5. bölüm / 8
En Yakın YabancımGerçekler Derken? (Bölüm 4)
Bölümler 8Şu an: Gerçekler Derken? (Bölüm 4)
- 1 Yabancı(Prolog) Yaşadığın dünyada âdeta yabancı gibi dolaşırsın.137 kelime
- 2 Yanlış Seçim(Bölüm 1) Bazı seçimleri sen yapmazsın ama sonuçlarını sen yaşarsın.237 kelime
- 3 Mucize(Bölüm 2) Belki de bazı mucizeler, bir sıranın hemen yanında başlar.273 kelime
- 4 Uno(Bölüm 3)389 kelime
- 5 Gerçekler Derken? (Bölüm 4)564 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Hatırlamayacak(Bölüm 5) Bazı gerçekler söylenmek için değil hissedilmek içindir...611 kelime
- 7 Bir Mesaj, Bin His(Bölüm 6)585 kelime
- 8 Bir Şarkı, Bir Sır(Bölüm 7)819 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eve gelip yemek yedikten ve bir iki saat dinlendikten sonra telefonumdan bir bildirim sesi geldiğini duydum. Telefonu elime almamla beraber tekrar masaya koymam bir oldu. Çünkü Özgür'ün bana yazmasını beklemiyordum.
Aniden olduğum yerden sıçrayıp deli gibi odanın etrafında dönmeye başladım. Heyecandan mıydı, yoksa başka bir şeyden miydi bilmiyorum ama tuhaf bir histi bu. O hissi anlatmanın tarifi yoktu.
Deli gibi odada döndükten sonra kendime, “Artık dur!” diye bağırdım.
“Alt tarafı selam, naber yazmış. Ne dönüp duruyorsun?” diye kendimle tartıştıktan sonra telefonu tekrar elime alıp sohbetine girdim.
Defne: Selam, iyiyim. Senden naber?
Mesajı yazıp sohbetten tam çıkacakken, sanki beni bekliyormuş gibi bir mesaj daha geldi.
Özgür: Ne yapıyorsun?
Defne: Hiç, oturuyorum. Sen ne yapıyorsun?
Özgür: Ben de oturuyorum, ne yapayım? Aklıma geldin de yazayım dedim.
Defne: Sen her aklına gelene bu şekilde yazıyor musun?
Defne: Bu şekilde derken? Şeklimde ne varmış?
Defne: Neyse, neyse. Asıl konu bu değil. Numaramı nereden buldun?
Özgür: Sınıf grubundan buldum. Rahatsız olduysan yazmam. Bugün, yarın tekrar sohbet edelim derken bu kadar gergin değildin ama.
Dediği şey gayet haklıydı. Resmen çocuğa teklifte bulunmuştum.
Defne: Tamam, kusura bakma.
Özgür: Sorun değil, yalancı kız.
Yine şu lakap, yine şu lakap! İyi ki bir yalan söyledim. Hoşuma da gidiyor aksi gibi, ses çıkaramıyorum.
Defne: İyi ki bir tanecik yalan söyledim. Sürekli yalancı kız, yalancı kız deyip duruyorsun.
Özgür: E, öylesin benim gözümde.
Defne: Öyle olsun madem. Ha, bir de şeyi söylemek istiyorum sana. Bugün benimle ilgili en ince detayı fark etmen tuhafıma gitti. Yalan konuştuğumda gözümü devirmem, bacağımı sallamam gibi... Fark edilecek şeyler ama normalde herkes fark etmez. Gören de seni, “Kaç yıldır tanıyorsun?” sanacak.
Bu mesajı yazdıktan sonra mesajıma görüldü attı. Beş dakika falan yazmadı. Birisinin onu çağırdığını ya da aniden işinin çıktığını düşünerek bir şey yazmadım.
Özgür: Annem çağırdı da geldim, kusura bakma. Görüldü attım.
Defne: Sorun değil, zaten ben de uyuyacağım şimdi.
Özgür: Peki, ben seni tutmayayım o zaman.
Defne: Teşekkür ederim. İyi geceler.
Özgür: İyi geceler.
Annem çağırdı dese bile inanamadım istemsizce. İçimde yine tuhaf bir his oluştu ama daha bir gündür tanıyordum onu. O yüzden fazla irdelememeye çalıştım.
Özgür'e yazdıktan sonra sabah erkenden uyanmak için peş peşe beş tane alarm kurup uyudum.
---
Saat 08.00
Servisten inip okula doğru yürürken karşıdan Özgür'ün geldiğini gördüm. Biraz bekledim.
Özgür: Günaydın, Defne.
Defne: Günaydın, Özgür.
Özgür: Nasılsın?
Defne: İyiyim, sen?
Özgür: İyiyim ben de.
Bir yandan böyle konuşurken bir yandan da okula doğru gidiyorduk.
Defne: Özgür, ben kantine gideceğim de sen sınıfa çık istersen.
Özgür: Yok, ben de geleyim seninle.
Defne: Peki, o zaman.
Birlikte kantine su almaya gittikten sonra sırada, benim arkamdan iş çeviren eski arkadaşım Mira'yı ve onun ortağı eski sevgilim Burak'ı gördüm. Birlikte hiçbir şey olmamış gibi gülüp sohbet ediyorlardı.
Sonrasında ikisi de başlarını benim olduğum tarafa çevirdi. Ağızları açık kaldı.
Belki de Özgür'le sevgili olduğumuzu düşündükleri için şaşırmışlardı. Öyle olduğunu düşündüm. Ta ki yanıma gelip Özgür'e tuhaf sorular sorana kadar...
Mira: Gerçekten inanmıyorum sana, Özgür!
Burak: Ben de inanamıyorum sana, Özgür!
Defne: Siz ne saçmalıyorsunuz ya? Özgür'le ne işiniz var?
Özgür'ün yüzü birden buz kesti. Nefes alıp verişini duyabiliyordum.
Defne: İyi misin, Özgür?
Özgür: İyiyim, Defne. Sıkıntı yok. Hadi, gidelim.
Mira: Özgür, dur olduğun yerde!
Defne: Ne konuşup duruyorsun hâlâ, Mira? Burak, al, git şunu!
Burak: Defne, bilmediğin şeyler var.
Defne: Burak, ne olabilir bilmediğim şeyler? Ucuz numaralarınız bana daha işlemez.
Mira: Özgür, sence gerçekleri anlatmanın zamanı gelmedi mi?
Burak: Gerçekleri anlatacak kişi sensin, Özgür.
Defne: Gerçekler derken?
Bölüm etkileşimi
