~BORCUN BEDELLİ~ kitap kapağı

55. bölüm / 55

~BORCUN BEDELLİ~

Bölüm 52

Yazar: Ceyda Güneş

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 55Şu an: Bölüm 52

Kıp kırmızı olmuş gözleriyle kolarımı kavramasıyla soğuk asansör duvarına sivri sinek gibi yapıştırmıştı. Ardından bir kaç tuşa basmasıyla asansör harakete geçmişti

Umarım yalan söylemiyorsundur

Gözleri bir taraftan beni kesiyordu bir taraftansa gözlerime bakıyordu diksiyonumu bozmadan

"Sana ne gibi bir yalan söyliyebilirim hem kutay aldı beni eve kendisi getirdi hatta üstümde onun kıyafeti var yani hırsız değilim hem mantıken sen böyle donsuz hırsız gördünmü hiç?"

Nerden bile bilirim? Senin bizim içimize girmeye çalışan bir ajan olduğunu veyahutda sahibin seni Kutay ile seviş daha sonra onu öldür diye içimize sızdırmaya çalışmadığını?

"Ne diyorsun ya sen? Kendine gel"

Dudağını büzmesiyle sırtışını görebiliyordum.

Ne o gerçekler canınımı yaktı sürtü-

"KAPA ÇENENİ EMRE!"

Asansörün tamamen açılmasıyla kutayın öfke dolu sesi ile salanıyordu ev.

Emre denilen çocuğun asansörden hızlıca cıkmasıyla kapı'nın kapanacağı esnada kutayın eli ile durmuştu

Özür dilerim onun adına ama merak etme oda diliycek.

"Gerek yok ben gitmek istiyorum"

Asansörden hızlıca çıkmam ile kapıya baktım.

İzin vermiyorum duru

Karşıma geçen kutaya baktım yorgun yüzle

"Lütfen izin ver gidiyim nolur benim yüzümden arkadaşın ile de Aran bozuldu ben evime gideyim sende rahattla"

Zaten ailen seni almaya geliyor duru birazcık sabret o esnada kahvaltı yapalım elinde sonunda gelicekler.

Kutayın tebessümü ile buruk bir sevinç ile gülümsedim.

Salona geçtimiz'de Emre denilen cocuğun elinde bir bardak dolu buzlu viskisini içiyordu dik dik bakarak

Kutayın eli ile gösterdiği sandalyeyi çekerek oturdum.

E afiyet olsun o zaman duru hadi

"Canım hiç bir şey istemiyor."

Öyle olmaz ama bak

Kutayın masadan kalkmasıyla tabağıma zeytin peynir yumurta tarzı şeyler doldururken elimi çenemin altına aldım'da gözüme takılan Emre oldu

Çok kötü bir şekilde yüzüme bakıyordu hemde çok iğrenç bir şekilde

Resmen içimi karartıyordu Kutay anlamış olmalıki yönünü Emre'ye çevirdi

Ya şu siktimin masasın'da bizimle beraber kahvaltı yaparsın Emre yada kıza bakmayı kes

Emre oturduğu büyük koltuktan kalkmasıyla sadece bana bakarak

Yeteri kadar tadım kaçtı midem bulanıyor masaya baktıkça size afiyet olsun ben siktir olup gidiyorum.

NE DİYORSUN OĞLUM SEN?

Kutayın Emre'nin üstüne gitmesi ile onların arasına girdim kutayı iterek.

"Tamam boşver gel biz kahvaltımızı yapalım hadi."

Kutayı yerine oturtarak sakinleştiğini düşünerek bende yanına oturdum

Oda'nın pencere kenarına oturmuştum derin bir iç çekerek en son kutayı salon'da görmüştüm Emre ise biran sinirle evden çekip gitmişti bensem Kutay ile baş başa kalmamak için odasına çıkmıştım.

Halsizlik ve baş ağrımın artmasıyla yatağa uzandım üstümdeki pikeyi alarak. İstemsizce gözlerim kapanıyordu ağırlık ile.

Kapı'nın kapanış sesi ile gözlerimi araladım'da oda karanlığa gömülmüştü

Işığın açılmasıyla gözlerimi kamaştırarak tam karşımda beliren elinde bıçak ile Emre'ye baktım o ise baygın bir yüz ifadesi ile bakıyordu

Hızlıca yataktan kalkmamla fevri bir hareketi ile bıçağı yatağa atmasıyla beni boynum'dan kavramıştı.

Tenine sinmiş o sarhoş kokusu ile kahka patlatmıştı

Ne o ufaklık yine baş başa kaldık diye korktun Mu?

Her konuşmasıyla sigara alkol karışımı kokusu midemi daha çok bulandırıyor'du.

"Bırak beni canımı acıtıyorsun"

Acıyor demek ha? Ne tatlı canın var ama hani eğlencektik

"İmdaaatt"

Bağırışımla daha çok gür bir kahkahasını patlatmıştı.

Kutay yok bu sefer ben ve sen varsın ve şimdi sesiz ol başımı ağrıtma yaramazlık yapalım biraz

"GİT İSTEMİYORUM SENİ"

onun beni itmesiyle yere düşmüştüm saçlarım önüme gelerek o ise yavaş adımlarla yanıma ilerliyordu.

Saçlarımı gevşeltip sıkmasıyla kulağıma eğilerek

Cesur kızsın hiç ağlamadın ve bu beni cezbeti fakat şimdi seninle sevişmek istiyorum acayip derecede seni istiyorum

Duyduklarımla kas katı kesilip neye uğradığımı şaşırdım

Saçımdan beni yerde süreklemesiyle kaldırmıştı ayağa hızlıca beni yatağa ittmesiyle haraket etmeme engel olmuştu üstüme çıkarak

Hayır hayır hayır

"Yalvarırım sana dokunma bana nolur"

Bunun için çok geç daha sonra seni öldüreceğim.

"Bunu yapamazsın cünkü benim sana Bir zararım dokunmadı."

En yakın arkadaşım ile aramı açtın daha ne olsun? Neyse nerde kalmıştık?

Kendi üstündeki tişörtü çıkarıp yere atmasıyla elleri göğüs uclarıma değmesiyle cığılıklarım kopmuştu.

Boynumu öpücük kondurmasıyla diğer eli bacaklarım'da geziyordu yavaş yavaş ilerleyerek.

Gözüme değen az ilerdeki bıçağı farketmemle parmaklarım ile onu kendime çekmeye çalıştım

Nereye kıpraşıyorsun sen?

Hafif kalkarak bana bakınmasıyla elimdeki bıçağı görmüştü

Sinirli bir şekilde elini elime atmasıyla elimdeki bıçağı almaya çalışıyordu

"Bırak nolursun bak birimiz ölücek"

Ölücek birisi varsa oda sensin!

Bıcağı kendime doğru çekiştirmemle o ise kendisine çekiyordu. Emre'nin gözünün içine baktım

Çıplak vücuduma değen sıcak kanı hissetmemle gözümden bir damla yaş akmıştı.

Uhuhu buraya gelmeyeli uzun zaman oldu baya yenilik gelmiş artık burda çok aktif olacağım size söz ve diğer kitabımın bölümünüde yazacağım bu bölümü. Nasıl buldunuz yorumlarda buluşalım asklarımmm

Size günaydınnnn şimdiden bana iyi geceler
5.48

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

225okunma 15beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…