7. bölüm / 7
BUZ RULETİ07
Bölümler 7Şu an: 07
- 1 01986 kelime
- 2 021.414 kelime
- 3 031.070 kelime
- 4 041.143 kelime
- 5 051.220 kelime
- 6 061.174 kelime
- 7 071.027 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sarp ve dayısı Vedat hazırladıkları süpriz ihparın tadını çıkarıyordu.Sarp kanepeye iyice yerleşmiş televizyondan gazino baskınını izlerken duraksadı.
Polis bir bir mekandakileri boşaltıyordu.Sarp haberi sonuna kadar izledi.Alp ve Yiğit içeriden çıkmamıştı.
Elini dizine vurdu ani bir refleksle.
--Yiğit'e bir yerden haber uçmuş.
Elini telefona attı.Cenk'i arıyordu.Cenk polis muhpirlerden biriydi.Lakin asıl haberleri Sarp'a uçurdu.Sarp uzunca bir süre Cenk'i çaldırdıktan sonra Cenk telefonu niyahet açmıştı.
--Yiğit'e bir yerlerden haber uçuyor, nereden öğren!
-- Farkındayım, öğrenir öğrenmez ararım seni.Sen napıyorsun?
-- Vedat dayımdayım, keyif yapalım dedik ama olmadı.
--Neyse kapatmam gerek.Yemek siparişi geldi.
Sarp telefonu kapadı ve kapıya yönelerek gelen iki mega boy hamburgeri aldı.Paketi açtı.
--Buz gibi olmuşlar dayıcım.Artık evlende biri sıcak yemek yapsın.
Dayısı ise dolabı açarak bardaklara kola doldurdu.
--Şimdilik hamburgerlerle idare et.Sen asıl Afra olayını ne yapacaksın?
-- Alp bir çuval inciri berbat etti.Tek şansım Afra'nın gönlünü almam.Uyandığı gibi büyük bir parti düzenleyeceğim onun için.Kendini prenses gibi hissetmeli.
--İyi edersin.Bir millet vekili olayım.Zamanla daha da güçlenicez.Demiri bile geride bırakacağız.
--Yaşa be dayı.Bıktım cidden.Beş yıldan beri bunaldım.Annemde bıkt8 resmen farkediyorum.Bir de oğlu çıktı başıma.
-- Sahi Alple nasıl baş edeceksin?
Sarp güldü alayla.
--Öyle bir edeceğim ki dayı gerekirse onu Türkiye'ye geldiğine pişman ederim.
--Edersin bilirim.
-- Umarım defolup gider bir an önce.
Sarp bitirdiği hamburger kağıdını eliyle buruşturup çöpe attı ve ceketini giydi.
--Ben çıkıyorum dayı.Afra'nın yanına uğrayacağım.
--Tamam bakalım.Arada durumları özet geç, iki mesaj at.Merak ederim.
--Aracını alabilirim değil mi? Bizim çocuklardan biriyle geri gönderdiririm, akşam elinde olur.
Dayısı cebinden anahtarları çıkararak Sarp'a doğru fırlattı.Dışarı çıkarak aracı çalıştırdı.
Yaşam Hastanesi'nin önüne vardığında magazin muhabirleri önünü kesti içeri girmeden önce.
-- Hoşgeldiniz Sarp bey.Demir beyin oğlu Alp ile aranızda bir rekabet sonu mu yaşanıyor?
-- Kim nereden çıkardı bunu? Yok öyle bir şey.
-- Alp bey'in sizin hakkınızdaki iddalarına ne söyleyeceksiniz?
-- Alkollüydü, morali bozuk.Biliyorsunuz o gece iyi değildi.Çekilin önümden yeter!
Muhabirlerin arasından sıyrılarak içeri girdi.İlerleyerek Afra'nın olduğu bölüme geldi.Camdan baktığında profesör, Afra ile konuşuyordu.
İçeri girdi merakla.
-- Gelmiş olsun Afra.
Afra gülümsedi, oldukça içtendi.
--Teşekkürler Sarp.
-- Sarp bey, ben de Afra hanımın ailesine haber verecektim.
--Ben veririm, gerek yok.
--Afra hanım çok iyi, çıkışınızı şimdi yaptırıyorum.
-- Yalnız bir sorun var.
-- Nedir o?
-- Afra hanım son altı ayı hatırlamıyor.
-- Anladım, hiç mi hatırlamayacak?Yani daha sonradan hatırlayabilir mi? Zamanla falan.
-- Çok büyük ihtimalle kalıcı bir hafıza kaybı.
Dedi doktor odadan çıkarken ve ekledi.
-- Geçmiş olsun Afra hanım.
Afra hazırlandıktan sonra Sarp koridorda koluna girdi.Gezeteciler çıkarken bir kaç fotoğraf almak istedi.
-- Bir kaç poz verir misiniz Afra hanım?
Sarp gülümsedi fısıldayarak.
--Hadi Afra, gayet iyisin mızmızlanma.
Afra güldü ve beraber birkaç kare poz verdiler.
Sarp, Afra'yı araca bindirdi.Sürücü koktuğuna geçtiğinde elini telefona attı.
-- Kimi arıyorsun? Babamları mı? Bırak süpriz olsun.
-- Hayır, kazada önümüze çıkan kıza mesaj atıyorum, Lalin' en.
Afra somurttu.
-- Ne alaka? Bir de teşekkür mü edeceğiz ona?
-- Bilmiyorsun, sana kan verdi.Kaçabilirdi de, yapmadı.
-- Peki, çağır o zaman.
Naber Lalin?
İyilik Sarp, yarın geliyorum.
Yarın gelme.Parti düzenliyorum Afra adına.Sana teşekkür etmek istiyor.Sen de bize katıl, ne dersin?
Çok isterim Sarp.
Yeri ve zamanı bildiririm.Sana birşey olmayacağını söylemiştim bak her şey yoluna giriyor.
Evet, söylemiştin.Partiye Giray da gelebilir mi?
Evet, bir arkadaşını da alabilirsin.Yalnız çok kişi olmasın Lalin.Afra için kalabalık şuan iyi değil.
Anlaştık simsar.
Müthiş o zaman.
Sarp aracı çalıştırdı.Afra yol boyunca uyukladı.Sarp evin önüne geldiklerinde hala uyuyordu.
Kapıyı açtı, dışarıdan dolanarak Afra'nın camına vurdu.
--Geldik uykucu, hadi.
İlerleyerek villanın kapısına vurdu.
Mahruz hanım hizmetçinin ardından Sarp'ı gördüğü gibi kapıya yaklaştı.
Afra da içeri girdi.
--Süpriiiz.
-- Hoşgeldin tatlım, iyi misin?
-- Gayet iyiyim yalnız çok yorgunum.Odama çıkıp uyuyacağım biraz.
Afra medivenlerdem çıktı.Mahruz hanım gülümseyerek Sarp'a baktı.
--Bu ne güzel süpriz Sarpçım.Geçsene, Haldun amcan yine bu gece yok.Yemek yeriz beraber.Afra da uyuyor.
--Peki madem.Size eşlik edeyim.Yalnız kalmanıza gönlüm razı olmaz.
İlerleyerek sofraya oturdular.Sarp domates çorbasından birkaç yudum aldıktan sonra söze girdi.
--Afra için parti düzenlemek istiyorum.
--Bilmem ki Sarp.Biliyorsun Afra pek sevmez öyle şeyleri.İster mi bilmiyorum?
--Hadii, ben, Alp, Afra ve Lalinle arkadaşı Giray olacak.Sadece beş kişicik.Birşey olmaz.
-- Lalin kim? Senin arkadaşlarından mi yoksa?
-- Afra'ya kan veren kız.
-- Bilmem ki doğru olur mu?Sonuçta atıştınız biraz o kızla.
-- Yok olmaz, ben Afra'nın mahçup olacağını çok iyi biliyorum Mahruz hanım.Onu iyi tanıyorum.Sırf şuan Afra hiç birşeyi kafaya takmasın diye davet ettim Lalin'i.
--Ah oğlum Sarp! Çok ince düşünmüşsün.Ben onu akıl edemedim bak.Düzenle sen partiyi gitsin.
-- Neyse ben kalkayım.Bizimkilere de haber veriyim.Çok sevinecekler.
--Tabi nasıl istersen.
*****
Adam tuhafça kanepede oturan İspanyol prensine yaklaştı.Alp telefonu çekyatın üzerine bıraktı ve doğruldu.
-- Israrla çaldı açtım, kusura bakmayın.Yarım kilo levrek alacaktım.
Adam yarım kilo levrek tarttı.
Sarı şapkasını omuzlarının ardına attı.Balıkları tezgaha koydu.Sarı yağmurluğu, sarı çizmeleri ile trafik lambası gibiydi.
--Tam yarım kilo.Siz buradan balık alır mıydınız?
-- Neden ki?
--Siz İspanyol prensi değil misiniz? Ben mi karıştırdım?
-- Karıştırmadınız.Ben Alp...Viktor Sarkaç.Bu arada iyi geceler.
Alp kapıya yöneldi.Tam o sırada içeri gitar çantasıyla Lalin girdi.
Tezgahın arkasındaki balık ekmeği kavradı ve ısırmaya başladı.Bakıkçıya dönerek baktı.
-- Bu mafyatik burada ne arıyor?
-- Kızım çok ayıp Lalin! Demir Bey'in oğlu o.Saygılı ol.
Alp duraksadı sonra.
-- Anlaşıldı, iyi geceler.
-- Lalin de dalyanın önüne çıktı.O sırada Giray dalyana yaklaşıyordu.
Alp şaşkınca fısıldadı.
-- ¿Eres tú, Giray?¿ Eres real?
Después de todo este tiempo.
-- Ne söyledin öyle?Sen Giray'ın adını nereden biliyorsun?
Dedi Lalin merakla kaşlarını çatarak.
--Sen söylemiştin ismini.
-- Hayır ben söylemedim.
-- Sarptan duymuşumdur bekli de telefonunu elime aldığım gece mesajlarında falan rastladım ismine.Bilmiyorum tam.
--Amma da hafızalıymışsın.
Alp fısıldadı.
-- Sana da tavsiye ederim.
-- Ne fısırdıyorsun öyle?
-- Yok bişey.
Giray yanlarına geldiğinde Alp çoktan uzaklaşmış karşı caddede yürüyordu.Giray tuhafça karşı caddeye bakan Lalin'e sordu.
-- Noldu? Nereye bakıyorsun öyle?
-- Alp Sarkaç, buradaydı.İsmini biliyor.
-- Ne var bunda? Mafya kızım bunlar, herşey beklenir.Her şeyi bilir onlar.Sen bir de bizi bunların yuvasına mı sonacaksın yani?
--Eveeet, herkese söyle parti var!
-- Tamam bakalım.
Yolda ilerlemeye başladılar.
--Sence mafya leydisi Afra'ya ne almalıyım hediye?
Giray sırıttı, fikri berbattı.
-- Çakma inci küpe.
-- Harika tamam, öyle yapayım.
O sırada Lalin'in cebindeki telefon titredi.Lalin cebinden telefonu çıkararak mesajı tıklayarak açtı.
Durum nasıl Lalin?
Mükemmel, partiye gidiyorum.
Güzel, haber ver.Çok heyecanlı.İlk fırsatta bir buluşma organize edec eğim.Yüz yüze konuşmak gerek.
Harika olur.Şimdiden iple çekiyorum.
Bölüm etkileşimi
