3. bölüm / 6
Başlangıç3-Boş sayfa
Bölümler 6Şu an: 3-Boş sayfa
- 1 1-Her şey böyle başladı963 kelime
- 2 2-İlk iz571 kelime
- 3 3-Boş sayfa810 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4-Seçmeler1.193 kelime
- 5 5-Eskisi gibi1.521 kelime
- 6 6-Arada867 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Okuldan eve geldiğimde hava kararmaya başlamıştı. Çantamı odama bırakıp mutfağa geçerken evin içindeki sessizlik yine ilk fark ettiğim şey oldu.
Babam hâlâ yoktu.
Bu zaten alıştığımız bir durumdu. Bu sefer sadece biraz uzadığını düşünüyordum. Bir de... bilmiyorum daha farklı hissediyorum...
Annemin odasının kapısı da sabah bıraktığım gibi kapalıydı. Bir süre kapının önünde durup içeriden ses gelmesini bekledim. Gelmeyince mutfağa geçtim. Akşam için bir şeyler hazırlayıp tabağı anneme götürdüm.
Kapıyı hafifçe çaldım.
“Anne?”
“...”
"Anne!"
Hiç ses gelmeyince patır kütür içeri girmek zorunda kaldım. Yatağın kenarında oturuyordu. Namazını bitirmiş dua ediyordu,gözleri nemliydi.Tabağı uzattım.
“Biraz ye bari.”
“Yerim kızım.”
Başımı sallayıp tabağı komodinin üzerine bıraktım. Daha fazla konuşmadan çıktım.
Salona geçtiğimde Tülin ve Ezgi yerde oturmuş, önlerine kâğıtları sermişlerdi. Renkli kalemler her yere dağılmıştı.
“Ne çiziyorsunuz?”
“Ben ev çiziyorum,” dedi Ezgi.
Yanlarına oturup boş bir kâğıt aldım.
“Ben de çizeyim.”
Ezgi kâğıdına eğilip çizgilerini düzeltirken ben birkaç dakika sonra ortaya çıkan şeye baktım. Sonra onun çizimine baktım. Bu kadar yetenekli olduğunu daha önce fark etmediğim için kendime kızdım.
“Sen bunu gerçekten çizdin mi?”
Ezgi gururla başını salladı.
“Evet.”
Kendi kâğıdıma baktım. Biraz hayal kırıklığı bir çizimle karşı karşıyaydım.
“Şey... benimki de ev.”
Ezgi benim çizimime baktı, sonra yüzüme;
“Abla? Nasıl yani ? bu ev değil ki.”dedi şaşırarak.
Tülin de merak edip eğilip bakınca ikisi birden gülmeye başladı.
“Ne var? Ben farklı bir şey denedim.”
“Çatısı yamuk,” dedi Ezgi.
“Çünkü rüzgâr var.”
“Evde mi?”
“Evet.”
İkisi daha çok gülmeye başlayınca ben de dayanamadım. Birkaç dakika sonra masanın üzeri bizim çizdiğimiz birbirinden kötü ve güzel resimlerle dolmuştu.
Bir süreliğine evdeki sessizliği unutmuştum. Masanın üzerindeki kâğıtlar, dağılmış kalemler ve çocukların gülüşleri, her şeyi olduğundan daha normal gösteriyordu.
Sonra kapı çaldı.
Gamze'ydi.
Kapıyı açtığımda elinde çantasıyla içeri girdi. Ayakkabılarını çıkarıp her zamanki rahatlığıyla salona geçti.
“Ne yapıyorsun?”
“Kızlarla re-sim...” cümlemi bitirmeme bile izin vermedi
“İyi tamam anladık benim anlatacaklarım var.”
Çantasını koltuğa bırakıp yanıma oturdu. Birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra dayanamayarak konuşmaya başladı.
“Tamam, sonunda okulun düzenini çözdüm.”
“Üç gün oldu!”
“Off Deniz üç gün çok bile...”
Gülerek ona baktım. Haklıydı. Geç bile kalmıştı.
“Ee...”
“Erkekleri buldum, kızları da buldum.”
“Ne!? Anlamıyorum kimleri?”
“İrem ve Gözde.” bir kaç saniye sustu. “Fena değiller...”dedi. Ses tonunda biraz içerleme sezmiştim. “Ama nasıl bu kadar popüler olduklarını hâlâ anlamadım. Bence ikisinden de güzelim.”
İstemeden güldüm.
“Bunu onların yanında söyleme.”
“Niye? Gerçek.”
“Gamze...”
“Tamam, sustum.”
Sustuktan yaklaşık iki saniye sonra yeniden konuştu.
“İrem'in Efe'yle ne olduğunu da çözeceğim.”
Başımı ona çevirdim.
“Ne olduğunu?”
“Aralarında bir şey var mı, yok mu. Bazen yalnız takılıyorlar, bazen birbirlerine laf atıyorlar. Öyle çok ciddi bir şey gibi de durmuyor ama bir şey var mı, onu anlamak istiyorum.”
“Sen neden bu kadar ilgilendin ki bu konuyla ?”işte bunu gerçekten merak etmiştim.
“Aslında kişisel olarak ilgi alanımda değiller."dedi " Ama tatlım...okula hakim olmak istiyorsam bu tarz şeyleri bilmek durumundayım.”
Gülerek başımı salladım.
“Tabii.”
“Mesela Gözde'yi Onur'la alakalı dert etmiyorum. Niye diye sor.”
Bu kez gerçekten ona baktım.
“Niye?”
Gamze'nin yüzünde kendinden emin bir gülümseme oluştu.
“O ben de çünkü.”
Ne demek istediğini sormadım. Zaten yüzündeki ifadeden, kafasında çoktan bir plan kurduğunu anlamıştım.
Okul binasindan tutun da bahçedeki agaçlardan, tuvaletlere kadar her konuda ki fikirlerini ve duygularını tek tek anlattı. En sonunda da coğrafya öğretmenine geldi.
“Bu arada seni seviyor bence.”
“Yine mi?”
“Ne var? Derste yine seni örnek verdi.”
“Söz dinleyen bir öğrenciyim" deyip gözlerimi devirdim.
“Deniz kızı, öğretmenlerin göz bebeği!"
“Bunu iltifat mı saymalıyım?"sesinin tonunda bir alaycılık sezmiştim.
“Bence say. Bir de Nil'le arkadaş olduğunu hâlâ çözememiş gibi bakıyor.”
Gülerek başımı salladım.
“Nil'in ne yaptığını ben de bazen çözemiyorum.”
“Hahaha. Hoca da çözemiyor demek ki.”
Sonra hiç beklemeden başka bir konuya geçti.
“Bir de Berk var.”
“Ne olmuş Berk'e?”
“Çok iyi oynuyor.”dedi heyecanını saklamayan bir şekilde. " Emin zorlamasa demek düşünmeyecekmiş basketbolu, ne saçma... " Gamze anlatmaya devam ederken aklıma öğleden sonra sahada gördüğüm Berk ile Onur geldi. Birbirlerine pas verirken kısa bir süreliğine eski hâllerine dönmüşlerdi. Ama o görüntünün altında hâlâ konuşulmayan bir şey olduğunu hissediyordum.
“Cuma günü seçmelerde kesin olacak.”dedi.
“Koç onu uzun zamandır istiyor zaten.”
“İyi ki istemiş. Sahada izlemek nasıl desem... çok lezzetli." Kıkırdadı. "Ay keyifli. Neyse ben kaçayım." Diyerek ayağa kalktı.
“Tüh ya, üzüldüm. Kulaklarım... kulaklarım saatlerdir sesine çok alışmışlardı.” dedim muzip bir şekilde. Gitmeden ben de onunla uğraşmak istedim.
Gözlerini kısıp parmağını bana doğru salladı. Ardından başını hafifçe yana eğerek elini boğazının önünden geçirdi. Yüzündeki ifadeden bunu tehdit olarak algılamam gerektiğini anladım. Gülmeye başladım. Çantasını yüzüme attıktan sonra kapıya yöneldi. Tam çıkarken dönüp bana çok ciddi bir şey söyleyecek gibi baktı.
“Yarın sana İrem meselesinde ilerleme kaydettiğimi anlatacağım.”
“Sabırsızlıkla bekliyorum.”
Gülerek çıktı.
Kapıyı kapattığımda ev yeniden sessizleşti.
Odama geçip masamın başına oturdum. Defterimi önüme çekip kalemi elime aldım.
Bir süre boş sayfaya baktım.
Okul, cuma günü yapılacak seçmeler, Gamze'nin bitmek bilmeyen yorumları... Hepsi birkaç saat içinde kafamın içinde birbirine karışmıştı.
Sonra düşüncelerim yine eve döndü.
Kalemi kâğıda değdirdim.
Bugünü yazmakla başlayacaktım.
Ama nedense aklıma gelen ilk şey yine babam oldu.
