3. bölüm · Geçmişin Kurşunları

Cinayet

M.Gül Rençber

Gece yarısını çoktan geçmişti.Arabalar tek tek durduğunda kimse hemen inmedi. Birkaç saniye boyunca sadece motorların sesi vardı. Abimin en son kararları ile hareket etmeye kalktığımızda yanımızda Çağan ve Demir Karabey’de vardı. Yönetim üylerinden biri olan Kerim Candan’ı bu gece öldürecektik ev çok korunaklıydı. “Gece anlat abim”
“Ev çok korunaklı abi, içersinde yaklaşık 300,den fazla koruma var korumalar eğitimli her bulduklarını alanlardan değiler, evin etrafındaki korkuluklarda elektrik kabloları var olası bir eve giriş planında o kişinin elektrik akımıyla ölmesi için. Bu gece evde sadece korumaları ve kendisi var.Babası yönetim toplantısında.” dedim ve sustum bu arabada tam altı kişiydik. Lara, Demir, Çağan,Abim, Kadir ve ben vardım ekip iyiydi bu mesajı Demir’e söyliyince oda destek olmak istediğini söz konusu annesi olduğunu söylemişti.Bizde ona hak vermiştik.
“Şimdi evin her yeri elektrik akımıyla kontrol altındıysa biz nasıl eve giricez” dedi Lara.
“Belki elektrikler gider “ dedim ve elimdeki tuşa basmamla şehrin tüm ışıkları sönmüştü.
Abim gülerek bana bakarken, gözüm bana bakan Çağan’a kaymıştı etkilenmiş ama şaşırmış gibi bakıyordu. “Ne zaman devreye giriyoruz.” Diye sordu Kadir Abi.
“ Bence şimdi girelim “ dedi Demir.
“ Lara,Gece ve Çağan üçü arkadan eve ulaşsınlar. Biz üçümüzde ön tarafı halledelimm” dedi Demir. “Bahçede kaç adam var” diye sordu Kadir abi.
“20 arka tarafta, 20’de ön tarafta olmak üzere kırk”
“Kırk kişi koymaz bize,” dedi Kadir abi ve arabanın kapıları açıldı evin biraz uzağında durmuştuk silahlarda susturucu vardı. Çelik yelek gibi önlemler alırken, Demir ve Lara birbirine sarılmış resmen birbirlerine veda ediyolardı. Yalnız bu hallerii Kadir abinin onlara bir kere bakması ile sona ermişti. Biz üçümüz evin arka tarcına giden yerden ilerlerken abimlerde ön taraftan dolanıyordu.
“ Burdan tırmanırsınız değilmi” diye sordu Çağan.
“ Ben tırmanırımda Lara’ya sormalı” ikimizde Lara’ya baktığımzda o kendi halinde silahı ile uğraşıyordu. “Yenge tırmanırsın değilmi burdan,” dedi Çağan Lara başımı olumlu anlamda salladığında sesizce ilk duvar kısmı aşmış ardındanda korkuluk yerine gelmiştik. Oradan hiç ayrılmadan kameralere ateş ettiğimde çıkan cam sesi ile adamlar bize bakmıştı. Çağan benden önce davranarak adamın birini öldürdüğünde gördüklerime sıkıyordum tam o esnada Lara bizden önce yere atlayıp işine devam ettiğinde bizde aynısnı uyguladık. Çağan benim gittiğin yerden gidiyordu, Larada bemen arkamızdaydı. Önüme çıkan adam bir el ateş ettiğimde adam yere yığılmıştı. Tam o esnada arkadan bir tane kurşun bana doğru gelirken bir el beni tutup kendine çekti. Bu ek Çağan’ındı “Napıyorsun” dedim anlam veremezken. “Kurşun sana geliyordu yaralanma diye çektim adam öldürürken birde bunla uğraşmayalım istedim” dedi sade bir sesle Lara bir adamı daha vurduğunda hadi artık dercesine baktığında hemen bizde devam ettik. Adamlar hiç eğitimli gibi değillerdi hepsi kolayca bitmişti.Arka taraftan çıkıp ön tarafa doğru ilerlerken, Abimlerde bizim olduğumuz tarafa doğru geliyor olduklarını fark ettim. En son yanımıza geldiklerinde, eve nasıl gireçeklerini konuşuyorlardı. “Gece ev kaç katlı ve Kerem hangi katta.” dedi Demir
“Ev üç gibi gözüksede aşağıya doğru iki kat daha var. Kerem’de büyük ihtimalle 2.katta.”
“Eve nasıl giricez?” dedi Lara.
“Gece ilk siz Çağan’la arka taraftan eve girmeyi demeyin eğer beş dakikaya gelmezseniz artık elimizi kolumuzu sallaya sallaya biz gireriz.” demişti Abim ben Çağan’la hayatta o eve girmezdimde bu sefer Kadir abi için katlanıcaktım. Başımı olumlu anlamda sallayıp, Arka tarafa doğru hızlı adımlarla yürümeye başladığımızda Çağan evi inceliyordu, tam o esnada balkon dikkatimizi çekti bu balkona şu panjurlara tırmanarak çıkabilirdik. Çağan’a döndüğümde o zaten bana dönmüştü, gaşiba aynı şeyleri aöyliycemtik.
“Panjurdan balkona atlayalım.” dediğimde. Mavi gözlerini benden ayırmıyordu. Bir saniye sonra bir panjurlara birde balkona baktıktan sonra , “Tamam,olur” dedi ve hızlıca çıkmaya başladım çıkmak için beni bekliyordu. Ben kendimi balkona attığımda hemen ardımdam Çağan’da geldi. “Kapıyı kırarasak ses çıkar buraya toplanır hepsi, ne yapalım?” dediğinde. Elim saçımdaki tel tokaya gitti. “Yalnız ben tokayla açamam. Sen aç.” deyip Çağan’a tokayı uzattığımda saniyesinde kapıyı açtı .Eğilerek içeri yürerken adamlar bizi fark ermiş olacakki onlar tam ateş edecekken hemen onlara karşı ben ateş etmiştim. “Sen üst katlara doğru ilerle, ben alt kattakileri halledip geliyorum.” dedi Çağan. Aşağı doğru iner inmez hemen yukarı çıkmaya koyuldum tam güzelce giderken önüne beş adam çıktı. Beş kurşunla işlerini halletikken sonra keremin bulunduğu katta olduğumu fark ettim onun odası burlarda biryerde olması gerekti tam o ednada kapı açıldı Kerem karşımdaydı.
“Kimleri görüyorum.” dedi Kerem sırıtkan bir ifade ile “Demek Gece Beylice iş anlaşmalarınıda tamamlayıp Çağan’la birlikte evimi basmaya geldi.” dedi ekleyerek. Silahı indirip sadece ona bakıyordum. Yanıma yaklaşıyordu. 8 adım sonra tam karşımdayken sadece yüzüme bakıyordu. “Beni neden öldürmeye geldiniz?” Diye sordu.
“İlk sırada Boran var diye düşünüyordum, sonuçta annenin katili değilmi onu öldürürsün sandım.” Dedi hiç düşünmeden elimdeki silahı kaldırıp ateş edecekken. Silah olan elimin bileğinden tuttu. “Gece beni öldürme sebebin bir zamanlar peşinde çok koştuğum içinmi ?”Dedi, evet bu doğruydu İngiltere’de çalşırken yanımdan ayrılmıyordu her saniye ters cevap versem, ondan uzaklaşsam bir şekilde beni buluyordu. Bileğimi Kerem’den kurtardıktan sonra silahı tekrar doğrulttum. “Gel silahsız kapışalım.Kaybedersem sen beni öldür. Ama eğer ben kazanırsam ölen olmaz sen benim olursun.” Kerem’i yenebilceğimi düşünmüştüm silahı kenara bıraktım. “Anlaştık” dedim onun kelimlerinin üstüne sadece “Anlaştık” demiştim. Kerem’in üzerime doğru geldiğini gördüğümde hafif hafif geriye doğru ilerliyordum.Bir sonraki saniye kolumu yakalamaya çalıştı. Elimi hızla çekip hamlesinden kurtuldum.
Üzerine doğru yürüdüm. Kerem bir hamle daha yaptı. Bu kez yana çekilip dengesini bozmasını sağladım. O sendelediğinde aramızdaki mesafeyi açtım.
“Beni hafife alma Kerem.”
“Seni hafife aldığımı kim söyledi Gece.” demişti.
Üzerime yeniden geldi.Bu kez hazırlıklıydım.Hamlesini savuşturup omzundan ittim. Kerem birkaç adım geriye gitti ama düşmedi. Aksine daha da sinirlendi.
“Gece!” Diye bağırdığında adım o kadar şiddet bir şekilde çıkmıştıki sanki etraf sessizliğe burunmuştu.
Sonra koşarak geldi.Kolumu kaldırıp kendimi korudum. Darbenin etkisiyle birkaç adım geriye savruldum. Canım acımıştı ama belli etmedim.Dişlerimi sıktım.”Hepsi bu mu?” Kerem bir an durdu.Gülümsedim.” Daha yeni başlıyoruz” .Bu kez ilk hamleyi ben yaptım.Kerem’in dengesini bozup onu geriye doğru ittirdim. O da kolumu yakalayıp beni durdurmaya çalıştı. Birkaç saniye boyunca birbirimizi bırakmadık.Sonunda elimi kurtardım ve aramıza mesafe koydum.İkimiz de nefes nefeseydik.Kerem gözlerini benden ayırmadan “Vazgeçmeyecek misin?”Başımı iki yana salladım.” Asla”.O an ikimiz de aynı şeyi anlamıştık.Bu kavga, birimizin geri adım atmasıyla bitecekti.Ve ben geri adım atmaya hiç niyetli değildim. Kerem’i yere doğru ittiğim için yerde yatarken elim az önce bıraktığım silahıma gitti, elime alıp Kerem’e yaklaştığımda, “Ben kazandım.” Dedim gülürken. Tam tetiğe basacaktımki “Dur!” Diye bağırdı, başımı ne var dercesine salladığımda gözlerinin içindeki üzüntüyle bakışıyordum. “Gece, Çağan’la aranda birşey yok değilmi?” Diye sormuştu gözlerim kocaman açılırken neden böyle düşündüğünü anlamıyordum hatta ben düşünmüyordum biri aklına bunları sokuyordu. “Çağan benim çalıştığım hastanenin sahibi sadece.” Dedim ardından silaha yöneldiğimde tam konuşackakken izin vermeyip 7 kurşun sıkarak Kerem’e elveda demiştim.Kerem’i öldürme sebebimiz benim Türkiye’ye geldiğimi duyunca daha çok işlerimize burun sokacaktı. Boran’da zaten bu durumu fırsata çevireceketi. Ama öldürdüğüne pişman değildim, sonuçta Kerem piçin önde gideniydi. Ama sorduğu aoruya kafam takılmıştı yanlış anlaşılcak birşey olmamıştı bile. Bu durumu umarsamayarak aşağı indiğimde yerde kaç ceset var sayamıyordum bile etraf kan içindeydi. Üzerine baktığımda üzerimdede kan lekeleri vardı. Buna takılmadan en altt kata inip abimleri bulduğumda beni bekliyor gibiydiler. “Nerde kaldın?” Dedi abim.
“Kerem’le kapıştım” dedim sakince sanki hergün kapışıyor gibi çıkıyordu sesim. Hepsi birlikte bana baktıklarında. “Lara nerde?” Diye sordum etrafta gözükmüyordu , olsaydı bu durumu abartırdı. “Lara’yı yolladık belki az sonra buraya göndermek için gelir.” Diye cevap verdi Kadir Abi. Başımı anladım dermişcesine salladığımda. Arabalara doğru ilerlemeye başladık. Çağan sigara yakmış onu içiyordu. Abimde Çağan’ın içtiğini görünce hatırlamış gibi oda cebinden çıkarıp sigarasını yaktı. Paketi Kadir Abi’ye ve Demir’e uzatırken. Onlarda reddetmeden alırken tek ben kalmıştım. Yanımda taşımak işgençe gibime geldiği için öylece yürüyordum. Arabanın yanına geldiğimizde, Çağan sigarasını söndürmüş arabaya binmişti. Ama gözüme attığı sigara izmariten takılmıştı kan vardı. Eline baktığımda eli kanıyordu. Oda fark etmiş olucakki eli ön taraftaki ilk yardım çantasına doğru yöneldi. Elini rastgele sararken pür dikkat onu izliyordum. Abimlerde sigaralarını içmişler ve arabaya yerleşirken bende arabaya geçtim.
*
Eve gitmemiştik. Saat 01.20’ydi bizim teşkilatta oturuyorduk. Abim ve Kadir abi yapmıştı burayı. Çok huzur verici ufak bir yerdi. Çağan ve Demir’de burdaydı. Onlarda Lara’nın gelmesini bekliyorlardı. Bu olaydanda Karabeyler ve Abimlerden şüpheleneceklerdi ama ellerinde kanıt yoktu. Bu olayada nolursa olaun Lara’yı göndereceklerdi. Lara en sonunda geldiğinde, üzerimde beyaz ciddi duran bir takım vardı. Sanki az önce cinayete karışmamış gibi süslene süslene olay yerine gitmişti. Lara elindeki dosyayı masanın üzerine buraktığında önce Demir’e sonrada hepimize bakmıştı. “Raporu getirdim, olay yeri inceleme verdi.” Dedi ve raporu tekrardan alıp bakındı. “Kimin yaptığını hala düşünüyorlar gibi davranıyorlar, ama bizimle alakalı asla şüpheli bir ize yakalanmamış rahatız. Yalnız Kerem’in babası çok sinirli adam bu sinirlee size bulaşır illaki bemden söylemesi.” Dedi Lara koyuya kaçan kahverengi saçlarını toplarken. “Bu cinayeti yapabilecek göt tek bizde var çünkü.” Diyede ekledi haklıydı kim niye Kerem Candanı öldürsünki. Ardından Lara Demir’in yanına oturuduğunda , Demir’in sarılmak istediğini yalnız Kadir var diye rahat olmadığını fark ettim. O sıra ortamdaki sessizliği çalan telefon sesi bozmultu. Benim telefonum değildi. Çağan’ın telefonuydu. Çağan hepimizin yüzüne bakıp sırıttı. “Bilinmeyen Numara” dedi ve telefonu açıp hoparlölü açtı. “Siz yaptınız biliyorum” dedi robot sesi gibiydi. “Kerem’i siz öldürdünüz ekip olarak.” Dedi bilinmeyen ses odanın içinde yankılanıyordu. “Bunu açıklayamasamda biliyorum. Bunun bedelini hepiniz ödüycekseniz gerek kendinizle gerekse sevdiklerinizle.” Dedi ve telefon kapandı. “Sizce kim?” Diye sordu Çağan. “Boran” dedim hiç düşünmeden. “Kerem’i kullanıcaktı. Böylece kendisine daha az yük düşücekti planını mahvettik.” Dedim tekrardan ekleyere. “Gece doğru söylüyor” Dedi Demir. Abim derin bir nefes verirken, eli telefonuna gitti. Birini arıyordu “Alo, Polat korumaları arttır, ben gelince ilgilenicem.” Dedi ve telefonu kapattı. Korumaları erttırma sebebi “gerekse size gerekse sevdiklerinizle bunun bedelini ödüycekseniz” cümlesiydi. Kadir Abi içtiği sigarasını söndürürken, ayağa kalktı. “Artık eve geçelim,saatte geç oldu yarın detayları konuşuruz.” Dedi Demir’de “tamamdır” anlamında başını sallayınca onunla bir Çağan’da ayağa kalktı.Abimle bende ayağa kalkerken, Lara’da hemen arkamdaydı. Arabalara binip teşkilattan ayrılırken “Acaba ne yapacaklar?” Diye düşünüyordum.

Bölümm sonu umarım seversiniz. Yazım hatalarım olabilir onlara takılmayın…🤓🫶🏻