5. bölüm · Beklenmedik Hikaye

Göz Teması Yetti

İroşş 💖

Sabah, okulun bahçesi kalabalıktı. Tenefüs zili henüz çalmıştı. Öğrenciler gruplar halinde bir araya geliyor, kimisi duvara yaslanmış, kimisi banklara çökmüş, sıradan konuşmalar yapıyordu. Gece, okul kapısından girdiğinde başı öne eğikti. Saçları rüzgârda hafifçe savruluyordu. Üzerinde gri montu vardı, elleri cebindeydi. Bahçede birkaç adım attıktan sonra Ali’yle göz göze geldi.

Ali duvara yaslanmıştı. Yanında iki arkadaşıyla konuşuyor gibi görünüyordu ama gözleri Gece’yi yakalamıştı. Ne bir tebessüm ne bir baş hareketi. Sadece kısa bir bakış. Gece, başını çevirdi. Yoluna devam etti. Aralarında bir konuşma olmadı. Göz göze gelişleri bile rastlantı gibiydi. Sessizlik vardı, yalnızca uzaklardan gelen korna sesleri duyuluyordu. Okul kalabalıktı ama onlar o kalabalığın içindeki sessizlikti.

Dersler geçtikçe hava ağırlaştı. Koridorlarda birbirlerini gördüler ama her seferinde başlar öne eğildi. Ne Ali konuştu, ne Gece yanaştı. Gün boyunca birbirlerine çarpmadan, sanki varlıklarını fark etmeden geçtiler.

Öğleden sonra, Gece okuldan çıktı. Hava biraz serindi. Durağa yürürken telefonunu açtı. Umut mesaj atmıştı: “Yakındayım. Kahve içer miyiz?” Gece durdu. Etrafına baktı. Cevap yazmadan birkaç saniye bekledi. Sonra “Olur,” yazdı.

Kafeye vardığında Umut dışarıda bir masaya oturmuştu. Ceketinin yakasını kaldırmış, telefonunu kurcalıyordu. Gece gelince başını kaldırdı. Hafif bir selamla ayağa kalktı, sonra tekrar oturdu. Sipariş verdiler. Konuşmalar basitti. Okuldan, öğretmenlerden, gereksiz derslerden bahsettiler. Umut ara sıra gözlerini Gece’nin üstünde tuttu. Gece ise çayından küçük yudumlar alırken çevreye bakıyordu.

O sırada bir şey oldu.

Ali, kaldırımın karşısında belirdi. Göz ucuyla baktı. Onları gördü. Yavaşladı ama durmadı. Adımlarını değiştirmedi. Gözleri kısa bir süre Gece’nin üzerinde takılı kaldı. Sonra kafasını başka yöne çevirdi. Geçip gitti. Umut görmedi. Ama Gece fark etti.

Gözlerini çay bardağından kaldırmadan, uzaklaşan siluete baktı. Eli istemsizce masaya vurdu, çok hafif. Sonra geri çekti.

Umut bir şey sormadı. Sadece, “Biraz daha kalalım mı?” dedi.

Gece, kısa bir sessizlikten sonra başını salladı. “Olur,” dedi.

Gün böyle geçti. Konuşmalar sade, bakışlar kısa, duygular gizliydi. Ama o kısa bakışlar, hiçbir şeyin tamamen susturulmadığını gösteriyordu.

Söylenmeyen her kelime, aralarında büyüyen sessizliğin ta kendisiydi."

Bu bolumde bu kadar gorusuzz💞

Seviliyorsunuz💐