9. bölüm / 20
Çocukluk Arkadaşım#8
Bölümler 20Şu an: #8
- 1 Bu Kitap84 kelime
- 2 #1722 kelime
- 3 #2753 kelime
- 4 #3824 kelime
- 5 #4777 kelime
- 6 #553 kelime
- 7 #61.135 kelime
- 8 #71.096 kelime
- 9 #8505 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 #9301 kelime
- 11 #10548 kelime
- 12 #11704 kelime
- 13 #12840 kelime
- 14 #13884 kelime
- 15 #14792 kelime
- 16 #15748 kelime
- 17 Acil38 kelime
- 18 Duyuru67 kelime
- 19 Özür54 kelime
- 20 #16704 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu bölümler biraz sarmaz ama bu kitapta mahalle kurgusu da var içinde cicileriimmm. Yani bu bölümler sıksa bile siz okuyun güzel bölümler yakındır.
🌻🌻🌻
Hastaneye girdiğimde otopark içinde çılgınlık yapmaya karar verdim. Ne de olsa bu araba hem pist için hem günlük kullanım içindi.
Önce arabaların arasından geçerken biraz hızlandım ve bir anda sağa kırarak hem drift attım hem de arabaların park etmesi için olan diğer şeride geçtim. Tek elimle direksiyonu yumuşakça sola döndürdüm ve park ettim. Cuk oturmuştu. Mükemmel park ettim.
"Bir an bizi öldüreceksin sandım Gamze."
Onun bu haline güldüm ve indim. Sonra da onun kapısını açtım. Arabayı kilitleyip acile girdik.
"Hasta ismi?"
"Poyraz Karanlar."
"Refakatçinin ismi?"
"Gamze Dişli."
"Neyi oluyorsunuz?"
"Ablası."
Madem rol yüzünden buradayız role devam edelim yani.
"Hastanın yaşı?"
"19"
"Refakatçinin?"
"17"
Sonunda not alan kadın bize bakma gereksinimi hissetmişti. Poyraz ise burnundan güldü.
"Siz refakatçi olamazsınız ve kimlik alabilir miyim?"
Kimliği uzattım
"Zaten refakatçilik durum yok." diye ekledim.
"Hastanın şikayeti ne?"
"Merdivenden yuvarlandı salak. Kolu ağrıyor."
Poyraz araya girdi.
"Hanımefendininkine de bakalım. Ağrısı ve ya şikayeti yok ama beraber yuvarlandık."
"Gerek yok ben gayet sağlıklıyım."
"Kızım ben senin üstünde olarak yuvarlandık ve merdivenin sonunda da üstüne düştüm. Kolumun üstüne düşünce böyle oldu senin üstüne düşünce sende de bir şey olabilir."
"Olay nasıl oldu?" diye araya girdi kadın saat gece olduğu için acil sakindi ve kadın da müsaitti. Anlatmaya başladım. Poyraz ise kafasını eğdi. Onun bu haline güldüm kadın ise gülümsüyordu.
"Şimdi biz minik bir rol yapmıştık. Onun ablası gibi davrandım o da benim boyumdan küçük durmak için dizlerini büktü."
"Detaya girme." dedi utançla.
"Merdivenden inerken dengesini kaybetti ben de onu tutmaya çalıştım."
Poyraz yine araya girdi.
"Kırk kilo halinle beni tutmak da neyineyse artık."
"Sen sus diğer kolunu da ben kırarım şimdi."
Poyraz bunu duyunca benden biraz uzaklaştı. Kolundan tutup çektim ama benim sol tarafımda durduğu için sağ kolunu çekmişim. Bir anda iki büklüm oldu ve acıyla inledi.
"Ay Allah kahretmesin Poyraz iyi misin?"
"Değilim."
"Ben de değilim. Hastaneye rezil olduk."
"Derde bak. Kızım kolum uyuşmaya başladı artık. Senin derdin bağırınca herkesin bize bakması"
Ben hızla kadına döndüm. Onun bu çıt kırıldım halleri (!) ile uğraşamam.
"Sonra işte beraber yuvarlandık ama o beni sardığı için ben gayet iyiyim ama onun çoğu yeri morardı ve kolu kötü. Benim ise sadece sırtım morardı biraz."
"Niye baştan söylemiyorsun? Dön arkanı ve sırtını aç." dedi sinirle. Sesi gerçekten endişeli çıktığı için ikiletmeden arkamı döndüm ve sırtımı açtım.
"Bak kötü bir şey yok Poyraz sakin ol." Parmağı ile yarayı okşamaya başladı.
"Özür dilerim."
"Bak beni sinirlendiriyorsun salaklık yapma. Senin için geldik."
"Sana da bakacaklar."
"Bakmayacaklar."
"Biz yine de bakalım siz kimlik verin." dedi kadın. Sinirle Poyraza bakarken kimliği uzattım. Verilen kağıdı aldım ve sıraya geçtik.
Sıra bize gelince önce Poyrazın işlerini hallettik sonra da bana. Ben de sadece ufak bi zedelenme vardı ama Poyraz kolunu çatlatmıştı. Alçı dirseğinin altından başlayıp, bileğinde bitiyordu. O yüzden ellerini pek kullanamasa da kolunu açıp kapayabilirdi.
Nöbetçi eczaneden verilen ağrı kesici ve kremi alıp eve geçtik. Artık kolu atelli bir Poyraz ve kolu bir bez ile sargılı Gamze vardı.
Bölüm etkileşimi
