1. bölüm / 6
DERSİM KARAN1.Bölüm— Müdürün Değil, Karan'ın Odası
Bölümler 6Şu an: 1.Bölüm— Müdürün Değil, Karan'ın Odası
- 1 1.Bölüm— Müdürün Değil, Karan'ın Odası313 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm — On Dakikalık Felak635 kelime
- 3 3.Bölüm— Matematik Diye Bir Gerçek738 kelime
- 4 4. Bölüm — Bir Aferinin Bedeli 💗733 kelime
- 5 5. Bölüm — Bir Şeyler Değişiyor mu? 💗781 kelime
- 6 6. Bölüm — Üç Hafta Sonra 🎓922 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Defne'nin gözünden.“Defne, sana bir şey söyleyeceğim ama sakin ol.”Ece'nin bu cümlesinden sonra sakin kalmamı beklemesi, insanlığın en büyük sorunlarından biriydi.“Ne yaptın?”“Ben mi? Niye hemen beni suçluyorsun?”“Ece, yüzüme bak.”Baktı.“Ne yaptın?”“Şimdi… Bizim sınıfın kapısına küçük bir kâğıt yapıştırdım.”Gözlerimi kıstım.“Ne yazdın?”Ece dudaklarını birbirine bastırdı. Gülmemek için kendini zorladığını görünce çantamı omzuma taktım.“Ece, ne yazdın?”“Matematik öğretmeninin dersine girmeden önce üç kere derin nefes alın. Hayat kısa.”Bir saniye sustum.Sonra kahkahayı bastım.“EŞEK! Bunu nasıl düşündün sen?”“Yaratıcılık, canım.”“Peki, benim adım neden altında yazıyor?”Ece'nin gülümsemesi bir anda kayboldu.“Şey…”“ECE!”“Kalem senin kalemindi?”“Benim kalemimle benim adımı mı yazdın?”“Bak, olaya böyle yaklaşma.”Tam ona cevap verecektim ki arkamızdan bir ses duyuldu.“Defne.”O sesi tanıyordum.Hem de ne yazık ki çok iyi tanıyordum.Yavaşça döndüm.Karan Demir.Elinde o meşhur yoklama defteri, yüzünde de insanın yaptığı bütün hataları tek tek hatırlamasına neden olan ciddi bir ifade vardı.“Ben mi hocam?”Karan kaşını hafifçe kaldırdı.“Hayır, arkandaki duvar.”Ece öksürük numarası yaparak gülmesini gizledi.Ben ona ölümcül bir bakış attım.“Hocam, duvarın adı Defne olsaydı bile yine ben cevap verirdim.”Karan birkaç saniye yüzüme baktı.“Bunun farkındayım. Sorun da tam olarak bu zaten.”Ece arkasını dönüp omuzlarını silkti. O an onu hayatımdan çıkarmaya karar verdim.En azından beş dakikalığına.“Dersimden sonra odama geliyorsun, Defne.”“Hocam, neden?”“Kapıdaki yazıyı kimin yazdığını biliyorum.”“Peki ama hocam, yazı güzel olmuş. Onu da göz önünde bulundurmak gerekmez mi?”Bu kez Karan'ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.“On dakika sonra. Ve bu kez yeni bir slogan hazırlamadan gel.”Arkasını dönüp gitti.Ben olduğum yerde kaldım.Ece koluma girdi.“Hayatım, tebrik ederim.”“Neye?”“Adam sana on dakika verdi. Ben olsam on saniyede okuldan gönderirdim.”“Ece, şu an seni pencereden atmak istiyorum.”“Birincisi, zemin katındayız. İkincisi, Karan seni odasına çağırdı!”“Ceza verecek, aptal.”“Tabii canım. Sen de cezanı merak ettiğin için yüzün kızarmış gibi duruyor.”“YÜZÜM KIZARMADI!”Koridordaki üç kişi dönüp bize baktı.Ece gülerek geri çekildi.“Tamam, bağırma. Karan duyar.”“Duyarsa duysun!”Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı ve Karan yeniden göründü.“Defne?”Dilim tutuldu.“Buyurun hocam?”“On dakika demiştim. Sürenin yarısı geçti.”Ece kulağıma eğildi.“Koş, canım. Randevuna geç kalıyorsun.”Dirseğimle onu dürtüp Karan'ın peşinden yürüdüm.Şimdi gerçekten başım beladaydı.Ve bütün bunların sorumlusu, hayatımda gördüğüm en kötü sırdaştı.Ece.
Bölüm etkileşimi
