8. bölüm · BUZ TUTAN KALPLER

8. Bölüm – Baybars

Yaren Özcanlı

Sabahın ilk ışıkları konağın pencerelerine vururken Cihan hâlâ ateş içindeydi.
Alya başucunda oturuyordu. Gece boyunca uyumamıştı. Nabzını kontrol etti, pansumanı yeniledi.
Cihan gözlerini araladı.
“Gitmedin…” dedi kısık sesle.
Alya yorgun ama net konuştu.
“Doktor hastasını yarım bırakmaz.”
Cihan hafifçe gülümsedi. İlk kez.
Tam o anda kapı çalındı. Kaya içeri girdi.
“Abi…” sesi ciddiydi.
“Baybars’tan haber var.”
Alya başını kaldırdı.
Kaya devam etti:
“Demir Baybars seni vurulduğunu duymuş. Adamlarına demiş ki…”
Durdu. Odanın içindeki hava ağırlaştı.
“‘Albora’nın başı düşerse, gelini bana getirin.’”
Alya’nın içi buz kesti.
Aynı saatlerde…
Karın ortasında, büyük bir taş konakta bir adam ayakta duruyordu.
Uzun boylu, sert bakışlı.
Demir Baybars.
“Cihan ölmemiş.” dedi soğukça.
Adamlarından biri başını eğdi. “Hayır ağa.”
Demir hafifçe gülümsedi.
“Ölmesin zaten.”
Camdan dışarı baktı.
“Onun en zayıf yeri… kadını ve çocuğu.”
Sesi buz gibiydi.
“Hazırlanın. Bu savaş daha yeni başlıyor.”
Albora Konağı’nda ise Cihan doğrulmaya çalıştı.
Alya hemen engelledi. “Yaran açılır!”
Cihan gözlerini ona dikti.
“Eğer bana bir şey olursa…” dedi ciddiyetle.
“Deniz’i al ve kaç. Kimseye güvenme.”
“Ya sana?”
Cihan’ın bakışları ilk kez yumuşadı.
“Ben alışığım savaşmaya.”
Alya’nın kalbi hızlandı.
Bu adam soğuktu. Sertti. Ama kendini değil, onları düşünüyordu.
Ve ilk kez… Alya korktu.
Cihan için.