5. bölüm · Bazen hayatta kalman lazım

Çatının üstündeki gece

Alp Kurt

BÖLÜM V

Çatının Üstündeki Gece

Gece çöktüğünde şehir daha tehlikeli hale geliyordu.

Uzaktan çığlıklar geliyordu. Bazen silah sesleri. Bazen de uzun süren sessizlik.

Lina sırtını baca duvarına yasladı.

“Gerçekten bağışık olduğuma inanıyor musun?” diye sordu aniden.

Aras ateş yakmıyordu. Işık risk demekti.

“Bilmiyorum.”

Lina dudak büktü.

“Harika. Bilimsel yaklaşım.”

Bir süre sustular.

Sonra Lina yavaşça konuştu.

“İlk ateşim çıktığında annem çok korktu. Beni hastaneye götürdü. Test yaptılar. Pozitif dediler. Annem ağladı.”

Durdu.

“Ben değişmedim. Günler geçti. Hiçbir şey olmadı.”

Aras dikkatle dinliyordu.

“Sonra askerler geldi. ‘Bu kız önemli’ dediler. Annem bırakmak istemedi. Tartışma çıktı.”

Lina’nın sesi ilk kez çatladı.

“Annem o gece enfekte oldu.”

Sessizlik.

Rüzgâr.

Uzakta bir metal kapının çarpma sesi.

Aras yavaşça konuştu.

“Benim de bir kızım vardı.”

Lina başını kaldırdı.

“Vardı?”

“Kanser.”

Lina gözlerini kaçırdı.

“Ben küfür ediyorum ama… buna küfür bile edemem.”

Aras ilk kez Defne’nin adını söyledi.

“Defne.”

Lina fısıldadı:
“Ben Lina.”

O an iki yabancı değillerdi artık.

İkisi de bir şey kaybetmişti.

Ve kaybetmekten korkuyorlardı.

---

Gece yarısına doğru Lina titremeye başladı.

Aras hemen fark etti.

“Elini ver.”

Lina tersledi.

“Üşümüyorum.”

“Elini ver.”

Aras nabzını kontrol etti.

Normaldi.

Ama Lina’nın gözleri bir anlığına boşlaştı.

Sadece bir saniye.

Sonra normale döndü.

“Ne bakıyorsun?” dedi Lina.
“Ürkütücü mü oldum?”

Aras cevap vermedi.

Ama içinde bir şüphe büyümeye başladı.

Ya bu bağışıklık değilse?

Ya virüs onun içinde başka bir şeye dönüşüyorsa?

---

Şehir aşağıda karanlığa gömülmüşken, çatıdaki iki insan birbirine yaslanmadan ama birbirine bağlı şekilde oturdu.

Sabah olduğunda artık sadece bir görev değildi bu.

Bir sorumluluktu.

---