6. bölüm / 12
Dava DosyasıDepo
Bölümler 12Şu an: Depo
- 1 Yanlış Dosya296 kelime
- 2 Misafir635 kelime
- 3 Misafir'in Anlatımı1.026 kelime
- 4 400 km/s Hızla1.094 kelime
- 5 Hayata Bağlanma Nedenim1.040 kelime
- 6 Depo943 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Siyah'ın Turuncusu1.098 kelime
- 8 Ağız Alışkanlığı1.610 kelime
- 9 Güven950 kelime
- 10 Bariyer930 kelime
- 11 AŞK1.047 kelime
- 12 Açık Kartlar1.047 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
5. BÖLÜM
"O kadar emin olma yeğenim," dedi.
"Tamam tamam, şu anda seninle laf dalaşına girersem sonu kötü olabilir.
Aramızda cam olmasa karatede siyah kuşak olduğum için kafana bütün gücümü kullanarak seni ölmekten beter yapmamak için kendimi zor tutuyorum," dedim içime içime konuşurken.
"Sen ne zırvalıyorsun?" dedi bana "Yeğenim" diye hitap eden esmer saçlı, 38-40 yaşında gözüken adamın yanındaki insanlar.
"Size bir şey dediğim yok," dedim sakin kalmaya çalışarak.
"İyi, deme zaten," dedi.
Bir şey diyecektim ama burada rehin olan ben olduğum için bir şey diyemedim açıkçası.
Ve adama, "Siz kimsiniz ve bana ne yapacaksınız?" dedim.
"Ben Kuzey Şanlı. Devamı seni aşar, hem kızlar bu kadar soru sormazdı eskiden," dedi alaycı bir tavırla.
"Bak ben senin..." dediğim sırada aramızdaki cama ayağımla bir tekme indirdim ki cam az da olsa parçalanmıştı. İçimdeki sinir yüzüme vurmuştu.
"Bak kızım, sen nasıl bir manyaksın bilmem ama sen iyice zıvanadan çıktın!" dedi haykırarak.
Araba yavaşladı ve bagaj açıldı. Önde oturan adamlar gelmişti, biri beni kollarımdan tutmuştu. Öyle bir tekme indirdim ki yüzüne, adam bayılacaktı ama görevini yapmayı bırakmadı. Diğer adamsa benim tekmelerimden kurtulmuş, elindeki iğneyi koluma saplamıştı.
Ve her yer karardı...
Gözlerimi yavaşça araladım ve uyandığımda araba durmuş, yanımda o aşağılık Kuzey pisliğinin adamları uyuyakalmıştı. Ön koltukta Kuzey pisliğinin teki uyuyordu. Kırdığım cam dışındaki bütün camlar siyahtı, hiçbir şey görünmüyordu.
"Bu adam nasıl görüp de sürdü anlamıyorum," diye düşünürken turuncu çantamın yanımda olduğunu gördüm.
Çantanın içinden küçük çakıyı aldım ve pantolonumun arka cebine sıkıştırdım. O sırada adamlar uyanmaya başladı ve uyuma taklidi yapmaya başladım.
Adamlar kendi arasında konuşuyordu:
"Bu kızda ne deli cesareti varmış arkadaş, başım zonkluyor."
"Ayol ne abarttın," dedi Kuzey ismini söylerken duyduğum adamlar. Birisi Kadir, diğeri de Demir'miş.
"Bak Kadir, o tekmeyi kafana yeseydin abartmak neymiş görürdün!" dedi.
Ben de gözlerimi yavaşça araladım ve "Ne oldu prensesler, ayılamadınız mı?" dedim büyük bir alayla.
"Bak sen..." diye adamlar üzerime gelirken:
Kuzey'in sesi geldi: "Gidiyoruz ama kıza sakinleştirici verin," dediği sırada adamların yüzüne yumruğumu indirecekken adamlar benden hızlı davrandı ve her şey karanlıkla yok oldu.
Kuzey cümlesine devam etti: "Baran'ı arayın da kızın kötü durumda olduğunu, zamanın da kısıtlı olduğunu anlasın," dediğini duydum hayal meyal.
- Çalıyor... -
"Baranım nasılsın, ne yaptın bu 3 saatin içinde? Besre'nin telefonunu öylece yerde bulunca ki yüz ifadesi dünyalara bedeldi biliyor musun?"
dedi ve büyükçe bir kahkaha attı.
"Bak sen, sen çok oluyorsun! Kız nerede? Ona bir şey yaptıysan sana o dünyayı dar ederim, anladın mı beni!"
"O kadar dikkatsiz davranma," dedi ve kamerayı yüzü solmuş Besre'ye çevirdi. "Bak sevdiğin kız burada. Biraz inatçı çıktı ama sonunda teslim oldu Baran."
"Besre... Besre ne olur gözlerini aç ne olur, biz daha seninle çok güzel anılar biriktirecektik," dedi hüzün dolu bir sesle.
"Bak Kuzey, seni bulduğumda yaşatmam! Senin sorunun benimle, onunla değil tamam mı!" diye haykırdı.
"Benim sorunum onunla değil mi? Sen nereden biliyorsun peki benim sorunumun kimlerle olduğunu?" dedi.
"Yeğenime ne yapacağım veya neler yaşatacağım seni ilgilendirmez, sen nesin ki?" dedi Kuzey.
"Y-yeğenim mi? Sizin aile bağınız mı var?" dedi anlamazca.
(Baran'ın iç sesi)
"Allah'ım ben neyin içine düşüm... Aile fertlerimi öldürmüş düşmanımın ailesinden birine nasıl aşık olurum, nasıl yaparım bu hatayı?"
"Evet Barancım, konuşma iyice uzuyor ve o çok sevdiğin kızı son kez görüyorsun," dedi.
"Lan hayır, kapa-"
- Arama Sonlandırıldı. -
(3 saat içinde Baran'ın yaşadıkları)
"Bakın Aslı Hanım, ben Baran. Arkadaşınızın kapı komşusuyum ve Besre'yi kaçırmışlar. Siz bana yardımcı olmayacaktınız belki," dedi ve merdivenleri hızla indi.
Tabii ki ya! Kask... Besre'ye verdiğim kaskın konum özelliği vardı.
"Bende çareler tükenmez Kuzey Bey."
Baran telefonundan konum uygulamasını açtı ve Besre'nin konumu sabit duruyordu. Ama gitmek Besre'nin hayatını tehlikeye sokmak anlamına da gelebilirdi.
Sadece beklemek istedi ama yapamadı. Onun zarar görmesine nasıl izin verirdi, nasıl düşmanı tarafından onu yapayalnız bırakırdı?
"Besrem, senin için geleceğim."
(Besre'nin yaşadıkları)
Araba yavaşça hareket etmeye başladı ve saniyeler içinde hızlandı.
"Kuzey, beni nereye götüreceksiniz, bana ne yapacaksınız?"
"Sen çok meraklı olma Küçük Hanım. Cinsiyetinle alakalı laf edilince sen bir delleniyorsun, otur aşağı, bekle."
"Küçük Hanım" mı...
Besre olduğu yere kilitlenmiş, dışarısı görünmeyen cama gözü takılmış sadece bakıyordu. Bedenen buradaydı ama ruhen burada değildi artık, olamazdı da.
Artık Baran'ı hatırlatan her harf, her kelime, her ses kalbine acı içinde saplanıyordu.
Besre'nin gözleri bulanıklaşmıştı ama aniden Kuzey'in adamları onu tutunca o acı hırsa bırakmıştı yerini.
"Bırak beni aptal herif!" Besre tek bir yumruk ile adamları yere sermişti. Açık bagajdan canı pahasına koşuyordu, elindeki turuncu çantasını da bir kalkan ilan etmişti. Bir deponun önüne geldi.
Karşısındaki adama, "Lütfen yardım et-" Besre bir kez daha gözlerini karanlığa bırakmıştı.
Ve Besre'nin elindeki çantanın içindekiler bir bir yere saçıldı. Besre, Kuzey'in adamının kucağında depoya doğru ilerliyordu.
Besre yavaşça göz kapaklarını kaldırdı ve Kuzey Şanlı'yı oturduğu sandalyenin önünde ona bakarken buldu.
"Aaa Besre, hiç yeğenler amcalarından kaçar mı?" dedi kahkaha atarken.
"Baran beni bulacak tamam mı? O zaman siz de yaptıklarınızın bedelini bir bir ödeyeceksiniz!" dedi Besre, elleri ayakları sandalyede çırpınırken.
"Ha ha ha! Barancığın mı bizi bulacakmış? O çorabının tekini bulamaz, sen o çocuktan ümidi kes," dedi Kuzey.
"Sen öyle sanmaya devam et," dedim ona sinirle bakarken.
"İyi, öyle olsun. Sinirlenme hemen Küçük Hanım," dedi alaycı tavrıyla.
"Bana 'Küçük Hanım' deme!"
"Burada ne diyeceğimi ben seçerim. Şu anda kötü durumda olan da ben değilim, hatırlatırım. Bana boş yere kafa da tutma."
Cevap vermedim. Bütün gün başımda beklemeyeceklerini umdum ve gözlerim kapalı bir soru sordum:
"Neden beni kaçırdın? Baran ve senin aranızdaki şey ne?"
- Köpek havlar. -
"Kuzey Bey, dışarıda biri olabilir, köpek havlıyor."
"Gidin bakın o zaman! Her şeyi ben mi öğreteceğim size?" dedi sinirle.
"Tamam efendim."
"Soruna cevap vermemi çok istiyorsun, değil mi?" dedi gözlerimin içine bakarken Kuzey.
Kafamı yukarı aşağı salladım.
"Sana aile fertlerin anlatmadı mı Aksoylar ile olan düşmanlığımızı? Aaa, doğru ya... Senin ailen yoktu değil mi?"
BÖLÜM SONU
Bölüm etkileşimi
