6. bölüm · BİLİNMEYEN NUMARA

BÖLÜM 6 :SESİNİ İLK KEZ DUYMAK

fatma

Gece saat ikiyi geçmişti.
Normalde bu saatte uyuyor olmam gerekirdi. Yarın sabah danışanlarım vardı, raporlarım vardı, “normal” hayatım vardı.
Ama ben mutfakta oturmuş telefon ekranına bakıyordum.
Mert çevrim içiydi.
Ben yazmıyordum.
O da yazmıyordu.
Yine de gitmiyorduk.
Sanki sessiz şekilde aynı odada oturuyorduk.
Sonunda telefon çaldı.
Bilinmeyen numara.
Kalbim hızlandı.
Açmamalıydım.
Ama açtım.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra onu ilk kez canlı duydum.
“Uyumadın.”
Sesi mesajdaki ses kaydından daha yumuşaktı.
Derin.
Sakin.
İnsanın dikkatini dağıtan türden bir ses.
“Sen de,” dedim.
Hafif bir nefes sesi geldi.
Sanki gülümsemişti.
“Şu an mutfaktasın.”
İstemeden etrafa baktım.
“Gerçekten korkutucusun.”
“Biliyorum.”
Bunu söylerken sesinde pişmanlık vardı.
Bu beni durdurdu.
Tehlikeli insanlar genelde yaptıklarından rahatsız olmazdı.
Ama onda sürekli bastırılmış bir suçluluk hissi vardı.
Sessizlik oldu.
Sonra bana beklemediğim bir soru sordu.
“Panik atakların ne zaman başladı?”
Boğazım düğümlendi.
Kimseye anlatmadığım şeylerden biriydi bu.
“Bilmiyorum.”
“Yalan.”
Kaşlarım çatıldı.
“Benim terapistim misin sen?”
“Hayır,” dedi sakin şekilde. “Ama seni dikkatle dinliyorum.”
O cümle içime işledi.
Çünkü son zamanlarda herkes bana konuşuyordu.
Ama kimse beni dinlemiyordu.
Mert devam etti.
“Annen gittikten sonra başladı.”
Bir anda nefesim kesildi.
Ayağa kalktım.
“Sen benim hakkımda nasıl—”
“Bağırma,” dedi hemen. “Korkmanı istemiyorum.”
“Beni araştırmışsın.”
Sessizlik oldu.
Sonra yavaşça:
“Seni anlamaya çalıştım.”
Gözlerim dolmaya başladı.
Annemin evi terk ettiği günü neredeyse kimse bilmiyordu. Üniversitenin ilk yılıydı. Bir sabah hiçbir şey söylemeden gitmişti.
O günden sonra terk edilme korkusu içime yerleşmişti.
Ve şimdi…
Bir yabancı bunu biliyordu.
“Bu normal değil,” dedim kısık sesle.
“Ben de normal değilim zaten.”
İlk kez sesinde kırılmış bir taraf hissettim.
Bir süre konuşmadık.
Sadece nefes alışlarımız vardı.
Sonra ben sordum.
“Peki ya sen?”
“Ne?”
“Sen neden böylesin?”
Uzun bir sessizlik oldu.
O kadar uzun sürdü ki cevap vermeyeceğini düşündüm.
Sonra sesi geldi.
Daha düşük.
Daha karanlık.
“Çünkü insanlar bir kere canını çok yakaladığında…”
“Onları uzaktan izlemek, yanlarında olmaktan daha güvenli geliyor.”
Kalbim sıkıştı.
O an ilk kez onu sadece “tehlikeli biri” olarak görmedim.
Yalnız birine benziyordu.
Benim gibi.
Ve belki de bu yüzden telefonu kapatamıyordum