"DERİN BİR OF!"

Vaveyla Yazarı: Ecrin İkra Anılan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: "DERİN BİR OF!"

Evet, meşhur alarmım çalmıştı gene. Hemen yataktan kalktım ve hazırlanmaya başladım. Hazırlanırken neden ve niye böyle hazırlandığımı düşündüm, galiba o doktor için hazırlanıyordum. İçimden bir ses, ona aşırı derecede tutulduğumu söylüyordu, galiba biraz da haklıydı. Her gün onu görmenin heyecanıyla gidiyordum hastaneye fakat onun bana bakacağını hiç düşünmüyordum.

Hastaneye vardığımda kapıda doğum doktoru Ahsen Hanım'la beraber gülüklerini gördüm. O başımdan kaynar sular dökülmüştü sanki, gözlerim dolmuştu fakat burada ağlayamazdım. Hemen hastaneye girip lavaboya girdim, boynuma su serptim. Kendimi toparlayıp işime koyuldum. Acilde gene bir sürü çocuk sesiyle serumlar vurdum. Herkesin hali birbirinden kötüydü, bu durum beni gerçekten etkiliyordu. Saat 7 akşam, 5 mesaim bitmişti, eve dönüyordum.

Hastaneden çıkıp arka bahçeye geldim, arabamı oraya park etmiştim, her çalışanın yaptığı gibi. Arabamın 4-5 araba ilerisinde, genel cerrah doktorunu, yani benim hoşlandığım doktor "Ateş Tan", yanında kim var bakalım, tahmin edelim? "Ahsen Aren Kara." Şaşırdık mı? Hayır. Ateş Bey'le göz göze gelmiştik, sanki ondan hoşlandığını tahmin etmiş gibiydi ama yanındaki davranışlarım falan belli ediyordum az da olsa. Birkaç saniye göz göze kalmıştık, sonradan Ahsen Hanımcım, Ateş Bey'in nereye baktığını merak edince bakışlarını bana çevirdi. Bunu fark edip hemen önüme döndüm, arabama binip biraz sinir krizi geçirdikten sonra yola koyuldum. Evden önce markete uğradım ve bir su aldım.

Marketten çıktığımda yanımdan bir ok geçti. "Oha!" dedim seslice, "Ok ne demek lan, hangi çağdayız?" Evet, o an bunu sorgulamıştım. Sonradan olayın ciddiyetini fark edip arabama koştum. Gene başlamıştık, bizim canımız hep böyle tehlikede miydi? Hemen eve döndüm, bu olaydan kimseye bahsetmedim, nasılsa bugün bütün ev halkı evdeydi. Annemler beni hemen günün nasıl geçtiği sorularına boğmuşlardı beni. Her zamanki gibi, "İyi, falan," diye geçiştirmiştim annemleri. Ah, ve bugün Güneş'in okuluna gideceğimi unutmuştum. Neyse, yarın giderim dedim. Odama çıkmıştım.

Odamda bir sürü kombin denedim, yarın bir balo vardı hastanede. Ben de baş hemşire olduğum için tabii ki davetliydim. Bu baloya hiç bir kıyafetin uygun olmadığını anlamıştım, hemen arabaya atlayıp kapanmadan bazı mağazalara yetişmeye çalışmıştım. İlk girdiğim "Sun Dresses" diye bir mağazaydı. Girdim ve bakabildiğim kadar bakmıştım ama gözüme çok güzel bir elbise çarptı, gece mavisi mini bir elbiseydi. Sırtında çapraz bir dekolte vardı, yakası ise kare yakaydı. Bu elbiseye bayılmıştım, saçlarımın rengiyle aşırı uyumluymuş zaten. Kapanmasına 2 dakika olan mağazadan çıkmıştım. En azından mutluydum, seçimim güzeldi.

Eve gelirken poşete baktığımda mavi değil, turuncu iğrenç renkli bir elbise vardı. "Bu nasıl olur?" dedim içimden. Geri dönsem de mağaza kapanmış olacağı için yarın gitme kararı almıştım. Eve döndüm, ailem hangi elbiseyi aldığımı soruyorlardı. Onlara turuncu ve iğrenç elbiseyi gösterdim. Suratları ekşidi ama fark ettirmeye çalıştılar, ne yazık ki başaramadılar. Hemen konuyu açıkladım: "Aslında benim aldığım elbise bu değil," herkes rahatlamıştı ama akıllarında bir soru vardı, "Neden bunu aldın?"

"Hemen nasıl olduğunu anlatıyorum, ben böyle çok güzel gece mavisi bir renkte mini sırt dekolteli bir elbise beğendim, mağazanın kapanmasına yakın bu kararı verdim," dedim. Bir nefes aldım, gerçekten sinirliydim. Annem: "E peki bu garip elbise nereden geldi?" dedi. "Bilmiyorum," dedim. "Kadının mavi elbisemi koyduğunu gözlerimle gördüm ama nasıl olduysa sonuç bu," derin bir of çektim. Ne yazık ki yarın saat 12'de bile kalkabilecek zamanım varken erkenden kalkmak zorundaydım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.