"BAŞLIYORUZ"

Vaveyla Yazarı: Ecrin İkra Anılan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: "BAŞLIYORUZ"

Bugün hafta sonuydu. Ailemle birlikte güzel bir gün geçirmeyi umuyordum. Kahvaltı yaptıktan sonra herkes hazırlanmak için odasına gitti. Bir buçuk saat sonra hepimiz salonda buluşup çıkacaktık. Ben kıyafetlerimi seçtim, makyajımı ve saçımı yaptım, çantamı hazırladım. Saate baktığımda tam olarak bir buçuk saat geçmişti. Hemen salona indim.

Babam, "Alışverişe gidiyoruz!" dedi.

Arabaya bindik ve yola çıktık. Sakin bir şekilde giderken bir anda korna sesiyle irkildim. Bir araba aniden önümüze kırmıştı. Bunun kasıtlı olarak yapıldığı çok belliydi. Babam sinirden yerinde duramıyordu, arabadan indi fakat o araba anında gaza basıp uzaklaştı. Adamın yüzünü hiçbirimiz görememiştik. Simsiyah giyinmiş, maskeli ve gözlüklüydü. Hiçbir şey belli olmuyordu.

Bu olaydan sonra yolumuza devam ettik. Alışveriş merkezine gelmiştik. Annem, "Siz biraz gezin, kız kıza takılın," dedi. Babam da başıyla onayladı. Ben Güneş’i yanıma aldım. Zaten aramızda çok yaş farkı yoktu; o 15 yaşındaydı, ben ise 21. Birlikte mağazalara girdik, birkaç ürün aldık ve çıktık.

Tam annemin nerede olduğunu öğrenip yanına giderken yüzümüze bir şey çarptığını hissettik. Taş atılmıştı! Canım çok acımamıştı ama Güneş’in canı fazlasıyla yanıyor gibiydi. Annemlerin yanına gidene kadar yanağını tuttu. Onlara durumu anlattım. Annem ve babam çok sinirlenmişti ama aynı zamanda bir şey düşünüyor gibiydiler. Annemin yüzü bembeyaz olmuştu, adeta kanı çekilmişti. Babam ise hâlâ sinirliydi ama sanki aklından hiçbir şey geçmiyormuş gibi duruyordu.

Yaklaşık yarım saat sonra olayın şokunu atlatmış gibiydik. Annem ve babam artık güvende olmadığımızı düşündükleri için arabaya bindik ve doğrudan eve geçtik.

Bir de ne görelim?

Eve vardığımızda kapının delik deşik olduğunu fark ettik. Hepimiz ikinci bir şoku yaşadık. Şimdi iyice agresif ve gergin hale gelmiştik. Kendimizi güvende hissetmiyorduk ve ne yapacağımızı bilemiyorduk. Babam, bu işlerden anlayan bir arkadaşını aradı:

"Bugün başımızdan bela eksik olmadı! Şimdi de kapımız mermilenmiş. Gelip kapıyı halledebilir misin? Belki bunu yapan kişiyi de buluruz," dedi.

Büyük ihtimalle arkadaşı onayladı ve telefonu kapattı. Bir saat sonra babamın arkadaşı eve geldi. Zil çaldığında Güneş hemen kapıya koştu. Adam olabildiğince hızlı gelmişti. Neyse ki kapıyı sağlam bir kapıyla değiştirdi.

Tam rahatlamıştım ki eski kapıda bir simge fark ettim. Siyah bir gül.

Bunu annemlerle paylaşmadım. Telaşlanmalarını istemiyordum. Bu olayı kendim çözmeliydim.

Bu sırada babam, arkadaşıyla birlikte yukarı çıkıp güvenlik kamerası kayıtlarına bakmaya gitti. Bence babam bu olay üzerine düşündükçe daha da geriliyor ve sinirleniyordu. Onun bizi koruyamama endişesi olduğu çok belliydi. Kendisi iri bir adam olduğu için merdivenden hızlı çıkışları çok net duyuluyordu.

Birkaç dakika sonra aşağı indiler. Babam, "Eğer bunu yapan kimse, onu yaşatmayacağım!" diyerek konuya girdi.

Bu cümle bizi daha da kuşkulandırdı. Güneş, hızla, "Baba, tam olarak ne gördünüz? Olay nasıl olmuş? Kim yapmış?" gibi sorular sormaya başladı.

Babam derin bir nefes alarak, "Hiçbir şey göremedik. Sadece siyah maskeli, kapüşonlu bir adam kameralara ateş ederek onları etkisiz hale getirmiş. O kadar iyi gizlenmiş ki ne yüzü ne de vücut hatları belli oluyor, anasını satayım!" dedi.

Bu gerçekten aşırı korkutucu olmaya başlamıştı. Hiçbir şey normal değildi. Bütün aile diken üstündeydik.

Bir süre sonra annem ve babam çalışma odasına gidip konuşmaya başladılar ama bu bildiğimiz bir konuşma değildi. Kavga ediyorlardı!

Annem, "Biz ne yapacağız? Bizim iki tane kızımız var!" diye bağırıyordu.

Tam olarak ne dediklerini duyamıyorduk ama büyük ihtimalle babam kapıya daha uzaktaydı çünkü onun sesini çok zor duyabiliyordum.

Biraz sonra babamın sesi net bir şekilde geldi: "Ben şimdi yatıyorum. Sen de gel, bu konuyu yarın tekrar konuşalım ve araştırmaya başlayalım. Ben çocuklarımı tehlikeye atamam! Hele ki böyle bir ayinin içine!"

Güneş’le şok içinde birbirimize baktık.

Böyle bir ayinin içine mi?

Babam ne demek istiyordu?

O sırada annem, derin bir nefes alıp "Eğer bu konu düşündüğümüz ‘Ayin’ konusuysa, bunu yalnız başımıza halledemeyiz, Arslan!" dedi.

Annem, babama ismiyle hitap etmişti.

Bu neredeyse ilk kez oluyordu.

Demek ki durum düşündüğümüzden de vahimdi.

---

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.