"BALONUN SONU"

Vaveyla Yazarı: Ecrin İkra Anılan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: "BALONUN SONU"

Evet, erkenden kalktım, koşarak elbisemi bulmaya arabaya binmiştim. Hemen mağazaya ulaşmıştım, yakındaydım. Mağazaya girip, çalışana sordum: "Merhabalar, dün akşam kapanışa yakın gece mavisi mini sırt dekolteli bir elbise seçmiştim ve almıştım." Nefes aldım. "Fakat eve tam varacakken poşete baktığımda, benim beğendiğim güzel elbise yerine bu turuncu elbise vardı. Değişim istiyorum ve kamera kayıtlarına bakıp bana ulaşırsanız sevinirim," dedim ve ondan bir kağıt isteyip numaramı yazdım.

Sonra kadın hemen mağazayı aramaya başladı, her yeri talan etti ve sonunda o güzel elbisemi bulmuştu. Kötü elbiseyle değişimini yapmıştım. Hemen eve döndüm ve hazırlanmaya başladım. Saçlarımı açık bıraktım ve bir perçemi kulağımın arkasına attım, çok güzel duruyordu bence. Bileğime takabileceğim kadar büyük bir halka küpe seçtim, kolye olarak da ucunda mavi bir damla şeklinde olan küçük taşlı kolyemi seçmiştim. Ayakkabım ise siyah bir topukluydu, aynı çantam gibi. Çantam da siyahıydı.

Son olarak da bordoya yakın bir renk olan rujumu sürmüştüm. Hazırlığım bitmişti. Aşağıya indim ve annemleri gördüm, oturmuş meyve yiyorlardı. Böyle sakın görünmelerine bakmadım çünkü aşırı endişeli olduklarını biliyordum. Tek başıma akşam dışarı çıkacağım için aşırı korkuyorlardı. Fakat kendimden emindim, kendimi koruyabilirdim, yani öyle düşünüyordum.

Bugün orada Ateş Bey de olacaktı ve tabii ki hiç sevmedim. Ahsen Aren Hanım, acaba onlar bu gecede yakın olacaklar mıydı? Ya da ne giyeceklerdi? Neyse, kafamı bunlarla yormamalıydım. Hemen arabama atlayıp yola çıktım. Küçük bir düğün salonundaydı balo. Ben geldiğimde herkes oradaydı, geç kalmamıştım, onlar erken gelmişlerdi. Ben asla bir yere geç kalmam.

Sahnede sunucumuz olan Halil Karakaya vardı, o da acilde çalışıyordu, baya yakındık. Beni görünce gülümsedi, ben de ona gülümsedim. Aramızda güçlü bir bağ vardı, hastanedeki herkesi sevmezdim ama onu çok seviyordum, kardeşim, ailemden biri gibiydi. Ona gülümsedikten sonra kız arkadaşlarımın yanına oturdum. Onlar da hastanedeki nadir arkadaşlarım, herkesle yakındım ama sevdiklerim sadece bu gruptaydılar.

Kızlardan Hilal, "Halil sizce de çok yakışıklı olmamış mı?" dedi, ona bakarken gözleri parlıyordu, Halil’in de bence ona karşı duyguları vardı, yoksa bu gece olmalıydı. Hilal çok güzel olmuştu, Halil gibi sarı saçları vardı ve upuzundu. Üstündeki yeşil, yere kadar uzanan elbisesi de gözlerinin rengiyle aynıydı, bu kız çok güzel olmuştu. Halil gözleri elaydı, onların arasındaki tek fark galiba buydu, ikiz gibiydiler.

Hilal'in sözünden sonra kıkırdadım, bakışları çok komik gelmişti. Bana ters bir bakış attı, öbür kızlar da farklı renkli elbiseleriyle çok güzellerdi. Gözlerim Ateş’i arıyordu fakat ortada yoktu, daha gelmemişti galiba. Sonra Ahsen Aren'i aramaya başladım, evet, onu görmüştüm, en ön masalarda kız arkadaşlarıyla konuşuyorlardı.

Sonra telefonuma bir mesaj geldiğini fark ettim: "Dışarı çık, canın için lütfen." Bu da neydi? Bir de böyle bir gecede bir sorun daha! Sıkıntı ve endişeyle ofladım, kızlara dönerek, "Kızlar, ben bir hava alıp geliyorum, biraz Ateş bastı," deyince herkes güldü. Bunun nedenini anlamıştım ama anlamamış gibi yaptım ve dışarı çıktım. Üstümdeki elbiseyle gerçekten çok üşümüştüm.

O anda önümden siyah bir araba geçmişti, önüme bir zarf fırlattı. Zarfı açtığımda: "Merhaba Gece, benim kim olduğumu zamanı geldiğinde öğreneceksin. Bu mektubu seni kurtarmak için yazıyorum, beni dinlemelisin ve asla bu mektubu kaybetme. Sen çok büyük bir tehlikenin içindesin, bundan kurtulman çok zor ama benim de yardımlarımla başaracağını düşünüyorum. Aslında senin peşindeler, bir şeyler ve birileri senin ve kardeşinin peşinde. Eğer siz olmazsanız, anneniz ile babanız onları öldürecekler. Eğer siz bulurlarsa, sizi öldürecekler çok. Dikkat et, siyah gülü unutma. Daha fazlasını söyleyemem sana, çok değer verdiğimi, lütfen unutma. ~ Bilinmeyen"

Karnıma bir yumruk atılmış gibi oldum, bu da ne oluyordu? En son geriye doğru yere düşmüştüm. Tam beni tutarken, sadece Ateş Bey’in sesini duyabildim: "Gece, gece kalk, gece gözlerini aç, noldu?" dediğini duydum. Sonrası ise karanlık.

---

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.