10. bölüm · Dava Dosyası
Bariyer
9. Bölüm
Kapıyı sertçe kapattım.
"Aptal adam! Ben, ben nasıl yaparım ya? 'Beni korumak için teşekkür ederim' dememi bekliyor herhâlde. Suç bende zaten, erkeklere güven mi olur Besre?"
"Allah'ım ben ne yapacağım şimdi?" diyerek yatak odama gittim ve yatağıma kıvrıldım. Kendime ağladım ve ağlamaktan uyuyakalmıştım.
Saat gece üçte uyanmıştım. O kadar yorgundum ki 10 saattir uyuyordum.
Telefonumda 99+ cevapsız arama vardı, hepsi de Deve Bey'dendi.
Tekrar arama geldiğinde sinirle açtım.
"Ne istiyorsun ulan sen hâlâ?" dedim sinirle.
"Besre bak, yaptığım şey çok kötü bir davranıştı, özür dilerim. Ama bu kötü davranışım seni kurtardı, kurtarmadı mı?"
"Evet kurtarmış olabilir Baran, ama benim sana artık olmayan güvenimi kim kurtaracak?" diye bağırdım.
"Besre ne olur, ben kötü bir adam değilim. Sana zarar vermem bak gerçekten."
"Beni anlaman gerekiyor Besre, yalvarırım yapma bunu bana."
"Bak Baran; beni düşünmüşsün, iyiliğimi istemişsin, seni anladım biraz. Ama bunu bana söyleyebilirdin. O zaman bu kadar güvenimi hiçe saymamış olurdun."
"Ama düşmanın olduğumu öğrenince benden uzaklaşabilirdin, bunu göze alamazdım Besre."
"Bir gün öğrendiğimde uzak kalabileceğimi düşündün mü senden...?"
"Evet Besre, evet... Ama yapamadım, özür dilerim. Yalvarırım, seni de kaybedecek gücüm kalmadı."
"Baran biz düşman çocuklarıyız. Bu düşmanlık nedeni ne bilmiyorum ama..." dedim ve sustum.
"Besre orada mısın? Besre!" diye telaşlanan Baran'ın sesini duyunca konuşmaya devam ettim.
"Bana anlatacakların var Baran, attığım konuma gel."
"Tamam da dairelerimiz karşı karşıya, neden burada konuşmuyoruz ki?" dedi Baran.
"Çünkü ben evde değilim Baran."
"Besre neredesin peki?"
- Bir konum paylaşıldı -
"Besre ne yapıyorsun? Kaçırıldığın yerin oralarda!"
"Seni bekliyorum."
- Arama sonlandırıldı -
- 20 dakika sonra -
- Baran Aranıyor -
"Alo Besre, ben yoldayım geliyorum," dedi telefonu açar açmaz.
"Biliyorum, 10 dakikalık yolun var," dedim.
Ani bir fren sesi kulağıma geldi.
"Nasıl biliyorsun?" dedi, sesi sorgularcaydı.
"Gelince öğrenirsin nasıl bildiğimi. Belki yaptığın şey senin de başına gelmiştir, kim bilir?" dedim soğuk bir sesle.
"Besre ben anlamıyorum," dedi.
- Arama Sonlandırıldı -
Baran arabasının gazına bastı ve Besre'nin olduğu yere geldi. Arabadan indi ve Besre'ye seslendi:
"Besre geldim de ne konuşacağız ve benim nerede olduğumu nereden biliyorsun?"
"Şimdi şöyle; 'Her şey senin iyiliğin içindi' falan demeyeceğim çünkü inandırıcı değil. Ve seni çağırdığım aramayı hatırlıyor musun? İşte o aramada telefonuna bir konum uygulaması yükledim. Senin cümlene çok benzedi, değil mi Baran Aksoy?" dedim.
Baran geriye doğru yürümeye başladı. "Ve sen bunları yapmış olamazsın Besre, sen böyle biri değilsin değil mi?" Gözü korkmuştu.
"Hayır hayır, sen yapmazsın ya, değil mi Besre? 'Yapmadım' de!"
"Aa Baran, ne oldu? Güvenin mi sarsıldı? Özür dilerdim de hiçbir şey değişmiyor, değil mi ikimiz için de?" derken Baran'a doğru yürümeye başladım.
"Besre gel bak konuşalım, bunları da unutalım, olmaz mı ha?"
"Baran seninle konuşacağımız konu düşmanlık nedenimiz," dedim.
Tamam anlatacağım ama düşmanlığımız aile büyükleri arasında, bizim değil. Artık onlar hayatta da değil..." cümlesine devam edemeden sözünü kestim.
"Hayatta değil, hayatta değil! Bunu söylemek bu kadar kolay mı Baran? İyi, şu bariyerlerden ben de atlayacağım! O zaman da bu kadar rahat 'Hayatta değil' diyebilecek misin?"
"Besre hayır, Besre!"
Bariyere bir adım daha yaklaştım.
"Bak Besre ne olur, aramızdaki sorunları halledebiliriz Besre."
"Beni seven biri kalmadı ki hayatta, yaşamanın anlamı ne ki?" dedim. Yüzümde hüzünlü bir tebessüm oluştu.
"Besre bak, gerçekten iyi değilsin şu an. Hem kedin var, ben varım Besre... Ben sana aşığım Besre." Yüzü çok çaresiz bakıyordu, elini bana uzattı.
"Yalan söylüyorsun!" Bir adım daha yaklaştım bariyere. "Kimse beni sevmiyor, ben sevilmeyecek biri değilim Baran! Psikolojik hastalığı bile yeni atlatıyorum, ben yaşamaya layık biri değilim!" dedim ve bariyerden bir ayağımı karşıya geçirdim.
"Besre!" diye bağırdı Baran. "Seni çok seviyorum Besre, seni çok seviyorum! Gel bunları birlikte atlatalım, ben de senin gibi sayılırım Besre! Benim de kimseye söylemediğim anhedonim var Besre!"
Bana doğru bir adım attı Baran.
"Gelme, gelme! Git Baran, git! Sana inanmıyorum artık!" Sadece bariyere tutunuyordum, bıraktığım anda uçurumdan düşecektim.
Bir elimi bıraktım.
Baran ben fark etmeden kolumu tutup beni bariyerden kurtardı ve bana sıkıca sarıldı.
"Geçti, geçti Besre'm. Sorunlarımızı beraber çözeceğiz artık," dedi ve beni göğsüne daha da bastırdı.
"Baran ben özür dilerim, bütün bu konum meselesinde beni korumak istedin. Ben iyi değilim, değil mi?"
"Hayır Besre'm, sen iyisin. Konum meselesini de abartmadın. Ama gel artık aramızdaki sorunları çözelim, olur mu?"
"Baran seni seviyorum," dedim ve ona sıkıca sarıldım. Sadece öylece durduk.
"Besre, benim psikolojik rahatsızlığımı sen yok ettin, sıra bende. Elimden gelen her şeyi yapacağım, artık gidelim mi?"
"Olur ama bana ailemi anlatır mısın? Ben onları hiç görmedim de..." dedim gözümden yaşlar akarken.
"Tamam gel eve gidelim, burada konuşmayalım."
"Olur ama bana ailemi anlatır mısın? Ben onları hiç görmedim de..." dedim gözümden yaşlar akarken.
"Tamam gel eve gidelim, burada konuşmayalım."
"Burası bana eskiden olsa huzur verebilirdi ama iki kez kendimi öldürmeyi denediğim yerden huzur beklemem hata," dedim sessizce. Ama Baran duymuştu.
"Besre güzelim, neden bunu kendine yapıyorsun? Artık ben varım, seni bırakmayacağım ve seni iyileştireceğiz, tamam mı?"
"Tamam ama sen benim rahatsızlığımı bile bilmiyorken nasıl yardım edeceksin ki?"
"Öğrenirim."
"Nasıl yapacaksın?"
"Sen anlatmak istediğinde ben de öğrenmiş olacağım. Gel arabaya geçelim Besre."
"Tamam."
Arabaya geçtiğimizde Baran bana bakıp tebessüm etti, ardından arabayı çalıştırdı.
"Dissosiyatif kimlik bozukluğu," dedim sadece.
Baran arabayı sağa çekti ve durdu. "Anlamadım," dedi.
"Dissosiyatif kimlik bozukluğu... Bazen kendimi kaybediyorum, başka biri oluyorum. Daha saldırgan, daha merhametsiz biri. Diğer insanların bu yaptıklarını hatırlamaz bazıları; kesik kesik, bazıları içimdeki başka kişiyi hiç fark etmez bile. Ama ben her şeyi hatırlıyorum. Sanki bilincim yerinde ama kontrol bende değil," dedim.
"Bu olaylar uzun süredir olmuyordu, en son seni aradığımda oldu," dedim. "Bariyerden atlarken isteyerek yapmadım. Ama birinci deneyişimde gerçekten istedim. Beş yıl önceydi, anneannemin öldüğü gündü. Sonra biri beni engelledi sanki. Sonra başka birine saldırdım bıçakla... Deli hastanesinde yattım dört ay. Hâlâ beni seviyor musun?"
BÖLÜM SONU
