6. bölüm · Beklenmedik Hikaye

Sahne arkası

İroşş 💖

Okulun salonu sessizdi. Loş ışıkların altında yankılanan tek şey, Gece'nin ayak sesleriydi. Sahneye adım atarken elindeki kâğıtlara bir kez daha göz attı. Müdür Bey'in veda töreni için görevlendirilmişti; sunucu olacaktı. Hazırlıksız değildi ama bu gece farklıydı. İçinde bir huzursuzluk vardı, adını koyamadığı bir sıkışma. Belki de Ali’yle son haftalardaki uzaklık, belki de Umut’un aniden yakınlaşmasıydı onu gergin yapan.

Prova başlamıştı. Arka sıralardan birkaç arkadaşını sahneye çağırıyor, rolleri paylaştırıyordu. Mikrofonun başına geçtiğinde sesi boş salonda yankılandı, ama tam o sırada kapıdan gelen ayak sesleri dikkatini dağıttı. Aralanan kapıdan içeri giren, omuzları düşmüş ama gözleri kararlı bir adamdı: Ali.

Ali salonun arkasına doğru ilerlerken yalnız değildi. Umut onun birkaç adım önündeydi. Tartışmaları sessizdi ama hareketleri sertti. Gece, karanlık sıraların arasında bu iki gölgenin birbirine yaklaştığını gördü ama kulaklarını verdiğinde, içerik daha da netleşti.

“Gece'den uzak duracaksın,” dedi Ali, sesi derinden, bastırılmış öfkeyle doluydu.

Umut omuz silkti, yüzünde alaycı bir tebessümle cevapladı: “Gece senin değil. Bunu kabullen.”

Ali'nin gözleri kısıldı. Bir adım daha yaklaştı, Umut'un yakasına yapışacak gibiydi. “Ben seni uyarıyorum. Gözüm üstünüzde.”

Gece, sahneden hızla indi. Parmak uçlarında ilerledi, ikilinin tam arkasına kadar yaklaştı ama hâlâ fark edilmemişti. Ali’nin yumruğu havaya kalktığında, Gece araya girdi.

“Yeter!” dedi, sesi beklenmedik şekilde yüksek ve kararlıydı.

İkisi de bir anda durdu. Ali'nin bakışları öfkeliydi ama Gece’nin varlığı, yumruğunu havada dondurdu. Göz göze geldiler. Ali’nin yüz ifadesi sertti ama içinde bir çatlama başladı. Umut'un üzerine yürüyemedi artık.

“Bu daha bitmedi,” dedi Ali, Umut’a bakarken, sesi boğuk bir yankı gibi salonun boş duvarlarında dolandı.

Umut bir şey demedi. Gözlerini kaçırıp geriye doğru bir adım attı. Ardından Gece’ye döndü. Gülümsemeden ama içten bir sesle, “Teşekkür ederim,” dedi ve elini Gece’nin eline uzattı.

Gece bir an tereddüt etti ama sonra elini uzattı. Umut, onun elini nazikçe tuttu. O sırada Ali bir adım geriye çekilmişti ama bu sahneyi izliyordu. Gözleri öfke ve kıskançlıkla doluydu. Beklemedi. Bir anda ileri atıldı ve Umut’a sert bir yumruk savurdu.

Umut sendeledi. Gece, korkuyla geri çekildi ama tam o an, Ali hızla Gece’ye yöneldi, onu kollarının arasına aldı.

Gece hiçbir şey demedi. Sadece durdu, kaskatı. Ali’nin nefesi ensesinde, tutuşu sıkıydı.

“Sen... neden onunlaydın?” diye fısıldadı Ali, sesi yumuşamış ama kırılmıştı.

Gece başını kaldırmadan, omzunun üzerinden fısıldadı: “Ben sadece... konuşuyordum.”

Ali, onu bırakacak gibi oldu ama Gece’nin eli bileğine dokundu. Hafifçe ama kararlıydı.

“Dur,” dedi. “Ne oluyor, anlat. Bir şey değişti mi?”

Ali'nin yüzünde kararsızlık vardı. Gözleri Gece’nin gözlerine kilitlenmişti. Cevap vermedi. Sadece sustu. Ve sahne bir kez daha sessizliğe gömüldü.

Gorusuzz seviliyorsunuzz♡♡
---