5. bölüm · Geçmişin Kurşunları

Savaşın Başlangıçı

M.Gül Rençber

Karabeyler Konağı
Karabeyler Konağında sessizlik vardı. Ömer Karabey şirketi için anlaşma yapmaya Amerika’ya gitmişti. Evin Hanımağası Necla Karabey ise kardeşlerinin yanına gitmişti. Aylin Karabey ise konaktaydı ama o herzaman sakinlikten yanaydı. Kavgadan uzaktı. Tam o esnada konağın büyük kapıları açıldı. Üç araba ard arda içerideki otoparka girmişti. Arabaların her birinden Çağan, Demir ve Talya Karabey inmişti. Aylin Hanım onları konağın geniş başkonunda karşılıyordu. “Anne!” Diye bağırmıştı Talya duru güzelliğe sahip bir kızdı Talya. Aylin Hanım kızının o bağırışına gülümseyerek yanıt veriyordu. Çağan ve Demir’ de aynı şekilde bir anneleirne birde kardeşlerine bakıp gülümsüyordu. Taş merdivenlerden yukarı çıktıklarında Aylin Hanım her birşne teker teker sarıldı. “Hoşgeldiniz.” Dedi yüzündeki gülümse hiç kaybolmazken. Üçüde aynı anda “Hoşbulduk.” Demişti. Aylin Hanım hep güler yüzlü biriydi. “Yemek az sonra hazır olur, ben bir Safiye’ye yardım edeyim siz otura koyun.” Dedi Aylin Hanım. Ardından içeri doğru girdiklerinde Demir elini Çağan’ın boynuna attı. “Oğlum tamam artık lan, yaşıyor işte adamalrıda öldürmüş gelmiş ne istiyorsun?” Diye sordu Demir. “Aklım çıktı aklım, ulaşamıyorum haberim desen yok ansızın yok oluyor. Boran birşey yaptı sandım.” Dedi Çağan sesinde endişe ve üzüntü vardı. “Ben Lara’ya ulaşamadığımda abartma abi diyordun. Ne oldu o günlere.” Dedi Demir . Alay eden bir ses tonu takınmıştı.”Lara makyaj yaptığı için sen ona ulaşamıyordun. Kız İsmail gibi birinin yanından tek kişi tek bir kurşunla yanımıza geldi.” Dedi Çağan hayret ediyordu. O sırada koridorun sonundaki çalışma odasına çoktan kurulmuşlardı. “Tansiyonunu nasıl bildi ben ona şaşırdım asıl.” Dedi Talya “Kızın çok keskin bir zekası var.” Diye devam etti Demir. “Ama çok güzel basında gördüğümden daha çok güzel. Ama Lara’da çok güzel ay ikiside çok güzel.” Talya bunları söylerken gülümsemekten çenesi yırtılacaktı. “ Abi ya sen bu kıza nasıl biranda böyle bağlandın. 2 senedir Gece diye tuturup duruyorsun.” Dedimişti Talya. Çağan ona herşeyi anlatmamıştı. “Çağan abin pek anlatıcak gibi değil ben anlatayım.Mardin’e bu salgın gelince Gece ilaçının ilk sürümlerini tamalıyordu ama o kısmı bile iyi geliyormuş. Bundna dolayı Mardin’deki hastaneler ilaçı almaya İngiltere’ye uçuyordu. Çağan abinde ilaç almaya gittiğinde Gece’yi görmüş araştırmış aşık olmuş.” Diyerek açıklama yapmıştı Demir. “Vay be hikayeye bak, ilaç almaya diye çıkıp aşık oldun demek abi.” Dedi hayretle Talya. “Hakan abi bugün çok endişelendi fark ettinizmi? “ Talya sordukça soruyordu. “Etmesinde ne yapsın adamın herşeyi Gece.” Dedi Çağan. Tam o esneda kapı çaldı. Aylin Hanım kapıyı açıp, onlara gülümseyen yüzüyle bakıyordu. “Hadi yemeğe.” Dedi gülümsemesinin arasında. Talya ayağa kalkmış ilerlerken,Çağan daha oturuyordu. “Hadi abim, hadi.” Dedi Demir. Aylin Hanım kapıdan onları izliyordu.”Oğlum neyin var senin?” Dedi Çağan’ın yanına doğru ilerlerken. “Birşeyim yok anne hastahenede yoruldum bugün tıklım tıklımdı.” Dedi Çağan yüzüne gülümsemesini takınırken. Ardından ayağa kalktığında Aylin Hanıma sarıldı. Aylin Hanım pek inanmamıştı ama üstelemek istemiyordu. “Hadi artık ya sizimi bekliycem ben!” Diye bağırıyordu Talya. Hepsi bir Talya’ya güldüğünde onlarda masaya doğru ilerlediler. “Oğlum Lara’yıda çağırsına.” Dedi Aylin Hanım.”Yok annecim Lara şuan abisinden izin alıp buraya gelemez.” Diye cevap verdi. “Neden?” Dedi salondaki masaya otururlarken. “Boran yine muzur olmaya başladıda ondan.” Dedi Demir sinirle. “O çoçuklarında hayatını karartacak, oğlunun kızının ikisininde mahvetti zaten.” Dedi çorbasından bir yudum alırken. “Beni kaçırdığında bir odada kalıyordum. Odada kızıda vardı. Çok tatlıydı. Sarı saçları vardı.” Dedi gülümseyerek Gece’den bahsediyordu. Hemen ardından devam etti. “ Beni tanıyamadı tabii epeyce bir baktı yüzüme, sonra yanıma gelip oturdu. Sonrasında bana sarıldı, ağlamaya başkadı.” Dedi Gece’ye üzülen bir ses tonu vardı. Çağan ise yemeği bırakmış annesinin anlattıklarını büyük bir ilgiyle dinliyordu. “Neden ağlıyoesun diye sordum. Annem yanıma gelmiyor o beni bıraktı dedi, meğerse Boran kadını beni kaçırdığı gün vurmuş, Gece’yide orada annesiyle bırakmış.” Dedi . Gecen’in neden annesi hakkında hassas olduğunu anlayabiliyorlardı. “ Annesinin onu izlediğini falan aöyledim çoçuğa anneni baban öldürdü diyemezdim.Sonrasında bir kaç gün sonra ben hâlâ oradayken benim elime bir anahtar verdi. Sende evine gitte annende çoçuğum diye ağlamaaın demişti bana. Kaçırıldığımı duymuşmuydu kendisini anlamıştı bilmiyorumm ama benim ordan kurtulmamı Gece sağlamıştı. Hatta bana anneme benziyorsun deyip sarılmıştı. Çok tatlı, çokta sevimli birşeydi.” Dedi ve yemeğine devam etti. “Kız küçükkende akıllıymış.” Dedi Talya. “Şimdide ilaç üretiyor, ürettikleri işe yarıyor.Şahane birşey.” Dedi Talya hayranlıkla eklerken. Demir Çağan’ a bakarken Çağan hiç abisine bakmayıp önüne dönmüştü. Şuan Çağan’ın yanında annesinin olmasını Gece sağlamıştı. Daha iki yaşındaki aklıyla bunu düşünmüştü…
(Gece’nin anlatımıyla)
Gözlerimi açtığımda bir yanımda abim vardı, diğer yanımda Güneş ayaklarımı uzattığım yöne doğru Lara ve tepeden bana bakan Kadir Abi vardı. “Noluyor.” Dedim şaşkınlığa uğramıştım. Üzerimdeki kıyafetlerim yoktu. Onun yerine omzumdaki sargıyı açıtmayacak şekilde askılı bir üst vardı. Altımda ise aiyah düz rahat bir eşofman vardı. “Abim uyanmayınca birşey oldu sandıkta ne zaman uyanıcaksın diye bekliyorduk.” Dedi Abim. Başımda nöbet tutuyorlardı. “Hepiniz bir nöbetmi tuttunuz?” Diye sordum bu sefer. “ Nöbet değil daha yeni geldik aslında yanına sen arabada uyudun seni odaya aldık ben senin üstündekileri çıkardım. Aradan bir yarım saat kadar geçti hâlâ uyanmayınca geldik.” Dedi Güneş gülümseyerek bana bakıyordu. Yerimden doğrulmaya kalkınca, hepsi bir beni engellemek istermişcesine. “Pozisyon değiştiricem sakin olun gitmiyorum.” Diye çıkıştım sitemle.Ardından sakince bana bakıyorlardı. Hafif yerimden doğrulduğumda omzumun gerçekten ağrısı biraz dahi olsun hafifliyordu. O sırada hepimizin dikkati Lara’nın çalan telefonuna değinmişti. Lara sırıtırak ekrana baktığı için Demir’in aradığını anlayabiliyordum. “Demir arıyor. Ben bir konuşayım gelirim hemen.” Dedi ve odadan çıktı. Abim gözümün içine bakıyordu. “Sen ordan nasıl sağ çıktın abim aklım almıyor. Tek kişi nasıl İsmail’in adamlarıyla başa çıktın.” Dedi Abim hâlâ olayın etkisinden çıkamıyordu. “Abi zaten çok kalabalık değillerdi. 10 kişi vardı.” Dedim sade bir sesle. “İşte o 9 kişi onun en sağlam adamları.” Dedi Kadir Abi. “Hiçte sağlam değilerdi İsmail bile sağlam değildi.Oğlunun ölümü koymuştu heralde.” Dedim İsmail’le alay ediyordum. “Hadi yemek yiyelim.” Dedi Güneş. Konuyu değiltiriyordu. “Valla çok iyi olur.” Dedim gülümserken. Yerimden kalmak için harketlendiğimde Kadir, abim ce Güneş hepsi bir biranda “Yavaş!” Diye bağırdıklarında geriye doğru gittim. “Abartmayın ya sakat değilim ben yürüyorum!” Dedim aynı onların seainin tınısında. Onalra aldırış etmediğimde odadan çıkıp aşağı doğru ilerledim. Aşağıda Lara telefonuyla konuşurken Defne’de oturmuş öylece bekliyordu. Beni görünce hemen ayağa kalktı. “Olanları duydum Gece’cimm şükür ki iyisin ya o yeterli.Geçmiş olsun.” Dedi anlayışlı bir sesi vardı. Gülümsüyordu. “Çok sağol Defne, şu olayı abartarak yaşamayan bir tek sen varsın valla çok sağol.” Dedim beni izleyen abime laf çarparken.Beni aldırış etmeden masaya oturduklarında bende oturdum. Benim yanım boştu. Abimle Güneş karşılıklı oturmuştu. Kadir Abi ve Defne’de hemen karşımda oturuyordu. Kadir Abi Defne’nin kucağındaki oğlunu alıp kendi kucağına oturtturdu. Atlasın gözü benim omzumdaki sargıya takılmıştı. Eliyle benim omzumu işaret ederek, “Baba ona noydu?” Diye sordu harfleri tam söylememesi onu daha komik yapıyordu. Hepimiz ona gülerken bu sefer bana sordu. “Sana noydu?” Dedi bana bakarken. “Uf olmuş annecim.” Dedi Defne. Aras tekrardan omzuma ve bana baktı. “Ufmu oydu?” Dedi bana sorarken. “Evet düştüm ve uf oldu.” Dedim gülerken. Yemeği bırakmış Aras’la konuşuyorduk. Ardından biraz daha baktı ve yemeğini yemeye odaklanmıştı. Bende aynı şekilde yemeğe döndüğümde, Kadir Abinin gözü yanımdaki boş sandelyeye takıldı. “Demir uğruna ölücek nerdeyse.” Dedi söylenirken. “Lara vel artık abim senin konuşmanımı bekliycez!” Diye bağırdığında Lara tam bir dakika sonra masaya gelmişti. Yanıma oturduğunda abisine söylenmeye başladı. “Zaten ben Demir’le konuşuyor olayım hep bağır bana arkadan.”
“ Söylenmede yemeğini ye sen.” Dedi Kadir onu bile takmıyordu. O kucağındaki oğluna yemek yedirmekle meşguldü.
*
Abimler salonda muhabbet ederken Lara ile benim odama çıkmıştık. O sürekli olarak Demir ile konuşuyordu. “Şu telefonu bırak artık benim yanımda bile aralıksız yazıyorsun.” Dedim kızmıştım. “Napiyim abim hâlâ nişanlanıcak olduğumuz kabul etmiyor. Onun yanında yazamıyorum.” Dedi bana söylenirken ve hemen ardırdan gelefonu bıraktı. “Gece ya sen benim nişanımda yalnızmı olucaksın ?” Dedi bana üzülüyordu. “Evet ne varki ?” Diye sordum hiçç demek istermişcesine kadasını salladı. Ardından dayanamayıp konuşmaya başladı. “Acaba diyorumki sen şu Murat Hanoğlun’a bir şansmı versen?” Diye sordu tatlı tatlı bunu söylüyordu. “Hayatta olmaz.” Dedim ona karşı çıkışırken.
“Neden ama Gece çoçuk yalan yok baya iyi.”
“İyi olması beni ilgelendirmiyor Lara. Ben bu halimle mutluyum.”
“Kızım tamamda senin hiçmi canın sıkılmıyor. Sadece benim nişanım için konuşsan.”
“Yazık ya duyguları ile oynayamam ben.”
“ Kerem’i öldürürken duyguları aklına gelemdi ama.”
“ Kerem piçin önde gideniydi Boran üstüme salıyordu. Bunun nesini kabullenmiyorsun.”
“Ya çoçuk sana içi gider gibi bakıyordu. Takii onu öldüresiye kadar.” Dedi Lara bu sefer onu aldırış etmeden arkama yaslandığımda yaram sızlamaya başlamıştı. Omzuma doğru baktığımda sargının üzerinin kan olduğunu fark ettim. “ Ha siktir ya.” Dedim öfkeyle. “Lara noluyo dermişçesine baktıktan sonra omzumu gördü. “Ben sargını değiştirebilirimm bu işleri yapıyorum.” Dedi Lara ve Abimin lazım olur diyerek masaya koyduğu eşyalara uzandı. Tam o esnada yine Lara’nın tekefonu çalıyordu. Demir arıyordu, suratıma açıyımmıı diye bakarken dayanayıp “Aç Lara bekletme.” Dedim bu aefer ona hak verdim çünkü Kadir Ani gerçekten kabullenmiyordu. “Napıyorsun?” Demişti Demir. “Gece’ nin yarası yine kanamaya başladıda onu değiştiricem.” Dedi Lara sakince. “ Neden yarası kanıyorki?” Diye sordu bu sefer.
“ Çünkü Gece çok hareket ediyor. İllaki zorluyor. “ dedi Lara resmen beni şikayet ediyordu.
“ Sağ omzumdan vuruldum Lara, hareket etmeyimde ne yapayım?” Diye çıkıştım.
“ Kızım hareket edersin ama bu halinle yemek masasını toplamaya kalkmassın.”
“Yuh.” Dedi Demir. Şaşırmıştı. Ardırdan diyecek birşey bulamadığım için susuyordum. Onlar konuşmaya devam ediyorlardı. Lara gerçekten güzel sargı yapıyordu. Son olarak bir bant kesip onuda hafifce yapıştırdığında artık tüm ilgisini Demir’ e vermişti. İş konuşuyorlardı. En aonunda Demir Lara’ya benle alakalı soru sormuştu. “Gece’nin konuştuğu biri falan yokmu?”
Lara bana baktı. Sanki herşeyi anlatmak için onay alıyordu. Ben ters ters bakarken hiç düşğnmeden konuşmaya başladı.” Gece’nin konuştuğu kimse yok, çıktığı kimsede yok ben Gece’ye diyorumki bizim nişanımıza tek gelme yalnız kalma şu Murat Hanoğluna şans ver diyorum ama beni dinlemiyor.” Dedi Lara anlattığı için çok mutluydu. “ O pezevenkle kızı üzer.”
“ Nasıl üzsün ya çoçuk Gece’ye içi gidercesine bakıyor. İnsan bir dener.” Diyerek devam etti Lara
“ Laracım sen hiç bu herifi magazinde görmüyormusun. Adam hergün farklı biriyle.” Dedi Demir. “ Belki Gece şana verse düzelicek.” Dedi Lara kaderi zorluyordu.Ardından bana baktığında bu bakışı uğruna onu kırmak mümkün değildi ama istemiyordum. “Lara hiç öyle bakma bana Murat’la öldürseler konuşmam.” Dedim kendimden emin konuşuyordum. “Pekii.” Dedi Lara konuyu fazla uzatmazken. En aonunda Demir’le gündemdir, aile ilişkileridir, derken konuşmaları bitmişti. Lara’nın telefon kapatması ile kapının çalması bir olmuştu. “Gel!” Diye bağırdığımda. Abim içeri girmişti.Masanın üstündeki omzumdan çıkan sargı bezlerine ve omzuma bakarken değiştirdiğimi anlamıştı.”Birşeymi oldu, abim iyimisin?” Yine bakışları endişeli bakıyordu. “İyiyim abi sadece omzumu çok hareket ettiğim için yaram kanadı o kadar .” Dedim ardından kaşlarını anlamış gibi kaldırırken, tekrardan bana baktı. Odanın kapısını açıp dışarıya çıktığında , kapıyı nazikçe kapattı. Kolum biraz daha acımaya başlamıştı. Bu hiss uyuma isteğimi arttırıyordu. Tam o esnada evin aşağıdaki kapısıı hızlıca çalıyordu. “Açın şu kapıyı!” Diye haykırıyordu ses. Abimin bağırış sesleri geliyordu. Lara ile ikimiz birbirimize bakıp aşağı inmeye karar verdik.Merdivenlerden indiğimizde abimin sesi daha çok artıyordu. “Lan defolgit iyi işte dinleniyor!” Diye haykıyordu abim. Aşağıya tam indiğimde kapıda duran adam Boran’dı buraya beni görmeye gelmişti. Onu gördüğüm an gözlerim dolmuştu. “Gece kızım iyimisin sen o şerefiaz zara vermedi değilmi sana tek omzunmu yaralı?” Dedi sesi düşüncel çıkıyordu. Elini omzuma doğru görürdüğünde geriye doğru çekildim. Boran’ a baktıkça aklıma annemin yerdeki o bedeni geliyordu. “Dokunma bana!”Diye bağırmıştım. En son gözümden bir yaş akmıştı. “Ayrıca kızın falan değilim ben senin olmuycamda!”
“Bana istediğinizi söyleyin. Bağırın çağırın ama ne olursa olsun siz benim çoçuğumsunuz, babanızım ben senin!”
“ Baba olduğun yenimi aklına geldi senin!” Diye haykırdı abim gitgide sinirleniyordu.
“Ben size kötü birşey yapmadım,yapmamda!” Diye bağırdı.
“ Nasıl yapmadın ya ,nasıl yapmadın. Annemi Gece’nin yanında öldürmedinmi sen bu kız saha kaç yaşındaydı? Ölüm ne demek onu bile bilmiyordu. Beni kaç gün depoda kitli tuttun sen, Gece okumak için İstanbul’a gidiceği gün kızı dedemden kaçırıp işkence etmedinmi. Sen bunları kötülük yerine saymıyormusun.” Dedi abim Boran’a öfkesini kusuyordu. “Siz küçükken değerinizi bilemedim ama şimdi çok pişmanım!” Dedi Boran sesi yalvarır gibi çıkıyordu. “Biz senin yapcağın babalığı istemiyorum ben Gece’ye herşey olurum sen git yönetim koltuğunda otur, sonra kaparlar yine bizim kapımıza gelirsin.”
“ Sen küçükkende böyleydin. Kimsenin ne dediğini neyi aunduğunu düşünmezdin. Şimdide düşünmüyorsun. Bu kelimleri kurduğun için pişman olucaksın Hakan!” Dedi abimi tehdit ediyordu. “Defol git Boran!” Diye bağırdı abim. Boran kapıya doğru hızlıca ilerledi ve sertçe kapıyı kapatarak uzaklaştı. “Asıl oyun şimdi başlıyor.” Dedi Kadir sesinden anlaşıldığı kadarıyla tedirgindi. Defne Boran’ın gittiğini görünce bahçeden çıkarak geri içeri gelmişti. Lara benim yanıma oturmuş elimi tutuyordu. Onun elini sıkıca sararken Kadir Defne’ye sarılmıştı. Abim ise orada Güneş’i sakinleştirmeye çalışıyordu. Güneş bu durumları normal görmüyordu. “Peşimizi bırakmıycak.” Dedim ağlarken.
“Bıraktırırız abim dert etmeyin bunu bu kadar.” Dedi Hakan bunu bize söylüyordu ama kendiside kafaya takıyordu. “Hakan biz artık eve geçelim kardeşim, yarın sabah görüşürüz.” Dedi Kadir Abi. Lara elimi bırakmılrı ve bana sarıldı omzuma değmiyordu, bende ona sarıldığımda kulağıma doğru fısıldadı “Murat’ı düşün iyi gelir.” Dedi ve bana göz kırptı. Göz yaşımı silerken onun söylediği şeye gülesim gelmişti. İkimiz gülerken, Defne anlamın çağırmasıyla birlikte Lara evden gitmişti. Salonda üçümüz kalmıştık.
*
Sabah olduğunda abimler evde değillerdi. Akşam büyük ihtimalle ben uyuduktan sonra kendi evlerine geçmişlerdi. Omzumdaki sargıya kaldırdığımda sadece dikiş vardı. Masanın üzeirnde duran sargı bezinden ve yara bandından sadece dikiş yeri kadar kesip onu omzuma yerleştirirken. Lara’nın yaptığı sargıyı çıkarıyordum. Elimdeki sargı bezini dikişin üzerine yapıştırdıktan sonra üzerimi değiştiricektim çünkü evde durmak sıkıcıydı en azından hastahanede çalışırdım. Üzerime mavi çizgili bir gömlek geçirmiştim kolumdaki yaranın gözükmesini istemiyordum. Altıma ise siyah kumaş bol bir pantolon giymiştim. Dalgalı olan saçlarımı salmıştım.
*
Hastanedeydim iş başındaydım. Çağan ortalıklarda gözükmüyordu. Hastalarla ilgilenirken telefonum çalmıştı. Abim arıyordu. Telefonu açtığımda hiç fırsat vermeden konuşmaya başlamıştı. “Sen dün hiçbirşey olmamış gibi hastahaneyimi gittin banamı öyle geliyor.” Dedi sesi kızgın değildi bana kızmıyordu. “Evde kalsam boş boş durmaktan sıkılacaktım bende işe geldim.” Abimin beni anlaması için açıklıyordum. “Sana birşey demiycem abicim zaten beni dinlemiyceksin, iyi çalışmalar birde dikkat et şimdi sana gelefon gelir yine kaçar gidersin.” Dedi şuanda benimle alay ediyordu. “Hastam var abicim kapatıyorum.” Dedim dan diye yüzüne kapattım. Yaşlı bir amca ile ilgileniyordum. Tam o esnada salgına özel açılan karın merdiveninde Çağan’ı görmüştüm. Beni görmüştü ve mavi gözleri benim üzerimde dolanıyordu. Merdivenlerden indiği gibi yanıma gelmişti. “Gelmezsiniz diye bekliyordum.” Dedi şaşırarak bana bakıyordu. Kadına ilaçını serumdan verdikten sonra Çağan’a döndüm.
“ Hastahanede çalışmak evde durmaktan daha iyi hisettiriyor.” Dedim sade sakin bir tınıyla söylemiştim.
“Omzunuz zorluk vermiyormu?”
“Abartcak derecede değil, olsa bilede birşey olmaz.” Dedim sadece yüzüne bakıyordu.
“Peki o zaman size kolay gelsin, birşey olursa haber edersiniz.” Dediğimde başımı salladım ve kendi odama çıktım.

Evet bölümüm bu kadardı umarım beğenirsinizz…🤍🧚🏻♂️