4. bölüm · Geçmişin Kurşunları
Kaçışın Ardından
Gözlerimi açtığımda evimin salonundaydım. Elimdeki kitap ile uyuyakalmıştım. Kitabı salonun ortasındaki masyaa bırakırken, saatin kaç olduğuna baktım. Saat 07.20’ydi hızla üst kata çıkarak üstümü değiştirdim.Bej ve siyahı seçtim. Üzerime, omuzlarımdan dökülen zarif detayları olan açık bej bluzumu geçirdim. Belimi toparlayan kumaş, eteğin üzerine düzgünce oturuyordu.Siyah, yüksek belli ve bol paçalı pantolonumu giydim. Pantolonun yanından düşen kemer detayı yürüdükçe hafifçe hareket ediyordu. Altına krem topuklu sandeletlerimi giydikten sonra çantamı alıp aşağı indim. Mutfağa dorğru ilerledim birleyler atıştırarak evden çıktım.
*
Hastaneye geldiğimde içeri adımımı attım resepsionda Çağan’ı gördüm beni gördüğünde elindeki dosyayı oraya bırakıp bana doğru yürümeye başlamıştı. “Günaydın” dedi sakin ama bir o kadarda sicak ifadesiyle. “Günaydın” dedim aynı onun ses tonu gibi, “Sana odanı göstereceğim.” Dedi ve arakasını dönüp yürümeye başladı, bende onu takip ediyordum. Asansöre geldiğimizde 12.tuşa bastığında dün söylediği aklıma gelmişti. Asansör kısa saman içinde durduğunda kendi odasının olduğu koridora doğru yürüdü tam odasının karşısında bir kapı vardı, işte orası benim odamdı. “Senin burası” dedi orayı işaret ederken. Kapıyı açıp içeri girdiğimde İngiltere’ deki odamdan geniş ve güzeldi. “Teşekkürler” dedim gülümseyerek bakarken.” Nedemek” dedi ve odadan çıkmasını beklerken çık adı duruyordu. Ardından aklıma ilaç gelmişti. Dün inicekti. Hemen heyecanla ona dönüp soracakken “İlaç dün geldi. Aşağıda depoda.” Dedi düz bir sesle. Bunu soracağımı nerden tahimn etti bilmiyorum ama tepkimden anlamış olmalıydı. “Bende size ilaçı sorucaktım, siz söylediniz.” Dedim bana gülümseyerek baktığında bende ona öyle bakmıştım mavikeri çok güzel bakıyordu. “İlaçın kullanımını ne zaman başlatıcaz.” Diye sordu “Salgından dolayı gelen varsa uygulamaya başlayabiliriz.”
“Olmazmı ayrı kat açtık o hastalar için tek burada değil, diğer hastanelerdede var şuan senin burda çalıştığın duyulunca ilaçı almak için teklifler yapıyorlar ama senle konuşmlarımı söyledim.” Dedi sesi anlayışlı çıkıyordu. “Teşekkürler tercihi bana bıraktığınız için. Eğer şuan hastaları görme imkanım varsa başlayabilirim.” Dedim onay almayı beklerken.
“Tabii başlayabilirsiniz Gece Hanım.” Dedi Çağan ve ardından odamın kapısını kapatarak çıkmıştı.
*
Özel olarak açtıkları katta hastalarla ilgileniyordum ilaç normal şırınga gibi damar yolundan uygulanmıyordu. Karın bölgesinden işe yarıyordu. Nerdeyse tam bir saattir hastaların şikayetlerini dinliyordum. Zaten bu sıra mardin çok sessizdi sesisi dünki cinayettle biz çıkarmıştık. Salgından dolayı herkes hastahanelerde yatıyorlardı. Bu durum sonuçu üzün süre dayanamayan ve bünyesi hafif olanlar ölüyordu. Şuan burdada ölenler vardı. Yaklaşık 200 kişilik bi kat vardı. Ben burda hastalarla ilgilenirken Çağan’da ilgileniyordu. Ama Çağan doktor değildi, o atılmıştı. Bu durumu daha sonra abime yada Lara’ya sorarak merakmiımı giderirdim şuan işime odaklanmam gerekiyordu. Şuanki hastam bir çoçuktu. Daha çok küçüktü. “Biliyormusun benim annem ve babam melek olmuşlar beni izliyorlarmış bana doktor ablalar öle söyledi.” Dedi tam onun karnından ilaçı uygularken. “Keşke sen gelseydin onlarda yanımda olurdu.” Dedi bu sefer daha küçüktü 4-5 yaşlar arasında olmalıydı. Onda kendimi görüyordum aklıma annemin ölü bedenine sarıldığım geliyordu. İlaçı uyguladıktan sonra ona baktım çoçukta masumca bana bakıyordu. Ona sımsıkı sarılmak geldi o an içinden ona sarılırken ıda bana sarılmıştı. “Annenler eminimki sen şuan iyileşiyorsun diye çok mutlulardır.” Dedim ona hala sarılırken. “Mutlu olmuşlardır ama demii.” Dedi bu sefer “Tabii olmuşlardır. Benim oğlum ne kadar güçlü hemen iyileşiyor diyorlardır.” Dedim gülümseyerek oda gülümsedi. Ardından çoçuğa bakıp “Görüşürüz” dedim bana el salladı ardından geri ilaçtan almak için önüne döndüğümde Çağan’ın bana baktığını fark ettim iki saniye boyunca bana baktı bende ona akrşılık vermiş ona bakmıştımki Çağan’ın hastası onu n kolunu çekiştirene kadar. Sıradaki hastam yaşlı bir teyzeydi baygındı ona ilaç uygulamak daha kolay olmuştu. Salgının çoğu yaşlılara buluşmuştu. Grip gibi başlayıp ateşle adamı öldürüyordu. Garip birşeydi. En sonunda bu teyzeylede ilimi bitirdikten aonra bu katın bittiğini fark ettim. Eldivenlerimi ve maskemi çıkarıp merdivenlerden yukarı doğru çıktım. Asansöre geldiğimde 13. tuşa bastım. Terasa çıkıcaktım. O sırada cebimdeki telefonum çaldı. “Bilinmeyen Numara” bir bırakamasınız bizi. Tekefonu açtım ve “Alo, kimsiniz ve beni neden arıyorsunuz.” Dedim “Ben İsmail Candan” dedi Kerem’in babasıydı. “Seninle buluşmamız gerek Gece. Konuşmak istediğim konuşar var.”
“Şuan çalışıyorum.”
“Buraya gelmen lazım konuşmamız gereken şeyler var. Mesela oğlumu nasıl öldürdüğün gibi nasıl oyun oynadığın gibi.”
“ Ne saçmalıyorsun sen” dedim sinirle çok iyi rol yapardım.
“ Eğer buraya gelmezsen sana seçim yaptırmak zorunda kalırız.” Dedi sesi tehdit eder gibiydi.
“ Ne seçimi ?”
“Abinmi, yegenmi yoksa doğmamış yiğeninmi. Hangisi ölsün?” Dedi sesi ciddi çıkıyordu.
“Geliyorum konum at.” Dedim öfkeyle.
*
Attıkları konuma gelmiştim.Artuklu’ya gelmiştim. Karşımda depo gibi bir bina vardı. İnternet çekmiyordu. Arabadan indiğim gibi depoya doğru yürümeye başladım. Kapının önüne geldiğimde adamın biri bana baktı. “Kimsin” dedi sesi oldukça itici ve soğuk çıkıyordu. “Gece Beylice patronunun haberi var.” Dedim aynı onun gibi soğuk konuşurken.Adam kapıyı açtığında içeri girdim. Bir masanın etrafında adamları ve kendisi oturmuştu. İçeride tam yedi kişi vardı. Benimle bir sekiz olmuştu. “Hoşgeldin,Gece.” Dedi İsmail. Başımı hoşbuldum anlamında salladığımda, oturmam için sandalyeyi işaret etti. Sandalyeye oturduğumda. İlk başta beni süzdü ve konuşmadı. “Ne söylüyceksen söyle artık.” Dedim ainirlenmiltim gelmiltim konuşmuyor sadece bana bakıyordu. “Oğlumu neden öldürdün Gece.” Dedi İsmail.
“Kerem’i neden benim öldürdüğünü düşünüyorsum İsmail senin düşmanın yokmu benden başka neden ben.” Deidm itiraz ederken. “Lan başka kim oğlumu 7 kurşunla öldürsün annen tam yedi kurşunla vuruldu diye 7’ye takıntılı değilmisin!” Sesi öfkeli çıkıyordu resmen haykırıyordu. “Demekki birileri cinayeti benim üzerine atmak istiyor. Bu düşğnce beden aklından hiç geçmiyor. Neden benim öldürmülş olduğuma inanıyorsun!” Bende onun gibi bağırıyordum. “ Benim oğlum sana aşıktı. Senin peşinden koştu her seferinde Boran’la iş tutuyo diye reddettin şimdide geldin Mardin’e aırf onu öldürmek için!” dedi bu sefer gerçekten manyak olmalıydı. Ben onun hibi briini öldürmek için özel olarak buraya gelmezdim bile şizofrendi. “Bunun bedelini ağır ödüycekseniz!” Dedi bu sefer artık hattini aşıyordu. “Sen kendi oğlumu kendin dahi sevmiyordun. Parası için yanında duruyordun. Şimdimi oğlumu korumak aklına geldi.Şimdimi seveceğin tuttu!” Diye bağırdım.
“Sesinin tınısına dikkat et!” Dedi bana bağırırken eli yumruk halini almıştı.
“Etmessem ne yaparsın vurusmusun beni!” Dedim onunla inatlaşırken.
“Yeter lan !” Dedi belindeki silaha eli giderken ayağa kalkıp hızlıca ayağım ike beline giden elini vurdum. Adamlarının hepsi ayaklanmış bana silah uzatırken,elim sandelyede duran çantama gitti içinde ailhaım vardı. Çantayı açmış silahımı alacekken, kafamda soğuk demir bir cisim hisettim kafamda silahın namlusu vardı. Silahı çantamdan çıkarıp, adamın kafamda tuttuğu kolu elimle sertçe çevirirken adam açıyla bağırıyordu. Onu önüme kalkan yaparken, ateş etmeye başladım rastgele kurşunlar saçıyordum etrafa. O sırada omzumda bir acı hisettim. Vurulmuştum, çok acıyordu, ama oturup ağlayacak değilimdim şuan önümdeki adam delik deşik olurken tek bir adam kalmıştı. Oda İsmail’di. Adamı yere attığından sonra omzuma dokundum sızlıyordu, çok kötü gözüküyordu. İsmail bana yaklaşık yüzüme sertçe bir yumruk geçirdiğinde yere düşmüştüm. Ağzımdaki kanın tadını alıyordum. Ayağa kalktım ve koluma taktığım bileklğin charmına dokundum uzun ince bir bıçak çıktı. Bunu kendime özel yaptırmıştım. Ayağa kalkıp hiç düşünmeden ona sapladığımda. Yüzüme şaşırmış bir ifade ile bakıyordu. “Oğlunda sen gibi beni hafife alıyordu!” Diye bağırdım ve yere savrulan silahımı aldım. Onada hiö dülğnmeden ateş ederken. Omzum hareketlerimi kaldıramadığı için daha çok acıyordu. Şuraya çöküp ağlayabilirdim. Etraftaki kameralara ateş ederken kapıdaki adamlarda içeri geldi. Onlarada hazır elimdeyken vurmuştum. Ardından çantamı yerden alıp hızlıca burdan uzaklaşarak arabama bindim. Arabanın koltuğuna yaslanırken üstündeki bej rengindeki bluzum kıpkırmızı olmuştu. Arabada kolumu sarabilceğim bir ilk yardım çantam dahi yoktu. Dün gece onları gittiğimiz arabalara yerleştirmiştik. Aynadan kendine baktığımda dudağımın kenarından kan geliyordu, omzumda üstümde kötü haldeydi. Kolumdanda kan akıyordu. Bilekliğimden geliyordu. Arabayı çalıştırdım, uzaklaşmak için gaza oldukça fazla basıyordum. Hastaneye yaklaştığımda telefonum çekmeye başlamış oluçakki bir çok mesaj gelmişti. Arayanda vardı.
Abicimm🫶🏻+99 arama
Laracımm:”Gece nerdesin hepimiz oturudk seni bekliyoruz telefonlarıda açmıyorsun Hakan Abi çıldırdı.”
Laracımm+10 arama
Abicimm🫶🏻: “Gece abim nerdesin?”
“Mesajlarda tek tik gidiyor sikerim böyle işi.”
Güneş Ablam+9 arama
Güneş Ablam:”Gece nerdesin ablacım sana ulaşamıyoruzda, umarım iyisindir şarjın falan bitmiştir. Beni ara tamammı seni çok merak ediyorum canım.”
Çağan Karabey: “Hastanehaneden gitmişsin bir olaymı var hayırdır?”
“Gece nerdeysen çabuk gel abin hiç iyi değil sakinleşmiyor.”
“Gece yaşıyorsun değilmi??”
“ Hastahanede seni bekliyoruz. Telefonuna ulaştığında buraya gel.”
Hepsi merak etmişti. Çağan bile yazmıştı. Hastaneden haberisz ve hızlıca aniden çıkmıştım. Abim kesin Boran birşey yaptı diye çok korkmuştur. Hastanenin önüne geldiğimde arabanın arka koltuğuna doğru elimi uzattım orada hırkam vardı. Ona uzanmaya çalışıyordum. Ama omzum bu durumu engelliyordu. En sonunda vazgeçip arabadan indim. Koşar adım hastahanenin girişine ilerledim ve asansöre binip tuşa bastım. 12. kata geldiğimde Çağan’ın odasının kapısını hiç çalmadan direkt oat diye girdim. Gerçektende hepsi buradaydı. Abim, Şara,Çağan,Kadir Abi, Güneş,ve magazinden tanıdığım Çağan’ın kız kardeşi Talya buradaydı. “Gece noldu sana?” Diye sordu Lara bana yaklaşırlen onu umurmasamazken abime doğru yürüdüm ayağa kalkmıştı önüne gelince kollarını açmış beni kocaman sarmıştı.Gözümden bir yaş süzülürken benden ayrılıp omzuma eli gitti. “Dokunma çok acıyor.” Diye çıkıştım. “Abim noldu sana nerdeysin sen aklım çıktı benim burda sen nerdeysin neye bulaştın naptın sen.” Bağırıyor gibi çıkıyordu sesi ama abim bana bağırmazdı. “Çağan şu yaraya bakıver abim.” Dedi Hakan sesi endişeli çıkıyordu. Öağan yerinden kalkıp elinde sargı bezleriyle geri döndü. “Kurşun var bıçak yarası değil.” Dedim omzuma bakarken. Çağan tekrardan gittiğinde ve geldiğinde yanıma oturmuştu üzerimdeki bluz kolauz olduğu için kolaylık olmuştu. Ardından abim biraz daha yüzüme bakınca herşeyi anlatmıştım.”Şimdi ben hastahanenin terasına çıktım. Telefonum çaldı, bilinmeyen numaraydı. Açtım İsmail Candan benle konuşmak istiyordu. Bende kabul etmedim. Abinmi ölsün yoksa yengenmi dedii.” Dediğimde abimin yüzü kaskatı kesilmişti. Aedından devam ettim. “Bende velitorum dedim. Artukluya gittim. Bir değıda beni bekliyordu 10 kişiydiler. Bana Kerem’i neden öldürdüğümü sordu. Ben yapmadım dedim ısrar etti bende dayanayıp ona laf ettim. Ondan sonra bana silah çekti bende ona tekne attım.” Dediğimde bu sefer yüzünde gurur vardı. Sanki adama yekme attım diye gururlanmıştı. “Ondan sonra adamalarından birini elinden tutup üstüme kalkan gibi yaptım adamalrını vurudm aonrada İsmail omzumdan vurup bana yumruk attı. Bemde bilekliğimle bıçaklayıp onu öldürdüm.” Dedim ve deein bir nefes verdim. Çağan o sıra yaraya odaklanmıştı. Canımın yanmaması için uğraşıyordu sanki. “Sen ordan bir kurşunla çıktığına şükret.” Dedi abim.
“Valla helal tebrik ederim.” Dedi Demir.
“Kzıım sen niye bize birşey olmasın diye kendini zora sokuyorsun, ne olabilir bana.” Dedi Abim. “Annem gibi senide kaybet istemiyorum ben tamammı abi anladınmı.” Dedim sitem ederken.Abim benim herşeyimdi o bebim annemdi, babamdı, abimdi o benim herşeyimdi ona birşey olmasına dayanamazdım. “Haberler basına çıkmış.” Dedi bu sesi hiç duymamıştım ve sesin sahibi Talya’ydı çok güzel bir kızdı açık kahve rengi saçları ve kahverengi büyük gözleri vardı. “Bir zahmet yayılsın, adam yönetim üyesi.” Dedi Demir. Tam osurada Çağan kurşunu çıkarıyordu. Gözlerimi aıkıca kapattığımda bu durumun geçmesini bekledim. Çağan yavaşça çıkarıp demir bir kabın içine bıraktığında. Hepsinin odağı Çağan’ın yaptığı açık ameliyattaydı. “Sen bu kurşunla Artuklu’dan buraya nasıl dayandın ?” Diye sordu Çağan cevap tam cevap vermek için konuşacakken biranda başım dönmeye başlamıştı.Bir elimle diğer yanımda oturan abimin omzuna koyarken abimin sesi kulaklarımda yankılanıyordu.”Gece abim iyimisin?” Dedi ardından eklemeye başadı. “Başınmı döndü noldu?” Dedi bu seferde sadece omzunu tutuyordum. Çağan en son yüzüme baktığında “Bembeyaz kesilmiş görmüyormusunuz su verin.” Dedi emir verir gibicesine. Abim suyu elime tutuşturduğunda suyu içmiştim. Gözlerimi açıp kapattığımda etraf dönmüyordu. Düzdü “Başım döndü sadece ya iyiyim.” Dedim abime bakarken. Bir yandanda Çağan’a döndüm. Oda bana bakıyordu. “Tansiyonun düştü senin.” Dedi ardından ve odasındaki dolaplara doğru hareket etti. “ 9/6 ölçmene gerek yok.” Dedim hepsi bir bana baktığında Çağan yanaiyon aletini alıp yanıma geri geldi. “Önlem alalım biz.” Dedi Çağan sesinde yine samimiyet vardı. Tansiyonumu ölçtüpünde gerçektende 9/6 çıkmtı. Bana baktığında abimde bana bakıyordu. Bilmem garip gelmişti. “Kaç” dedi Talya doğru söyledimmi diye merak ediyordu. “9/6” dedi Çağan. Şaşkın şakın bana bakıyordu Talya, diğerleri normal olduğunu düşünüyordu. “Abim sen iyi dayanmışsın.” Dedi Kadir Abi. Yine konuşmamıştım. En son Çağan yarayı dikmeye başladı. Kurşunu nasıl uyuşturmadan yapıyorsa bunuda öyle yapıyordu. Ama ses etmemiştim kurşun acısı kadar koymamıştı.” Tamamdır.” Dedi Çağan yanımdan ayrılırken. Ayağa kalkıp eşyaları geri yerlerine bıraktı. Ardından yanımıza geri döndü. Abimin omzuna kafamı koymuştum. Gözlerim kapanıcak gibi hissediyordum. “Biz artık gidelim yoksa Gece bayılıp kalıcak.” Dedi Abim ters ters ona bakarken ayağa kalktım. “Sargı için teşekkürler.” Dedim Çağan’a bakarken “Önemli değil.” Diyerek karşılık verdi. Ardından abime döndüm “Yürürsün değilmi?” Diye sordu abim. Başımı salladığımda Çağan lafa karıştı. “Hakan Abi siz onu yinede tutun çünkü gerçekten çok düşük tansiyonu.” Diyerek abimi uyardı. Abim Sağol dermilcesine başını salladığında Çağan’ın odasından hep birlikte çıkmıştık. Eve gidip uyumak istiyordum. Aşağı indiğimizde abim beni dikkatlice arabaya bindirdi. Yanımda Güneş oturuyordu, diğer yanımda ise Lara oturuyordu. Güneş’e doğru kafamı yasladım. Önde ise Abim ve Kadir Abi vardı. “Gece iyimisin abicim?” Diye sordu abim aynadan bana bakarken. “İyiyim ben merak etme sen ama artık eve gidelim nolur.” Dedim yalvarır bir sesle. “Abim böyle bir olay vardı sen neden bizi aramadın biz hallederdik.” Dedi Kadir Abim. “Aklıma gelmediki Abi o sıra.” Dedim çaresizce. “Sana Boran birley yaptı diye aklım çıktı benim.” Dedi Güneş. “Birdaha kimin için olursa olsun kendini feda etme abim sana birşey olursa biz ne yapıcaz.” Dedi Abim. “Sen bensiz yaparsın ama ben sensiz yapamam abi.” Dedim itiraz eder gibi “ Nerden biliyorsun sensiz yapabilceğimi kafayımı yedin sen.” Dedi abim bana kzımıştı.
“ Öldün sandık kızım seni, telefonuna ulaşamıyoruz, mesajlara bakmıyorsun. Nerdesin bilmiyoruz hani biricik arkadaşımı kaybettim sandım ne kadar korktum anlatamam. İyi ki sadece bir kurşunla atlattın.” Dedi Lara hepsi bana kızıyordu ama onalr benim için daha değerliydi. Ardından gözlerim istemsizce kapanıyordu. Direnirken kapanıyordu.
Bölüm sonuu umarım seversiniz hatalarıma takılmayın nolurr.❣️💓
Baştaki fotoğrafı Gece’nin bilekliği olarak varsayın…
