsedi ve sırasına oturdu. İlkgün ise kızdan gözlerini ayırmadan arka sıraya geçti. Levent'in yanına, Roman'ın yerine oturmuştu.
Esra, telefonuna kafasını gömerek biriyle yazışmaya başladı. Yakında oturduğu için birisiyle yazıştığını görebiliyordu ama kim olduğunu okuyamadı. Kafasını kaldırıp ön sıralara baktı. Sunan denen kız en öndeydi. Arkasına yavaşça dönüp Esra'ya kafasını salladı. Ama çok belirsiz bir haraketti bu. Eğer Karaman ile konuşmalarını duymasa asla anlamazdı aralarında bir işler çevirdiklerini. Demek ki ayarladıkları kız oydu. Şüphelerinde yanılmadığına sevinerek derin bir nefes aldı. O sırada yanındaki kişinin Levent olduğunu fark etmemişti. Sıraya başını koymuş İlkgün'ün ne yaptığını anlamaya çalışır gibi bakıyordu.
"Neler oluyor bakalım?" Kafasını kaldırıp yönünü İlkgün'den tarafa çevirdi. Fısıldayarak ona durumu izah ederken o da fısıldayarak "Tamam" dedi. Uyumlu olması İlkgün için çok iyi bir özellikti. Rami'yi bazen boğmak istediklerinden Roman ve Levent'te onun gibi olsaydı ne yaparlardı! Bu görev baştan imkansız olurdu herhalde.
"Merhaba seninle de tanışamadık sanırım." Esra avına yaklaşan timsah gibi sessizce yaklaşmıştı ve Levent'teydi gözleri.
"Selam. Levent ben"
"Ben de Esra. İlkgün ile tanıştık da seninle de tanışayım dedim. Uzaktan çok yakın görünüyordunuz. Arkadaş mısınız?" Levent ondan önce davranarak konuştu.
"Evet" İlkgün planın bozulmaması için araya girdi.
"Evet arkadaşız. Çok garip bir şekilde tanıştık. Bana araba çarpacakken son anda kurtardı. Sonra bir baktım aynı okula gidiyoruz. Böylece arkadaş olduk. Diğerleri ile de tanıştın mı? Levent'in kuzenleriyle yani. Onlarla da bugün tanıştım. Tanıştırmamı ister misin?" Kıza koz vermemeye çalışarak onun kafasını karıştırdı. Detaylara inemeden kız olduğu yerde kalakalmıştı.
"Onlarla da sonra tanışırım. Ders matematik. Ben biraz tekrar yapayım" Sırasına giderek telefona tekrar gömüldüğünde İlkgün gruba mesaj atmaya karar verdi. Bir pot kırma ihtimalleri vardı sonuçta.
'Esra denen kız Karaman'a haber gönderiyor ona güvenmeyin. Rami, Roman ve Duru siz Levent'in kuzenlerisiniz. Bu hala geçerli o da öyle biliyor. Nazgün sen kardeşim değilsin burada unutma. Kıza dikkat edin" Gruptakiler mesajı anladıklarına dair onaylarken İlkgün bir an önce eve gidip dinlenmek istiyordu. Tekrar liseli olmak gün geçtikçe daha çok yıpratıyordu sanki.
İlkgün sıraya kafasını koyup uyuma isteğini bastırmak için telefona baktı. Herkesin telefonu uçak modundaydı anlaşılan çünkü bu bildirimi haber veren olmamıştı.
'Fazla meraklı olmak iyi değildir ROMAN!'
Mesajı bir hışımla Levent'e gösterdi. O kadar hızlı kalkmıştı ki sıradan, sandalye devrilip yanındaki demirden kurtulmuştu. Kırılan sandalye ile bakışan İlkgün'ün kalbi korkudan yerinden çıkacaktı sanki.
"Koş Rami!" Levent ve Rami okulda koştura koştura Roman'ı ararken kızlar da oldukları yerden sakince kalktılar. Dikkat çekmek istemiyorlardı ama hiçbir şey yapmadan da duramazlardı.
"Nazgün gel benimle." İlkgün kardeşine fısıldayarak yanına gelmesini sağladı. Telefonla Levent'i ararken şüpheli birileri var mı diye kontrol ediyordu.
"Efendim" Sesi o kadar çok boğuk geliyordu ki! İlkgün ağlamış olma ihtimalini düşünmeden edemiyordu.
"Levent. Bulabildiniz mi Roman'ı?"
"Hayır, hiçbir yerde yok. Lanet okulun her yerine baktık" Telefon kulağındayken kızlar tuvaletinin önüne gelmişlerdi. Tam geçip gideceklerken tuvaletin kapısının önündeki kitabı gördü. İnce, klasiklerden bir kitaptı ve en son Roman'ın elindeydi. Eğilip kitabı yerden aldı. Tuvaletin boş olduğunu gördüğünde aklına gelen şeyin gerçek olmamasını diledi.
"Belki de sizin bakamayacağınız bir yerdedir"
"Nasıl yani?"
Tuvalete koşarak giren kızlar arızalı yazısını gördüklerinde birbirlerine baktılar. "Levent, eğer her yere baktığına eminsen hemen bizim kattaki kızlar tuvaletine gelin. Zaman kaybetmemek için ben kapıyı kırmaya başlıyorum!"
"Kızlar tuvaletinde ne işimiz var lan! Kapıyı mı kırıyormuş!" Rami'nin arkadan gelen sesi ile telefonu kapayan İlkgün tuvaletin kapısına tekme attı. Birkaç tekmeden sonra kapı biraz gıcırdarken Levent gelmişti bile. İlkgün ona güvenerek gerisini sen hallet dercesine kenara çekildi. Levent’in son tekmesinde kapı, menteşelerinden çıkıp sağ tarafa düştü. Bakışları yerde yatan Roman'ı buldu. Elleri arkadan küçük bir iple, ayakları da kalın bir iple bağlanmıştı. Yüzünde birkaç kızarıklık vardı. Anlına da kocaman 'Meraklı Şirin' yazmışlardı. Levent ve Rami ipleri çözerken İlkgün cebindeki mendili çeşmede ıslatıp yüzündeki yazıyı silmek için yanına eğildi. Roman utancından İlkgün'ün gözlerine bakamadı. İlkgün anlına narince peçeteyi bastırırken, Roman'ın eline bir damla düştü. Kafasını zorla kaldırıp baktı. İlkgün ağlıyordu! Şaşkınca, kendi acısını unutarak baktı.
Şuan kendisi için ağlayan birisi mi vardı karşısında? Hem de sadece zorbalığa uğradığı için. İlkgün'ü ilk gördüklerinde sakin kişiliğini çok sevmişlerdi. Özellikle de Levent'in ona bakışları dikkatinden kaçmamıştı.
"Daha iyi misin?" Sesinde acele yoktu, acıma yoktu. İlk kez biri onu düzeltmeye çalışmadı. Güçlü olmasını beklemedi. O an anladı. Onu kurtarmaya gelmemişti. Yanında kalmaya gelmişti. Bir abla, anne gibiydi. Toparlamak, onarmak ve merhem olmak için gelmişti sanki dünyaya.

O saniye, Roman onu bir boşluğa yerleştirdi. Yıllar önce kaybettiği ablasının yerine. Yıllardır baş köşe koltuğunu onun için ayırmıştı ve şimdi orada İlkgün vardı. Gözlerinin doluluğunu göstermemek için eğdi tekrar kafasını.
"Levent, İlkgün'e odaklandı. Birkaç dakikadır yüzünü hiç bir yöne çevirmemişti. Yanına usulca yaklaştı. Elindeki mendili aldı. Yüzüne baktığında ağladığını gördü. Nedense şaşırmamıştı. Onun gibi bir kız empat olurdu tabi ki. Sanki insanların düşüncelerini okuyor, çektikleri acıları hissediyordu.
"Ben devam ederim. Sen yüzünü yıka istersen. Kardeşin görmesin ağladığını" İlkgün arkasındaki musluğu açıp ellerini yüzünü yıkadı. Yine sorgulamamıştı Levent onu.
"Nasıl bir kalemle çizmişlerse çıkmıyor baksana! Keşke bazı insanların IQ'su ayakkabı numarasından daha büyük olsa. Adi, pislikl" İlkgün kardeşinin ağzını kapatırken o da artık susması gerektiğini anlamış olacak ki kendi ağzının kontrolünü geri aldı.
"Kim yaptı bunu Roman?" Liseliler tarafından bu hale gelmek utanç vericiydi onun için. Ama intikamını almayı ihmal etmeyecekti.
Roman, biraz olsun kendine geldiğinde cevaplanması gereken sorular olduğunu bilerek kendini toparladı." Görmedim ama ayakkabılarını gördüm. Kafama torba geçirdiler. Çıkarken de kapının altından ayakkabısında Sonic yazdığını gördüm."
"Görsen tanırsın değil mi?"
"Kesinlikle"
"Şeytan bunlar. Hobi niyetine insan bağlamak? Gerçekten insan değiller"
"Aslında beni görmeselerdi bunlar olmazdı." Herkes Roman'ı dinlemeye koyuldu. "Çatı katında bir telefon konuşması duydum. Tamam abi paketlerim gibi şeyler. Konuşanın kim olduğuna bakacakken birisi beni gördü ve kendimi burada buldum."
"Mekanları bilindiğine göre bu intikam çok kötü alınacak artık. Liseli felan demeyeceğim." Rami sinir ataklarından birini geçirirken Roman'ı yerden kaldırdılar. Minnet dolu bir çift göz özellikle Nazgün ve İlkgün'ü bulurken, onun iyi olmasına sevinerek gülümsediler. Okul dar gelmeye başlayınca eşyalarını da alıp eve gittiler. İlkgün, Nazgün ve Duru okulda kalmışlardı. En ufak bir hareketlenmeden haberdar olabilmek için şimdilik akıllarına gelen en iyi plan buydu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18