1. bölüm / 6
Bir ihanet iki bebek1.Bekleyiş
Bölümler 6Şu an: 1.Bekleyiş
- 1 1.Bekleyiş1.982 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Uykusuz gece1.770 kelime
- 3 Ertesi gün1.843 kelime
- 4 4. Konağa Gelince1.110 kelime
- 5 5. Hazırlıklar1.367 kelime
- 6 Diş mi?1.187 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yezda doğum haneden yeni çıkmıştı; gözü kapıda doğuma gelmeyen gerçi gelecek olsa bile yüzünü dahi görmek istemediği kocasını aradı. Bu kadar mı kör olmuştu gözleri tamam severek evlenmediler ve mecburiyettende 1 gecelik bir ilişkiden de olsa onun kanından bir çocuktu. Onu görmeye dahi gelmeyecek mi diye düşündü genç kadın. Öte yandan karısının çarşıya gitmesinin üzerinden saatler geçmiş, neredeyse akşam üzeri olmuştu. Aramalarına rağmen telefonunu açmamıştı biricik karısı merak etmişti adam başına bişey mi geldi gerçi alışveriş sonrası arkadaşları ile kahve içmek istediğini doğumdan sonra 1 aydır dışarı çıkmadığını ve bunaldığını söylemişti. Ama adam ağlıyan bebeğine kıyamamış daha fazla evde duramamış ve yola koyulmuştu. Tüm köye haber salınmış ama yinede bulunamamıştı. Genç ağa korku ve öfke ile her yeri , her köşeyi arayın Asmin’i bulun diye emir verdi. Saat artık gece yarısına varmak üzereyken telefonu çaldı.
Salim= Ağam Asmin yengeyi bulduk.Ama..( nefes veriş.)
Ferman ağa= Salim ağzında geveleme lafı nerede Asmin birşey mi oldu?
Salim= Ağam nasıl diyecem bilmiyorum, affeyle , Asmin yenge, Mustafa Kozan ile köyden çıkarken görülmüş peşlerine düştük, köyün çıkışında bir kaza olmuş Asmin yengeyi ve Mustafa’yı hastaneye getirdiler.
Ferman duydukları ile donmuş kalmış sinir, öfke de şaşkınlığına dahil olmuştu. Ne demek karısı Asmin başka bir adamın arabasında ne demek köyden çıkmak üzere diye düşünürken soluğu hastanede aldı. Uyansın hesabını soracaktı ikisinede.
Yezda kocasının gelmemesi ile bir yanı rahat iken diğer yanı sıkıntılıydı. Gün boyu ne kocası nede kocasının ailesi gelmişti. Yetim ve öksüzdü Yezda anne babası ölmüş, teyzesi tarafından büyütülmüş; eniştesinin borçları için evlendirilmişti. Yezdanın evlenmesi ile Teyzesi ve Eniştesi Memleketlerinden gitmişlerdi. Hiç kimse nere gittiklerini naptıklarını bilmiyordu. Kimsesiz kalmıştı Yezda kucağındaki yeni doğan kızı ile sabahı beklemeye başladı. İllaki sabah almaya gelirdi kocası diye düşündü. Ama hiç gelmiyecek bir bekleyişte olduğunu bilmiyordu.
Ferman hastaneye varmış, acil servisin önünde beklerken ; Kozan aileside ordaydı ,onlarda oğulları Mustafayı bekliyordu. Aralarından daha yaşı 15 veya 16 yaşlarında bir kız konuşmasına kulak misafiri oldu Ferman tanımıyordu aileyi bilmiyordu Mustafa denilen adamın anne ,babası ve kız kardeşi olduğunu karısını beklerken duymuştu o yıkıcı konuşmayı.
Seher= Anne yengem yukarıda tek kaldı daha yeni doğum yaptı şimdi nasıl söyleyeceğiz abimin bu durumunu ona
Mine hanım= Sus Seher sus zaten ne geldiyse onun yüzden geldi başımıza aldık getirdik karı olsun diye ama nerdee. İstemedi hiç bir zaman oğlum onu gönlündekine giderken oldu bunlar alıp getirecekti onu ne diye düştün yollara Mustafam alıp gelmedin evine.
Ferman duydukları ile ayağa fırlamış siz ne dersiniz içerdeki Mustafa Kozan sizin oğlunuz mu diye sordu.
Mustafanın babası Raşit bey konuştu evet de siz nerden tanırsınız oğlumu dedi
Ferman duymak istemesede sordu arabadaki kadını bilir misiniz?
Mine hanım atıldı söze hayırdır bey sen kimsin ? Oğlumun gönülleştiği evimize getireceği gelindi o da sen nerden bilirsin dedi
Ferman ağa sinirlenmiş ve güçlü çıkan sesi ile. Ben o kadının kocasıyım, kocası sizin o oğlunuzla benim karımın ne gibi bir husumeti olabilir o bir ağa karısı siz ne dersiniz diye inkar ve kabul edememe ile kükresede. Anlamıştı ihaneti. Gerginliğin arasından iki doktor çıkmış gelmişti iki ailenin yanına ikisinede aynı kelimeler kullanıldı. Tüm müdahalelere rağmen ölmüştü ikiside.
Yarım kalan hesaplaşma, cevapsız sorular ve en önemlisi geri kalan iki küçük bebek olmuştu.
Ertesi gün Yezda hastaneden kendi başına çıkarken hastane kapısında almıştı haberi öylece kalmış ağlayamamıştı bile koynundaki çocuğa daha sıkı sarılmıştı. Kocasının ihaneti ve ölümü ile bir gün önce doğurduğu kızı ile öylece kala kalmıştı.
Cenazeler aynı gün konulacaktı mezara iki ailede yas vardı. Ama bu cenaze sıradan değildi iki aileninde ihaneti ile duyulan bir cenazeydi. Olanlar duyulmuş cenazeler koyulmuş ama henüz bitmemişti. Ağalar toplandı bu ihanet kaldırılamazdı. Bir ağa karısı ile bir adamın kaçması olacak şey değildi. Ağalar toplandı konuşmalar başladı. Ağalardan biri atıldı söze Ferman ağanın bebesi annesiz kaldı. Mustafa’nın da geride bir karısı ve bebesi kaldı. Bu mesele kan akmadan kimseye günah binmeden Ferman ağa ile Yezdanın evlenmesini öne sürdü. Yezda dul kalmıştı, zaten kimsesizdi ortada kalırdı. Ferma’nın da bebesi vardı oda annesiz kalmıştı. Yezda onada süt annelik yapar dava da kapanırdı. Ferman ağa kabul etmedi bulurdu o oğluna bir süt annesi. Karısının kaçtı adamın karısını alma fikri çileden çıkartmıştı onu. Köyün en eski ağalarından olan Yasin ağanın kulağına emrindeki adamlardan biri gelip hararetle bişeyler söyledi. Yasin ağa ayağa kaltı gözleri gece gibi karardı. Mustafa’nın ailesi Yezda’yı suçlu bilmiş oğlunun ölümünden. Çocuğu ile kapıya koymaya kalkmıştı bile daha iki günlük bebe demeden kendi torunumuz demeden Yezda’ nın da bebesininde gözünün yaşına bakmadan.
Yasin ağa= Ferman bak oğul ne sen suçlusun ne de Yezda kızımız bak daha iki gün demeden koymuşlar kızı kapıya o çare nere gider. Karar belli evleneceksin Yezda ile diye son noktayı koymuştu.
Ferman duyduklarına şaşırmıştı bu kadarını beklemiyordu tamam kocası şerefsizlik yapmış karısı ile kaçmaya çalışmıştı ama karısı? Onun ne suçu vardı? Bir an böyle düşünsede o kadını gördükçe karısının ihanetini de görecekti üstelik birde o Mustafa denen adamın çocuğuna babalık mı yapacaktı akıl alır gibi değildi. Onlar bu konuyu tartışırken Yasin ağanın adamları Yezdayı ve bebesini alıp getirtmişti.
Ferman ağanın babası da ordaydı sadece dinliyordu aklı almıyordu, gelininden böyle bişeyi kesinlikle beklemiyordu.
Salman= Ağam getirdik Yezda bacıyı
Yasin ağa= gelsinler Salman içeri
Herkes bekledi önce bir bebek ağlama sesi duyuldu sonra Yezda göründü.
Göğsüne basmıştı Yezda bebeğini daha isim bile koyamamıştı. Ağaların onu ve bebeğini öldüreceklerini söylemişti Mine hanım hemen ağaların önüne geldi diz çöktü gözünden akan yaşlar ile Ağalar yalvarırım size beni öldürecekseniz öldürün ama bu bebeğim günahsızdır. Kıymayın ona daha iki günlük dünyasında babasının suçunun cezasını ona vermeyin, bakın ben kendim için değil bebem için ağlarım onu biriniz alın sahip çıkın daha isim bile veremedim kızıma siz verin yaşasın o diye ağlarken ağalar daha fazla dayanamıştı. Tam Yasin ağa söze girecekken Ferman ağanın babası ayaklanmış Yezdayı kolundan tutarak ayağa kaldırmıştı. Ağalar bu durum karşısında sessiz kaldı.
Osman ağa= kalk kızım ölüm olmayacak meraklanmayasın. Yezda şaşkınlık, korku, ve minnet ile Osman ağanın elini öpüp başına koydu. Osman ağa Yezdanın omuzuna koyarak söze başladı.
Osman ağa= ağalar sözlerinizi dinledik kabul ettik Ferman ile Yezda nikahlanacaktır dedi. Ferman babasını ezmemek adına mı yoksa Yezdaya acımış olması sebebi bilinmez bişey dememişti. Ağalar onayladı ve dağılmaya başladılar. Yezda ölmediğine sevinsemi üzülsemi bilemedi bildiği tek bişey vardı kızı ile yaşayacak olmaları. Osman ağa , Ferman ağa ve Yezda aynı arabaya binip Cihan konağına doğru ilerlediler. Konağa geldiklerinde yavaş ve temkinli indi Yezda arabadan etrafına baktı bir kalabalık bir aileydi Cihan ailesi Osman beyin 4 oğlu 3 kızı vardı. Oğullarının hepsi evli, kızları ise henüz evlenmemişti. Ve hepsi aynı konak içerisinde yaşıyordu. Hasna hanım karşıladı kapıda, kocası ve oğlu dışında kucağında bir bebekle perişan haldeki kıza takıldı gözleri;
Hasna hanım=Hoş gelmişsiniz Osman bey , hayırdır bu kızda kimdir?
Osman ağa = Hasna imam efendiye haber saldım birazdan gelicek Ferman ile Yezdanın nikahını kıyılacak.
Hasna Hanım= Bu ne acele bey dün bir bugün iki daha hemen olacak iş mi bu?
Osman ağa = Sonra Hasna sonra şimdi vakit yok götürün kızı hazır edin. Hasna hanım memnuniyetsiz bir bakışla kızı Yasemine seslendi. Yezdayı yukarı çıkarıp hazırlamalarını söyledi. Kötü biri değildi Hasna hanım hiç kaynanalık yapmamıştı gelinlerine yalan yok Asmin’i de severdi oda kaldıramamıştı bu ihaneti ama daha öleli iki mezara koyulalı birgün bile olmamıştı ters gelmişti kadına ama yinede ses etmemişti. Yezda yukarı odaya çıktığında beşikte yeni uyuduğu belli olan bebeği gördü içi bir kere daha cız etti bu bebekte artık onun bakımında olacaktı. Kendi kızını emzirdi hızla yatağın ortasına koydu. Kendisine verilen kıyafetler ile banyoya girip abdes alıp üstünü değişti. Sessizdi Yezda kimsesizliğinden sonra baş kaldırmamıştı kimseye buna da ses etmiyecekti.
Yasemin= Yezda aşağıda seni bekliyorlar ben kalırım burada hadi sen in aşağı bekletme dedi. Yezda kısık bir ses ile tamam dedi ve aşağıya indi avluda onu bekleyen Hasna hanım bir kere daha süzde Yezdayı ve sonrasında salona götürdü. İmam efendi de dahil olmak üzere aile ferdleride içerideydi. Yerini aldı sessizce Yezda imamın duası ile başladı nikah ve duası ile kıyıldı nikaları. Mehir olarak bağ evini verdiler kabul etmek istemesede kabul ettirdiler. İmamın gidişi ile aldılar Yezdayı odaya. Yasemin kucağında aç olan yeğenini pışpışlıyor mutfaktan gelecek sütü bekliyordu. Yezdanın içi acıdı bu duruma acaba emzirse kızar mıydı Ferman ağa?
Yasemin= acıkmış ondan ağlar diye söze girdi Yezdaya bakarak. Yezda çekingen bir tavırla alabilirmiyim diye sordu. Yasemin başta tereddütlü olsada zararsız gördü Yezda’yı verdi yeğeni Merti. Küçük bebek Yezda’nın kucağına gidince süt kokusu ile hemen aranmaya başladı. Annesinin yoklunda mecburiyetten biberonla veriyorlardı sütü yoksa emmeyi bırakmamıştı. Bebeğin ağlama sesinin şiddetlenmesi ile beraber odaya Ferman ağa geldi. Yezdayı kucağında oğlu ile görünce afalladı bişey mi yaptı kardeşide burdaydı neden ağlatıyorsun oğlumu diye kükredi. Yezda korkudan bişey diyemedi çocuğu biraz daha çekti göğsüne. Yasemin söze atıldı. Abi acıktı ondan ağlar süt getirecekler Yezda kucağına alınca daha çok ağlamaya başladı. Ferman koparır gibi aldı oğlunu Yezda’ dan öylece kaldı kadın ağam izin verirsen ona süt annelik yapabilirim dedi. Ferman ağa gerek yok desede seslerden ve ağlama sesinden dolayı elinde biberonla Hasna hanım çıkmıştı yukarı kızın dediklerini duyunca duraksadı bu kızcağız daha yeni anne olmuştu ama kalbi bayağı genişmiş kendi kızının rızkını torunu ile paylaşmak istemesine gönlü dolmuştu kadının.
Hasna hanım= Ferman doğru der oğlum biberon ile olmaz bak bu kadın artık senin karın bırak oğlunada analık yapsın yazık torunuma. Ferman= Gerek yok ana biberon ile beslerim oğlumu.
Hasna hanım= Yeter Ferman lafımı ikiletme. Kendinden emin ve otoriter hali ile aldı Mert’i babasının kucağından verdi Yezda’ya bakma sen ona güzel kızım Mertimde artık senin oğlun hadi al doyur onu dedi. Ferman lafının kesilmesi ve dinlenmemesi ile sinirlenip çıktı odadan.
Hasna hanım= Çok görme onu kızım eşinin ihanetini kaldıramadı ondan böyle sinirlidir benim oğlum Serttir ama korkma ondan sana zarar gelmez. Henüz bilmiyordu Hasna hanım gelini ile kaçan adamın karısı olduğundan habersizdi. Yezda Hasna hanımın sözlerini dinlerken bir yandan bebeği emziriyor diğer yandan kocasının yaptığı ihanetten dolayı kucağındaki çocukdan utanıyordu. Gözlerinde akmak üzere olan yaşlar ile mücadele ederken Hasna hanım sen emzir sonrada biraz dinlen demesi ile oda da yalnız Yezda ve iki bebek kalmıştı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Ferman odaya sessizce gelmişti. Oğlunun uyanmasını istemiyordu. Odaya giren adam beşikteki oğluna baktı ilk önce sonra yatakda yatan kadına ve yanında yatan bebeğe. Hissizce baktı öyle ne hissede bilirdiki iki gün önce karısının yattığı yerde başka bir kadın vardı ve bu kadın ona karısının ihanetini hatırlatıyordu. Cevapsız kalan ihanet, geride kalan yıkık hayatlar bırakmıştı. Banyoya doğru ilerledi bir duş alıp giyindikten sonra odadaki koltuğa doğru ilerledi. Bu konakta herkese ait bir oda vardı ev zaten kalabalıktı misafir odası bile artık kardeşine göre değiştirilmişti. Bu odada bu kadınla kalacaktı ama koltukda uyuyacaktı. Gece hiç uyku girmedi Ferman ağanın gözüne. Yezda bir ara uyandı gece lambasının ışığı ile gördü Ferman ağayı koltukda yatarken içi rahatladı Yezdanın zaten kendi kocası ile bir gece dışında hep ayrı yatmıştı genç kadın. Böyle olmaya alışkındı. Ferman ağa Yezdanın kalktığının farkındaydı ama ne ses çıkardı ne de hareket etti. Sessizce izledi kadını, kadın ilk önce kızına baktı daha uyuyordu sonra yavaş ve sessizce beşiğe yöneldi. Ferman her hareketini izliyordu bu kadının. Hafif hafif hareket eden merti aldı kucağına acıktığını anlaya biliyordu onu emzireli 2 saat olmuş kendi kızını emzireli 1 saat olmuştu. Kucağındaki bebek ile uyuduğundan emin olmak ister gibi baktı adama doğru ama karanlık kalıyordu koltuk tarafı, perdeler hep koyu renk ve kapalıydı gece lambası da kısıtlı loş bir ışık veriyordu. Emin olamayınca arkasını döndü koltuk tarafına ve emzirmeye başladı. Ferman ağa kadının ona baktığını anlayınca gözlerini kıstı biraz ne yapacağını merak etti. Kadının sırtını ona doğru dönüp üstünün hafif yukarı çekilmesi ile anladı oğlunu emzireceğini. Bir an Asmin geldi gözünün önüne her gece Mertin ağlaması ile Ferman ağa kaldırırdı Asmini öylelikle zoraki emzirirdi oğlunu her zaman yorgunluktandır diye düşünmüştü adam şimdi ise kendi çocuğu olmadığı halde daha ağlamasına bile fırsat vermeden emziren bir kadın vardı karşısında. Yezda Merti emzirmiş gazını çıkartmış altını değiştirmişti. Onun halinden memnun olduğunu ve uyuduğunu anlayınca beşiğine yatırmıştı. Bir bardak su içip lavaboya giden kadının hemen arkasından bu sefer kendi kızı ağlamaya başlamıştı. Ferman dayanamadı hemen kalkıp kıza doğru yöneldi. Tam yatağa yaklaştıki ani kapı açılması ile kıza daha yaklaşamadan Yezda koşar adımlarla geldi aldı kızı kucağına.
Not:İlk kitabım yazım yanlışlarım için kusura bakmayın
Bölüm etkileşimi
