Bölümler 55Şu an: Bölüm 53
- 1 •TANITIM•150 kelime
- 2 Bölüm 1565 kelime
- 3 Bölüm 2673 kelime
- 4 Bölüm 3499 kelime
- 5 Bölüm 4564 kelime
- 6 Bölüm 5689 kelime
- 7 Bölüm 6570 kelime
- 8 Bölüm 7430 kelime
- 9 Bölüm 8665 kelime
- 10 Bölüm 9694 kelime
- 11 Bölüm 10532 kelime
- 12 Bölüm 11847 kelime
- 13 Bölüm 12347 kelime
- 14 Bölüm 13497 kelime
- 15 Bölüm 14372 kelime
- 16 Bölüm 15257 kelime
- 17 Bölüm 16740 kelime
- 18 Bölüm 17827 kelime
- 19 Bölüm 18413 kelime
- 20 Bölüm 19522 kelime
- 21 Bölüm 20480 kelime
- 22 Bölüm 21572 kelime
- 23 Bölüm 22799 kelime
- 24 Bölüm 23455 kelime
- 25 Bölüm 24802 kelime
- 26 Bölüm 25475 kelime
- 27 Bölüm 26454 kelime
- 28 Bölüm 27581 kelime
- 29 Bölüm 28536 kelime
- 30 Bölüm 29712 kelime
- 31 Bölüm 30572 kelime
- 32 Bölüm 31668 kelime
- 33 Bölüm 32460 kelime
- 34 Bölüm 33477 kelime
- 35 Bölüm 34785 kelime
- 36 Bölüm 35540 kelime
- 37 Bölüm 36572 kelime
- 38 Bölüm 37614 kelime
- 39 Bölüm 38524 kelime
- 40 Bölüm 39709 kelime
- 41 Bölüm 40549 kelime
- 42 Bölüm 41536 kelime
- 43 Bölüm 42547 kelime
- 44 Bölüm 43597 kelime
- 45 Bölüm 44592 kelime
- 46 Bölüm 45657 kelime
- 47 Bölüm 46537 kelime
- 48 Bölüm 47644 kelime
- 49 Bölüm 48567 kelime
- 50 Bölüm 49560 kelime
- 51 Bölüm 50807 kelime
- 52 Bölüm 51578 kelime
- 53 Bölüm 52714 kelime
- 54 Bölüm 53624 kelime · Okuduğun bölüm
- 55 Bölüm 54508 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odaya kadar giren ayak sesleri ile kafamı çevirmemle kutay üzerim'de olan Emre'ye bakıyordu
"Naptın sen?"
Soluk ve sakin ses tonuyla yanıma yaklaşan kutaya baktım titreyen sesimle
"Yemin ederim ben bir şey yapmadım o üstüme saldırdı beni öldürmeye çalıştı yemin ederim bana tecavüz etmeye çalıştı ben engel olmak istedim onu öldürmek istemedim."
Hıçkırıklarım konuşmamı engelliyordu o esnada. Kutay üzerime uzanan Emre'yi koları ile kaldırıp sırt üstü yatırmasıyla hemen doğruldum
"O ölmedi değil mi?"
Kutay yüzüme dikkatlice bakmasıyla kafasını geri çevirdi
"Üzgünüm"
"N-nasıl yani? Ben katil miyim?"
"Sakin ol hayır değilsin ben halediceğim sen aşağıya git "
"Hayır olmaz onu burda bırakmam benim yüzümden öldü"
Gözümden süzülen yaşlarla direk kutay eli ile göz yaşımı silldi gözümün içine bakarak
"Asıl ben özür dilerim seni bu pislik ile bıraktığım için ama merak etme sen katil değilsin ve dediğim gibi ben haledeceğim sen şimdi aşağıya in seni bekleyen bir ailen var "
Geri çekilerek yüzüne baktım
"Nasıl yani?
"Sen yukardayken babanı almaya gittim "
"Nasıl yani tek babamı geldi?"
"Hayır tek baban değil bir tane daha çocuk vardı yanında"
"Kim peki biliyor musun?"
"Hayır duru ama lütfen git artık."
Derin bir iç çekerek üstümü düzeltim kapıdan çıkacağım esnada son kez daha yatakta yatan Emre'ye ve kutaya bakıp çekip çıktım odadan
Bahçe kapısını açmamla kapıda bekleyen babamı görünce şoka girmiştim bu babam olamazdı dağılmış solgun yüzü ile kolarını açmasıyla küçük kız cocuğu gibi babama sarıldım
Güçlü durmam gerekti ağlamam gerekti fakat babamın kokusunu çok özlemiştim babam omzumdan ellerini çekmesiyle yüzüme baktı
"Seni çok merak ettim be güzel kızım"
Babamın gözünden dökülen yaş ile babama daha sıkı sarıldım acı bir tebessümüm ile
"Korkma baba ben iyiyim Kutay sayesinde"
"Senin için de telaşa kapılan birisi daha var ikizim"
Babama sarılmayı bırakıp arkasına yaslanan doruğa baktım gülümseyerek
Doruk kemiklerimi kırarmısscasına sarılmasıyla nefes nefese
"Öldürmeye niyetin var sanırım dorukcuk ha?"
Doruğun beni serbest bırakmasıyla kahka patlatmıştı birden
"Hadi gidelim artık"
"Gidelim baba'da annem nerde? Niye yanımızda değil?"
"Annem senin için çok telaş etti ve tüm gün uykusuz kaldı biz çıkarken uyuya kaldı bizde uyandırmak istemedik o yüzden gizlice geldik abicim"
"O zaman annemi daha çok bekletmeden gidelim evimize"
Babam ve ikizime gülümseyerek arka koltuğa geçtim gözlerim istemsizce doluyordu
Ya bana birşey olsaydı?
Ya şuan burda olmasaydım?
Annem napardı?
Derin bir iç çekerek gözlerimi kapattım bu kabustan kurtulmak için.
~ Bade Atalayın Anlatımı İle ~
Kızımın kokusunu içime çektim ellerimle saçları ile oynıyarak
Allah'a şükürler olsun ki bir şey gelmemişti başına
Duru'yu öpmek için eğildim'de yüzünde ağlarmıscasına ifade vardı
"Y-yaklaşma yalvarırım"
Duru'nun sessizce mırıldanmasıyla ne dediğini anlamak için daha çok yakınlaştım
"Uzak dur benden lütfen"
"Annecim uyan kabus görüyorsun"
Omuzuna dokunmamla birden hıçkırıklarını duyuyordum
"DOKUNMA BANA"
Sıçrmasıyla birden ayakalandım dolu ve şişmiş gözlerle bana bakıyordu
"Annecim iyimisin?"
"İyiyim anne kötü bir kabus gördüm"
Duru gözlerini kaçırmasın'dan anlamıştım bir bokluk olduğunu.
"Bana herşey anlatabilirsin hemde herşeyi bunu biliyorsun değil mi aşkım?"
Duru'yu gögsümün arasına almamla saçlarına öpücük konudurdum
"Biliyorum anne ama dediğim gibi kötü bir kabus gördüm uçurum kenarında düştüğümü"
Kaşlarımı çatarak doğruldum
"Nasıl yani seni uçurum'dan atan birisi mi vardı?"
"Hayır anne yoktu tektim"
"Peki neden dokunma bana uzak dur tarzı şeyler söyledin duru?"
"Bilmiyorum anne ama izninle ben dinlensem çok yorgun hissediyorum"
"Tabiki kızım sen iyice dinlen sonra duşa gir rahatla"
Yataktan kalkarak onu sıkıca örtüp elim boynuma gidiyordu daralıyordum bir şeyler ters gidiyordu ama ne?
Kapıdan dışarı cıkmamla Karan ile göz göze gelmiştik
"Bir problem mi var yavrum?"
"Nasıl bir problem?"
"Yüzün bembeyaz olmuş bade"
Bu durumu Karana anlatmalı mıyım yoksa anlatmamlı mıyım emin değildim eğer anlatırsam bu işin peşini bırakmazdı özeliklede hapisten yeni çıkmış olmasına rağmen fakat anlatmazsam bir yerde duyar öğrenirse bu seferde bana kızıcaktı.
Napıcaktım ben?
Selam arkadaşlar nasılsınız bakalım umarım iyisinizdir yazım hatası yapmamak için elimden geleni yaptımmm sizce bade napıcak? Bu bölümü nasıl buldunuz yorumlarda buluşalım asklarımmm 🤍
Bölüm etkileşimi
