23. bölüm · CEHENNEMİMDE YERİN VAR
Kırılma Noktası
Ertesi sabah okul bahçesi, fırtına öncesi sessizliği andıran ağır bir havaya bürünmüştü. İso ve Oruç, söz verdikleri gibi bizi sabah evlerimizden almış, tüm okulun gözü önünde yan yana yürüyerek sınıfa kadar eşlik etmişlerdi. Kurduğumuz oyun, Furtuna kardeşleri tamamen yörüngemize sokmuştu ama bu sahte yakınlığın getirdiği cüret, sınırları zorlamaya başlıyordu.Sınıfın arka tarafındaki tenha koridorda, İso ile yalnız kaldığımız o an geldi. Sırtımı duvara yaslamış, yüzümdeki o uysal maskeyle ona bakıyordum. İso, aramızdaki mesafeyi tamamen kapatarak üzerime doğru eğildi. Okyanus mavisi gözleri, zafer kazanmış bir adamın gururuyla parlıyordu."Artık tamamen benimsin, bunu biliyorsun değil mi?" diye fısıldadı, sesi her zamankinden daha boğuktu.Daha ne olduğunu anlayamadan, ani bir hamleyle dudaklarını dudaklarıma bastırdı. O an, vücuduma yayılan o sıcak dalgasıyla birlikte içimdeki nefret adeta bir volkan gibi şahlandı. Bu öpücük, onun için mutlak bir sahiplenmeydi; benim içinse tahammül sınırımı zorlayan, intikam ateşini harlayan zehirli bir temastı. Kendimi hızla geriye çekerek onu göğsünden ittim."Ne yapıyorsun sen?!" dedim, sesimdeki ani sertliği ve öfkeyi gizleyemeyerek. Aramızda bir anda buz gibi, gergin bir hava esti.İso, bu beklenmedik tepki karşısında kaşlarını çattı, gözlerindeki o yumuşaklık yerini şaşkın bir kırgınlığa bıraktı. "Fadime, ne oldu? Sadece...""Her şey bu kadar hızlı olmak zorunda değil, İso," diyerek lafını kestim. Yüzümdeki maskeyi apar topar tekrar kuşanmaya çalışıyordum ama içimdeki Koçarı öfkesi tir tir titrememe sebep oluyordu. Tam o sırada koridorun diğer ucundan yükselen gürültü ve sert adım sesleri, aramızdaki bu gerginliği bıçak gibi kesti.Okul koridorunda yankılanan o tanıdık, otoriter adımların sahibini gördüğümde damarlarımdaki kanın çekildiğini hissettim. Gelen kişi, abim; yani Aleyna’nın babası Adil Koçarı’ydı. Yanında korumalarıyla birlikte, siyah takım elbisesinin içinde adeta ölümcül bir fırtına gibi okula giriş yapmıştı. Koçarı ailesinin o amansız lideri, buradaydı.Adil Koçarı, keskin bakışlarını koridorda gezdirdi ve bizi yan yana gördüğü an gözleri çıldıb dönmüş bir nefretle parladı. Furtuna ailesinin adını duymaya bile tahammülü olmayan bu adamın, kardeşini ve kızını o çocuklarla yan yana görmesi bardağı taşıran son damlaydı."Fadime! Aleyna!" diye kükredi, sesi okul duvarlarında yankılandı.İso, ne olduğunu anlamadan korumacı bir refleksle önüme geçmeye yeltendi ama abimin gözü tamamen dönmüştü. İso’yu sertçe geriye iterek korumalarına döndü. "Uzak durun bu çocuklardan! Bir daha adınızı bile duymayacağım!"Sınıftan fırlayan Aleyna da babasının öfkesiyle yüz yüze geldiğinde donakalmıştı. Adil Koçarı, tek bir kelime dahi etmemize izin vermeden, kollarımızdan kavradığı gibi bizi okulun çıkış kapısına doğru sürüklemeye başladı. Bütün okul, bu büyük skandalı dehşet içinde izliyordu. Furtuna kardeşlerin arkamızdan gelen öfkeli bağırışları, arabanın sertçe kapanan kapılarının ardında kayboldu.Eve getirildiğimizde, kapı arkamızdan büyük bir gürültüyle kapandı. Abim nefes nefese, öfkeden deliye dönmüş bir halde karşımızda dikiliyordu. Maskelerimiz düşmüş, oyunumuz hiç hesaba katmadığımız bir duvarla, ailemizin o katı gerçeğiyle erkenden toslamıştı.
