26. bölüm · Bazen hayatta kalman lazım
Dövme
BÖLÜM XXX
Dövme
Akşam kapılar açıldı.
Derya içeri alındı.
Ellerini kaldırmıştı.
Silahı alınmıştı.
Lina uzaktan izliyordu.
Elmira sessizdi.
Aras kapının yanında duruyordu.
Derya’nın gözleri şehri taradı.
Elektrik.
Duvarlar.
İnsanlar.
“Burası… gerçekmiş,” diye fısıldadı.
Tam o sırada yukarıdan biri indi.
Alp.
Yüzü soğuktu.
Gözleri Derya’nın üzerinde sabitlendi.
Bir asker gibi değil…
Bir avcı gibi bakıyordu.
“Bu kim?”
Aras cevap verdi.
“Elif’in…”
Durdu.
“Sevgilisi.”
Alp’in bakışı değişmedi.
Yavaşça Derya’nın etrafında dolaştı.
Hiçbir şey söylemedi.
Bir an Derya’nın boynuna baktı.
Sonra koluna.
Ceketinin kenarı hafif açılmıştı.
Orada…
Sol omuzunun arkasında.
Siyah bir dövme.
Üç çizgi.
Ve ortasında yarım bir güneş.
Alp’in yüzü sertleşti.
Silahını kaldırdı.
Aras şaşırdı.
“Alp—”
Pat.
Ses duvarlarda yankılandı.
Derya olduğu yere yığıldı.
Başından.
Sessizlik.
Lina irkildi.
Elmira bir adım geri çekildi.
Aras dondu kaldı.
“Ne yaptın sen?!”
Alp bağırdı.
“Görmüyor musunuz?!”
Derya’nın ceketini çekti.
Dövme açıkça görünüyordu.
“Bu işaret!”
Nefes nefese kaldı.
“Bu Esalat topluluğunun dövmesi!”
Şehirdeki birkaç kişi gerildi.
Elmira fısıldadı.
“Emin misin?”
Alp diz çöktü.
Parmağıyla işareti gösterdi.
“Bu yalancı.”
“Bunlar içeri sızar.”
“Yalan söyler.”
“Sonra içeriden kapıyı açar.”
Aras’ın yüzü solgundu.
“Elif…”
Alp sertçe baktı.
“Elif’i kullanmış olabilirler.”
Lina Derya’nın cansız yüzüne baktı.
Gözleri hâlâ yarı açıktı.
Sanki söyleyemediği bir şey varmış gibi.
Aras yavaşça konuştu.
“Ya yanlış yaptıysan?”
Alp’in sesi buz gibiydi.
“Ben yanlış yapmam.”
Rüzgar duvarın üzerinden geçti.
Şehir ağır bir sessizliğe gömüldü.
Elmira sertçe emretti:
“Cesedi dışarı çıkarın.”
Aras hâlâ hareket etmiyordu.
“Elif gerçekten sevmiş olabilir.”
Alp gözlerini Aras’a dikti.
“Ya da seni kandırmak için gönderilmişti.”
Bir asker koşarak geldi.
“Komutan!”
Alp döndü.
“Ne var?”
“Batı tarafında hareket var.”
“Çok kişi.”
Elmira’nın yüzü gerildi.
Alp mırıldandı:
“Dedim.”
Uzakta…
Duvarların ötesinde…
Toz bulutu yükseliyordu.
Esalat.
Ve şehir artık fark edilmişti.
---
