ASRA kitap kapağı

7. bölüm / 7

ASRA

Leya

Vaveyla Yazarı: 𝒎𝒊𝒉𝒓𝒊 🐣

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Leya

Bulmak....

"13 yıl önce"

“ KIZIM, YOLARIM BAK SAÇLARINI! SONRA DA SAÇSIZ KALDIM DİYE AĞLARSIN!” diye bağırdı Reha.

Leya ise hiç altta kalır mıydı?

“KES SESİNİ REYA!” diye karşılık verdi. Daha tam oturmamış konuşmasıyla bile insana meydan okuyabiliyordu.

Hüma derin bir nefes aldı. Küçük kardeşi Leya ve Reha yine kavga ediyordu. Hüma da onlardan pek büyük sayılmazdı; henüz yedi yaşındaydı. Ama evin içinde kendisini kırk yıllık bir psikolog gibi hissediyordu.

“Yeter ama!” diye bağırdı sonunda.

İkisi de sustu.

Hüma, ellerini beline koyup önce Reha'ya, sonra Leya'ya baktı.

“Reha, sen niye kardeşimin saçını keseceksin?”

Reha hemen kendini savundu.

“Ben kesmiyorum ki! Sadece uyarıyorum. İleride kel kalırsa bana ağlamasın.”

Leya dudaklarını büzdü.

“Benim saçım güzel!”

“Güzel tabii,” dedi Reha. “Süpürgeye benziyor ama olsun, herkesin bir tarzı var.”

Leya'nın yüzü bir anda değişti.

“ANNEEEEE!”

Reha'nın gözleri büyüdü.

“Lan, annene söyleme! Şaka yaptık!”

Hüma kollarını kavuşturdu.

“Az önce çok cesurdun ama?”

“Ben cesurum da annenin terliği daha cesur!”

Tam o sırada anneleri kapıda belirdi.

“NE OLUYOR BURADA?”

Üçü de aynı anda konuşmaya başladı.

“REHA BAŞLADI!”

“LEYА SAÇLARIMI YOLACAKTI!”

“HÜMA BENİ SUÇLUYOR!”

Anneleri gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.

“Allah'ım, ben bu çocukları nerede yanlış yaptım?”

Reha hemen parmağını Hüma'ya uzattı.

“Bence Hüma'da başladın. Bu kız yedi yaşında ama bize müdür gibi davranıyor.”

Hüma kaşlarını çattı.

“En azından benim beynim çalışıyor.”

Reha ağzını açtı, kapattı. Sonra Leya'ya döndü.

“Bak, bu kız büyüyünce bizi kesin hapse attırır.”

Leya başını salladı.

“Ben de onunla gelirim.”

Hüma şaşkınlıkla kardeşine baktı.

“NE ALAKA LEYA?!”

“Çünkü senin yanında çikolata var.”

Reha bir anda ciddileşti.

“Durun. Madem hapse giriyoruz, ben de geliyorum. Ama şartım var.”

Hüma gözlerini devirdi.

“Ne şartı?”

“İçeride saçlarımı kesmeyecekler.”

Leya kahkaha attı.

“Zaten saçın yok ki!”

Ev bir anda kahkahaya boğuldu.

Reha ise elini başına götürüp dramatik bir şekilde yere çöktü.

“Ben bu evde sevilmiyorum!”

Hüma omuz silkti.

“Seviliyosun Reha. Sadece biraz az.”

“BİRAZ MI?!”

Ve o gün Reha, hayatının ilk büyük kararını verdi:

Bir daha asla iki kız çocuğuyla tartışmayacaktı.

Karar tam on bir dakika sürdü.

Çünkü Leya gelip son çikolatasını yediğini söyleyince Reha yine bağırmaya başladı.

Bu evde huzur, yalnızca misafirler gelmeden beş dakika önce yaşanıyordu.
Reha öz çocuğu olmasa bile hep bu evin çocuğuydu

****

Allah kahretsin, geç kalmıştım.
Sevo bugün beni arkadaşlarıyla tanıştıracaktı.
VE BEN GEÇ KALMIŞTIM!
Telefonumun ekranına bir kez daha baktım. Sevo'dan gelen mesajların sayısı artarken benim telaşım da giderek büyüyordu.
Sevo: asra, neredesin sen?
Sevo: burda ağaç olduk , kızım!
Sevo: Bak, seni burada rezil edeceğim. Haberiniz olsun!
İstemeden güldüm. Bu kızın sinirleriyle oynamak, hayattaki en büyük hobilerimden biriydi. Tabii şu an benimle aynı fikirde olmayabilirdi.
Çantamı omzuma geçirip kapıdan çıktım. Bir yandan ayakkabılarımı düzeltmeye çalışıyor, diğer yandan taksi çağırmak için telefonumla uğraşıyordum.
"Allah'ım, bugün beni sabırla sınama. Zaten yeterince geç kaldım!"
Nihayet bir taksi bulduğumda kendimi arka koltuğa attım.
"Şehitkamilin ordaki lokantaya gideceğiz, abi. Ama mümkünse ışınlanarak."
Şoför dikiz aynasından bana baktı.
"Kızım, taksici olduk, ışınlayıcı olmadık."
"Tamam, abi. Sen sür, ben hayallerimle devam edeyim."
Adam başını iki yana sallarken ben de koltuğa yaslanıp derin bir nefes aldım.
"Abi, biraz daha hızlı gidebilir miyiz?" diye sordum.
Şoför dikiz aynasından bana baktı.
"Kızım, az önce ışınlanmak istiyordun. Şimdi de benden uçmamı isteyeceksin herhâlde."
İstemeden güldüm.
"Vallahi imkânınız varsa ona da razıyım."
"Senin gibisini ilk defa görüyorum."
"Ben de kendim gibisini ilk defa görüyorum, abi. İnanın, ben de kendime yetişemiyorum bazen."
Adam kahkaha atarken ben de gülümseyip yeniden cama döndüm.
Nihayet lokantanın önüne geldiğimizde çantamı kaptığım gibi kapıyı açtım.
"Ne kadar tuttu, abi?"
Söylediği ücreti ödeyip teşekkür ettikten sonra kendimi kaldırıma attım. Lokantanın camından içeriyi görebiliyordum. Masaların çoğu doluydu. Tam da tahmin ettiğim gibi herkes benden önce gelmişti.
Harika.
Yine geç kalmıştım.

Lokantaya girdim ve sevoyu aramaya başladım
Sevoyu gördüğümde
Yanında bir kaç kişi oturuyordu
Tanıdık bir kaç kişi
Ben bunlarla hep karşılaşmak zorundamıydım

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 9beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.