2. bölüm · Enkaz çiçeği

2

Zeynep Yücadağ

"Adamın ismi Yuriy Anatoliy Rus kökenli." Dedi doktor.

"Peki benden ne istiyorsun?" Dedim" Eğer bir iş adamı ise bir koruma yardımıyla kolaylıkla öldürülebilir."

"İşte onu böyle öldürmek imkansız. Yuriy Anatoliy'in yanına aldığı adamlar tek bir soydan geliyor, yani şuan ki adamının büyük büyük babası veya annesi de onlarla çalışıyor"

"Peki ben ne yapacağım? Onu nasıl öldüreceğim?"

"Evlenceksin Sayra eğer kocan teşrif ederse tanışabilirsiniz yoksa tanışmanız düğün gününe kalır."

"Yine boş yaptın doktor." Bu cümlenin sahibi ben değildim. Arkamdan gelen Poyraz beydi.

"Evet doktor görevim ne?"dedi Poyraz bey hala gülümserken adam her halde gülümsüyor muydu bana mı öyle geliyordu?

"Karınla tanış Poyraz" Doktor ikimizede bakmadan önündeki belgelerle uğraşıyordu bense şaşırmıştım.

"Tanışıyoruz..."dedim bir anda."kendisi canım oğlumun ablasının babası."

Doktor, dediğime şaşırmış olmalı ki yüzünü bize kaldırma nezaketini gösterdi.

"Nasıl yani?" Dedi doktor "ne demek oğlumun ablası."

"Poyraz bey açıklasın." Dedim ona bakmayarak.

"Kızım Ahu ve Alp aynı sınıfta. Kızım bu dünyadaki herkes senin kardeşin lafını fazla ciddiye almış olmalı ki Alpin ablası olduğu konusunda kesin bir kanısı var. İşin ironik kısmı Alpde onun abisi olduğunu iddia ediyor."

Şen bir kahkaha attı doktor." Ne güzel işte kardeşler de birbirine alışmış"

Gözlerimi devirirken sinirlerim bozulduğu için hafifçe gülümsedim.

"Böyle bir evlilik olmayacak doktor.Bu evlilik demek oğlumun hayatını riske atmak demek."
Oğlumun hayatını riske atmadığı sürece her türlü işi yapardım ama Poyraz beyin bir kızı benimde bir oğlum olduğu sürece bu görevin ifşalanması pamuk ipliğine bağlıydı.

"Ayrıca..."dedi Poyraz bey"Sayra hanımın bir ailesi varmı bilmem ama benim annem babam ve kardeşlerim var. Bu görev onları riske atmam demek."

Doktor isyanlarımızı zerre takmıyordu.

"Ama evlendiniz.Nikah kıyıldı."

Masadaki evrakları yüzüne atmama son bir.

"Ne demek evlendiniz?" Dedim şaşkınlığımı gizlemeden.

"Biz çocuklara ne diyeceğiz? Ayrıca bu evlilik ne kadar sürecek? 6 aymı?" He Poyraz bey bir sorunumuz ne kadar süreceğiydi ama adam hala gülümsüyor gülmesene.

"Nerede o nikah cüzdanı boşanmaya gidiyorum" sesimi yükseltmeye başlamıştım.

"Bunu diyeceğini bildiğim için sakladım şimdi bu yoldan bir geri dönüş olmadığını Alpin bir babaya Meyra'nın ise bir anneye ihtiyacı olduğunu kabul etmelisiniz." Bende Poyraz beyde ofladık.

"Bak doktor." Poyraz bey sınırını korumaya çalışarak."Ahu'nun bir anneye ihtiyacı var ama ajan bir anneye ihtiyacı yok sıkıntı evlenmemiz de değil tamam evlendik peki benim annem sence oğlunu sadece bir nikahla mı evlendirir büyük bir düğün yapar buda bizim bilinmemizi sağlar ve görev riske girer" Buda mantıklıydı ilk başta anlamamıştım ama Ahu'yla tanıştıktan sonra Karakanları araştırmıştım.

"Bu evlilik siz ölene kadar sürecek şimdi size nikah cüzdanınızı vereceğim ve gidip aynı eve taşınacaksınız."

"Adam bizi zerre tınlamıyor ya"
"Bu konuda haklısınız Sayra hanım." Poyraz beyde benim gibi üzgündü bu konudan.

"Karına hanım deme Poyraz."
"Ne dememi istersiniz doktor hazretleri?"
Bu tamamen alay sorusuydu bunu ben de anlamıştım

"Pekala." Dedim sıkıntılı bir nefesi içime çekerken "Madem görevi reddedemiyoruz ayrıntılarını öğrenelim"

"İşte duymak istediğimiz cümleler Sayra "

............................................................................

"Ne yani artık Ahu kardeşim mi?"
Ben ve Poyraz bu soruya yavaşça kafa salladık.

Bence Alp, Ahu benim kardeşim olsun diye ağlarken yanlışlıkla manifesledi.

Yoksa oğlumun duasının bu kadar hızlı tutmasının bir amacı olamaz, olmamalı.

"Evet annecim artık kardeşin ben nasıl senin annensem Poyraz da baban." Dedim. Ne kadar çabuk kabul ederse o kadar işimiz kolaylaşırdı.

"Yani Sayya benim annem mi?" Ah evet birde kızım vardı artık benim bu doğru ve Ahu'nun dili dönmediği için r harfini söyleyemiyordu

"Evet babacım Sayra senin annen Alpde kardeşin." Poyraz bey Ahu'ya açıklama yapmıştı.

"Annemmm" Alp m harfini uzata uzata benimle konuşmak istediğini belirtmişti.

"Efendim oğlum." Dedim.

"Biz şimdi nerede yaşayacağız?"

"Trabzon'a gideceğiz." Bu soruyu Poyraz yanıt vermişti.

"Babaannemlere miiiiiii?" Ahu'nun masum sorusu beni fazlasıyla güldürmüştü.

"Evet Ahu babaannenlere gidicez ama sen ve Alp şimdi biraz oyun oynayın olurmu?"
Poyraz Alp ve Ahuyu göndermeye çalısıyordu ne olduğunu anlamıyordum.

Çocuklar gittiğinde gözlerimi Poyraz'a çevirdim
"Neden gönderdin çocukları ?"

"Kafanı eğ Sayra"

Bana fırsat bırakmadan kafamı nazikçe tutup eğdi fazla fiziksel güç uygulamadı.

O an ise düşünmem gereken farklı bir şey vardı kafamın üstünden geçen kurşun gibi.

Allahım yine ne günah işledim yarabbim?

"Bu günah işine girme fazlasıyla uzar gider" dedi içimden farklı bir ses. Benceyse şuan ikiside konusmamalıydı özelliklerde kafamdan kurşunlar geçerken.

"Çocuklar" dedim tek seferde Poyraz'a.

"Merak etme fazlası ile güvendeler teşkilattaki mevkimden dolayı evimde çalışan tüm insanlar fazlasıyla kıdemli ajanlar...'' bu noktada derin bir nefes aldı "ancak kimin evime saldıracak kadar ileri gideceğini merak ediyorum özelliklerde evde iki çocuk ve karım varken"

"Şu noktada salaklığına sonra sövücem Poyraz ama evdeki çalışanların hepsini biz gel-"kolumdan tutup koltuğun arkasına çekti.
"-meden yolladın ya." Dedim güç bela.

"Merak etme Sayra, Alpde Ahu'da güvende ama sen de artık bir ajan olduğunu hatırlayıp eline silahını alırsan çok makbule geçer." Tamam şuan doğru söylüyordu, fazlasıyla doğru söylüyordu.

Kafamdan geçen kurşunlar alışık olduğum şeylerdi dikkatli bir şekilde kafamı koltuğun arkasından çıkardım

"Komşular bu olaya ne diyecek?" Evet Sayra tek sorun bu.

"Komşular kıdemli ajanlar, lojman gibi biryer bura bu tür şeyler sık sık olduğu için komşular karışmıyor."

Elimdeki silahın sürgüsünü kendime doğru çekip art arda tetiğe bastım gelen adamlar büyük bir ihtimalle acemiydi çünkü attığım tüm silahlar hedefi bulmuştu.

Yaklaşık 15 dakika sonra ise neredeyse hiç adam kalmamıştı .

"Ahu bu tür şeylere alışık ancak Alp için emin değilim."

"Anlaşılan oğlumu hafife alıyorsunuz Poyraz bey, ancak oğlum birçok kişiye taş çıkaracak kadar güçlü ve dövüşe biliyor." Tamam oğlum altı yaşındaydı ama kendinden 3 5 yaş büyük birini kolaylıkla yere serebilirdi.

Yanında fazlasıyla önem verdiği Ahu'nun da olduğunu var sayarsak oğlum şu an asla korkup saklanmamıştır.

"Anne!"
"Baba!"

Aynı anda duyduğumuz sesler bize çocukların iyi olduğunu gösteriyordu.

Yarabbim şükür bugünde ölmedim.

Tamam ölmekten korkmuyorum ama böyle beceriksiz adamlar tarafından öldürülürsem kendimi affetmem.

"Eşyaları siktiret Sayra şu an en hızlı şekilde bu şehri terk ediyoruz." Aksini şu an iddia edemezdim yanımızda çocuklar vardı ve güvenlikleri söz konusuydu teşkilattaki diğer insanların bu işi halledeceginden emindim.

"Doktoru arayıp rapor bildireceğim benim arabamın benzini son derece az seninkiyle gidelim." Arabamın benzini bizi en yakındaki benzinliğe bile götürmeyebilirdi