Bölümler 55Şu an: Bölüm 50
- 1 •TANITIM•150 kelime
- 2 Bölüm 1565 kelime
- 3 Bölüm 2673 kelime
- 4 Bölüm 3499 kelime
- 5 Bölüm 4564 kelime
- 6 Bölüm 5689 kelime
- 7 Bölüm 6570 kelime
- 8 Bölüm 7430 kelime
- 9 Bölüm 8665 kelime
- 10 Bölüm 9694 kelime
- 11 Bölüm 10532 kelime
- 12 Bölüm 11847 kelime
- 13 Bölüm 12347 kelime
- 14 Bölüm 13497 kelime
- 15 Bölüm 14372 kelime
- 16 Bölüm 15257 kelime
- 17 Bölüm 16740 kelime
- 18 Bölüm 17827 kelime
- 19 Bölüm 18413 kelime
- 20 Bölüm 19522 kelime
- 21 Bölüm 20480 kelime
- 22 Bölüm 21572 kelime
- 23 Bölüm 22799 kelime
- 24 Bölüm 23455 kelime
- 25 Bölüm 24802 kelime
- 26 Bölüm 25475 kelime
- 27 Bölüm 26454 kelime
- 28 Bölüm 27581 kelime
- 29 Bölüm 28536 kelime
- 30 Bölüm 29712 kelime
- 31 Bölüm 30572 kelime
- 32 Bölüm 31668 kelime
- 33 Bölüm 32460 kelime
- 34 Bölüm 33477 kelime
- 35 Bölüm 34785 kelime
- 36 Bölüm 35540 kelime
- 37 Bölüm 36572 kelime
- 38 Bölüm 37614 kelime
- 39 Bölüm 38524 kelime
- 40 Bölüm 39709 kelime
- 41 Bölüm 40549 kelime
- 42 Bölüm 41536 kelime
- 43 Bölüm 42547 kelime
- 44 Bölüm 43597 kelime
- 45 Bölüm 44592 kelime
- 46 Bölüm 45657 kelime
- 47 Bölüm 46537 kelime
- 48 Bölüm 47644 kelime
- 49 Bölüm 48567 kelime
- 50 Bölüm 49560 kelime
- 51 Bölüm 50807 kelime · Okuduğun bölüm
- 52 Bölüm 51578 kelime
- 53 Bölüm 52714 kelime
- 54 Bölüm 53624 kelime
- 55 Bölüm 54508 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
~ Duru Atalay'ın anlatımı ile ~
Şimdi seni kendime doğru çekmeye çalışacağım fakat kesinlikle yanlış bir haraket etme yoksa ikimiz'de düşeriz.
Gür ve kalın sesiyle sadece kafamı salayabilmiştim. Ama ona güvenmeli miydim? pek emin değildim
Diğer elini bir yere sabitlemesiyle yatış pozisyona geçmişti. Diğer elinden güç alıyor öbür eliyle beni çekmeye çalışıyordu
"Ellerim kayıyor"
Buna izin vermem son güçünle kendini bana bırak serbest bir şekilde güven bana
"Sana nasıl güvenebilirim seni tanımıyorum?"
Çok haklısınız hanımefendi ama kötü birisi olsaydım hem sizi hemde kendimi tehlikeye atmazdım öyle değil mi?
Daha çok elimi kavramasıyla ona kendimi bırakmıştım tamamen.
İşte bu be
Beni tamamen uçurumun kenarından kurtarmasıyla ayaklarımı birleştirerek ağlamaya başladım.
Neden ağlıyordum bilmiyordum fakat az önce ölücek olmam kalbimi yeteri kadar yerinden çıkartıyordu
İyimisin hanımefendi?
Ellini uzatan karanlıktan yüzünü göremediğim kişiye baktım dolu gözlerle. Elini tutmamla ayağa kalkarak birden ona sarılmıştım.
Tanımadığım birisinin kolarında sarılıyor ağlıyor olmam'da Çok tuhaftı
Hızlıca kolarından ayrıldım burunumu çekerek
"Sende kimsin?"
Ben Kutay
Elini tekrardan uzatmasıyla eline baktım
"Sen Türk müsün? Aksagı'nın da bozuk değil"
Karşımdaki kahkahalar patlamasıyla
Evet ben yarı Türküm
"Nasıl ya?"
Orası'da bende kalsın aileni ariycak mısın merak etmesinler seni sonra
Derin bir iç çekerek kutaya baktım.
"Arayamam."
Neden?
"Telefonumu düşürdüm ve kimsenin numarasını ezbere bilmiyorum"
Peki bi arkadaşın falan varmı burda? Çünkü seni böyle bırakmak istemem
"Hayır yok yani aslında o kamp yerine uzağım ve şuan hâlâ ordalarmı onu'da bilmiyorum"
Beni yanlış anlamasanız hanımefendi sizi arabamla eve bıraksam ?
Normel'de asla ama asla tanımadığım birisinin arabasına binmezdim yani babamın düşmanları her yerde olduğu için her seferinde tereddüt ederdim fakat şuan onu bile düşünebilicek kadar yorgun ve halsizdim
Tabi isterseniz hanımefendi
"Olur beyfendi"
Kutay
"Anlamadım?"
Beyfendi demenize gerek yok ismimle hitap etmenize sevinirim
"Pekâlâ bende Duru"
Memnun oldum Duru o zaman gidelimi?
Adım atmamla ayağımın acısıyla dudaklarım'dan inleme kopmuştu.
Hızlıca arkasına dönen kutaya baktım'da burkulmuş ayağıma baktı
Ayağını mı burkmuştun?
"Düşerken evet o an hiç bir şey hisetmedim fakat şuan acı Ağrı karışık bir durumdayım"
Yanıma dizinin üstüne çökmesiyle telefonun'daki feneri açarak bileğime tutmuştu benim gözlerim ise onun sim siyah dalgalı saçlarına kaymıştı
Ayağın çok kötü şiş ve kırılmış olabilir bu durumda seni yürütmem Duru o yüzden kucağıma almam lazım
"Hayır hayır gerek yok"
Birden ayağa kalmasıyla deveye bakıyor gibi hissediyordum çünkü kendisi Max 1.98 vardır
Beni birden kucağına almasıyla ayaklarım havalanmıştı kıpırdıyamıyordum bile yorgunluktan.
~ Karan Atalay'ın anlatımı ile ~
Kamp yerinde saatlerce öylece bekliyorduk Bade ise duru'nun en yakın arkadaşı Bella ile konuşuyordu.
Tam karşımda oturan Aris'e baktım'da dikmiş gözlerini bana bakıyordu. İt
"Yavuz wictor nerde? Bade wictor ile göndermiş?"
Abi wictor ile aris kavga ettikleri için hoca wictoru göndermiş Duru onları bıraktığı esnada
"Şu iti uyar bana kurula kurula bakmasın yoksa onu buraya gömerim Yavuz."
Tamam abi iletirim
Dolu gözlerle yanıma gelen bademe baktım. Kollarımı açarak
"Yavrum nolur bir sakin ol "
Olamıyorum Karan kızım'dan haber alamıyorum en son nerde naptığını kimse bilmiyor
"Yavrum herkese haber saldım dört Bucak köşe aratıyorum hem Duru'da senin gibi bir şey olduğu zaman sesizleşir kabuğuna saklanır daha sonra çıkar hep öyle olmadı mı yavrum"
Evet öyle oldu ama bu sefer farklı Karan her yer orman heryer uçurum ve en önemlisi pamirin oğlu var
"Kızmızı bulucaz sana söz veriyorum yavrum kendini üzme"
Ellmi yumruk yapıp geri gevşetiyor'dum. Kendime hâkim olmaya çalışıyordum fakat olamıyordum sırf Bade üzülmesin diye.
"LAN EĞER İKİZİM BULUNMASA SENİ ÖLDÜRÜRÜM DUYDUN'MU BENİ"
Doruğun birden aris'in üstüne atlmasıyla elimdeki sigarayı söndürmemle doruk'ile aris'in arasına girdim.
"Doruk uzaklaş"
NEDEN BABA NEDEN İKİZİMİN BAŞINA NE GELDİYSE HEP BUNUN YÜZÜNDEN GELMEDİ Mİ?
Doruğun enesesine yapışmamla anlıma anlına yasladım gözlerinin içine bakarak
"Bak oğlum haklısın fakat şuan yeri ve zamanı hiç değil"
Ya bırak baba ya
Beni ittirmesiyle derin bir nefes alarak
"KENDİNE GEL DORUK"
SAHİDEN SEN NEDEN BURDASIN? ŞUAN KARŞIMDASIN BİZİM KÖTÜ GÜNÜMÜZDE NERDEYDİN
Bilmediğin çok şey var oğlum şuan konu bu değil.
Konu ne o zaman anne? Söylesene bizden daha çok önemli ne olabilir?
"HAPİSHANEDEYDİM DORUK"
Doruk bakışlarını birden bana çevirmesiyle yutkundum. O ise dediklerimi sindirmeye çalışıyordu.
Abi bi bakar mısın?
"Söyle Yavuz"
Abi burda söylemesem daha iyi olur yenge duymasın
Neyi ben duymıycam Yavuz neyi saklıyorsunuz?
"Senin çenenin yayını sikim yavuzz söyle"
Yenge önce bir sakin olun abi sende
"SEN BÖYLE YAPARSAN OLAMIYORUM YAVUZ HADİ"
abi duru'nun telefonu kayalıkların en sonunda buldu bizim çocuklar telefon kapalı su almış
seslerin o an uğultusuyla gözlerim kararmaya başlamıştı. Hızlıca yönümü badeye çevirdim'de dengede durmadığını görmemle hızlıca koluna girdim.
"YAVUZ ÖLÜ YADA DİRİ KIZIMI BUL! HEMEN."
~ Duru Atalay'ın anlatımı ile ~
Gözlerimi yavaş yavaş araladığm'da perde'den çok az Güneş ışığı vuruyordu fakat burası kimin odası? Krem renkli duvarlar ve kocaman ışıklı bir giyinme dolabı vardı.
Lan yoksa?
Bir dakika?
O çocuk beni en son eve götürcekti yoksa benimi kaçırdı?
Hızlıca üstümdeki pikeyi üstümden atmamla çıplak bir şekilde Olduğumu görmemle geri üstüme çektim.
Hayır hayır hayır
Bu olamaz
Sellam asklariimm nasılsınız bakalım umarım iyisinizdir sizce nolmuş olabilir? Yazım hatam varsa kusura bakmayın 😽 🤍. Yorumlarınızı bekliyorum
Bölüm etkileşimi
