5. bölüm / 7
ASRAgüzel gözlü boşver be ✨
Bölümler 7Şu an: güzel gözlü boşver be ✨
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değilde,
Sana hep,yeniden başlamak isterim .
16 yıl önce
"Güzel gözlüm niye ağlıyorsun"
Küçük hüma ağladığı yerden başını kaldırıp ondan bir kaç yaş büyük olan çocuğa baktı
"Reha abi Leya yok "
Rehanın yüzü gerildi
"Ne demek yok "
Hüma hıçkırıklarının Arasından
"Az önce iki kocaman adamlar gelip
Leyayı aldı koruyamadım kardeşimi"
Reha’nın yüzündeki ifade bir anda değişti. Az önceki yumuşak bakışları sertleşmiş, küçük kızın söylediklerini anlamlandırmaya çalışıyordu.
“Nasıl yani, Hüma? Kim aldı Leya’yı?”
Hüma burnunu çekti. Minicik elleriyle gözyaşlarını silmeye çalıştı ama gözlerinden akan yaşlar bir türlü dinmiyordu.
“Bilmiyorum, Reha abi. Korktum… Çok korktum.”
Reha dizlerinin üzerine çökerek Hüma’yla aynı hizaya geldi. 6yaşındaki bir çocuğun omuzlarına bu kadar büyük bir korkunun yüklenmesi, küçücük yüreğinin böyle bir acıyla tanışması hiç adil değildi.
“Bana bak, güzel gözlüm.” dedi, titreyen sesini belli etmemeye çalışarak. “Leya’yı bulacağız, tamam mı? Sana söz veriyorum.”
Hüma, gözlerini onun gözlerine dikti.
“Gerçekten mi?”
“Gerçekten.”
“Peki ya bulamazsak?”
Reha bir an sustu. Vereceği sözün ağırlığını biliyordu ama karşısındaki küçücük kızın tutunacak tek bir umuda bile ihtiyacı vardı.
“Bulacağız dedim ya, Hüma. Ben söz verdiysem o sözün peşini bırakmam.”
Hüma, hiç düşünmeden kendini Reha’nın kollarına bıraktı. Küçük bedeni hıçkırıklarla sarsılırken Reha gözlerini kapattı ve onu daha sıkı sardı.
O sırada sokağın başında siyah bir araba durdu.
Arabadan inen iki adam, etraflarına bakınarak onlara doğru yürümeye başladı. Reha’nın bakışları adamlara takıldığında yüzündeki ifade değişti.
Çünkü adamlardan birini tanıyordu.
Hem de çok iyi tanıyordu.
Adam, Reha’nın yanına kadar geldi ve soğuk bir sesle konuştu:
“Çocuğu bize teslim et.”
Reha, Hüma’yı arkasına aldı.
“Yanlış geldiniz. Alacağınız kimse yok burada.”
Adam alaycı bir gülümsemeyle başını eğdi.
“Bize sorun çıkarma, Reha. Bu mesele seni aşar.”
Reha ayağa kalktı. Henüz on yaşındaydı ama karşısındaki adamlardan korktuğunu belli etmeye niyeti yoktu.
“Benim arkamda saklanan bu çocuk, benim kardeşim gibi. Onu almak için önce beni geçmeniz gerekiyor.”
Hüma, Reha’nın ceketinin arkasına tutunmuştu. Ne olup bittiğini anlamıyordu. Tek bildiği, Leya’nın gittiği ve şimdi de bu adamların kendisini istediğiydi.
Adamın yüzündeki gülümseme silindi.
“Son kez söylüyorum. Çocuğu ver.”
Reha cevap vermek üzereydi ki Hüma’nın küçücük sesi duyuldu:
“Reha abi…”
Başını çevirdi.
Hüma’nın gözleri dolmuş, dudakları korkudan titremeye başlamıştı.
“Beni de mi götürecekler?”
Reha yeniden ona döndü. Küçük kızın yüzüne baktı ve elini uzatıp gözyaşını sildi.
“Kimse seni benden alamaz, güzel gözlüm.”
Ama o gün Reha’nın verdiği söz, yalnızca Hüma’nın çocukluğunu değil, ikisinin de bütün hayatını değiştirecekti.
Rehayla hüma abi ve kardeş gibilerdi
Yolları ayrılmadan önce yolları tekrar birleşincede
***
Laboratuvardan çıkmış ilerliyorduk
Az önce olan şey beni epey şaşırtmıştı
Kendisiyle küçük bir dalaşına girdiğim çocuk ismimi öğrendikten sonra asla yanımdan ayrilmamıştı garip bir şekilde
"Reha kuyrukmusun oğlum bıraksana kızın peşini yanımıza gel "
Dedi sarışın olan
"Sanane Milan sikiği"dedi
“Yeter, kesin sesinizi!” dedi, geçen o kütüphanedeki gizemli adam.
Bir anda hepimiz sustuk.
Adamın yüzündeki sert ifade, söylediklerimizden çok daha fazlasını bildiğini düşündürüyordu. Gözlerini önce Reha'ya, ardından bana çevirdi.
“Önünüzdeki koridorun sonuna kadar ilerleyin. Sağdaki kapı bizi çıkışa çıkaracakAma sakın ola ki arkanızı dönmeyin.”
“Bizi buraya kim getirdi, biliyor musunuz?” diye sordu reha.
"Veyran sikiği"
Adam bir an duraksadı.
"Peki sen neden burdasın"
"Bilmenize gerek yok"
“Bildiğim tek şey, burada olmaman gerektiği, küçük hanım.”
Küçük hanım mı?
Bu ülkede insanlara isimleriyle değil, sınıflarıyla hitap edilirdi. Onurlular, asiller ve güçsüzler…
Peki, bu adam beni neden diğerlerinden farklı görüyordu?
“Benim adım Hüma Asra,” dedim dişlerimin arasından. “Ve kimsenin beni hesaba çekmesine gerek yok.”
Adamın gözlerinde belli belirsiz bir şey kıpırdadı.
Sessiz kaldı.
Ardından arkasını dönüp yürümeye başladı
Koridorun sonuna doğru koşmaya başladık.
Ayak seslerimiz duvarlarda yankılanırken Reha kolumdan tuttu.
“Yavaşla! Önümüzü göremiyoruz.”
“Yavaşlarsak bizi yakalayacaklar!”
“Bir de bana mı soruyorsun? Az önce neredeyse bir güvenlik görevlisinin üzerine atlıyordun!”
“En azından bir şey yapıyordum!”
Reha cevap vermek üzereydi ki arkamızdan gelen seslerle ikimiz de sustuk.
“Oradalar! Kaçmalarına izin vermeyin!”
Kalbim göğsüme sığmıyordu.
Reha beni kendisine doğru çekip duvarın kenarındaki dar bir girintiye soktu. Bir eliyle ağzımı kapatırken diğerini omzuma koydu.
Rabotların ayak sesleri yaklaştı.
Bir…
İki…
Üç…
Sesler uzaklaşınca Reha elini yavaşça çekti.
“İyi misin?” diye fısıldadı.
Başımı salladım.
Sonra yüzüne baktım.
“Sen neden beni koruyup duruyorsun?”
Sanki sorum onu hazırlıksız yakalamıştı.
“Çünkü…”
Sustu.
“Çünkü ne?”
Bakışlarını yüzümde gezdirdi. Sanki yıllardır aradığı bir şeyi sonunda bulmuştu da kaybetmekten korkuyordu.
“Çünkü seni bir daha kaybedemem.”
Kaşlarımı çattım.
“Beni tanıyor musun?”
Reha'nın yüzündeki ifade değişti.
“Sen beni tanımıyor musun?”
“Tanımam mı gerekiyor?”
Bir süre öylece yüzüme baktı. Gözlerinde öfke yoktu. Kırgınlık vardı. Çok eski, çok derin bir kırgınlık…
Sonra başını iki yana salladı.
“Hayır. Önemli değil.”
Ama önemliydi.
Bunu sesinden anlamıştım.
"Boşver be güzel gözlü."
O an sanki yer ayağımın altında sallandı
Başım döndü
Aklıma yıllar önceki çocuk geldi
Abim bildiğim çocuk geldi
Çocukluğumdan tek hatırladığım
Can geldi
Oda bana güzel gözlü derdi
Reha denen çocuk bana bir
Adım attı
"İyimisin"
İyimiydim?
Kendime geldim
"İyiyim sadace daldım biraz"
Bölüm sonu beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın seviliyorsunuz 🐣
Bölüm etkileşimi
