BUZ RULETİ kitap kapağı

5. bölüm / 7

BUZ RULETİ

05

Vaveyla Yazarı: S.Victoria Anderson

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 05

Helikopter hızla Madrid Kraliyet Alanı'ndan uzaklaşırken tüm kutlama sesleri yerini fısıltılara bırakmıştı.Yiğit cebinde çalan telefonu Alp'e uzattı.

--Demir bey arıyor.

Alp telefonu açtı keyifle Puerta del Solu izlerken kuş bakışı.

-- Efendim.
-- Alp, aslan parçası.Sen misin?
-- Benim, söz verdiğim gibi herşey tamam.
-- Çok iyi iş çıkardın, seninle gurur duyuyorum.İple çekiyorum şu altı saati.Bir an önce gelin.

Yiğit o sırada Alp'in kolunu dürttü.Alp helikopterin camından geri baktığında SİHA'ların arkalarında olduğunu farketti.

-- Kapatmam gerek SİHA'lar peşimizde.

Demir bey hattın ucunda ellerini sıktı öfkeyle.

--İşte Alexsandra bu, bu kadar.

Alp telefonu kapadı.Yiğit telaşlı bir ifadeyle sordu.

-- Ne yapacağız.Ateş ederler mi?
-- Pek ihtimal vermiyorum.

Yiğit kısa bir mesaj attı diğer iki korumayı hızlıca süzdükten sonra.

( Ne yapacağız şimdi? Buyur ayıkla pirincin taşını! )
( Rahat ol, Ben Alp Viktor Sarkaçım, ateş açamazlar, oyun bu.)
( Umarım Alp bey. )

Kısa süre peşlerinde dolanan ihalar Balear Denizi'nin oradaki adalara yaklaştıklarında arkalarında uçan SİHA'lar da çoğalmıştı.
Alp camdan baktığında bazen üzerlerinde bazen ise arkalarında kalıyordular.İçlerinden bir SİHA füze saçmaya başlamıştı.

-- Kapıyı açın! SİHA ' lar başımıza bela olacak.Düşürelim şunları.

Dedi Alp ve korumalar kapıyı araladı rüzgar karşı zorlukla.
Yiğit taramalı silahı uzattı.Alp en yakındaki SİHA'yı hedef almaya başladı lakin SİHA' lar birer birer geri çekilmeye başlamıştı.

Alp gülerek Yiğite baktı.

-- Söyledim, oyun.Adaya inmemizi istediler.Demir beye mesaj at.Geri döndüklerini ilet.

Yiğit başıyla onaylayarak Demir beye kısaca durumu özetleyen bir mesaj attı.SİHA'ları geride bıraktıktan sonra Tiren'i sonra da Akdeniz'i geçerek Ege'ye, İzmir hava alanına indiler.
Alp Türkiye'ye adımını attığı anda büyük bir medya basını grubu koşturarak karşıdan yanlarına ilerlemeye başladı.
Korumalar ve Yiğit, Alp'in etrafına dolaştı ve araca doğru ilerlemeye başladılar.
O sırada Yiğit'e bir mesaj geldi.Gelen mesaj Demir Beydendi.

( Söylemeyi unuttum Yiğit, kutlama şimdilik iptal.Yaşam Hastanedeyiz, buraya gelin. )

-- Hastaneye gidiyoruz Alp bey.
--Neden ki?
-- Bilimiyorum, Demir Bey öyle emretti.

O sırada gazeteciler de etraflarını sarmış durumdaydı.

-- Hoşgeldiniz Efendim.Seneler sonra tekrar Türkiye'ye gelmek nasıl hissettiriyor?

Alp gülümsedi kısca cevaplayarak.

--Müthiş.
--Efendim, Afra hanım hakkında bir bilginiz var mı acaba?

Alp bakışlarını kısarak Yiğit'e doğru eğildi ve fısıldadı.

-- Afra kim?

Yiğit fısıldayarak cevapladı.Bir yandan da pişmiş pişmiş kameralara sırıtıyordu.

-- Haldun Beyin kızı.Tek kızıdır, biriciktir, en kıymelisidir.Sana yamayacaklar mutemelen.
-- Nee, bana mı?
-- Evet sana.
-- Kız niye hastanede? Benim yüzümden intihar mı etmiş?
-- Yok deve!Kim neden Alp Sarkaç geliyor diye intihar eder? Manyak bir kız değil başka birşeydir.

Gazeteci bir soru daha yöneltti.

-- Kazayı Sarp Bey mi yapmış yoksa motorcu kız mı?

-- Bilmiyorum arkadaşlar.İzin verirseniz öğreneğiz.Bu gecelik lütfen uzatmayalım olur mu?Daha sonra, yorgunum.

Araca binerek Yaşam Hastanesi'ne doğru yol aldılar.Hastanenin önüne geldiklerinde bir grup basın daha vardı.Alp araç duraksarken elini alına vurdu.

-- Buraya da barikat kurmuşlar.

Kapıdan indiği gibi hastanenin bahçesindeki kameramanlar tekrar önüne doluştu.İçlerinden biri mikrofonu nerdeyse Alp'in ağazının içine kadar soktu.

-- Afra hanım neden intihar etmiş?Geleceğinizi biliyor muydu?Bu gece olması tesadüf mü?

Alp mikrofonu geri ittirdi elinin tersiyle.Haldun Bey kapıdan ilerleyerek kameramanları öfkeyle kovdu.

-- Bu kadar yeter, cıvkını çıkardınız.

Sonra gülümseyerek Alp'i kolları arasına aldı.

-- Hoşgeldin oğlum, ben Haldun.Babanla çok eskiden beri dostuz.Afra'nın olayı melesef bu geceye denk geldi.

--Öncelikle geçmiş olsun, merhaba Haldun amca.

Haldun ilerleyerek koridoru işaret etti ve konuşmaya başladılar.

-- Afra yoğun bakımda.Perişan olduk.Serserinin biri motorcu...Bizimkilerin araca iki takla attırıp uçurumdan sürüklemiş.

O sırada Demir Bey kollarını açarak Alp'e doğru ilerliyordu.Alp'e sarıldı.Neredeyse kemiklerini kıracak kadar sıkı.

-- Hoşgeldin, gerçek misin hayal misin bilmiyorum.
-- Gerçeğim kral.Artık burada, Türkiye'deyim.
--Ben araçta sizi bekliyor olacağım Alp.Mahruz hanıma bir geçmiş olsun de ve gel.Kutlamayı sonra layiğılya yapacağız, şimdi olmazdı.

Alp başını salladı tamam dercesine ve Haldun bey ile ilerleyerek köşeyi döndüler.
Yoğun bakımın önünde Sarp diye bildiği çocukla atışan mavi saçlı bir kız ayak seslerini duyunca kafasını Alp ve Haldun Bey'e doğru çevirdi.

Haldun bey ilerledi.
Alp ise olduğu konumda duraksadı.
Bu Lalindi, Lalin Beşer.

Haldun bey geri baktı.Alp yürümeye devam etti.Haldun bey eli ile Sarp'ı işaret etti.

-- Ahu hanımın oğlu Sarp.Ahu hanımı biliyorsun değil mi oğlum?
Alp elini uzattı.
-- İspanyol basını sık yazar, ikisini de ayrı ayrı.

Sarp'ın alnı ile başı yanına kalan yarasına dokundu tek eli ile.Diğer eli ile elini Alp'e uzattı.

-- Hoşgeldin Alp, Nasılsın?
-- Sizi sormalı.

O sırada Alp koltukta oturan Mahruz hanıma başıyla merhaba dedi.

--Geçmiş olsun.
-- Teşekkürler Alp.

Sarp, Lalin'e bakıp derin bir nefes alıp solurken Haldun bey o sırada sigara paketi elinde kantine doğru ilerliyordu.Mahruh hanım ise onun ardından gidiyordu.

-- Bu kız bizi gece gece uğraştırıyor.

Dedi Sarp bıkkınca.Alp elini Lalin'e uzattı.Lalin de elini uzattı.

-- Lalin Beşer.Hiç boşuna uğraşma, üzerime iftira atamassın!

Alp güldü.

-- Ne iftirası sakin ol.Ben daha yeni geldim Türkiye'ye.

Lalin duraksadı.

-- Ben sadım ki benim kazaya geldin.

Alp tekrar güldü.

-- Ta İspanya'dan... Sen basını takip etmiyor musun?

Alp, Sarp'a baktı şakınca.

-- Durum ne?
-- Yaa önemli birşey yok.Birazdan polisler gelip bunun ifadesini alıp götürecek, o kadar.

Alp bakışlarını camın ardındaki Afra'ya çevirdi.

--Durum ciddi gibi ama.

Lalin de cama doğru yaklaştı.

-- Mantıklı mafya olur mu birmiyorum ama mantıklı konuşuyorsun.Ona kan verdim.

Alp bakışlarını anlamsızca Sarp'a çevirdi.Sarp, Lalin'i kolundan tutarak koridorun köşesine çekti ve fısıldaşmaya başladılar.

-- Bana bak, fiyat mı az geldi? Sorun buysa hallederiz.
-- Hayır tabiki, sorun beni suçlaman.
-- Bak lütfen, sana yalvarıyorum! Beni idare et.Bak bu olayın Afra'nın başına benim yüzümden geldiği anlaşılırsa biterim.Yardımın gerek.

Lalin duraksadı.O sırada Alp köşeden yaklaşarak konuşmalarını dinlemeye başladı.

-- Pekala, bunu sadece senin için yapacağım.Para falan yok tamam mı? Anlaşıdı mı?

Sarp gülümsedi.

-- Harika, bak zaten savcıya söylerim.İfade formaliteden kızım.Hiç bir şey olmaz sana.

Lalin başını salladı tamam dercesine.
Alp geri baktığında Afra camın ardında sanki parmağını kıpırdatıyor gibiydi.İlerleyerek Afra'nın olduğu bölüme geri döndü.
Uzaktan baktığında Lalin ile Sarp hala telaşlı bir şekilde konuşmaya devam ediyordu.Lakin ne söyledikleri belli olmuyordu.
Sarp etrafı süzdü bakışlarıyla ve konuşmaya devam etti bir an Alp'e baktıktan sonra.

-- Ha bana da birşey olmaz ama maksat aileler kötü olmasın.
-- Peki ya Afra? O ne olacak? O uyandığında herşeyi anlatacak.
-- Uyanacağını kim söyledi?

Lalin ani bir refleksle kaşlarını çattı ve Sarp'ı ittirdi.Alp hızla ilerledi.Yanlarına geldiğinde Sarp Lalin'in çalıp çakıp duran telefonunu hızla kavradı ve şeytanice gülümsedi.
Lalin bir an duraksadı.
Alp, Sarp'ın telefonu alarak Lalin'e uzattı.Laline doğru baktı.

-- Bir sorun mu var?

Sarp o sırda gülerek bahçeye doğru ilerliyordu.Lalin başını salladı hayır decesine.

-- Bir sorun yok.Hadi müzikhole gidelim.
-- Şimdi mi? İfede vermeyecek misin?
-- Sarp yazacak ifadeyi ben de bir ara imzalayacağım.
-- Ne yani kabul mü edeceksin suçu?
-- Evet.
-- Kaç para karşılığında?
-- Çok.
-- Yazık sana, hep böyle miydin?

Lalin ilerleyerek çıkışa doğru ilerlemeye başladı.Alp adımlarını hızlandırdı.Lalin'e yetişmişti.

-- Gelmem gerekiyor mu?
-- Hayır.
-- Neden? Az önce gidelim dedin.
-- Sarp, Afra'yı öldürecek.O yüzden sen burda kal.
-- Neee? Peki sen nereye?

Lalin bahçeye çıkarak motora binip uzaklaştı.Alp gülümseyerek gazetecilerden birini yanına çağırdı.

-- Pişttt gel bakalım.

Kameraman ilerleyerek Alp'e yaklaştı.

-- Kamera kayıtta mı?
-- Kayıtta efendim.
-- Sarp bu gece Afra'yı öldürecek!Demedi deme sonra.

Alp ilerleyerek aracın içinde bekleyen Demir bey ve Yiğit'in arkadındaki koltuğa oturdu.Demir bey merakla sordu.

-- Ne söyledin öyle kameramana fısır fısır? Yüz verme şunlara.
-- İşinize bakın, buradan size malzeme çıkmaz dedim.Topuklarına sıkmaklada da tehdit ettim.

Ön koltukta oturan Demir Bey gururla yanında oturan Yiğite baktı.

-- Alp Sarkaç geldi, belli oluyor değil mi?

Yiğit gülümsedi dikiz aynasından Alp'e bakarak.Sonra Demir beye baktı.Demir oldukça gururluydu.

-- Çok doğru efendim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

44okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.