3. bölüm / 6
Bekle beni.
Bölümler 6Şu an: .
- 1 BENİMSiN600 kelime
- 2 ….558 kelime
- 3 .843 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Seni buldum559 kelime
- 5 .420 kelime
- 6 Yanındayım307 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Bir askerin arayışı, bulana kadar değil; emanetine kavuşana kadar sürer.”
Timdekiler yunanistana gidicekleri içim ailelerinden uzun süre ayrı kalıcaklarda aileleriyle vedalaşıp gitmişlerdi.Geldiklerinde
Batın,ayaz,Efsun,Ekin ve yaman güvenliklerdi.
Sabah olduğunda Batın dış kapıda bekliyordu.Kapıdan zayıf bileklerinde bir kaçtane kırmızılık olan bir kadın çıkmıştı.Batın tanışımtı direk kim olduğunu.Oydu O lemaydı.Lema güvenliğe bakıp Yunanca günaydın demişti.Batın Yunanca bilmediğini için İngilizce anlamadığını söylemişti.kadın direk İngilizce günaydın demişti.Batın durumunu bozmayıp günaydın dedi. İki üç saat sonra kapıya 3 tane adam gelmişti.Batın Raven’e yani Lemayı kaçıran o şerefsize söyleyip içeri sokmuştu.akşam saat 22.00 gibi Lema gelmişti ellerinde birkaçtane poşetle,birbirlerine selam verdikten sonrasında.Gitmişti.
Lema’nın kapıdan içeri girmesinin üzerinden birkaç dakika geçmişti. Batın, gözlerini kapıdan ayıramıyordu. Yıllardır aradıkları kız, birkaç metre ötesindeydi. Üstelik onu tanımıyormuş gibi davranmak zorundaydı.Telsizine uzandı.“Yaman, acil durum değerlendirmesi yapmamız gerekiyor. Ama telefonda değil.”Yaman’ın sesi duyuldu.“Bir şey mi oldu?”Batın gözlerini binanın pencerelerine dikti.“Oldu. Hem de yıllardır beklediğimiz şey.”O sırada Raven binadan çıktı. Batın’ı baştan aşağı süzdü ve yanına yaklaştı.“Yeni misin burada?” diye sordu İngilizce.Batın sakinliğini korudu.“Evet, efendim.”Raven birkaç saniye yüzüne baktıktan sonra gülümsedi.“Umarım işini iyi yaparsın. Çünkü burada hata yapanların ikinci şansı olmaz.”Batın cevap vermedi.Görevde olmasaydı ağzını burnunu kırardı aslında.O anda telsizden bir ses geldi.yarba cesurdandı.”dikkatli olun bu adam bir işler çeviriyor gibi” anlamamıştım ama yarın konuşmamız gerekiyordu.Bir cam açıktı büyük ihtimalle Lemanındı bir kadın odasına benziyordu.çok geçmeden bir anda bir çığlık geldi.Batın etrafı kolaçan etmişti ama kimse yoktu büyük ihtimalle içerden gelmişti.Sonrasında cam kapatıldı ve perde çekilmişti.Sabah olduğunda batının gözleri kapıdaydı.Lemanın çıkmasını bekliyordu.Ardından kapı açıldı.Lema çıkmıştı “Why did you shout yesterday”dedim yani dün nede bağırıyorsunuz demiştim Bana gülerek “I was watching a horror movie” dedi korku filmi izlediğini söyledi.Bende ona küçük bir şekilde güldüm.Kendisi uzaklaştıktan sonra bir anda telsizden ses geldi.yar ay cesurdan gelmişti.Yarın Lemayı kaçırıcaz.Saat 17.00 gibi gelmişti Lema.bir kaç saat sonra elinde sarma tabağıyla çıkmıştı.İngilizce istersin diye getirdim dedi.Ben teşekkür edip istemediğimi söyledim.Yüzünü asıp gitti o sırada.Telsizden ses geldi.3 saat sonra Lemayı kaçırıcağız diye.“Komutanım, emin misiniz? Bu gece bir şeyler olacak.”Yarbay Cesur’un sesi duyuldu.“Batın, sakın kimliğini belli etme. Önceliğimiz Lema’yı sağ salim kurtarmak.”Batın dişlerini sıktı.“Emredersiniz komutanım.”Tam o sırada binanın kapısı açıldı. Lema elinde bir kahveyle dışarı çıktı. Batın’ı görünce yanına yaklaştı.“You didn't eat the food I brought you.”Batın ona baktı. Lema’nın getirdiği sarmayı reddettiği için üzüldüğünü anlamıştı.“I wasn't hungry. Thank you.”Lema hafifçe gülümsedi.“Okay. But next time, you have to try it.”Batın ilk defa onun karşısında gülümsemesini saklayamamıştı.“Okay, promise.”Lema uzaklaşırken Batın’ın telsizinden yeniden ses geldi.“Batın, hazırlanın. Hedef hareketlenmek üzere.”Batın’ın yüzündeki gülümseme silindi.Tam o sırada Lema’nın telefonu çaldı. Ekrana baktı ve bir anda yüzünün rengi değişti. Elindeki kahveyi masaya bırakıp hızla binaya girdi.Batın şüphelenmişti.Aradan birkaç dakika geçmeden Raven dışarı çıktı. Telefonla konuşuyor, etrafını kontrol ediyordu.Batın telsizine fısıldadı:“Komutanım, plan değişti. Bir şeyler oluyor. Lema korkmuş görünüyor.”Yarbay Cesur’un cevabı gecikmedi.“Batın, ne olursa olsun onu yalnız bırakma.”Batın gözlerini binanın kapısına dikti.Çünkü o gece yalnızca bir görev yapmayacaktı.Yıllardır kendisinden saklanan bir emaneti koruyacaktı.
“Komutanım, emin misiniz? Bu gece bir şeyler olacak.”Yarbay Cesur’un sesi duyuldu.“Batın, sakın kimliğini belli etme. Önceliğimiz Lema’yı sağ salim kurtarmak.”Batın dişlerini sıktı.“Emredersiniz komutanım.”Tam o sırada binanın kapısı açıldı. Lema elinde bir kahveyle dışarı çıktı. Batın’ı görünce yanına yaklaştı.“You didn't eat the food I brought you.”Batın ona baktı. Lema’nın getirdiği sarmayı reddettiği için üzüldüğünü anlamıştı.“I wasn't hungry. Thank you.”Lema hafifçe gülümsedi.“Okay. But next time, you have to try it.”Batın ilk defa onun karşısında gülümsemesini saklayamamıştı.“Okay, promise.”Lema uzaklaşırken Batın’ın telsizinden yeniden ses geldi.“Batın, hazırlanın. Hedef hareketlenmek üzere.”Batın’ın yüzündeki gülümseme silindi.Tam o sırada Lema’nın telefonu çaldı. Ekrana baktı ve bir anda yüzünün rengi değişti. Elindeki kahveyi masaya bırakıp hızla binaya girdi.Batın şüphelenmişti.Aradan birkaç dakika geçmeden Raven dışarı çıktı. Telefonla konuşuyor, etrafını kontrol ediyordu.Batın telsizine fısıldadı:“Komutanım, plan değişti. Bir şeyler oluyor. Lema korkmuş görünüyor.”Yarbay Cesur’un cevabı gecikmedi.“Batın, ne olursa olsun onu yalnız bırakma.”Batın gözlerini binanın kapısına dikti.Çünkü o gece yalnızca bir görev yapmayacaktı.Yıllardır kendisinden saklanan bir emaneti koruyacaktı.
Saat 01.00’e geliyordu. Batın, gözlerini binanın kapısından ayırmıyordu. İçinde kötü bir his vardı.Bir anda telsizinden Cesur’un sesi duyuldu.“Batın, ekip hazır. Beş dakika içinde harekete geçiyoruz.”Batın cevap vermek üzereyken binanın arka kapısı açıldı. Raven, yanında iki adamla birlikte dışarı çıktı. Adamların arasında ise Lema vardı.Batın’ın kalbi hızlandı.Lema’nın elleri titriyordu. Etrafına bakınıyor, bir çıkış yolu arıyordu.“Komutanım, Lema’yı binadan çıkardılar!”Cesur’un sesi sertleşti.“Batın, sakın tek başına hareket etme. Ekip geliyor.”Ama Batın bekleyemezdi.Hızla yerinden kalkıp onların önünü kesti.“Where are you taking her?” (Onu nereye götürüyorsunuz?)Raven kaşlarını çattı.“It's none of your business.” (Seni ilgilendirmez.)Batın, Lema’ya baktı. Kızın gözlerinde korku vardı.Tam o sırada Lema İngilizce konuştu.“Please, help me.” (Lütfen, bana yardım et.)Batın’ın içi parçalandı. Yıllardır aradığı kız, şimdi karşısında duruyor ve ondan yardım istiyordu.“Don't be afraid.” (Korkma.)Raven öfkeyle Batın’a döndü.“Get out of my way!”Batın geri çekilmedi.“Not without her.”O anda sokağın diğer ucundan araç sesleri duyuldu. Yarbay Cesur ve timi gelmişti.Raven kaçmaya çalışırken Batın, Lema’yı güvenli bir yere çekti. Lema korkuyla ona tutundu.Birkaç dakika sonra ortalık sakinleştiğinde Lema, Batın’ın karşısına geçti.“Why did you help me?” diye sordu.Batın gözlerini ondan kaçırdı.“Because nobody deserves to live in fear.”Lema bir süre sustu. Ardından titreyen sesiyle sorduWhat's your name?”Batın ona baktı.“Batın.”Lema’nın yüzündeki ifade bir anda değişti. Sanki bu ismi daha önce duymuş gibiydi.“Batın…?” diye fısıldadı.Batın şaşkınlıkla ona döndü.“You know my name?”Lema cevap vermedi. Yalnızca gözleri doldu.Çünkü yıllar önce kendisine verilen küçük bir kolyenin arkasında aynı isim yazıyordu.
Bölüm etkileşimi
