3. bölüm / 7
BUZ RULETİ03
Bölümler 7Şu an: 03
- 1 01986 kelime
- 2 021.414 kelime
- 3 031.070 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 041.143 kelime
- 5 051.220 kelime
- 6 061.174 kelime
- 7 071.027 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tülün Ardında
Buz Ruleti...
Haldun bey ve ailesi yine her zamanki gibi Demir beyin evide akşam yemeğine davetliydi.Lakin aile bu kez çok daha telaşlı ve heyacanlıydı.
İki aile uzun zamandan beri dost ve iş ortağıydı.Lakin iki ailenin arasında bunlardan çok daha başka ortaklıklar da mevcuttu.
Bu iki aile bir çeşit zehirli dev sarmaşık gibiydi.
Mahruz hanım merdivenlerden yukarı seslendi.
--Hazır mısın Afra?Geç kalıyoruz.
Afra merdivenlerden aşşağı indi gülümseyerek.Üzerinde krem rengi, ipekli bir gömlek ve siyah kumaş pantolun vardı.Kumral saçlarının arasından yine her zamanki minik inci küpeleri ışıldıyordu.
-- Hazırım, gidebiliriz.
Hep birlikte malikanelerinden araca binerek Demir Sarkaç'ın evine doğru yol almaya başladılar.
Afra limuzinin en arkasındaki koltukta, her zamanki yerinde elindeki telefondan magazin haberlerini takip ediyordu.Ara da bir de cam kenarından yola bakıyordu.
Mahruz hanım merakla sordu.
-- Durum ne?
-- Bilemiyorum, her sayfa başka bir şey yazmış.
Haldun bey gülümsedi büyük bir zevkle.
-- İşin aslını Demirden öğreniriz.Demir olayın tersine döneceğini söylüyor.
Mahruz hanım yüzü düşük bir ifadeyle söze girdi.Ne kocası Hadundan ne de Demir ile olan arkadaşlıklarından hoşlanmazdı.
Aslında Afra da ama artık olaylara çok daha başka yaklaşıyordu.
-- Bize ne bu olaylardan Haldun şu manyak adamın ne İspanya ile olan derdi ne de Alexsandra ile olan husumeti gençliğinden beri bitmedi gitti yahu.
-- Başlama yine Mahruz, keyifimizi kaçırma yine.
--Ben neden gidiyoruz bu gece oraya anlamıyorum hala doğrusu.
-- Dedim ya Demir davet etti.Bize de gitmek düşer.
Onlar kendi aralarında atışırken araç çoktan Demir beylerin malikanesinin önüne yanaşmıştı bile.
Araçtan indikleri sırada Demir bey malikanesinin en üst katıdaki camda elleri bağlı bir şekilde onları izliyordu.
Ağır adımlarla merdivenlerden indikleri sırada Sarp hizmetliden önce kapıyı aralamıştı bile.
-- Ooo! Hoşgelniz Haldun amca.
-- Hoşbulduk.
Diyerek içeri geçti Haldun.Ardından Mahruz hanım sonra da Afra girdi içeri.Afra siyah kahverengi trençkotunu çıkarttı.Sarp kabanı alarak askıya astı.Sonra Afra'ya döndü.
-- Naber Afracım.Bizim yemeği unutmadın değil mi?
-- Tamamen aklımdan çıkmış Sarp.Bir ara yeriz.
--Tamam bakalım, bu geceyi saymam zaten.Seni arkadaşlarımla tanıştıracağım.
İlerleyerek masaya oturdular.Mahruz hanım masaya baktığında Ahu hanımı farkedememişti.Yanındaki Sarp'a eğilerek fısıldadı.
-- Annen nerede Sarp?
Fısıldayarak cevap verdi Sarp.
-- Hiç sorma, kapıştılar gene.Nişanı atmak üzere.İsoanyol kraliçesinin derdine düştü yine Demir bey.
Mahruz hanım anlam verircesine başını salladı.
-- Bir de oğlu çıktı başımıza.Ben eminim, o çocuk ondan bile değil yoksa doğduğu gün kaçırır mı kadın onu Türkiyeden? Demir beye üzülüyorum doğrusu.
Haldun bey yan taraftan Mahruz'un ayağına bastı.Mahruz irkilerek önüne döndü.Haldun bey merakla sordu.
--Eee ortak İspanya'da durum nasıl?Alp geliyor mu?
-- Bu kez geliyor Haldun, kesin.Anladı tabi artık hangi tarafta durması gerektiğini.Küçükken çok uğraştım onu buraya çekmeye biliyorsun.Kısmet böylemiş.
Sarp söze girdi.
-- Hevesini kırmak istemem Demir amca ama ben ümitsizim.Bunca zaman gelmedi.Telefonlarını bile açmıyordu.
--Alexsandra'ya çok kızgın, gelecek.
Sarp gülümsedi.
-- Umarım Demir amca.Ben Türkiye'ye de ortama da adepte olması için elimden geleni yapacağım.
-- İyi ki varsın Sarp, sağol oğlum.
Sarp, Haldun Bey'in diğer ortaklarından biriydi.Başarılı, hırslı bir gençti.Hatta annesi Ahu hanım ve Demir bey onun aracılığı ile tanışmıştı.
Annesi Ahu hanım, Demir beyi ilk gördüğünde ondan etkilenmiş ama sürekli Alexsandra'nın gölgesi altında ezilmişti.
Sarp, annesini teselli eder ve durumu sürekli toparlardı.Yaklaşık beş sene önce Demir bey ile tanışmış bir seneden beri de annesiyle onun evinde yaşamaya başlamışlardı.
Sarp söze girdi televizyonu açarak.İspanyol kraliçesinin düğününe onu oldukça sevindiriyordu.O annesi gibi kısa vadeli öfkelere kapılmazdı.
Demir bey her ne kadar nikaha engel olmaya çalışsa da bu uzun vadede onun Alexsandradan kopmasına sebep verecekti, emindi.
-- Biraz gündeme bakalım.Alp bir planı olduğunu söylemişti değil mi?
-- Evet oğlum, ne söylediyse yaptım, artık gerisi onda.
--Halleder Demir amca.Neticede yarı İspanyol da olsa o Demir Sarkaç'ın, senin kanını taşıyor.
Afra, Demir Beye bakarak tabağından kafasını kaldırdı.
-- O tam bir Sarkaç olacak.
Dedi ekranlardaki eski Alp'in magazin haberlerini izlerken.
--Yaşayın çocuklar.
Dedi Demir bey büyük bir zevkle kadehini havaya kaldırarak.
Sarp, Afra'dan önce Demir Bey'in kadehi ile kadehini tokuşturdu.Kısa süreliğine bakışlarını Afra'ya çevirdi.Ahu bakışlarını kaçırdı ve Demir Bey'in kadehine yavaşça kadehini vurdu.
Sarp fısıldadı Afra'ya.
--Burası Aslanlar sofrası Afra.
Afra gülümsedi fısıldayarak.
-- Biliyorum Sarp.Bu aleme son beş senede dahil olmadım.Doğduğumdan beri bu insanlarla birlikte yaşıyorum.
Sarp fısıldadı.
-- Ama ben ne aslan ne de senin gibi simsarım, çakalım ben.
Afra'nın yüzü düştü adeta.Bakışlarını Demir Beye çevirdi.
-- İzniniz olursa ben kalkabilir miyim Demir amca?
Demir bey hayran hayran oğlu Alp'in magazin haberlerini izlerken duymadı bile.Sarp seslice tekrarladı.
--Afra rahatsızmış biraz Demir amca onu eve kadar bırakacağım, olur mu?
Haldun bey kaşlarını çattı.Demir bey bakışlarını ekrandan çevirdi.
-- Siz büyükler rahat rahat oturun konuşun.
Dedi Sarp ve Demir bey keyifle tamam dercesine başını salladı.
Masadan kalkarak kapıya doğru yöneldiler.Sarp kapıyı araçarak.Afra'ya eliyle yol verdi.Afra'nın eline montunu tutuşturdu.
--Buyur Afracım, üşüme.
Afra sitemle montunu aldı ve garajdaki araca bindiler.
Yol boyunca hiç konuşmadılar.Ta ki sarp başka bir yola hızla aracı sürene kadar.
Afra sitemle bağırdı.
-- Ne yapıyorsun sen be!
-- Seni eve bırakıyorum.
Sarp derin bir nefes verdi ve ekledi.
-- Son bir yıldan beri etrafımda fır dönüyordun.Şimdi ne oldu?
-- Hiç bir zaman öyle bir durum söz konusu değildi Sarp, saçmalama.Bak bu yaptıklarını Demir beye anlatmak zorunda kalırım!
-- Öyle bir şey olmayacak!
Dedi Sarp aracı durdurarak ve Afra'nın yüzüne okkalı bir tokat fırlattıktan sonra aracı sürmeye devam etti hızla.O kadar hızlı sürüyordu ki Afra'nın midesi neredeyse dışana çıkacaktı.
--Sen benim biletimsin Afra!
Tam o sırada önlerine motorlu bir grup çıktı.Mavi gece saçlı bir kız motoruyla aracın üzerinden uçtu.Araba ise boşluğa savrularak takla ata ata düştü.
Mavi saçlı kız devrilen motorunun yanında yarı doğrularak toprak zemine oturdu.
Arkasında bir grup morlu daha vardı.En öndeki motorlu çocuk durdu.Diğerlerine işaret etti devrilen araca baktıktan sonra.
--Siz devam edin. Ben Lalinle ilgilenirim.Kalabalık yapmayalım gençler, iş uzayabilir!
Diğerleri yoluna devam etti.Sarı saçlı, mavi okyanus bakışları olan çocuk yerdeki Lalin'e elini uzatarak onu yukarı kaldırdı.Lalin üzerini silkeledi.Toz, toprak üzerinden savrulup gitti.Kafasını yan tarafa çevirdi.
İlerleyerek dik bayırdan aşşağı indiler yavaş yavaş.Aracın yanına yaklaştıklarında Afra ağır yaralı Sarp ise araçtan yeni çıkmıştı.
Sarp ilerleyerek Lalin'e yaklaştı.
-- Naptın lan sen?
Lalin o sırda siyah yün, denizci kancası işareti olan şapkasını düzeltmekle meşguldü.
--Sana diyorum.
-- Afedersin de zeytin yağı gibi üstü çıkma!Sen benim önüme çıktın.
Sarp, Lalin'e cebinden çıkardığı çeki uzattı karalayarak.
-- Al şunu.Ben senin değil sen benim önüme çıktın! Hayatın kurtulur.Eğer kıza bir şey olursa böyle söyle yok yaşarsa bu işten en karlı sen çıkarsın.
Lalin burnundan soludu.
-- Kadın burda uçmuş öbür aleme.Sen hala çek derdindesin.Senin kafan güzel mi be sayın simsar ?
Giray sinirlenerek adamın üzerine yürüdü.Sarp adama bir tokat attı ve silahını çıkararak yerdeki Giray'ın üzerine doğrulttu.
-- Seçim senin!
Bölüm etkileşimi
