6. bölüm · BUZ TUTAN KALPLER

6. Bölüm – Saklanan Gerçek

Yaren Özcanlı

Gece, konağın duvarlarına ağır bir sessizlik bırakmıştı.
Düğün bitmiş, herkes dağılmıştı.
Alya odanın ortasında duruyordu. Üzerindeki gelinliği çıkarmamıştı bile.
Kapı yavaşça açıldı.
Cihan.
İçeri girdi, kapıyı kapattı. Bir süre konuşmadı. Sadece ona baktı.
“Gitmek istiyordun.” dedi sonunda.
Alya sertçe karşılık verdi. “Hâlâ istiyorum.”
Cihan derin bir nefes aldı. İlk kez yüzündeki o soğuk ifade kırıldı.
“Gidemezsin.”
“Beni tehdit mi ediyorsun?”
“Hayır.” dedi sakin ama karanlık bir sesle.
“Seni koruyorum.”
Alya kaşlarını çattı.
Cihan birkaç adım yaklaştı.
“Baybars ailesini duydun mu?”
Alya başını salladı. “Hayır.”
“Duymaman normal. Çünkü kimse bilmez.”
Cihan’ın sesi daha da düştü.
“Demir Baybars… onların başı.”
O ismi söylerken odanın havası değişmişti.
“Boran Kanada’ya keyfinden gitmedi.” dedi Cihan.
“Demir’in amcasını öldürdü.”
Alya’nın yüzü bembeyaz kesildi.
“Ne diyorsun sen?”
“Gerçeği.”
Cihan gözlerini kaçırmadı.
“Demir Baybars yemin etti. Boran evlenmesin, soy devam etmesin diye. O yüzden Kanada’ya gitmek zorunda kaldı. Seni de yanına aldı.”
Alya geri çekildi.
“Bu… bu imkânsız.”
“Eğer sen şimdi bu konaktan çıkmaya kalkarsan…” Cihan’ın sesi sertleşti.
“Demir Baybars seni ve Deniz’i alır.”
Odanın içinde ağır bir sessizlik oldu.
“Ve bunu kimse bilmez.” dedi Cihan.
“Çünkü bu sırrı sadece ben biliyorum.”
Alya’nın gözleri doldu.
“Peki neden şimdi söylüyorsun?”
Cihan bir an sustu.
Sonra ilk kez açıkça konuştu:
“Çünkü sen artık benim sorumluluğumsun.”
Bu söz, tehdit gibi değildi.
Sahiplenme gibiydi.
Alya’nın kalbi hızlandı.
Dışarıda rüzgâr uğulduyordu.
Ve çok uzakta, başka bir konakta…
Demir Baybars’ın adamları çoktan haber almıştı.
Albora gelini geri dönmüştü.