4. bölüm · Duru

Restorandaki İlk Gün

Estrella 🌟

Ertesi gün, üniversite derslerinin ardından Duru restorana gitti. Üniformasını giyip kendini aynada gördüğünde bir an tereddüt etti ama sonra derin bir nefes alıp işine başladı. Siparişleri hızlıca alıyor, müşterilere gülümseyerek hizmet ediyordu.

Tam o sırada, restoranın köşesinde bir masaya dikkat kesildi. Gözleri istemsizce o tarafa kaydı ve orada Arven’i gördü. Yanında birkaç kişiyle oturuyordu. Arven’in elleri masanın üzerinde duruyordu ve parmaklarının arasında, hafifçe parlayan bir yüzük vardı. O yüzüğün yaydığı ışık, diğerlerinin fark etmeyeceği kadar ince ve zarifti.

Duru bir an donakaldı. “Burada ne yapıyor?” diye düşündü. O anda Arven, başını hafifçe kaldırıp Duru’ya baktı. Gözleri yine o tanıdık yeşil renkte parlıyordu. Ama Duru daha önce hiç bu kadar derin bir bakış hissetmemişti.

Arven, hafif bir gülümsemeyle başını eğdi ve yanındaki kişilerle konuşmaya devam etti. Ancak o an, Duru için tuhaf bir şey oldu. Masanın üzerindeki bir bardağın içine dökülen su, bir anda hareketlenmiş gibi göründü. Su, yavaşça bardaktan yükselip havada asılı kaldı ve sonra yeniden yerine oturdu.

Duru, gözlerini ovuşturdu. “Bu imkansız,” diye mırıldandı. Ama o an Arven’in yüzündeki ifadenin hiçbir şey olmamış gibi sakin olduğunu fark etti.

Arven, masadaki sohbetini bitirdikten sonra ayağa kalktı ve yavaşça Duru’nun yanına geldi. “Bazen her şey göründüğünden daha fazlasıdır,” dedi, Duru’nun yüzündeki şaşkın ifadeyi görünce.

“Sen… ne yaptığını biliyor musun?” diye sordu Duru, sesi titreyerek.

Arven, hafifçe güldü ve “Her şeyin zamanı var, Duru,” dedi. “Sana anlatacak çok şeyim var. Ama önce, kendine güvenmeyi öğrenmelisin.”

Duru, Arven’in sözlerini anlamaya çalışırken, onun aniden arkasını dönüp dışarı çıktığını fark etti. Geriye sadece, masada bıraktığı hafifçe yanan yüzük kaldı. Duru, o yüzüğe bakarken içinde daha önce hiç hissetmediği bir merak ve korku karışımı bir duygu hissetti.