6. bölüm / 11
Enkaz çiçeği6
Bölümler 11Şu an: 6
- 1 1580 kelime
- 2 2959 kelime
- 3 3623 kelime
- 4 4999 kelime
- 5 51.092 kelime
- 6 6869 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7883 kelime
- 8 81.676 kelime
- 9 9991 kelime
- 10 10723 kelime
- 11 11481 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Poyraz bence gerçekten imam nikahına gerek yok." Zaten yeterince günaha batmışken üstüne üstlük Allah inancı tavan biriyken imam nikahı beni korkutuyordu.Evet bu evlilik ölene kadar sürecekti ama böyle sahte bir duruma Allah'ı alet etmeme kanısındaydım
"Şu an aileme dini nikaha gerek yok dersem, senin kaba tabir ile kâfir olduğunu düşünürler bu evlenmemiz iyice zorlar."
Evet işte sorun bor ama yapacak bir şey yoktu bu evliliği kabul etmek zorundaydım.
Tamam, kabul bu evlilik birazda işime geliyordu hem oğlumun bir babaya olan ihtiyaçı kalmıyor hemde eğer bana bir şey olursa oğlumu emanet edebileceğim bir çok kişi çıkıyordu.
Böyle düşünüyor olduğum için kendimi kötü hissetmiyordum çünkü Poyraz'ada kızının bir anneye ihtiyacı olduğunu kabul ettiği için bu görevi kabul etmişti.
"Ayrıca Sayra kızımı yarın bir çarşıya çıkarın karakanların yeni gelininin kim olduğu belli olsun." Kemal bey hala bir şey olmamış gibi yemek yiyor bir yandanda fikrini beyan ediyordu.
"Haklısın gerçekten yeni gelinimizi bir tanıtmalıyız millete." Fatma annede kemal babayı onaylamıştı.
Yanımdaki Poyraz'a doğru eğildim,"ailen gelinimizi tanıtmak derken neyden bahsediyor?"
Oysa ban cevap vermek yerine hafifçe gülümsedi," yarın anlarsın bu günden söyleyip seni korkutmama gerek yok."
"Yenge, şimdi sizin düğün olacakya..." Diye bir anda söze girdi Hazar "bana düğün hediyesi almaya ne dersin?"
" Gelinden düğün hediyesi isteyen tek insanda Hazar her halde." Ege bir yandan köftesini yiyor bir yandan da Hazara laf yetiştiriyordu.
"Ben senin amcanım niye bana Hazar diyon lan." Dedi Hazar.
"İsmin Hazar değilmi." Aslında ege çok mantıklıydı.
"İsmimin Hazar olması sana bana Hazar şeklinde hitap etme yetkisini vermiyor."
"Ne diyem mahmutmu diyem hoca hanımmı diyem Hazarsın işte Hazar, Hazar." Hazarı sinir etmek için ard arda ismini söyleyen ege çok doğru bir yolda ilerliyordu.
"Amcanım ben senin sen bana Hazar diyemezsin."
"Aslında derim aradaki 5 yaş benim için bir şey ifade etmiyor ki senden akıl olarak üstün olduğumu düşünüyorum."
"Abi sinir bozan oğluna birşey de." Ben ve diğer herkes bu tartışmayı gülerek izliyordu. Evet şuanlık açık ara farkla en sevdiğim ikili Ege ve Hazar ikilisiydi.
"Ege birşey."Yavuz abinin verdiği cevaba tebessümüm büyüdü ufak kahkaha sesiyse Ahudan geldi
" Çok komiksin Hazar amca."
"Seni güldürebildiysek ne mutlu bize Ahu gözlüm."
Bir kaç dakika daha sessizlik sürdü ardından konuyu açan yine Hazar oldu.
"Narin yenge."
"Efendim canım." Dedi Narin abla.
"Senin bu oğlun varya-" cümlesini bitirememişti çünkü ege önünde olan bardaktaki suyu Hazara atmıştı.
"Satarsan çok pis satarım Hazar." Açık bir tehtitti bu Ege tarafından Hazara ise yetmişti herhalde çünkü ağzını kapatmış yemeğine odaklanmıştı.
"Sayra, kızım niye yemek yemiyorsun sadece çorba içtin öyle doymazsınki."
Karnımda kanatlanan kelebekler falan yani
"Teşekkür ederim Fatma anne mercimek çorbası olduğu sürece benim başka birşey yememe gerek yok. Çok severimde mercimek çorbasını.''
"Aaaa ama öyle olmazki ver biraz daha çorba koyayım o zaman böyle incecik kalmışsın." Fatma hanım benden cevap beklemeden önümden kaseyi almıştı.
"Koy anne koy bune böyle incecik ben kiloluysam kimse zayıf kalamaz izin vermiyorum." Hazal bu sefer tabağımı doldurmaya başlamıştı.
"Hazalcım oturup kendin yermisin yememek için yaptığının farkındayız abicim." Poyraz gerçekten kimseyle ilgilenmiyormuş gibi görünüyordu çünkü yaptığı tek şey bir köfte yiyen Alpin tabağına iki köfte koymaktı.
"Hazal, yemek yiyemiyor yenge aslında önüne gelene kadar yemek yemek diye ağlıyor ama önüne gelince yarısını bile yiyemeden kusmaya başlıyor."Bu açıklamayıda bana Ali Asaf yapmıştı.
" Yemek yiyemiyor değilim Ali abi sadece yeteri kadar yiyorum." Dedi Hazal ama şöyle bir tabağına baktığımızda gerçekten bu kadarın yarısını bile yiyememişti
"Yeteri kadar değil hayatta tutucak kadar" Asaf bir köfteyi Ahu'nun tabağına koydu."dimi Ahu gözlüm."
Ahuysa masayla zerre ilgilenmiyordu"Aliş dediyse doğyuduy."
......
İlahi bakış acısı
Sırma bir yandan kahvesini içiyor bir yandanda bahçede oyun oynayan çocukları izliyordu.
O ne için bu işi yapıyordu?
Cevap derinlerden geldi, bu çocuklarının bir geleceği olması için.
Onun geleceğine ne olacaktı?
Onun artık bir geleceği kalmamıştı.
Bir evin ilk kızıydı Sırma, ama hiç bir zaman el bebek gül bebek değildi. O hep ilk vazgeçilen, ilk feda olandı defalarca uçurumun kıyısından dönmüştü.
Şimdiyse yeni bir işi vardı Yuriy Anatoliy'in canını almak bu görevde tek başına değildi 4 kişilik bir ekip çalışıyordu bu iş için ancak birinin çift olması dışında diğerlerinin bir birinden haberi yoktu.
Bu dört kişinin ortak amacı çocukların bir geleceği olmasıydı.
Sayra
Poyraz
Ali
ve Sırma
*****
Sayra KILIÇSOY KARAKAN
insan en kolay ne ile ölür? Cevap basit hayal kırıklığı.
Peki ben kaç defa ölmüştüm, bilmiyorum ilk terk edilişimdemi, Alp'e hamile olduğumu babasına söylediğimde ölesiye dayak yiyip 'o piçe bakmayacağım' şeklinde küfür yiyincemi oysa ben elimde bir çift patikle gitmiştim onun yanına acaba o patikleri çöpte görüncemi yaşamıştım en büyük hayal kırıklığını.
Belkide ailemin beni neden yetimhaneye bırakmaya bile tenezzül etmeyip çöpün kenarına bıraktığındamı.
Asla depresif bir insan değildim. Ancak yanımdaki bu ailenin aile ortamı o kadar sıcaktı ki en büyük hayal kırıklığını neden böyle bir aileyle doğmamış olmamdı.
Şimdi beni mutlu eden detay ise artık bu ailenin içindeydik.
"Yenge, çay koyim mi?"Hazal herkese çay servisi yaparken benim biten bardağıma sormuştu bu soruyu.
"Yok güzelim, yeter bana." Efendi gelinliğe devam.
"Eee baba nerede bu imam." Kemal baba başını okuduğu gazeteden kaldırarak Hazara döndü.
" Ne bileyim ben oğlum ne zaman gelecek biz söyledik."
Bir kaç dakika sonra ise ortamda yükselen zil sesine Hazar kapıya koşmuştu.
Adamın omuzlarından tutup içeri doğru sürüklüyordu.
"Bir dur be deli oğlan bı dur ne bu acele kıyacağım nikahı merak etme." Dedi imam bey bence çokta haklıydı ne bu acele Hazar?
Bölüm etkileşimi
