15. bölüm / 20
Çocukluk Arkadaşım#13
Bölümler 20Şu an: #13
- 1 Bu Kitap84 kelime
- 2 #1722 kelime
- 3 #2753 kelime
- 4 #3824 kelime
- 5 #4777 kelime
- 6 #553 kelime
- 7 #61.135 kelime
- 8 #71.096 kelime
- 9 #8505 kelime
- 10 #9301 kelime
- 11 #10548 kelime
- 12 #11704 kelime
- 13 #12840 kelime
- 14 #13884 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 #14792 kelime
- 16 #15748 kelime
- 17 Acil38 kelime
- 18 Duyuru67 kelime
- 19 Özür54 kelime
- 20 #16704 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Yenge! Buradayız burada. Gelin hadi."
Bu manyak karı da kimdi böyle? Ne kadar erkek de olsa manyak karı işte.
"Sen bana mı yenge diyorsun?" diyerek kendimi gösterdim ve yanına gittik. Asla prenses bir kız olamam, ben mahalle kızıyım. Yanına geldiğimde aslında yerde örtünün üstünde oturan bir erkek grubu fark ettim.
"Başka kime diyeceğim? Rüzgarın sevgilisi değil misin?"
Rüzgara baktım, bakış ve mimikler ile birbirimizi anlıyabiliyorduk. Gözümle çocuğu işaret ettim.
Sen mi böyle dedin
Kaşlarını iki kez yukarı aşağı oynatıp çocuğu gösterdi.
Ben bir şey demedim o uydurmuş
Dudağımı sertçe dişleyip çocuğu gözlerimle işaret ettim
O zaman ben bu çocuğu döverim
Poyraz geriye bir adım attı ve tekrar çocuğu gözüyle gösterdi
Ben karışmam
Bir anda çocuk araya girdi.
"Ne oluyor oğlum? Telepati yapıyorlar herhalde. Çok havalı lan."
"Gel seninle de terapi yapalım."
Ben sertçe o kendine gelemeden bacak arasına tekme attım. Acıyla bağırıp iki büklüm oldu.
"Dua et kızsın!"
"Dua et kızım. Hak edene hak ettiği gibi."
Poyraza döndüğümde sırıtarak, gururla beni izliyordu.
"Nasibini almak istemiyorsan yüzündeki ifadeyi sil yoksa ben silerim."
"Yakışıklı yüzümü bozmaya kıyamazsın ki sen."
"Bunun nedeni yüzün değil."
Daha sonra sinirle yerdekilere döndüm ve hepsini işaret parmağım ile gösterdim.
"Kimsiniz bilmiyorum. Büyük ihtimalle Rüzgarın arkadaşlarısınız. Lakin bana yenge demeye cesaret ederseniz sonuçları kötü olur. Bu sefer hafif kalmaz."
Saldırdığım çocuk yüzü kıpkırmızı olmuş hal ile bana baktı.
"Bu hafif halimi? Çok acıyor şu an, sen anlamazsın."
Sahte bir şekilde üzülmüş gibi yaptım. Parmaklarımı açıp sadece orta parmağımı dudağıma değdirdim.
"Upss... acıtmış olmalı, yazık, ne kadar üzüldüm bilemezsin.."
"Çocuksuz kalırsam senden bilirim."
"Abartma be alt tarafı bir tekme yani."
Poyraz ile örtünün üstüne oturduk. Var ile yok arasında döl israfı diye mırıldandım. Çocuk bunu duymuş olacak ki şokla bana baktı.
"Sırf seni Rüzgarın sevgilisi sandım diye bu kadar kinlenmedin değil mi?"
"Fazla zevzek ve sinir bozucusun ben ne yapabilirim?"
Poyraz dışında hiç bir erkeğin zevzek hallerine dayanamıyorum. Nedenini ben de bilmiyorum ama normalde tüm erkeklere soğukken Poyraza ilk tanıştığımızdan beri kanım kaynamıştı. Başka erkekler yapsa yargılayıcı bakışlar atıcağım şeyleri o yaptığında gülesim geliyordu.
"Üstünde onun olduğu bariz kıyafetler bile varken ben ne yapabilirim?"
"Susabilirsin!"
Hepsi ile tanıştım. Aslında komik bir ekipti. Bana yan gözle bakan kimse yoktu. Yanıma bir tane sokak müzisyeni geldi. Biraz eğilip elini uzattı.
"Benimle şarkı söyler misiniz? Enerjiniz hoşuma gitti."
Kararsız kalıp Poyraza bakma gereksinimi duydum. Poyraz beni başı ile onayladı. Adamın elini tutup ayağa kalktım. Elinde gitar ile çalmaya başladı. O çaldı ben söyledim. İnsanlar bizi çekiyordu ama umursamadım.
"Ne ileriye ne de geriye
Yolum yok
Ne bi çıkışım ne de bi kaçışım yok
Ya beni de al
Şuraya terk et
Allah aşkına beni azad et (...)"
Herkes bizi alkışlamaya başlayınca saygıyla eğildik. Bizim grup bağırmaya başladı.
"Bir daha. Bir daha. Bir daha." Tüm herkes onlara eşlik etmeye başladı. Adam ile birbirimize baktık. Duman-Bu akşam çalmaya başladı adam. Elinde ise bu sefer elektro gitar vardı. Anladığım kadarıyla sadece hobi için yapıyordu.
İlk önce o başlangıç kısmı çaldı. Gerçekten elektro gitar ile çok güzel çıkıyordu bu şarkı. Sonra ben söylemeye başladım.
"Kendime geldim geleli, dostlar
Olamam kimseye düşman
Bi şüphem yok, kefenim sağlam
İçerim ben bu akşam."
Ben sustum ve adamın bitirmesini bekledim. Tekrar benim kısmım gelince tekrar başladım.
"Sesleri duydum duyalı, dostlar
Yola çıktım yeni baştan
Acelem yok, hedefim sağlam
İçerim ben bu akşam."
Benim için güzel bir gün olmuştu. Murat denilen kişinin evine gitmeye başladık bu sefer. Ben ön koltukta, Poyraz ise arkada tek oturuyordu.
Bizim arabayı Murat sürüyor arkada iki araç ise bizi takip ediyordu. Bir süre daha ilerledikten sonra sıkılmaya başladım ve Poyrazdan telefonunu istedim.
"Poyraz telefonunu versene."
"Sen de yok mu kızım?"
"Off ver işte şarkı açıcağım. Benimki evde kalmış."
Telefonu bana uzattı. Hızla açıp arabaya bağladım. Şarkı olarak karar veremedim.
"İstek şarkı var mı?"
"Çıtı pıtı şarkılar açma." dedi Murat.
"Sence oradan bakınca Barbie mi duruyorum Harbi mi Murat?"
"Ne bileyim ben? Önce Mehmet'i çocuksuz bırakıyorsun sonra masum masum göz kırpıştırıp, tavşan gibi zıplaya zıplaya ilerliyorsun."
"Sen sert şarkı istiyorsun değil mi?"
"Evet."
"Sen kaşındın."
Dolu Kadehi Ters Tut - Islansın açtım ve Murat'a döndüm.
"Sen bu şarkıyı biliyor musun?"
Ne olur bilmiyor olsun. Yüz ifadesini görmek istiyorum. Noluuuurrrr.
"Bilmiyorum"
"Güzel o zaman sadece dinle."
Poyraza dönüp göz kırptım.
Kedinin fare ile oynadığı gibi oynayacağım
Poyraz da bana bakıp alt dudağını azıcık ısırıp kafasını sağa sola bir kaç kez salladı.
Kızım sen çok fenasın
Şarkıyı söylemeye başladım.
"Aradığım anda ulaşamazsam
Yanımda olamazsan
Kimleyim emin olamazsın
Bunu da soramazsın
Bu gece yalnız olmamam gerek" demem ile Murat'ın gözleri hafiften büyüdü ama belli etmedi
"Beni biliyorsun anlamam
Azalıyor bir de bak zaman, giderek
Et acele daha da geç olmadan
Boşver inadı artık
Bırak olurunaaaaaa" bombayı patlatma vakti gelmişti.
"Gel de yatağım ıslansın
Sabaha kadar alev alsın yansın
Durmam duramam imkansız
Bu gece imkansız"
Murat'ın çok hafif kızardığını gördüm
"Sen niye kızardın?"
"H-hiç."
"Şarkı güzel mi?"
Ona sertçe bakmaya başladım. Güzel derse sapık diyeceğim. Kötü derse de zevklerime hakaret ettiği için söveceğim.
"Yanii biraz fazla imalı bir şarkı ama ritmi güzel."
"Sapık."
"Sapık mı? Sen şarkıyı bağırarak söyledin. Ben şarkıyı bilmiyordum bile."
"Olabilir ben haklıyım. Değil mi Rüzgar?"
"Evet sen haklısın."
Murat inanamaz bakışlarla dikiz aynasından Poyraza bakmaya başladı. Ben de kıkırdadım ve devam ettim. Bu sefer penceriyi açıp bağırmaya başladım.
"Bir sürü seçenek olsa da
Yok sen gibisi inan bana
Sana kapım açık her zaman
Olurum seninle tastamam"
En son varmamız gereken yere varmıştık
Bölüm etkileşimi
